Ders Dört Aaah Dili

--0-- Zihnen sorulan bir sorunun cevaplandırılması


Oh, biz bir çoğunuzun şöyle dediğini duyuyoruz, "Sevgili Ruh, sevgili Tobias, sevgili öte-yanda- şikayetimi- iletebileceğim- her kimse , bütün bunlar yaşamımda neden olmakta?" Ve biz gülümsüyoruz ve kendi kendimize gülüyoruz ve diyoruz ki, "Çünkü sen tanrısalsın, çünkü sen inanılmaz bir işlemden geçmektesin." Bu, daha Yuvayı terk etmeden önce, Krallığı terk etmeden önce bildiğiniz ve size söz verilmiş işlemdir. Tüm Olan'ın dışına kendi başınıza çıkarken verilen sözdür bu. Evet, siz, Tüm Olan'ın dışında bulunmaktasınız. Cauldre hala bunu anlamaya çalışmaktadır ve beyniyle anlamaya çalıştığı sürece de hiç anlamayacaktır!

Siz, kendi yolunuza gideceğiniz sözünü hem kendinize, hem de Ruh'a vererek Yuvadan ayrıldınız. Tüm Olan'ın dışında bulunmanın nasıl bir şey olduğunu, kendi hakkına sahip çıkarak yaratıcı olmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenecektiniz. Siz dizginleri bırakmak, Ruh'la olan bağlantıyı bırakmak için Yuvayı terk ettiniz. Bunu bilerek yaptınız. Siz bunu, Tüm Olan'ın, Sonsuz Olan'ın, Kral ve Kraliçenin – buna her ne ad vermek isterseniz, onun sevgisi ve onayını alarak yaptınız. Terk etmek için, kendi yolunuza gitmek için, sizi en çok seven varlığın onayını almıştınız. Ve şimdi, binlerce yıl sonra, ve tüm deneyimlerinizin bilgilerini Dünyanızda saklayabilecek yeterli kütüphanelerin bile olamayacağı kadar çok deneyimle.... binlerce yıl sonra, Yuvayı terk etmenizin nedenini tamamlama noktasına gelmektesiniz. İşte bu neden, Tüm Olan'ın alemleri dışında kendi kimliğinizi anlamaktır, bu kimlikle birleşmektir, onun kanalıyla deneyimler edinmektir, ve sonra belirli bir noktada, doğuştan hakkınız olan ve içinizde bulunan Mesih tohumunu, Tanrısal-benliğinizi bütünleştirmek, bunu olduğunuz herşeyle bütünleştirmektir. Biz onun için şimdi sizinle birlikte burada oturmaktayız. Siz onun için burada bulunmaktasınız sevgili, sevgili dostlar. Ve onun için ben, Tobias bugün sizinle birlikte burada oturmaktayım.


--0-- Zihnen sorulan bir sorunun cevaplandırılması


"Bunu gerçekleştirmek neden bu kadar zor?" diye sormaktasınız. Biz sizin sürekli bunu sorduğunuzu duyuyoruz. Bunun bu kadar zor olmasının nedeni, bu zamanda daha önce hiç yapılmamış olmasındandır. Gerçekten. Bunu bu zamanda gerçekleştiren ilk kişiler sizlersiniz. Yolu açan sizlerseniz. Bunun zor olmasının nedeni, hala çoğunuzun eskiye tutunmasındandır, çünkü o size tanıdık gelmektedir. Eski yöntemlere alışıksınız. Size pek iyi hizmet etmiş olmasalar da, acı vermiş bile olsalar, eski yöntemlerde bulunan belli bir rahatlık vardır. Bu, bilinen bir nicelikti. Ve şimdi buradasınız, bilinmeyenle karşı karşıya, ve işi daha da korkutucu bir hale sokmak için, size bizim bir şey bilmediğimizi söylüyoruz!

Biz size tekrar tekrar, bundan geçen ilk kişilerin sizler olduğunu söyledik. Perdenin öbür yanında sizi seven ve kucaklayan bizlere bile sövdüğünüzü duyan, ve hayal kırıklığı içinde sinirlendiğinizi duyan bizleriz. Bize ve bizim tarafta her kimi bulursanız ona, "Doğru yol nedir? Bir şeye nasıl yaklaşmalıyım?" diye sorduğunuzu duyuyoruz. Ama biz sadece gülümseyebilir ve sizi sevebilir ve bilmediğimizi söyleyebiliriz. Bundan geçen sizlersiniz. Yanıtlara sahip olan sizlersiniz. Ve bunu anladığınız ve deneyimlemeye başladığınız zaman, bu işlemin tümünden çok daha kolaylıkla ve zerafetle geçeceksiniz. O zaman fiziksel varlığınıza bu kadar yıkıcı bir etkisi olmayacaktır. Ve zihinsel varlığınız da kesinlikle daha az zorlanacaktır. Bundan ilk kez geçen kişiler sizsiniz. Onun için bu, bu kadar zordur.


--0-- Zihnene sorulan bir sorunun cevaplandırılması



İşlemi istediğiniz anda durdurabilirsiniz. Eğer varlığınızı yenilemek ihtiyacındaysanız, bu yükseliş yolculuğunda bir tatil bile yapabilirsiniz. Ellerinizi kaldırıp, "Ruh ve Tobias ve tüm diğerleri, bu artık bana göre değil. Ben biraz daha az deli bir yaşam istiyorum. Ben kendi evimin rahatlığına geri dönmek istiyorum. Bu kadar itelenmek ve zorlanmak istemiyorum" diyebilirsiniz. Ve biz buna saygı duyarız. Biz buna tümüyla saygı duyarız, çünkü anlıyoruz. Cauldre'nın(Medyum) her zaman bize dediği gibi, "Biz senin bunlardan geçtiğini görmüyoruz Tobias. Başkalarını da görmüyoruz. Sen, perdenin öbür yanının lüksü içinde yaşamaktasın". Bize sık sık söylediği gibi, "Gel aşağıya da, bir de sen dene". Ve yine bize söylediği gibi....Cauldre(Medyum) şöyle demektedir, "Tobias, senin öğretmenin olmayı sabırsızlıkla bekliyorum."


--0-- Dualite nedir ?


Şimdi, bugün burada yapacağımız çok şey vardır. Ama öncelikle, buradaki değişimin meydana gelmesini sağlayacak enerjiyi yerleştirdik. Sizi engelleyen bazı şeyler var gibi görünmektedir. Yolunuzu engelleyen sorunlar vardır. Her ne kadar anlayacağınız ve bağlantı kuracağınız sözcük bu olsa da, biz "şifa" sözcüğünü seçmezdik. Biz "dönüştürmek" sözcüğünü kullanmayı seçiyoruz. "Şifa" sözcüğü, bir şeyin yanlış olduğu ve düzeltilmesi gerektiği anlamını içermektedir. Bu dualitedir. Bir şeyin sizde yanlış olduğu yargısına varmak, dualitedir.

Bu artık sizin işinizi görmez. Bu dualite oyununun artık işinizi görmediğini farketmektesiniz, değil mi? Başını bir şeylere çarpan sen ve evet, bacaklarını ve ayaklarını inciten sen....kendini yakan sen, ve tüm diğer şeyler....bütün bunlar, sorunlarınızı dualite araçlarıyla çözmeye çalıştığınız için başınıza gelmektedir. Bu araçlar artık işinizi görmemektedir.


--0-- İç gözlemlerde bulunan ben


Şimdi, biz "şifa" sözcüğünü pek sevmemekteyiz, onun için "dönüşüm" sözcüğünü kullanacağız. Bugün ortaya koymamız istenen sorunlar vardır. Bazılarınız için bunlar, fiziksel sorunlardır, sürüp giden ağrılar ve bunlarla birlikte gelen, bedeninizin içinde nelerin olduğu korkusu. Bedeninizde nelerin olup bittiğiyle ilgili korkularınızın, gerçeğin kendisinden daha kötü olduğunu biliyor musunuz? Kafasında zorluklarla çarpışan ve neyin nasıl olacağını anlamaya çalışanlar.... duvara çarpmış gibi hissetmektedir. Duygusal gerginlikler yaşayanlar, inip çıkan dalgalanmalar yaşayanlar, neden kendini bir gün yükseklerde, bir gün aşağılarda hissettiğini anlamayanlar....tüm bu sorunları burada ortaya koymak zamanıdır.

