Yürümekte olduğunuz yükseliş yolu, olacağını sandığınız şey değildir. Bu pek de kolay olmamıştır. Ama sizler devam etmektesiniz. Yolculuğunuza devam etmektesiniz. Varlığınızın içindeki sevgi ve adanmışlık yüzünden, size getirdiğimiz derslere devam etmektesiniz.
Sevgili dostlar, yolculuğunuzun bu bölümünün, sevgiden vaz geçmek olduğunu biliyoruz. İster bu yaşamınızdan, ister diğerlerinden olsun, geçmişte yakın olduğunuz kişilerden vaz geçmekti bu. İçsel ruhunuza ve varlığınıza odaklanabilmek için, insan ilişkilerinin yakınlığından vaz geçtiniz.
Bu kişiler belki biyolojik ailenizdi. Belki bir eşti, ya da bazı durumlarda birçok eşti. Bunlar belki kendi çocuklarınızdı ya da yakın ve candan arkadaşlarınızdı. Onlar sizden alınmadılar. Tersine, siz onları (özgür) bıraktınız. Siz yolunuza devam edebilmek ve kendi tanrısallığınızı ortaya çıkartabilmek için onları bıraktınız.
Yaşamınızdaki sevgiler ve ilişkiler kesinlikle değişecektir, ama geçmişte bildiğinizden farklı olacaktır. İçinizden bazıları buna çok sevinmektedir. Bu, farklı olacaktır. Bu, yeni bir sevgi türü olacaktır. Biz Sekizinci Derste bundan söz etmiştik.
Bu kendi içinde bütünleşmiş, tamamlanmış bir sevgi olacaktır, çünkü SİZ kendi içinizde bütünleşmiş ve tamamlanmış olacaksınız. Bu, beklentiler taşımayan, gündemi olmayan bir sevgi olacaktır. Sevgi, eski enerjide olduğu gibi, dualitenin öbür yüzü olmayacaktır. Bu, bütünleşmiş ve tamamlanmış, ve kendine sadık bir sevgi olacaktır. Sizi sadece sevgi uğruna birleştirecektir. Bir düşleyin bunu – SADECE sevgi uğruna başka bir insanla birleşilen bir ilişkiyi. Bu, beklentiyle ilgili olmayacaktır, ya da duygu sömürüsü yapmaya çalışan bir insanla ilgili olmayacaktır. Sadece sevgi adına olacaktır!
--0-- Günün Misafirleri Metatron ve Başmelek Mikail
Bildiğiniz gibi, Mikail hiçbir zaman bir insan biçimi edinmemiştir. O, sizinle birlikte, Dünya ve insan biyolojisi ve insan bilinci modellerinin yaratılmasına yardımcı olan bir mimardır. Siz Dünyaya gelmek üzere Başmelekler Mertebesini terk etmeden önce, Mikail bir anlamda sizin talim çavuşunuzdu. Her birinize, kendi yolculuğunuzun simgesi olan Gerçek Kılıcını veren Mikail'dir. Kendi gerçeğinizi bulmak amacıyla yolculuğunuza koyulmadan önce Mikail tarafından size verilen bu kılıç, kendi bilincinizin ve kendi biyolojinizin bir parçasıdır. Daha Dünya'ya gelmek üzere yola çıkmadan önce kılıç size verilmiştir. O zamandan bu yana, kılıç kimliğinizin bir parçası olmuştur.
İncilinizi ve kutsal yazılarınızı size öğretenler, Mikail'in cennetlerdeki devasa savaşta Şeytanla ya da Lusifer'le nasıl savaştığı öyküsünü anlatmaktadır. Mikail, Şeytanı cennetten kovmuştur. Sevgili dostlar, öykü biraz karıştırılmıştır, çünkü öyküdeki Şeytan aslında sizsiniz! :) Ama onu şeytan olarak sunmak, daha iyi bir öykü yaratmıştır.
Başmelekler Mertebesini, ya da "cennet" denilen yeri terk eden SİZdiniz. Sizi eğiten Mikail'di. Size kılıcı veren ve yolunuza gönderen Mikail'di. Siz hiçbir yerden kovulmadınız. Siz bu "cenneti" terk edip Dünya'ya gelmeyi seçtiniz. Siz bunu önceden kabul ettiniz.
Gerçek öykü, Şeytanın cennetten kovulduğu büyük bir savaşla ilgili değildir. Gerçek öykü, Dünyaya gelmek üzere Başmelekler Mertebesinden ayrılmanızla ilgiliydi. Kendi gerçeğinizi bulmak amacıyla yaptığınız yolculukla ilgiliydi. Sizin gerçeğiniz, tanrısallığınızdır. Onu, kendi başınıza bulmak zorundaydınız. Siz onu dualite unsurları, ve dahası, perde unsuruyla bulmak zorundaydınız – sizi geçmişten saklayan, kendinizden saklayan ve uzun bir süre bizden saklayan, iki çok kuvvetli güçle. Tanrısallığınızı keşfetmek için, bu Dünya yolculuğuna çok – nasıl desek – nötr bir çevreye gitmek zorundaydınız. Gerçek Kılıcı, kendi yolculuğunuzu simgelemektedir.
Bizimle birlikte olmak için Mikail'in şimdi gelmesi şaşılacak bir şey midir? O buraya, sizin eğitmeniniz olarak, uzun dönemler boyunca sizinle sıkı bir bağ kurmuş olan biri olarak gelmektedir. Mikail bu derse gelmektedir, çünkü bu aynı zamanda bir tür mezuniyet törenidir. O, içinizde kendi gerçeğinizi bulacağınız şu son enerjisel anlara gelebilmeniz için, sizi özgür bırakmak üzere gelmektedir.