İçinde oturduğumuz bu alan güvenlidir. Bu sorunları şimdiye ortaya koyun. Onları içinizde saklamak zorunda değilsiniz. Bu sorunları ortaya çıkartın. Biz şimdi burada dönüşümle çalışacağız, ama ister fiziksel bir hastalık olsun, ister zihinde bir sorun olsun, ya da duygusal iniş-çıkışlar olsun, meydana gelen şeylerin hepsi, bir amaca hizmet etmek için oradaydılar. Onlar, bir amaca hizmet etmek için oradaydılar. Onlar, değişen bilincinize yanıt vermektedir. Siz bunların size ne söylemeye çalıştığını anlamak istediniz. Bu acının, ağrının neden varlığınızda olduğunu merak ettiniz. Siz şöyle dediniz, "Ama Ruh, ama Tobias, ben sözde alan üyesi olacağım. Benim bunların üstünde olmam gerekirdi. Bunlar beni etkilememeli." Ve, biliyor musunuz? Haklısınız da, ama siz bunlara dualite açısından yaklaştınız.


--0-- Çözüm kendimizde


Şimdi, Tanrısal İradenize adım atın. Bu tanrısal ana adım atın ve bunun dönüşmesine izin verin. Bu, bununla ilgili bir beklentinizin olmaması, tutunduğu eski enerjiden salıverilmesine izin vermek ve aradığınız çözümlere dönüşmesine izin vermek anlamına gelmektedir. Bunu şimdi yapın. Bu sorunun, bu konunun, bu hastalığın şimdi çıkmasına izin verin. Biz buradaki tüm bu enerjiyle çalışacağız. Biz bunu dönüştürmek amacıyla her birinizle sözsüz bir düzeyde çalışacağız. Daha önce, o bilge kişinin dediği gibi, "Bir cesaret etseniz. Bir cesaret etseniz." Çünkü bu enerjilerin çıkmasına izin verdiğiniz zaman, onları bıraktığınız zaman, bilincinizi ve aydınlanmanızı yeni bir düzeye yükseltecek bir dönüşüm meydana gelir.


--0-- Kendinden bir haber ben


İçinizde, yeni bir düzeye çıkmaya hazır olup olmadığını bile daha bilmeyen bir parçanızın olduğunu biliyor musunuz? Bunun neye benzediğini, nasıl bir şey olduğunu bilemediğiniz için, pek de emin değilsiniz, onun için de bir şeylere tutunmak, ya da bunları azar azar bırakmaktasınız. Ama şimdi sevgili dostlar, cesaret edebilirseniz, salıverin – hepsini birden. O sizi hasta yapan eski enerjiyi bırakın...dönüşmesine izin verin. Şifa bulmasına değil, değişmesine değil, halının altına saklanmasına değil, ve yok edilmesine değil – dönüştürülmesine izin verin. Enerji sadece dönüştürülür. İnsanlar bir şeyleri değiştirmek ve şifalandırmak, ya da onlardan kaçmak istemektedir. Bir ay önceki dört Işık İşçisi ve yılanla ilgili öykümüzü anımsarsanız. Enerji sadece dönüştürülebilinir. O sadece, yeni bir düzeye çıkmasını sağlayacak, dönerek yükselen (spiral biçiminde) bir harekete geçirilebilinir. Dönüşüm, enerjisini, eski yöntemleri salmanızdan, karanlığı ve korkuyu salıvermenizden alır.

Ama şimdi, bugün bunun doğrusunu yapalım – cesaret ederseniz. O sorunu, ya da sorunları ortaya koyun -–evet, şu anda soruyu sorana yanıtımız, dönüşmeleri için istediğin çoklukta sorunu ortaya koyabilirsin. Ama şunu da özünden anlayın ki, bunları dönüştüren Tobias, ya da herhangi başka biri, ya da Ruh değildir. Sizsiniz, çünkü bu dönüşüm işleminin meydana gelmesine siz izin vermektesiniz. Siz, şifa bilincinin ötesine geçmektesiniz. Siz, tanrısal dönüşüm bilincine geçmektesiniz.

Ve, biz daha burada konuşurken bile, çoğunuzun içinde meydana gelen değişimleri görebilmekteyiz. Biz dönerek yükselen, spiral biçiminde bir enerjiyi görebilmekteyiz. Bu, bu odada meydana gelmekte olan dönüşüme işaret etmektedir. Her biriniz burada çıkarken, ya da bunu okuyanlar, okuduğunu bir kenara koyduğunda, farklı bir şey fark edeceksiniz. Bu kapıdan çıkıp gittiğinizde, dünya size biraz farklı görünecektir. Siz, içinizdeki karanlığı salmaktasınız. Onu dönüştürmektesiniz. Bugün söylediğimiz sözleri anımsayın. Siz artık şifalanmayacak ve değişmeyeceksiniz. Bu dönüşümdür.

Sadece izin verin. Bazılarınızın, görmekteyiz...mücadele etmektesiniz. Merak ediyorsunuz, "Acaba doğru mu yapıyorum?" Bunun nasıl yapılacağının reçetesi yoktur. Bu dönüşümün gerçekleşmesi için şu anda ne yapmanız gerektiğini merak ediyorsanız, sadece (derin) nefes alın. Şeyleri zor hale getirmeyin.


--0-- Önceki dizilerin sentezi (Yeni DÜnya)



Şimdi, geçtiğimiz dönemlerde nelerle çalıştığımızı bir gözden geçirelim. Açıklamalarımıza birkaç yıl önce, "Yeni Dünya Dizisi" denilen diziyle başladık. Size yaptığımız açıklamalara, rehberlerinizin gittiğini, ayrıldıklarını söyleyerek başladık. Bu ilk yılda, rehberleriniz gittiği bilgisiyle başlayarak, Dünya'da, yeni ve eski olmak üzere bilinç ayrılması olduğu hakkında konuştuk. Oh, siz bunu şimdi, eskisine göre çok daha fazla görmektesiniz. Siz, kendi yolunda giden bu iki bilinci görmektesiniz. Hala dualiteye sıkı sıkıya tutunan ve çıkmak için de mücadele etmeye çalışan kişileri görmektesiniz.

Sonra bir de diğerler kişiler vardır – aile olan, alan üyesi, cesur ve yürekli olanlar ve tanrısal doğalarına geçmekte olanlar. Bu yeni Dünyadır. Bu, artık dualiteyle ilgili değildir. Bu, dördün dengesine sahiptir. Bu, artık sizinle ilgili değildir. Bu, Tüm Olan'la ilgilidir.

İlk dizide Dünya üzerindeki değişimlerden ve olacak şeyler hakkında konuştuk. Gelecek şeylere sizi hazırlamak ve enerjiyi yerleştirmek amacıyla, bazı özsel ve esas düşüncelerden söz ettik. Bu ilk yılı, bu Yeni Dünya Dizisini anımsayın. Öğrencilerinize öğretirken bu diziyi anımsayın. Şeylerin nasıl işlediğini anlamalarını sağlamak amacıyla, bu dizinin bazı temel şeylerine geri dönmeyi anımsayın.


--0-- Önceki dizilerin sentezi (Yaratıcı)


Sonra, "Yaratıcı Dizisi"ne geçtik. Temel bilgilerin yeni bir düzeyine geçtik. O yıl boyunca, kabul etmek, kabul emeyi öğrenmek, dualiteden çıkmayı öğrenmek ve artık oy vermemek hakkında çok konuştuk. Kısa duvarın arkasında durmakla ilgili konuştuk. Şeylerin gerçekte nasıl işlediğini, ancak geride durursanız, anlamaya başlayabilirsiniz. Yoksa, dualiteye yakalanırsınız. Bunların nasıl işlediğini gerçekten anlayamazsanız, taraf tutarsınız. Geri durmakla ve herşeyi, kendinizi dahil, kabul etmekle, şeylerin nasıl yaratıldığını öğrenirsiniz. Ve sonra bir noktada, dönüşüm işlemini nasıl etkilemeye başlayacağınızı öğrenirsiniz.

Bu dizide, size Tanrısal İradeden söz ettik, ve bazılarınızın buna ne kadar kızdığını ya da çelişkiye düştüğünü biliyoruz. Özgür İradenizi neden salıvermek zorunda olduğunuzu anlamadınız. Ama şimdi, size bakıyoruz. Anlıyorsunuz. Tanrısal İradenin ne olduğunu anlamak için her gün hep daha fazla bir şeyler öğrenmektesiniz. Bu, Özgür İradenin üstünde oturan bir bilinçtir. Bu, herşeyi birbiriyle birleştiren ve mümkün olan en yüksek düzeydeki ve dualitede olmayan yanıtı arayan, isteyen bir bilinçtir. Tanrısal İrade, dualitenin üstünde olan bir yanıtı, daha önce orada var olduğundan bile haberinizin olmadığı bir yanıtı arar, talep eder.

Yaratıcı Dizisinde biz, "kapınıza gelen şeyle dans etmek" gibi şeylerden de söz ettik. Bununla hala mücadele ettiğinizi görüyoruz. Siz hala bunun spiritüel fizik kurallarını anlamaya çalışmaktasınız. Bu oldukça basittir. Siz enerjisel varlıklarsınız, bir fiziksel bedenin içinde evet, ama enerjisel varlıklarsınız. Siz, uygun olan şeyleri kendinize çekersiniz. Bir şeyleri dışarı çıkıp da bulmaya alışıksınız. Avcılar olmaya alışıksınız. Ama bu tanrısal alana girdiğinizde, yeni evinizde tamamen topraklandığınızda, uygun şeyler size gelecektir.

Gitgide, uygun olan şeylerin size gelmeye başladığını görmektesiniz. Bir yanıt bulabilmek için paniklemek ya da korkmak ya da sokaklarda bir aşağı, bir yukarı kovalamak, her kapıyı çalmak zorunda değilsiniz. Kendi evinizin tanrısal sükunetinde kalmayı öğrenmektesiniz. Ve uygun şeyler bazen tam zamanında size gelecektir, ve bunun sizi kızdırdığını biliyoruz! Ama, size gelmektedir. O zaman, onunla dans edip etmemek size kalmış bir şeydir. O zaman, o ilhamlar geldiğinde, o kitapları yazıp yazmamak size kalmış bir şeydir. O zaman, çalışmayı yapıp yapmamak size kalmış bir şeydir.

Ve evet, şu baktığınız perdemsi şeyin (tv) karşısında, gece geç saatlere kadar oturmak zorunda kalabilirsiniz. Ve sabahları erkenden kalkmak, ve bu döngünün tamamlanması için yollara düşmek zorunda kalabilirsiniz. Bu sizin sorumluluğunuzdur. Bu, insan melekler olmanın bir parçasıdır. Bu tür şeyleri biz sizin yerinize yapamayız. Cauldre'nın(Medyum) bile şu kanallık için (bilgisayar) klavyesini kullanmaya çalışmasını pek anlayamadığımızı biliyor muydunuz? Bu, bize karışık gelmektedir. Biz sizin yerinize klavyeyi kullanamayız. Biz sizin yerinize telefonu yanıtlayamayız. Sizin yerinize arabayı kullanarak bir başka şehire gidemeyiz. Bu şeyleri sizlerin yapması gerekmektedir. Ama kapınıza bir şey geldiğinde – bir aydınlanma, bir fikir, hatta bir birey, hatta yeni bir fırsat – o zaman onunla dans etmek, çalışmayı gerçekleştirmek size kalmış bir şeydir.

Yaratıcı Dizisi sırasında zorlayıcı birçok derslerden geçtik, çoğunuzu en derin düzeylerden zorlayan, sinirlendiren ve azınızı sevindiren derslerden.


--0-- Önceki dizilerin sentezi (Yükseliş)


Sonra, şimdiki derslere, "Yükseliş Dizisi" dediğimiz derslere geçtik. Bulunduğumuz yer burasıdır. İlk üçünü bitirdik ve bir çeşit kilometre taşına geldik. Şimdi farklı bir enerjiye geçeceğiz.

Biz bu diziye sevgili dostlar, şimdiden yükseldiğinizi size bildirerek başladık. Sizi eski insan benliğinizden ayıran o titreşimsel çizgiyi artık geçtiniz. Siz şimdiden bir yaşamdan ötekine geçtiniz ve aynı fiziksel bedenin içinde kaldınız. Artık, tüm yaşamlarınızı içeren Yaşam Kitabınızı bitirdiniz. Artık karma yok, kontrat yok, seçtiğiniz herhangi bir biçimde yaratılmak üzere, sadece temiz ve boş alanlar var. Ve biz bu toplantının açılışında söylenen, "bir cesaret edebilseniz, bir cesaret edebilseniz, herşeyi yaratabilirsiniz!" sözlerinden mutlu olduk. Siz buna daha pek inanmıyorsunuz ama herşeyi yaratabilirsiniz – cesaret ederseniz. Küçük bir adım atacağınıza, çok büyük bir tane atın. Bu başlangıçta biraz korkutucu gelebilir ama yarattığı farkı göreceksiniz.

Birkaç ay önce, bu dizinin ilk dersinde, bunun artık sizinle ilgili olmadığını söylediğimizi anımsayın. Bu sadece sizinle ilgiliymiş gibi hissedilmektedir, çünkü böyle olmasına izin vermektesiniz. Şeylerin sizi etkilemesine izin veriyorsunuz. Bu, sizinle ilgili değildir artık. Kontrat yoktur artık. Karma yoktur artık. Siz şimdi hizmet için burada bulunmaktasınız. Siz tümüyle farklı bir nedenden ötürü buradasınız.

Ve sonra, size tanrısallığınıza sahip çıkmanız hakkında konuştuk. Aslında dersi değiştirdik....çünkü sizin tanrısallık hakkında bir kavrama sahip olduğunuzu, ama ona sahip çıkmadığınızı gördük. Onu düşünüyordunuz, ama OLMUYORdunuz. Onun için, ona gerçekten sahip çıkmak hakkında konuştuk size. O sizindir. Bize ait değildir. O, bir meleğe ya da başmeleğe ait değildir. O, sizindir. Ona sahip çıkmaya başlayın. Tanrısallığınızla ilgilenmeye ve onu beslemeye başlayın.

Sonra, son toplantımızda sizinle karanlık hakkında konuştuk. Karanlığı salıvermenizden söz ettik. O, salınmak istemektedir. O, yaşamınızı sefil bir hale getirmek amacıyla orada bulunmamaktadır. İçinizde hala bu dönüşüm işleminden geçmek ihtiyacında olan, "sevgili yılan, neden yolumdasın? Neden buradasın?" diye sormanızı isteyen nitelikler vardır. Yanıtı talep edin, çünkü bu yılan gerçekten sefildir. Ve o salıverilmeyi istemektedir, ama sizin gerçek ve içten olduğunuzu anlayana dek, mümkün olduğu kadar sıkı tutunmaya devam edecektir. Yılanın, size güvenebileceğini bilmeye ihtiyacı vardır. Ancak o zaman, eski yöntemlerini bırakabilir. Karanlık, salıvermenin meydana gelmesine izin verdiğinde ancak gerçekleşebilir dönüşüm, çünkü siz gerçekliğinizde bulunuyor olacaksınız. O zaman yeni bir enerji birdenbire ileriye fırlayacaktır. Ortaya çıkacak ve sizin şu anda içinden geçtiğiniz, şu anda deneyimlediğiniz dönüşüm işlemine başlayacaktır.