--0-- Geçmişte yapılan celselerin genel bir durum değerlendirmesi
Sevgili dostlar, sizinle yaptığımız dersler çok konuları kapsadı. Şimdiye kadar tamamlanmış iki adet diziden geçtik (Yeni Dünya ve Yaratıcı Dizileri). Şimdi de, bu Yükseliş Dizisinin sonuna gelmekteyiz. Geriye dönüp, size sözünü ettiğimiz şeylerin özüne bir bakmanızı rica ediyoruz.
Gerçekten, Yuvayı nasıl terk ettiğinizin öyküsünü verdik size. Sizler, arayış içinde büyük bir maceraya atılan, İlk Çemberin dışında bir kimlik edinmeye çalışan, genç Prensler ya da Prenseslerdiniz. Siz, tahta geçmeden önce, kim olduğunuzu keşfetmek istediniz.
Bu geçtiğimiz üç yılda çok şey tartıştık. Biz, kısa duvarın arkasında durmaktan ve sorunları İnayet Fırınına koymaktan söz ettik. Biz, bunun artık sizinle ya da olduğunuzu sandığınız kişiyle ilgili olmadığı gerçeği hakkında konuştuk. Bu artık sizinle ilgili değildir. Bundan çok daha muazzam bir şey söz konusudur.
Bu, geçmişinizdeki karmayı şifalandırmakla ilgili değildir. Bu, Dünyaya gelmeden önceki zamanınızın karmasını şifalandırmakla bile ilgili değildir. Bu artık sizinle ilgili değildir. Siz bunu yükseliş halinizde dönüştürdünüz. Biz size çok şeyleri salıvermenizden, onları İnayet Fırınına koymanızdan söz ettik. Hiçbir beklentiye sahip olmamak, salıvermek hakkında konuştuk, çünkü beklenti....evet, bu o kadar Eski Enerjideki dualiteyi temel almaktadır ki!
Geçen ayki toplantımızda size boşluktan, ilginç bir ders olan, ilginç bir kavram olan boşluğa gitmekten söz ettik. Ve kesinlikle, bu "boşluk" sözcüğünü kesinlikle çok dikkatli seçtik. Ve bu gerçekten de, Yuvayı terk ettiğiniz zamanların anısını ortaya çıkartmıştır. Bunun geçmişle bir ilişkisi VARDIR. Krallığı terk ettiğiniz zaman, boşluğa gittiniz.
Dualiteyi terk ederken yine bir boşluğa girmektesiniz, çünkü dualitenin ötesinde yatan şey daha yaratılmamıştır. Onu yaratan sizlersiniz, sevgili dostlarım. Siz Yeni Enerjiye girecek ilk kişilersiniz. Diğer kişiler için temelleri sizler oluşturmaktasınız. Ve bu gerçekten, Krallığı terk edip de boşluğa girdiğiniz geçmişle ilgili korkuları, ve anıları, ve endişeleri beraberinde getirmektedir.
Onun için, şu geçtiğimiz 30 gün boyunca eski hislerin geri gelmiş olması...korkularınızın olmuş olması...belki pişmanlık anılarının ortaya çıkmış olması....yaptığınız şeyle ilgili endişelerinizin olması şaşılacak bir şey midir? Son dersimizi izleyen günlerde çoğunuz şöyle düşündünüz, "Bu bir tür hile mi, oyun mu? Kimliğimin tümünü mü bırakmaktayım? Kendimi salıvermekte miyim? Başkaları tarafından hükmedilebileceğim, ya da karanlık tarafın beni etkileyebileceği bir yere mi gitmem isteniyor?"
Ve bildiğiniz gibi, biz size şöyle dedik, "Kesinlikle, eğer yapmak istediğin buysa, kesinlikle." Ama istemediğinizi biliyoruz. Ve bu ışık ve karanlıkla ilgili eski oyunu bırakmaya hazır olduğunuzu biliyoruz. Siz bu enerjiyi, dualiteye sıkı sıkıya tutunmazsanız, kötü bir güç tarafından yok edileceğiniz korkusunu salmaya hazırsınız.
Bu eskidir, sevgili dostlar. Bu artık geçerli değildir. Orada, dışarda, size hükmedebilecek bir varlık yoktur..... şu anda soruyu soran kişiye yanıtımız, evet...bir eşin bunu zaman zaman yapmasından başka. (kahkahalar) Ama bizim taraftaki varlıklar bunu yapamazlar. Hatta Metatron ya da Mikail, sizi yoketmek için ve etkilemek için, şu anda size hükmetmeye kalksalar bile yapamazlar bunu. Hiçbiri yapamaz. Siz kendi tanrısallığınızı tutmaktasınız ve ona sahipsiniz!
Sizinle birlikte çok, çok şeyler tartıştık. Bunların özü, salıvermekle ilgiliydi, geçmişi salmak, kim olduğunuzu salmak, alışkanlıkları, kalıpları salmaktı, gerçekten bırakmaktı. Bu, sizin deyiminizle ve tanımlamanızla, ağır, yavaş bir yolculuk olmuştur. Nasıl bırakılacağını öğrenmek, bu son üç yılı almıştır. Bizim tanımlamamıza göreyse, bu çok kısa bir süre olmuştur!