Şimdi, sizden, tartıştığımız tüm bu şeyler hakkında, sizden gelen bilgilere yaptığımız kanallık hakkında düşünmenizi rica ediyoruz. Bunlar hakkında düşünün ve öğrencilerinize bu işlemle ilgili yol gösterirken bunları anımsayın. Yol üzerinde attığınız adımları düşünün.


--0-- Günün konusu Yeni dil


Bugün sizinle, oldukça basit olan bir şey hakkında konuşmak istiyoruz. Başlangıçta bu size çok meydan okuyucu gelecektir, çok meydan okuyucu. Onun için bugün enerjiyi topraklamak amacıyla ek bir zaman istedik.

Yanıtların tümü içinizdedir. Ama siz şöyle demektesiniz, "Tobias, eğer öyleyse, bunları neden hissedemiyorum, ve neden duyamıyorum? Tobias, neden bazen soruyu içime sorduğumda, kötü bir yanıt alıyorum? Bazen o deli sesi duyuyorum, onun için de kendimi kapatıyorum. Kapatıyorum, çünkü gelen yanıtla kendimi pek rahat hissetmiyorum."

Aranızdan bazı kişiler, bizim tarafla konuşmak istemekte ve uyumlanmaya çalışmaktadır, ama sanki frekansı yakalayamamaktasınız. Sanki bunu anlayamamaktasınız. Biz bugün yeni bir dil hakkında, sizinle konuşmaya başlayacağımız bir dilden söz etmek üzere burada bulunmaktayız. Bu,sizin bizimle konuşmanızı rica ettiğimiz bir dildir. Bu, herşeyden çok, kendinizle konuşmak için kullanacağınız bir dildir.


--0-- Tanrıyı arayan dört insan

Şimdi bir an geri çekilip, şeyleri önceden nasıl yaptığınızı bir gözden geçirelim. Bir hafta kadar önce, Tanrı'yı aramanın farklı yollarına sahip olan dört insandan söz etmiştik, şimdi bunlardan bazı örnekler verelim. Siz belki bu insanlardan biri ya da daha fazlasıyla kendiniz arasında bir bağ kuracaksınız. Tanrı'yı arayan dört insandan söz edelim size.

İlk insan, Tanrı'yı akıl yoluyla bulmaya çalışıyordu. O, mükemmel bir öğrenciydi. Olağanüstü akıllıydı. Akıla tapıyordu, çünkü akıl yaşamında onun için çok şeyler yapmıştı. Dinlerle ilgili tüm kitapları okudu. Farklı felsefeler hakkında okudu ve bunların hepsini de Tanrı arayışının bir parçası olarak yaptı. Bunlar aklında yer etti. Ve, bir hafta önce konuştuğumuz gruba da söylediğimiz gibi, o HALA Tanrı'yı aramaktadır.

Ruh'u zihninizde bulamayacaksınız. Oh, çok şey öğreneceksiniz! Beyninizi genişleteceksiniz. Oraya tıkıştırılmış çok bilgi olacaktır ama tanrısallığınızı orada bulamayacaksınız. Tanrı'yı kitaplarda bulamayacaksınız. Tanrı'yı zihninizde bulamayacaksınız.

İnsanlar olarak işlemleriniz zihinden geçmektedir. Herşey ondan geçmektedir. Şimdi yeni bir yol öğreneceksiniz. Bizimle ya da Ruh'la konuşmaya kalktığınızda, yaşamınızda meydana gelen şeyleri alıyor ve onu zihninizden geçiriyorsunuz. Biz beyninizdeki gerilimi ve baskıyı görebiliyoruz, çünkü siz herşeyi buradan geçirmeye çalışıyorsunuz. Böyle yapmak size öğretilmişti. Bu kötü bir şey değildir. Ama biz şimdi dönüşecek ve yeni bir yönteme geçeceğiz.

Sonra, bir hafta önce, Tanrı'yı spiritüel kurallar ve şartlar yoluyla arayan insan hakkında konuştuk. Bu kişi bir din adamıydı ve kutsal yazıları anlamada ustaydı. Kurallara tam olarak sadık kalırsa, belli eylemleri belli günlerde ve belli biçimlerde yaparsa, Ruh'u bulacağını sandı. Ve bildiğiniz gibi, bu bir işe yaramamaktadır. Onun için, sevinç kutlamasından başka tüm törenleri, ayinleri bırakmanızı istedik sizden. Bunu anlıyor musunuz? Biz tören ve ayinleri bırakmanızı istiyoruz çünkü siz onun kapanına düşüyorsunuz, tıpkı örneğimizdeki insanın, kuralların kapanına kısılması gibi. Bütün bu kuralları kalbinize alsaydınız, hareket edemeyecek hale geleceğinizi biliyor muydunuz? Hiç bir şey yapamaz hale gelirdiniz! Bu kuralları dikkatle incelerseniz, birbiriyle çeliştiğini göreceksiniz. Onlar, o zamanın bilinci üzerine kurulmuştu ve belirli gruplar için söz konusuydu. Bunları 2000 ve birkaç yıl sonra uygulamaya kalkarsanız, acıtacaktır, çünkü içinde bulunduğunuz enerjiye uygun değildirler.

Bazılarınız, yeni enerjinin ve yeni çağın kuralları olduğunu sanmaktadır. Örneğin, bazen bizimle çok komik sözcüklerle konuşmaya çalışmaktasınız. "yapmaya muktedir olmak (could)" ile "yapmaya izinli olmak (may)" sözcüklerini çok dikkatle seçmek zorunda olduğunuzu sanıyorsunuz. Herşeyi inceden inceye tanımlamanız gerektiğini sanıyorsunuz. Bizim o kadar aptal olduğumuzu mu sanıyorsunuz? (kahkahalar) Sizin tutkunuzu ve düşüncelerinizi ve duygularınızı hissedemediğimizi mi sanıyorsunuz? Biz gerçekten sözcüklerinize kulak vermiyoruz – hiç bir zaman! Biz sizi HİSSEDİYORUZ. Sözcükler değildir (önemli olan). Bazılarınız "hayır" ya da "belki" ya da "olasılıkla" sözcüklerini kullanmaya çok korkmaktadır. Biz sizin ne demek istediğinizi anlamaktayız. Kurallara hapsolmayın.

Doğru ve yanlışın olduğunu düşünmek dualitedir sevgili dostlar. Ve siz (böyle düşünmeye devam ettiğiniz sürece) bu yükseliş işleminden zerafet ve incelikle geçemeyeceksiniz.

Sonra, Tanrı'yı duyguları yoluyla arayan üçüncü insanımız vardı. Onun her pazar kiliseye gittiğini ve enerjiyle dolduğunu ve bunu da çok sevdiğini anlatmıştık. Ama kapıdan çıktıktan bir saat kadar sonra, bu enerji sanki yok oluyordu. Buharlaşıp, çözülüyor ve yok oluyordu. Hafta içinde de şu yeni çağ toplantılarına gidiyordu. (kendi kendine güler) Belirli bir felsefe türü, onun ilgisini çekmiyordu. Belirli bir okulun öğretilerine tutunmuyordu. Toplantılara gitmeyi seviyordu. Ender olarak bir sözcük duyuyordu. Toplantılara gidip, o enerjide oturmayı seviyordu. Tanrı'yı bu enerjide bulacağını sanıyordu. Ama kendi benliğine sahip çıkmıyordu. Onun için de (bu enerji) buharlaşıyordu. Yok oluyordu. Bu kadın Tanrı'yı duyguları yoluyla, ona gelen enerji tokatlarıyla bulmaya çalışıyordu. O hala birçok toplantılara gitmektedir ve Tanrı'yı bulamamıştır.