Siz, binlerce, ve milyonlarca, ve daha da milyonlarca yıllık deneyimleri salmaktasınız. Bunlar uzun, çok uzun zaman önce yerleştirilmiş kalıplardır. Saldığınız budur. Son üç yıla ait dersler, gerçekten salıvermeye odaklanmıştı. Sizin de farkettiğiniz gibi, eski yükünüzü, Yeni Enerjiye beraberinizde taşıyamazsınız.
Ve şu an içinde bulunduğunuz, meydan okuyan nokta budur. Belirli şeyleri beraberinde götürme arzusu, çok güçlü bir arzu mevcuttur – nasıl desek – kimliğinizin bilinçlerini, geçmişteki kimliğinizin parçalarını beraberinde götürme arzusu. Bu öncelikle, kendinize pek güvenmediğiniz için böyledir.
--0-- Yükseliş Boşluğu
Boşluğa gidin, denilmesi bile, içerdeki bir korkuyu tetiklemektedir. "Ama ya...?" sorularını ortaya çıkartmaktadır. "Herşeyi bırakırsam ne olur? Hiç kimliğim kalmayacak mı? Başka bir varlık tarafından yok mu edileceğim? Kötü ya da karanlık yanın etkisinde mi olacağım?" Tüm bu endişeler ortaya çıkmaktadır. Ve bunlar şu anda uygundur. Kendinizi bu hislerden, düşüncelerden ve endişelerden reddetmeyin. Şu anda salıvermek ve boşluğa gitmek, Yeni Enerji işleminin bir parçasıdır. Ama sevgili dostlar, bu, olmuş olduğunuz kişiyi reddetmek anlamına gelmemektedir. Bu, kendi parçalarınızı kesmeye, ayırmaya çalışmak değildir.
Yükseliş Boşluğu, kendi içinizde dualiteyle boğuşmadığınız, sessiz bir alandır. Bu boşlukta, kendinize ait tüm parçalardan bir an için duraksamalarını, bir an için sessiz bir alanda olmalarını istersiniz. Burası, şu bilyelerden – beyaz ve siyah ve gri – hareketsiz olmalarını ve tanrısallık enerjinizin doğuşunu hissetmelerini istediğiniz yerdir. Burası, insan zihninizin sınırlarıyla düşünüp tartmaya çalışmayacağınız bir yerdir.
Yükseliş Boşluğunda, tanrısal zihnin ortaya çıkmasına izin verirsiniz. Bu size aittir. Siz, kendinizi dinlersiniz. Sadece bir an için, dualiteyi rafa kaldırırsınız. KENDİ Yeni Enerjinizin, KENDİ tanrısallığınızın tadına varacaksınız. Burada bulunan çoğu kişi, şimdiden bu hissi deneyimlemiştir. Ve bu daha sadece başlangıçtır.
"Yapmalı mıyım/ yapmamalı mıyım?" endişelerini, sizi korkutan bu kuşkuları bir kenara koyun. Bir an için bunları kenara koyun. Boşlukta olun. O zaman size ait olan, ve yalnızca size ait olan tanrısallık, ortaya çıkabilecektir. Sözünü ettiğimiz boşluk budur. Siz, tanrısallığınızın ortaya çıkabilmesi için, yolu temizlemektesiniz.
Bununla çalışmaya devam edin. Bir konuyu gerçekten duraksattığınız zaman, bir endişenizi gerçekten duraksatabildiğiniz zaman, meydana gelen şey(leri) hissedin. Tanrısallığınız, o zaman konuşabilecektir size. Onu duyabileceksiniz, çünkü dualitenin ayrıntılarına pek yakalanmamış olacaksınız.
--0-- Dualite
Şimdi, dualiteden söz edelim. Bu, İlk Çemberin dışındaki kimliğinizi bildiğinizden beri var olan "iki" enerjisidir. Sık sık sözünü ettiğimiz gibi, bu şimdi değişmektedir. Biz, "iki" enerjisinden, "dört" enerjisine geçmekteyiz. Bunu tüm çevrenizde göreceksiniz.
Sık sık dörtsel matematikten söz ettik. İnsan bilincini dualiteden alıp, Yeni Enerjiye taşıyacak, yeni içgörülerden ve yeni keşiflerden söz ettik. Bilginin, doğru zamanda gelmeye başlayacağını söyledik. Bilinciniz değiştikçe, onu onaylayacak bilimsel bilgi de gelecektir. Bunun üzerinde çalışan araştırmacılar ve bilim adamları vardır.
Son toplantımızdan bu yana, bir bilim adamı/matematikçi, bununla ilgili bir kitap bile yazdı. ("A New Kind of Science" – "Yeni bir Bilim Türü" Stephen Wolfram, Wolfram Media) Bu epey ilgiye ve epey tartışmalara neden olmuştur. Ama yazarın kendisi tarafından yayınlanan bu kitabın içerdiği araştırmanın özü, ana görüş olmak yolundadır. Bu araştırma, eğer herbiri farklı enerjilere sahip üç unsur varsa, ve bunlara dördüncü bir unsur katılırsa, bunun Yeni bir Enerji türü yaratacağını göstermektedir. Bu araştırma, doğa modellerinin nasıl yaratıldığını, ve Yeni Enerjide nasıl yaratılabileceğini göstermektedir. Enerjilerin, birbirini izleme düzeninden ve bunların nasıl işlediğinden söz etmektedir. Ama bu her zaman bir 4 enerjisidir. 4'ün bir ögesi, her zaman diğer 3 ögeyi etkilemektedir.