Dördüncü insanımız – hepinize çok benzer olan bu kişi – araştırmaları yapmış, kurallara uymuş, toplantılara gitmiş ve bunların onu yeni bir yere getirdiğini farketmişti. Bunların hepsi harika şeylerdi, ama o bir sonraki adıma hazırdı. Onun için de başladı. İçine dönmeye başladı. Bu, bu kadar basittir. Siz bu sözleri daha önce de duydunuz. İçine dönmeye başladı. Merhametle kulak vermeye başladı, öncelikle kendine, kendine duyduğu merhametle. Ne harika bir şey! Merhametli olmak, ne yüreklilik! Ama o zaman söylemediğimiz ve bugün sizinle paylaşacağımız şey, nasıl kulak verdiği, nasıl dinlediğidir.

--0-- Canlı bir deneyim

Şimdi sizinle birlikte bir dakika oturacağız burada. Biz konuşmayacağız. Size belli enerjiler, belli hisler göndereceğiz. Kendinizi bir an için bunlara açın, bu sözleri okuyor olsanız bile. Bunu gerçekleştirmek için bir dakikanızı alacağız. Kendinizi sadece ben, Tobias'ın her birinize göndereceği enerjiye açın.

(duraklama)

Şimdi, şu anda yaptığınız şey, çoğunuz bunu yapmaktadır......siz benim enerjilerimi içinize alıp, onları işlemden geçirmektesiniz. Siz mücadele etmektesiniz. Size gönderdiğim şeyi tanımlamaya çalışmaktasınız. Siz onu, çoğunu, yüreğinizle içeri almakta, ama zihninizle de işlemden geçirmeye çalışmaktasınız. Bu, eski yöntemdir. Bu, eski yöntemdir. Önce kendinizle, sonra da başkalarıyla iletişim kurmak için kullanacağınız ve zihinden geçmeyen, yeni bir dil vardır. Size meydan okuyacak yer, işte burasıdır. Bu enerjiyi başka nerede işlemden geçirebileceğinizi bilmiyorsunuz. Onu beyninizde işlemden geçirmeye o kadar alışıksınız ki. Siz enerjiyi tanımlamaya alışıksınız.

Size şimdi ne tür bir enerji göndermekteyim? Ben size bir ağacın enerjisini göndermekteyim, çünkü.... Cauldre(Medyum), ağaçları sever. Biz size bir çam ağacının enerjisini yollamaktayız. Biz size onun özünü yollamaktayız. Siz onu belli şekillerde tanımlamaya çalıştınız, ve son zamanlarda mücadele ettiğiniz alan budur.

Biz bundan daha dizi boyunca söz edeceğiz, belirli araçlar ve belirli yöntemler hakkında. Bugün, bu Yükseliş Dizisinin Dördüncü Dersinde, size "Aaah Dili"nden söz edeceğiz.

Ders Dört.....Aaah Dili. Bu beyin kanalıyla tanımlanamaz. Bu, farklı bir düzeyden, varlığınızın tümünden gelir. Size meydan okuyan şey bu olacaktır.

İçinize dönüp de soruları sorduğunuzda, bir sessizlik alanında olacaksınız. Zihniniz yoluyla işlemden geçirmeyeceksiniz. Yanıtı içinizden çıkartacaksınız, ama onu zihninizle tanımlamaya ya da yargılamaya çalışmayacaksınız. Kulaklarınızda ya da zihninizde sözcükler duymayacaksınız. İçinize dönüp de soruyu sorduğunuzda, yanıt Ah Dilinde gelecektir.

Şimdi, biz buna Aaah Dili adını verdik; ulu bir spiritüel anlamı olduğundan değil, ama siz bunu kullanmayı öğrendikçe ve yanıtlar yüzeye çıkmaya başlayınca.....ansızın "Aaah" diyeceksiniz. Biz buna başka bir ad vermek istemedik, çünkü aklınızın bu işleme takılmasını istemedik.
Bu çok basittir – AaaH.

Şimdi, biz sizin bunu gittikçe daha fazla yaptığınızı görüyoruz. Siz yanıtları içerde aramaktasınız, ve bu harika bir şeydir. Ama duyamadığınızı düşünüp, ya da yanıtın uygun olmadığını sanıp, hayal kırıklığına uğradığınızı, sinirlendiğinizi de görmekteyiz. Ve, böyle sanmakta da haklısınız. Beyninizde bir yanıt ortaya çıktığında, "Hayır, bunun yanıt olduğunu pek sanmıyorum" demektesiniz. Ve haklıydınız. Başka yorumlar gelmekteydi size.

Şimdi, içinize bir soru yönelttiğinizde, onu varlığınıza gönderirsiniz, ve tanrısal varlığınızın, bunu işlemden geçirmesine, bununla çalışmasına ve bir yanıtla ortaya çıkmasına izin verirsiniz. Ve sonra, sadece beklersiniz. Yanıtın ne olacağını beyninizde tahmin etmeye çalışmayın, ya da kulaklarınızla duymayı.

Burada bulunanların çoğu kendini kötü hissetmiştir. Şöyle dediniz, "Ben şeyleri hissedemiyorum. Sesler duymuyorum. Beynimde bir görüntü ortaya çıkmıyor." Ve, yükseliş işleminizin bu noktasında kendinizi şanslı sayın, çünkü, artık size hizmet etmeyen herhangi bir alışkanlığı bırakmak gibi bir zorunluluğunuz yok burada. Duymak ya da vizyon görmek, ya da duyumsamak ve hissetmek yeteneklerine sahip olanlarınıza sesleniyoruz şimdi – dönüşmek zamanıdır.

Yanıtları yeni bir yerden almaya başlayacaksınız. Yanıtlar, tanrısal merkezinizden gelecektir. Biz buna "Tanrısal İşlem Merkezi" diyeceğiz. Ve, Aah Dili ile gelecektir. Onu duymayacaksınız. Mutlaka hissetmek durumunda olmayacaksınız. Ve onu beyninizde görmeyeceksiniz. Onun için de şöyle demektesiniz, "Tobias, anlamıyorum. Bu nereden gelecek peki? Nasıl bileceğim?" AaaH! Bileceksiniz! Ansızın bileceksiniz. Size bu yerin nerede olduğunu söyleyemeyiz, çünkü ne yapacağınızı biliyoruz. Zihninize gidip, ne olduğunu bulmaya çalışacaksınız.

Aaah Dilinde düşünüp taşınmak yoktur. O sadece vardır. O, sizden gelen bir biliştir. Onun gerçek olduğunu bileceksiniz. Güvenmediğiniz ve bazen de sizi yanlış yönlendirmiş olan o küçük sesin tersine, (bu dilin, yanıtın) gerçekliğini duyumsayacaksınız. Bu Aaah Dilinde, gerçek olduğunu bileceksiniz ve "AaaH" diyeceksiniz. Bu, oldukça basittir.

Aaah Dilini kullanmanın zorluğu, onu insan beyninizde düşünüp taşınmaya çalışmanızdan kaynaklanacaktır. Bu, bu yeni enerjide işe yaramayacaktır. Beyin harika bir şeydir. Size rehberlik sağlar. Bilgilerden geçmenizi sağlar. Şeyleri ayırd etmenizi sağlar. Bilginin ve gerçeğin ve rakkamların deposudur. Arabanızı kullanmanızı ve bilgisayarlarınızla çalışmanızı ve bunun gibi şeyleri sağlar. Gördüğünüz işleri, enerji düzeyinde anlamanızı sağlar.

Ama, biz bunun ötesine geçeceğiz. Biz, Aaah Dilinde konuşacağız. Biz bunu sizinle şimdi yapacağız. Anımsayın, daha bir dakika önce size ağaçla ilgili o alıştırmayı vermiştik. Bunu yineleyeceğiz. Tanrısal İşlem Merkezinize, Aaah Dilinde konuşacağız. Beyninizi bunun dışında bırakmaya özen gösterin. Herhangi birşeyi hissetmeye ve herhangi birşey düşünmeye çalışmayın. Biz size şimdi bu dilde konuşacağız.

(duraklama)

Zor değil mi, beyninizi bunun dışında tutabilmek?