Bu şimdi basılmış olarak sunulmuştur. Okuyabilirsiniz. Bu, sözünü ettiğimiz dörtsel matematik anlayışının sadece başlangıcıdır. Bu, ilk adımdır. Bunu anlamaya çalışmak ya da çürütmeye çalışmak üzere başka araştırmacılar devreye girecektir. Üstelik bu, daha da bilimsel ve matematiksel bir onaya neden olacaktır.
Siz bunu yaşam sürecinizde görmektesiniz, sevgili dostlar. Bu, eterik düzeylerde olan ve sizi etkilemeyen bir şey değildir. Bunu, yaşam sürecinizde görmektesiniz. Yolculuğunuzun onayını görmektesiniz.
Ama bu arada, dualite de tutunmak istemektedir. O, tutunmak istemektedir. Bunun delilini, gazetelerinizde, manşetlerde görebilirsiniz. Dualite, çaresiz bir biçimde tutunmak istemektedir. Gitmek istememektedir. Terk etmek, yok edilmek, unutulmak istememektedir. Kendi kimliğine tutunmaya çalışmaktadır.
Evet, kesinlikle, dualitenin kendi kimliği vardır. Kendi tireşimine sahiptir. O bir anlamda, tıpkı sizin gibi bir varlıktır. Ama deneyimlerinizden de bildiğiniz gibi, dualite artık yorgundur da. Dualite, Yeni Enerjiye dönüşme zamanının geldiğini bilmektedir. Dualite bile kendi içinde çelişkidedir, bir yanı tutunmak istemekte, bir yanı bırakmak istemektedir. Ne güzel bir orkestra! Gerçekten güzel! Bunların tümü, büyük değişimlerin meydana geldiğine ve olmaya da devam edeceğine işaret eden, daha yüksek zirveler, ve daha alçak dipler, ve daha hızlı döngüler yaratmaktadır.
Metatron'un bildirdiği gibi, dualite son ayaklanmasını gerçekleştirirken, tüm çevrenizde, insanları, ve kabileleri, ve ulusları, ve hükümetleri içeren ve huzursuz eden çok olay göreceksiniz. Çevrenizdeki dünyada olup biten şeylerin dinamiğini gerçek bir biçimde anlamadan, dua etmemenizi, meditasyon yapmamanızı ve imgelemeler yapmamanızı rica etmiştik. Kısa duvarın arkasında durun, ve dualiteden Yeni Enerjiye geçişi izleyin. O zaman, yapmanız gereken şeyi anlayacaksınız.
Tanık olduğunuz tüm olaylar uygundur. Dualite, özgür olmayı istemekle, tutunmayı istemek arasında gidip gelmektedir. Bu sadece dünyanızda değil, kendi içinizde de olmaktadır. Hatta bu, yükseliş ayakkabılarının içinde yürüdüğünüzde bile olmaktadır.
Siz aynı fiziksel bedenin içinde kalarak, bir yaşamdan ötekine geçtiniz. Çoğunuz, yeni bir yaşam sürecine geçmenize rağmen, aynı adı kullanmaya devam ediyorsunuz. Önceki kimliğinizden çok şey alakoydunuz. Bırakmak istemeyen bir parçanız var, ama başka bir parça da çaresizlik içinde salmaya çalışıyor. Siz çelişkiyi kendi yaşamınızda görmektesiniz, yaşamınızdaki meydan okumaları görmektesiniz. Öylesine tutunmak istiyorsunuz ki, ama öte yandan da değişmek istiyorsunuz – ilginç bir enerji dramı!
Çevrenizdeki şeylere bir bakın. Dualitenin yüzüne bir bakın. Olduğunu sandığı kimliğine tutunmaya çalışan insanlara bir bakın. Ancak, bu eski kimlik, kendileri tarafından çekilip alınmaktadır. Toplumunuzda yaygın olan dövmeleri gördüğümüzde, kendi kendimize gülüyoruz. Bu, şöyle demenin bir yoludur, "Ben kimliğime o kadar çok tutunmak istiyorum ki, kim olduğumu anımsayabilmek için bedenime işlenmesini istiyorum. Ben kimliğimi bırakmak istemiyorum. Ben onun fiziksel ve duygusal varlığımın derinlemesine gömülmesini istiyorum."
Giysilerindeki etiketlerle, giysi dolabını kişiselleştirmekle, hatta t-şirtlerinin üzerine adlarını yazarak onu kişiselleştirmekle, kimliğine sahip çıkmaya çalışan insanları gördüğümüz zaman, kendi kendimize gülüyoruz. Bunun komik olduğunu düşünüyoruz. Onlar gerçekten kim olduklarını bilmiyorlar mı? (kahkahalar)
Ama evet, kimliğine sahip çıkmaya çalışan, tutunmaya devam etmeye çalışan, ama öte yandan da başka bir yanı umutsuzluk içinde değişmek isteyen insanları görmeye devam edeceksiniz. Bu ikiliğin tümü, Yeni Enerjiye geçme işleminin bir parçasıdır.
Bu kimlik değişimi, alan üyesinin çok kederlenmesine neden olmaktadır. Çoğunuzun şu anda yaşadığı bu keder, bizi duygulandırmaktadır. Bunun, işlemin bir parçası olduğu güvencesini size vermekten başka, yapabileceğimiz az şey vardır. Böyle zamanlarda olduğu gibi, yanınızda oturmak ve yolculuğunuzun nedenini sizinle paylaşmak üzere gelmemizden başka, yapabileceğimiz az şey vardır. Buraya gelmekten ve yalnız olmadığınızı sizinle paylaşmaktan başka, yapabileceğimiz az şey vardır. Bu alan, yolunuzun üzerindeki bu dinlenme yerine sizi sevmek üzere gelen muhteşem iki varlıkla, Mikail ve Metatron'la, ve daha çok, çok, çok varlıkla doludur.