(duraklama)

Şimdi, bu alıştırma ve alıştırma ve alıştırma yapılmasını isteyecektir, ama alıştırmayı eğlenceli hale getirin. Kendinize Aaah Diliyle konuşun. Önünüzdeki 30 gün boyunca, size yanıt vermemizi beklemeyin bizden. Hatta bizimle konuşmaya bile çalışmayın. Zaten orada bulunmayan meleklerle ya da rehberlerle konuşmayın. Tobias'la konuşmayın. Ben, başka şeylerle ilgileniyor olacağım. Kendinize konuşun. Başkalarına konuşmayın. Bu yeni dili onlarda uygulamaya kalkışmayın. Bunu nasıl yapacağınızı size daha sonra göstereceğiz. Biz size, sayısız şeylerle nasıl iletişim kuracağınızı göstereceğiz. Ama 30 gün için bekar (bakir) kalın. Gerçekte değil tabi! :))

Aaah Diliyle yalnızca kendinize konuşun. Soruyu sorun. Ona ihtiyacı olan alanı verin. Beyninizle işlemden geçirmeye çalışmayın. Yanıtların günlerce ya da haftalarca gelmeyebileceğini anlayın. Ve, bu beklediğiniz yanıt olmayabilir.

Biz gülüyoruz, çünkü o kadar yeni olan bir kavramı açıklamaya çalışıyoruz ki, biz bile bunu açıklamakta zorlanıyoruz. Örnekler vermeye çalışıyoruz, ama bununla ilgili çok akılcı (zihinsel) olmanızı istemiyoruz.

Tanrısallığınızla nasıl bağlantı kurarsınız? Olduğunuz tümle nasıl iletişim kurarsınız? Bu, ingilizce dili ya da fransızca ya da herhangi başka bir dilde olmayacaktır. Bu, zihninizde gördüğünüz vizyonlarla da olmayacaktır. Bazılarınız bu vizyon yeteneğine sahiptiniz. Bu, duyularınız yoluyla da olmayacaktır. Bu, yeni bir yerdedir. Bu, sizin tanrısal merkezinizdir. Şimdi siz 30 gün boyunca kendi varlığınızın içinde kendinizle iletişim kuracaksınız. Sabırsızlanıp, sinirleneceksiniz. Bunu biliyoruz. Kızacaksınız. Bunların hepsini bir kenara koymak isteyeceksiniz. Ama sonra, geri döneceksiniz ve kullanmaya devam edeceksiniz. Sonra da, bunu anlayacaksınız. Ve sonra şöyle diyeceksiniz, "Aaah. Şimdi anlıyorum. Hissediyorum. Nerede olduğunu anlıyorum ve beynimde mücadele etmeme gerek kalmadı. Tanrısal Benliğimle, daha önce hiç bilmediğim bir dille, var olduğunu bile bilmediğim bir dille, iletişim kurabiliyorum. Bu enerjisel ve titreşimsel bir dil."


Onu şu anda tanımlamaya çalışmayın. Ona fiziksel bir yer ayırmaya bile çalışmayın. Sadece olmasına izin verin ve o gelecektir size. Yanıtlar, uygun zamanda tanrısallığınızdan (size doğru) yolunu bulacaktır ve size varlığını bildirecektir ve bilinçli, insan düzeyinizde farkedilecektir. Doktorun (Mindy Reynolds) da bildiği gibi, bu (içinizden) yükselen, yükselen devasa bir balon gibidir. Bu, içinizden yükselmektedir ve yüzeye çıkmaktadır. Yüzeye çıktığında, genişler ve ifade bulur. Ve, "Aaah, şimdi anlıyorum" diyeceğiniz zaman budur.

Aaah Dili, yolunuzda gittikçe daha fazla ve daha fazla ve daha fazla kullanacağınız bir şeydir. Onu kullanmada ustalaştıkça, günlük yaşamınızdaki birçok şey için kullanmaya başlayacaksınız. Ona mucize dili deyin, çünkü öyledir. Var olduğunu bile bilmediğiniz düzeylerde öncelikle kendinizle iletişim kurmanızı sağlayacaktır. Sonra da, tüm diğer şeylerle iletişim kurmanızı sağlayacaktır.

Bu arada, bu yeni bir dildir. Şimdi, bu dil bu tarafta kullandığımız, birbirmizle kullandığımız dile benzemektedir. Buradaki dilimizin şöyle bir titreşimi vardır.....Cauldre için bunu tanımlamaya çalışıyoruz. Bu, şunun gibi bir şeydir.....buna "saleebus", "saleebus" diyeceğiz. Bu, burada birbirimizle iletişim kurmak için kullandığımız bir dil türüdür. Bu, enerjisel bir dildir.

Bedeniniz kendine has bir dil, kendi kendine konuşabilmek için enerjisel bir dil kullanmaktadır. Siz bedeninizdeki hücrelerin ve moleküllerin ve organların tüm gevezeliğini duymazsınız, ama onlar yine de birbirleriyle konuşmaktadır. Varlığınızın içinde süregelen tüm bu iletişime beyninizin karışması gerekmemektedir, onun için de şanslısınız. Bu sizi bunaltırdı. Ama her hücrenin, her atomun, bedeninizin her molekülünün, her uzuvun, parçanın ve bölümün içinde, iletişim kuran bir dil vardır. Bunların hepsi iletişim içindedir. Bu, beyninizden geçmeyen bir dildir. Bu, tanımlamak zorunda olduğunuz bir dil değildir. Bu sadece vardır. Bu yeni Aaah dili, bedeninizin kendisiyle iletişim kurmak için kullandığı dile benzemektedir. Ama, o yeni bir düzeydedir. Yeni bir düzeydedir, çünkü sizin uyanmakta olan tanrısallığınızı içermektedir.

Kendinizle nasıl konuşursunuz? Bu yeni Benlikle nasıl iletişim kurarsınız? Son zamanlarda bunu denemekteydiniz. Bunu zihninizden ortaya çıkartmak için mücadele etmekteydiniz. Eski enerji yöntemleri kullanmaktaydınız, ve onlar işe yaramamaktadır. Bunların hepsini açıklamak bize zor gelmektedir, çünkü tekrarlıyoruz, bu işlemi zihinselleştirmenizi istemiyoruz. Bu sadece vardır. Bu, kim olduğunuzla bağlantıya geçmenin bir yoludur.

Bu nasıl uygulanır? Kendinize sorular yöneltin. Kendinizle konuşun. Anımsayın, bizimle konuşmayacaktınız. Kendinize konuşun. Sonra, sessiz olun. Sessiz olun. Bir sakinlik ve dinginlik alanında olun. Eski enerjiden gelecek hiç bir şeyin beklentisi içinde olmayın, ama herşeyin tanrısallığınızdan geleceği beklentisinde olun. Şeylerin eski enerji yoluyla olmasını beklemeyin, ama herşeyin yeni olmasını bekleyin. Olduğunuz tümle, sözcükler olmadan, düşünceler olmadan, geçmişte alışık olduğunuz gibi belirli görüntüler ya da hisler olmadan gerçek bir iletişim kurmayı öğrendiğinizi göreceksiniz.

Bu, size meydan okuyacaktır. Şu anda bile şöyle dediğinizi duyabilmekteyiz, "Ama Tobias, düşünceler ya da sözcükler ya da hisler ya da görüntüler olmadan nasıl iletişim kurarız? Bunlar, kullandığımız araçlardır." Bunu anlıyoruz. Anlıyoruz. Bu yeni dilin tam olarak nereden geldiğini size söyleyemeyiz. Size söyleyebileceğimiz tek şey, alıştırma yaparsanız ve onunla çalışırsanız, ansızın "Aaah" diyeceğinizdir.