İçinizdeki keder, birşey kaybettiğiniz içindir. Olduğunuzu sandığınız (kişiyi) kaybetmektesiniz. İlişkileri, işleri, ve bazılarınız sağlığını kaybetmektedir. Olduğunuzu sandığınız herşeyi kaybetmektesiniz. Kederin sizi derinden etkilediğini ve güçlü olduğunu biliyoruz. Bunun, sadece işlemin bir parçası olduğunu söylemek için burada bulunuyoruz, sevgili dostlar. Yalnız olmadığınızı bilin.
Bu kederin yerine başka birşey konabilir, ama düşündüğünüz enerji değil. Bir sabah uyanıp da, dualitede sahip olduğunuz eski sevinçle dolu olmayacaksınız. Bir bütünlük olacaktır. Bir bütünlük olacaktır. Bu, farklı türden bir duygu olacaktır. Bu yeni hissi tanımlamak için bir sözcük bile kullanmak istemeyeceksiniz, çünkü sözcük çok sınırlıdır. Bu arada, içinden geçtiğiniz şeyi bildiğimizi anlayın.
Öğretmenleri olarak başka insanlarla birlikte oturduğunuzda, içinden geçtikleri şeyler için empatiye ve anlayışa sahip olacaksınız. Siz değişimleri ilk elden deneyimlemiş olacaksınız. Onların ellerini tutabilecek ve kederlerini, olduklarını sandıkları herşeyin, ve olacaklarını sandıkları herşeyin farklı olmasından kaynaklanan kederi, anladığınızı söyleyebileceksiniz.
Sevgili dostlar, kendinize güvenmek zamanıdır. Mikail bugün sizinle bunu paylaşmak için gelmektedir. Gerçek Kılıcını içinizde taşırken, çok deneyimlerden geçtiniz. Kendinize ve yaşantınızda size olmakta olan şeylere, hatta bir eş (sizi) terketmekte olsa bile, güvenmek zamanıdır. Siz kendinizi suçlamaktasınız. Dışarıdan onları suçlamakta, ama içinizden de kendinizi suçlamakta olduğunuzu bilmekteyiz.
Yaşantınızda çok şeyler olmaktadır. Kim olduğunuzu, şu anda ne yapmakta olduğunuzu, neden burada olduğunuzu merak etmektesiniz. Oh, içsel düzeylerde o kadar kuşkuyla dolusunuz ki. Mikail, kendinize güvenmenizi, tanrısallığınıza güvenmenizi, herşeyin uygun olduğunu anlamaya başlamanızı rica etmek için gelmektedir. İçerdeki duvarlar yıkılıyormuş gibi gelse bile. Kim olduğunuzun dokusu çözülüyormuş gibi gelse bile.
Gerçekten, kendinize güvenmek zamanıdır. Siz, tanrısallık enerjisini taşımaktasınız. Siz kesinlikle kendi Gerçek Kılıcınızı taşımaktasınız. Kendinize güvenmek zamanıdır. Metatron'un sözünü ettiği gibi, yaşantınızdaki meydan okumalardan geçmek ne kadar zor görünürse görünsün, ortaya çıkın. Öğretilerinize başlayın, çalışmanıza başlayın.
Oh, biliyoruz. Sizin şöyle dediğinizi duyuyoruz, "Ama Tobias, ne yapmam gerektiğini pek bilmiyorum. İşaretin gelmesini bekliyorum." Sevgili dostlar, BİR İŞARET OLMAYACAKTIR! Olmayacaktır. Siz bir şey beklemektesiniz. O şimdiden buradadır! O şimdiden kapınızdadır. O şimdiden yeni evinize taşınmıştır. O şimdiden buradadır. Onu ya, edindiğiniz sorumluluklar yüzünden ve istemediğiniz için görmüyorsunuz, ya da görüyorsunuz, ve bu sizi korkutuyor.
Alan üyesi siz öğretmen olmayı kabul etmiş kişilersiniz. Öğretmeye başlamak zamanıdır. Bunun ne anlama geldiğini, ya da neye benzediğini bilmiyorsanız, son dersimizde sözünü ettiğimiz Yükseliş Boşluğuna gidin. Sakin ve sessiz olun. Dualiteyi bir kenara koyun. Onu duyacak, ya da hissedecek, ya da bileceksiniz. Yanıt içerdedir.
Mikail bugün size konuşmak için gelmektedir. Siz bir zamanlar onun öğrencileriydiniz. O şimdi, öğretmen olmanız için size "meydan okumak" için gelmektedir. Okula gitmeyi bırakın. Çalışmaya başlayın. Bu noktada öğrenebileceğiniz ve sizi daha fazla Yeni Enerji öğretmeni haline getirecek hiçbir şey yoktur.
Öğrettikçe, daha fazlasını öğreneceksiniz, ama bu noktada artık okul söz konusu değildir. Artık kitaplar yoktur. Onların hepsini okudunuz. Artık sınıflar yoktur. Onların hepsine gittiniz. Şimdi, öğretmeye başlayın. Şimdi, öğretmeye başlayın sevgili varlıklar. Yol aldıkça öğreneceksiniz. Ne yapılması gerektiğini bileceksiniz.