Dizimizin geri kalanında bu yeni dil hakkında konuşacağız. Onu kullanmanız için sizi yüreklendireceğiz. Bunun gerçekten üstadı olmak ve bunu anlamak istiyorsanız, düzenli olarak bununla çalışmak zorunda kalacaksınız. Her gün bununla çalışmak gerekecektir. Arabanızı kullanırken, bununla çalışmak isteyeceksiniz. Ve, sinirleneceksiniz. Bunu şimdiden biliyoruz. Nereden geldiğini bulmaya ve tanımlamaya çalışarak çok sinir olacaksınız.

Başınızı duvarlara çarpmaktan yorulduğunuzda, ve bana kızdığınızda, ve bütün bunların ne anlama geldiğini bulmaya çalıştığınızda.....bıraktığınızda, ansızın sizden akıp gelen bir tanrısal bilinç akımı olacaktır. Bu akım, sorduğunuz şeylerin ve sormadığınız diğer şeylerin yanıtını içerecektir. Ve o zaman siz, "Aaah" diyeceksiniz. Ve anlayacaksınız.

İçinizden bazı kişilerin, bazı eski yöntemlere geri dönmeyi deneyeceğine dikkatinizi çekmek isteriz. Şöyle diyeceksiniz, "Oh, bu 20 yıl önce öğrendiğim bir şeye çok benziyor." Ve biz size şu anda diyoruz ki, bu daha önce öğrendiğiniz hiç bir şeye benzememektedir. Size bunun garantisini vermekteyiz. Bu yenidir. Bu, yeni bir dildir. Şu anda sahip olduğunuz tanrısallık, 20 yıl önce yoktu. Şu anda sahip olduğunuz bilinç, o zaman yoktu. Geri gidip de bunu herhangi bir kitapta bulamazsınız. Bu sizin için, ve yalnız sizin için yenidir.

Benliğinizle Aaah Dilinde iletişim kurabilmeye sahipsiniz. Buna sahipsiniz. Bunu sahiplenin. Ve bize seslenmeye çalıştığınızı duyarsak, evde yokmuş gibi davranacağız. Başka varlıklara seslendiğinizi duyarsak, gidip onlarla konuşacak ve telefonu açmamalarını söyleyeceğiz. Biz, 30 günlük bir süre için kendi başınıza çalışmanızı istiyoruz. Gayretle çalışın. Bu zor ve meydan okuyucu olacaktır, ama bunun içinizde olduğunu biliyoruz. Bu Aaah dilini ortaya çıkartın. O size gelecektir. Zihninizde olmayacaktır. Bunu zihninizden ortaya çıkartmaya çalışırsanız, başınız ağrıyacaktır. Zihninize getirmeye çalışmayın. Başka bir alandan gelecektir.

Cauldre(Medyum) bu dilin ne olduğunu yeterli bir şekilde tanımlamadığımızı söylemektedir, ama biz topu ona ve onun gibi düşünenlere geri atmak zorundayız. Siz zihninizle tanımlanamaz olan ve tanımlanmaması gereken bir şeyi, zihninizle tanımlamaya çalışıyorsunuz. Tam olarak ne yapmanız gerektiğini ve bunun nasıl hissedileceğini ve şu insan zihniyle nasıl bir işlemden geçirileceğini bilmek istiyorsunuz. Yol bu değildir Cauldre(Medyum), ya da her biriniz.

Bu basittir ama bununla çalışmak zorundasınız. Önünüzdeki 30 gün içinde, Tanrısal Benliğinizin bütünüyle olan konuşmalarınızı ya da sorularınızı, zihnin sözleriyle tanımlamayacağınız bir noktaya geleceksiniz. Aslında bunu yapmak isteyeceksiniz (tanımlamak isteyeceksiniz), ama üzerinde çalıştıkça, tanrısallığınızla, Tanrı-Benliğinizle, sizin bile herhangi bir sözcük kullanmayacağınız bir iletişim kuracaksınız. Bunu zihninizde yaratmaya çalışmayacaksınız. Bu çok hızlı meydana gelecektir, sonra da bu iletişim yolu ileri ve geri (sallanacaktır). Siz iletişimi sadece duyumsayacak ya da hissedeceksiniz. Ve bu size bir tepki ve yanıt biçiminde geri gelecektir. Zihinden geçmeyecektir.

Şimdi, bugün bu konu hakkında söyleyeceklerimiz bu kadardır. Şimdi bir ev ödeviniz vardır. Bugünün geri kalanında biz burada olacağız ama ondan sonra, artık kendi başınasınız. Yeni enerjide bunun tek ve en güçlü araçlardan biri olduğunu göreceksiniz. Bu, tanrısallıkla iletişim kurmanın dilidir. Bunu öncelikle varlığınızda anlayacaksınız. Bununla kendi yaşamınızı nasıl dönüştürebileceğinizi anlayacaksınız. Sonra, ilerde, diğer kişilerle – diğer şeylerle ve diğer varlıklarla – bu yeni dilde nasıl iletişim kuracağınızı anlamanız için çalışacağız. Her birinizi gerçekten ‘zorlayacağız'. Bu soruları kendi başınıza ve Aaah Dilinde yanıtlamanız için sizi ‘zorlayacağız'.

"Aah" herkes içindir. "Aaah" basittir. "Aaah" sizin realitenizde ifade edilmiş aydınlanmadır. "Aaah" harika bir şeydir. "Aaah" aynı zamanda sevgili dostlar, nefes vererek salıverdiğiniz, ve dönüştüğünüz zaman gerçekleştirdiğiniz şeydir. AaaH!


--0-- Celse sonrası gelen bilgi

Tanrısallığınız bir çocuk gibidir. O, o kadar bir çocuk gibidir ki, içinizde doğmaktadır. O, Yuvayı terk ettiğinizden beri yaptığınız yolculuğun tamamlanmasıdır. Kendi Tanrısal-Benliğinizi, içinizdeki tanrısallığı doğurabilecek noktaya gelmektesiniz. İçinden geçtiğiniz şey budur.

Bir çocukla iletişim kurduğunuzda, sözlü bir dil kullanırsanız, bu ister ingilizce, ya da ispanyolca ya da herhangi başka bir dil olsun, söylediğinizin tek kelimesini dahi anlamayacaktır. Onlar anlamayacaktır. Bir çocukla iletişim kurduğunuzda, bu başka düzeylerde gerçekleşmektedir.

Onun için kendi tanrısallığınızla iletişim kurmak, kendi Benliğinizle iletişim kurmak ve onunla birleşmek için mücadele edip durdunuz. Onun için bu eski yöntemler işe yaramamıştır. Yeni bir dil söz konusudur ve o zihinden geçmez. Sözcüklerle konuşulmaz. Onu kulaklarınızda duymayacaksınız, en azından başlangıçta. Tekrarlıyoruz, bunu betimlemesi biraz zordur, ama sadece uygulanması gerekmektedir. Alıştırma yapmanız gerekmektedir. Bu alanı bulacaksınız.

Bu sözünü ettiğimiz dilin – tanrısal dilin – yeni olduğunu söylemek zorundayız. Bu, geçmişte fazla kullanılmamıştır. Bu, başka insan grupları tarafından öğrenilmemiş ve kullanılmamıştır. Cauldre (Medyum - Geoffrey Hoppe) bunu bilmiyor ama, biz gelip de onunla çalışmaya başladığımızda, onunla başladığımız dil buydu. Bizim konuşma biçimimiz buydu. Cauldre(medyum) pek de psişik bir insan değildir! Hiç de o kadar duyarlı bir kişi değildir. Benim onu fiziksel biçimde tanıdığım zamanlarda bile, günün getirdiklerinden kendi başına geçmekte zorlanırdı! Yani, o özel bir yeteneğe sahip değildir. Ve bu, onunla yaptığımız anlaşmanın bir parçasıydı. Biz gelecek ve farklı bir düzeyden iletişim kuracaktık. Cauldre(Medyum) için bunu içselleştirmek bir kaç yılını almıştır.