Mikail, Başmelekler Mertebesini terketmeden önce size Gerçek Kılıcını veren varlık, öğretmen olmanız için size şimdi "meydan okumaktadır". Mikail, en derin düzeylerinizden kendinize güvenmeniz için size "meydan okumaktadır". Oh, bunun çok korkutucu olduğunu biliyoruz. Siz bir şeye, ya da başka bir insana güvenmek istiyorsunuz. İnsanların dünyada yapmak istediği son şey, kendine güvenmektir. Bu, çok fazla sorumluluktur.
Öğretmeniniz ve eğitmeniniz olan Mikail, sizi özgür bırakmak zamanının şimdi geldiğini söylemektedir. O, dünyaya gelmek üzere Başmelekler Mertebesini terkettiğinizden beri, diğer çalışmalarının yanısıra sizinle hep çalışmıştır. O, enerjinin önemli bir bölümünü oluşturmuştur. Mikail sizi şimdi özgür bırakmaktadır. O sizi şimdi mezun etmektedir. O şimdi, sizinle ilgili üstlendiği eski rolünden uzaklaşmaktadır. Size her zaman bir dost olacağını ve herzaman hayranlık duyacağını söylemektedir. Ama şimdi, Metatron tarafından temsil edilen ve KENDİ Ruhsal sesinizin enerjisini kabul edebilmeniz için, Mikail'in enerji alanınızdan geri çekilmesinin zamanıdır.
Mikail bugün, öğretmeye başlayabilmeniz amacıyla, kendinize yeterince güvenmeniz için size "meydan okumak" üzere gelmektedir. Doğru zaman şimdidir ve dünyanın kesinlikle buna ihtiyacı olacaktır. Artık daha fazla beklemeyin. Sabırlı (ya da alçak gönüllü, ya da kişiliksiz) olmayın. Kendinizi geriye çekmeyin. Birbirinizle çalışın. Alan üyesi ailesi olarak dünyanın her yanından, bunun için biraraya geldiniz.
Mikail şöyle demektedir, "Ama hala ne bekliyorsunuz? Uygulamaya ne zaman başlayacaksınız? Ne zaman öğretmen olacaksınız? İçinizdeki o sorumluluğu ne zaman kabul edeceksiniz?" Olaylar, enerjiler, insanlar, fırsatlar....siz sorumluluğu, diğerleri için bir öğretmen olmak sorumluluğunu kabul etmedikçe, bunlar spiritüel bakışınızda berraklık kazanmayacaktır.
Çoğunuzun şöyle düşündüğünü biliyoruz, "Oh, ama kime öğreteceğim? Ve, ne öğreteceğim? Ve, nasıl öğreteceğim?" Bu sorular, sorumluluğu kabul ettiğiniz anda yanıtlanacaktır. Ama önce sorumluluğu kabul etmelisiniz. Ondan sonra yanıtlar size gelecektir.
Siz öğrencilikten, öğretmenliğe geçerken, Mikail bu "mücadeleye" sizi davet etmek için bugün burada bulunmaktadır. Başkaları için var olabilmek amacıyla, kendinize güvenmenizi, kendi tanrısallığınıza güvenmenizi rica etmektedir. Mikail, yükseliş yolculuğuna çıkmaya başlayan diğer insanların size ihtiyaç duyacağını söylemektedir.
Dualite, hassas bir dengede bulunmaktadır. Dünyanın size ihtiyacı vardır. Öne çıkmak için yeterli güvene sahip olun, sevgili varlıklar. Kendinize güvenin. Kederle dolu olduğunuzda, yaşantınızda meydan okumalar olduğunda, ve şeyler yaşantınızdan çıkarken bunu yapmak zordur. Bunu yapmak zordur. Siz beklemek istiyorsunuz. Siz, herşey yerli yerine oturuncaya kadar, herşeyin mükemmel olduğunu hissedinceye kadar beklemek istiyorsunuz.
Kederinizin bir bölümü de, içinizden gelen tanrısal çağrıdan kaynaklanmaktadır. Bir çağrı var ve siz buna yanıt vermediniz. Kapınız vuruluyor, ve siz onu açmadınız. Kederinizin bir nedeni de budur. Eski enerjiyle, şimdi kesilmesi gereken bağlar var. Salınacak şeyler var. Bunu sadece yapın, gerçekleştirin. Kendinize güvenin. Hallolacaktır. İçinizin derinliklerinden, kendinize güvenmek zamanı olduğunu ve bu Yeni Enerjide gerçekleştirmek üzere geldiğiniz şey(leri) gerçekten tamamlamak zamanı olduğunu biliyorsunuz.
Şimdi sevgili dostlar, çok uzun zaman önce Krallığı terkettiğinizde, bir kimlik ve benlik farkındalığını geliştirdiniz. Ondan önce, bildiğiniz gibi, birlik vardı. Ateş Duvarından geçtiğinizde, ilk kez kendi kimliğinizin gerçek farkındalığına sahip oldunuz. Siz artık, sadece Krallığın bir parçası değildiniz. Siz artık sadece, mecazi anlamda hanedan diyeceğimiz ailenin bir parçası değildiniz. Siz kendi kimliğinizi geliştirdiniz. Kimliğinizi, daha Dünyaya gelmeden önce, birçok yaşamlarla ve birçok deneyimlerle geliştirdiniz.
Ama şimdi, garip gelse de, kimliği bırakmak zamanıdır. Onu salıvermek zamanıdır. Geçmişte, ruhsal düzeydeki kimliğiniz diyebileceğiniz ve bir yaşamdan ötekine oluşturduğunuz kimliği yapılandırdınız. Ona çok doğrusal (lineer) bir biçimde, bir deneyimden ötekini eklediniz. Siz bunu, Yuvayı terkettiğinizden beri yaptınız.
Yeni Enerjiye girdikçe, yeni bir kimliğe de gireceksiniz. Kimliğinizi adım adım oluşturmak yerine, şimdi bir atlayış, bir sıçrayış gerçekleştireceksiniz. Siz bir kimlik sıçrayışı gerçekleştireceksiniz. Kim olduğunuzu sandığınız kimlikten, kimliksiz olacağınız bir sürece, ondan sonra da yeni bir kimliğe sıçrayacaksınız. Dokuzuncu Derste sözünü ettiğimiz Yükseliş Boşluğu, eski kimlik enerjinizin, geçici olarak gitmesidir.
Bir kimliksizlik döneminden geçersiniz. Kimliksizlik. Aynaya bakarsınız ve bir yansıma görmezsiniz. Çoğunuzun şimdi içinde bulunduğu alan budur. Kederin bir nedeni de budur. Kim olduğunuzu merak etmenizin ve ne yapmanız gerektiğini merak etmenizin bir nedeni de budur. İçinizde derin ve aşırı bir biçimde hissettiğiniz, kendinizden duyduğunuz kuşkunun bir nedeni de budur. Kimliğiniz gözden kaybolmaktadır. O arada, yeni kimliğinizi geliştirene kadar, hiçbir kimliğiniz olmayacaktır.
--0-- Onuncu ders, Eski Benler Salınıyor...
Sevgili dostlar, Yükseliş Dizisinin Onuncu Dersi – Kimliksizlikten Yeni Kimliğe. Yeni kimliğinize geçmeden önce, kimliksiz olmak deneyimine sahipsiniz. Bu, yansıması olmayan aynadır.
Bir aynaya bakın. Kendi fiziksel görüntünüzü göreceksiniz. Ama ona bakmaya devam ettiğinizde, bu görüntü, artık size ait değilmiş gibi görünecektir. Sizinle titreşmeyecektir. Size doğru gibi gelmeyecektir. Bazılarınız için bu görüntü tamamen yok olacak, ve siz boş bir aynadan başka bir şey görmeyeceksiniz!
Son zamanlarda insanların sizi neden görmezden geldiğini sanıyorsunuz? (kahkahalar) Bu, kim olduğunuzu sandığınız –bu sözcüğün altını çiziyoruz – kim olduğunuzu SANDIĞINIZ kimliğin sizi terketmesinden ötürüdür. Onunla birlikte, eski benliğinizin tüm enerjileri ve simgeleri de gitmektedir. Çarptığınız arabalar gibi şeyler, ya da eviniz gibi şeyler. Bazılarınız için bunun zor olduğunu biliyoruz...giysileriniz...dostlarınız...tüm bu şeyler.
Bu kimliksizlik döneminde, en sıkı tutunduğunuz şeyler sizden alınmaktadır. Bunlar bizim tarafımızdan, Mikail ve kesinlikle Metatron tarafından alınmamaktadır. Bunlar, kendiniz tarafından alınmaktadır. Yeni kimliğinize girmeden önce, kimliksizlik döneminden geçmektesiniz. Bu, son toplantımızda sözünü ettiğimiz BoşlukTUR. Bu, yükseliş işleminin bir parçasıdır. Şimdi içinden geçtiğiniz şey, çok zor ve meydan okuyucudur.
Aynaya bir bakın. Bir şey görseniz bile, yansımadaki insanı zor tanıyacaksınız. Oh, biliyoruz, çoğunuz son zamanlarda bunu farketti. Aynaya bakıyor ve şöyle diyorsunuz, "Bu ben olamam. Aynada gördüğüm şey, artık benmişim gibi gelmiyor." Neden söz ettiğimizi biliyor musunuz? Olduğunuzu düşündüğünüz kişi, gitmektedir.
Şimdi, siz aslında kesinlikle yok olmamaktasınız. Siz, buharlaşmamaktasınız. Siz sadece, bir tırtılın kelebeğe dönüşmeden önce, değişimden geçmesine benzer bir değişimden geçmektesiniz. Ne mükemmel bir benzetme! İçinden geçeceğiniz yükseliş metamorfozunu (başkalaşımını) size hatırlatması için, ne mükemmel bir örneği doğaya yerleştirmişsiniz.
Kozasında otururken, tırtılın şöyle dediğini düşünün, "Tanrı aşkına – evet, yemin ederiz (kahkahalar) – Tanrı aşkına, neler oluyor?" Tırtılın düşündüğü tam olarak budur. "Neler oluyor? Ben, yükselmiş bir tırtıl olacağımı sanıyordum!" (kahkahalar) "Daha fazla bacaklarımın, daha fazla yeşilin olacağını ve belki de birkaç gözün ekleneceğini ve belki de, öncesine göre daha alımlı, biraz daha akıllı olacağımı sanıyordum. Bana neler oluyor, sevgili Tanrı? Yükseliş yolunda yanlış yere sapmış olmalıyım! (kahkahalar) Ben bu hiçbirşey kozasının içinde oturuyor, ve nelerin olduğunu anlamaya çalışıyorum, yapacağımı sandığım şeyleri neden yapmadığımı anlamaya çalışıyorum."