Biz onunla, kendi uyanmakta olan tanrısallığına erişen bu yeni dille iletişim kurduk, ve ona ne söylediğimizi gerçekten anlamaya başlaması, uzun bir zaman almıştır. Ama sonra bu dil (içinden) yükselmeye başlamıştır. Başlangıçta gerçekten sinir olmuştu, çünkü bir şeylerin gelmekte olduğunu biliyor, ama bilgiye nasıl ulaşacağını ya da onu nasıl anlayacağını bilemiyordu. Ama hem onun, hem de bizim sabrımızın ve çalışmaların sonucunda, bu dil yükselmeye başladı ve bir gün, gerçekten, "Aaah!" sözünü kullandı. Anladı. Bu işi kaptı.

Hem bizim tarafta, hem de onunkinde yapılan gayretli ve uygulamalı çalışmalar sonunda, bu kanallıklarda bu yeni dili kullanmaya başladık. Biz diğerleri gibi yapmamaktayız. Doğru ya da yanlış olduğunu söylemiyoruz, ama burada sadece, onunla farklı bir biçimde konuştuğumuza dikkat çekiyoruz. Biz bu yeni dili kullanarak geliyoruz. İletişim kurduğumuz bu dilin büyük bir bölümü, zihinsel bir işlemden geçmemektedir. Ancak, size uygun olarak ulaşabilmesi için bunun küçük bir bölümü söz olarak yorumlanmaktadır. Ama bu, başkalarının gerçekleştirdiği, alışılmış anlamda kurulan bir iletişim ya da hatta bir kanallık değildir. Bu gerçekten, Ah Dilini kullanmaktır.

Bu toplantılarda size konuştuğumuz zaman, bunun büyük bir bölümü yeni dildedir. Onun için bazılarınız "o bölgeye" gitmektesiniz. Onun için bazılarınız bu kadar keskin bir farkındalık içinde, neredeyse aşırı-duyarlı bir haldesiniz, çünkü biz bu yeni dili iletişim kurmak için, önce sizin düşüncelerinizi hissetmek ve okumak, sonra da bunları Cauldre(Medyum)'nin içine getirmek ve oradan ortaya çıkartmak için kullanmaktayız. Bu yeni yöntemdir. Ah dilini nasıl içinize getireceğinizi ve insanın kullandığı sözlere çevireceğinizi zamanla anlayacaksınız. Ama, bu biraz zaman alacaktır.

Başlangıçta bununla çalışırken, tanrısallığınızın çocuk gibi olduğunu anımsayın. Onunla bir yetişkin insan gibi konuşmaya çalışmayın. O, farklı bir düzeydedir. O, farklı bir düzeydedir. Bu biraz çalışma isteyecektir. Aaah Dilinin, sizin için ifadeyi ortaya çıkartmasına izin verin. Ve, bunu mutlaka zihninizde, kulaklarınızda duyacak değilsiniz. Bu, yeni bir yerden gelecektir.


--0-- Sorular


SORU: Tobias, doğduğundan beri doğal olmuş olan bir şeyi nasıl durdurur ya da ondan kurtulursun? Ben senin değindiğin herşeyi yaptım – görmeyi, duymayı ve hissetmeyi. Lütfen yardım et.

TOBIAS: Biz bu sorunun arkasında yatan gerçek enerjiye bakmaktayız. Sen, hepiniz, değiştirmesi zor kalıplara girmektesiniz. Sizi bu tür alışkanlıklardan çıkartmak amacıyla meydana gelen olaylar vardır. Biz bunlara "travma noktaları" diyoruz. Bunlar, yaşamınızda meydana gelen şeylerdir. Bu, meydana gelen bir kaza biçiminde olabilir. 11 Eylül gibi bir olay olabilir. Bu bir travma noktasıdır. Dönüşümün meydana gelmesine neden olur. Değişim gerçekleştirir. Seni yeni bir bilinç haline sokar.

Burada değindiğin bireysel durumunla ilgili olarak, hem sen, hem de biz, değişim gerçekleştirmek amacıyla bir travma noktasından geçmeni istemiyoruz, çünkü bu travma noktaları bazen çok acı vermektedir. Bazen, duvara çarpmak o kadar da iyi gelmez. Bir travma noktası, bilinçte anında gerçekleşecek bir değişim yöntemi yaratır, ama bu çok eğlenceli bir yöntem değildir.

Peki, eski yöntemleri nasıl değiştirirsiniz? Kafanızın tepesine vurulmadan yeni bilince nasıl geçersiniz? Ve bu arada, son zamanlarda kafalarını ve dizlerini çarpan kişilere söylüyoruz....enerjiniz sadece sizin dikkatinizi çekmeye çalışmaktadır, eski bir yöntemi değiştirmenizi sağlamaya çalışmaktadır. Anlamak için Ah Dilini kullanın.

Soruyu soran sana yanıtımız, Aaah Dilini kullanmandır. Aradığın yanıtlar onun içindedir. Aslında yaşamında dönüşümler gerçekleştirmek için, bu eski yöntemlerin ötesine geçerek Yeniye girmek için bu senin için mükemmel bir fırsattır. Yanıtlar için içine dön. Onlar oradadır. Onlar oradadır. Ve kendi bakış açımdan da, değişime çok hazır olduğunu söyleyebilirim. Ama bunu şimdi yap. Bu dönüşümü, acı veren bir travma noktasına çarpmak zorunda kalmadan gerçekleştir.

SORU: Sevgili Tobias, çok kez bir durumla ilgili felaket potansiyelini görebiliyorum. Örneğin, bisiklete binen birini gördüğüm zaman, bir anda onun bir yere nasıl çarpıp yaralandığını vs. görebiliyorum. Ama gerçekte o kişiye hiçbir şey olmuyor ve yanımdan geçip gidiyor. Bir açıklama yapabilir misin?

TOBIAS:
Gerçekten, felaketin olma potansiyeli VARDIR. Bir tür felaket potansiyeli mevcuttur. Bunların tümü, sözünü ettiğimiz dualite enerjisinin bir parçasıdır. Bisiklete binen kişinin hemen yanıbaşında, yolda giden her aracın hemen yanıbaşında diğer potansiyel de mevcuttur. Ve sen bunu görmektesin. Bunu özellikle şimdi görmenin nedeni, öncesine göre çok daha duyarlı olmandır. Ah Dili kanalıyla şeyleri duyumsamaya başladın. Bunun seni korkutmasına izin verme. Sen, yeni enerji yaratmaya çalışan dualitenin güzel bir örneğini görmektesin.

Şimdi, arada bir felaket dediğiniz şey meydana gelir. Diğer potansiyele güç verilmiştir. Öyle zamanlar vardır ki, psişik kişileriniz..... onlar herzaman felaket tellallığında bulunur, ama bu çok sık meydana gelmez. Onlar da, o anda meydana gelmekte olan şeyin antitezi olan potansiyel enerjiyi görmektedir. Ve aradabir (gördükleri şeyler) meydana gelir. Ama bu, senin gördüğün potansiyelin, bir realite olacağı anlamanıza gelmez.

Böylece sen bu şeyleri gördüğün zaman, kendini korkutmaktasın. Merak etmektesin..... belki de (bunu gördüğün zaman) o insanın geçireceği kazayı yaratacağını düşünmektesin. Hayır, bu, sen gidip de bisikletteki insanı itmedikçe, bu şekilde işlemez. :) Ama bunun için fazladan bir bilgeliğe sahipsin, onun için kendini bu düşünceyle korkutma.

Bu çok güzel bir örnektir alan üyesi, sözünü ettiğimiz dualitenin – beyaz bilye ile siyah bilyenin güzel bir örneğidir. Realitede kendi ifade eden beyaz bilye olsa bile, siyah bilyenin potansiyeli hemen onun yanıbaşında oturmaktadır. Dualite bu şekilde iş görür. Onun için Metatron(Prensip) bu zamanda Dünyaya gelmektedir. Bizim "spiritüel fizik" olarak adlandıracağımız, ama aslında Yeni Enerjinin fizik (kanunları) olan şeylerin anlaşılmasına yardımcı olmak için gelmektedir.


yazdır