Zavallı tırtıl bunların tümünü, renklerle bezenmiş kanatlarıyla kozadan fırlamadan birkaç dakika önce düşünüyor. Kanatlar! Tırtılın kanatlardan hiç haberi olmamıştı! Ve renkler? Tırtıl sadece yeşili biliyordu! Ama şimdi burada işte, herkesin görebileceği harikulade bir görüntü olarak.
Sevgili dostlar, meleklerin aslında kanadı olmadığını biliyor muydunuz? Gerçekten yoktur. Bazı içgörü sahibi sanatçılar, insanların, bir noktada, bir metamorfozdan geçeceğini anlamıştır. Onlar, insanların bir değişimden geçeceğini bilmiştir. Kelebek benzetmesindeki enerjiyi alıp, çizdikleri, boyadıkları meleklere kanat takmışlardır. Bu, bir gün insanın da bundan geçeceğini simgelemek içindi.
Zavallı tırtıl kozasında otururken aynaya bakar ve neler olduğunu anlamaya çalışır. Kendini bile tanımamaktadır. Kendini artık bir tırtıl olarak bile görmemekte, tersine çirkin ve değişen bir yaratık olarak görmektedir. Tırtıl, meydana gelen şeyleri bilmemektedir. Neden kapana kısıldığını merak etmekte ve olduğunu sandığı herşeyin....artık olmadığına şaşmaktadır. Tırtıl bu düşüncelere, bir kelebek olarak kozasından uçmadan birkaç dakika önce sahiptir.
Size olan şey budur. Siz, "kimliksizlik" noktasına, yeni kimliğinizden hemen önce gidersiniz. Ama, yeni kimliğinizle gerçek anlamda ortaya çıkabilmenizi sağlayacak süreçlerin tümüyle işleyebilmesi için, bu bölgeden, bu boşluktan, bu "kimliksizlik" döneminden geçmek zorundasınız.
Yeni kimliğiniz, eskisine hiç benzemeyecektir. Siz eski kimliğinize ve olduğunuz kişiye ve aynada gördüğünüze sıkı sıkıya tutundunuz. Yeni Enerjide bu böyle olmayacaktır. İçeride kilitlenmiş bir kimliğe sahip olmayacaksınız. O çok esnek, çok akıcı olacaktır. Yeni kimliğinizle kendinizin farkında olacaksınız, ama aynı zamanda çevrenizdeki herşeyin daha fazla farkında olacaksınız. Bu farkındalık, tanrısal duyularınızla, Ah diliyle gelecektir.
Yeni kimliğinizde, eski kontratlara bağlı olmayacaksınız. Bir kalıba sıkıştırılmış olmayacaksınız. Yeni bilinç kanatlarına sahip olacaksınız. Bu, (yeni kimliğiniz) doğrusal olmayacaktır. Çok-boyutlu olacaktır. Kimliğinizi geliştirmek ve korumak zorunda olmayacaksınız. Kendi başınıza güvende, kendi içinde bütün olacaksınız. Yeni kimliğiniz, kendini ifade etmek isteyecektir. Siz, genişlemek isteyeceksiniz. Siz, uçmak isteyeceksiniz, sevgili dostlar.
Mikail bugün şunu söylemek için gelmektedir, "Bu kimliksizlik döneminde kendinize güvenin. Güvenin kendinize. Öne çıkın şimdi. Kozanızdan çıkın. Bir öğretmen olarak sorumluluk alın. Yeni kimliğiniz tüm çevrenizde ortaya çıkmaktayken, sorumluluk alın."
Onuncu Ders – Kimliksizlikten Yeni Kimliğe. Biz gelecekte, bu yeni kimlik hakkında, Yeni Enerjide kim olduğunuz hakkında daha konuşacağız. Ama anlayın sevgili dostlar, şu anda içinden geçtiğiniz şeyleri neden yaşadığınızı anlayın. Bu, bir işlemin, Alam üyelerinin yolculuğunun, sizi izleyecek olan herkesin yolculuğunun bir parçasıdır.
Bu dersin ev ödevi oldukça basittir. Bu, hergün yaptığınız bir şeydir. Aynaya bakın. Aynada, kim olduğunuzu sandığınız kişiye bakın. Aynadaki yüzün ötesine bakın. Geçmişi hatırlatması açısından enerjiye bakın. Meydana gelmekte olan değişimlere bakın, kelebek olmadan önce, bir tırtılın içinden geçtiklerine benzeyen değişimlere bakın. Muazzam bir işlemden geçtiğinizi bilin.
Gitmeden önce, sizin gerçekten aklınızı karıştıracak bir düşünceyi daha ortaya atacağız! Bu, gelecekteki açıklamalarımızın çoğunun konusunu oluşturacaktır. Yeni Enerji, sadece geliştirilmiş Eski Enerji değildir. O, kesinlikle farklıdır. Yeni Enerjiye geçmeniz, yükseliş halinizin sorumluluğunu almanız, geçmişteki kimliklerinizin de salınmasına neden olur. Bu, geçmiş yaşamlarınızı salıverir.
Geçmiş yaşam kimliklerinizin bir anlamda, kendi enerji ailenizi, kendi ruhunuzu terk ettiğini söyleyebilirsiniz. Onlar herzaman sizin bir parçanız olacaktır, ama bir anlamda, siz geçmiş yaşam kimliklerinizi özgür bırakıyor olacaksınız. Sizin bu veçheleriniz sonra gider ve kendi yeni kimliklerini yaratır. Bu, başlangıçta Dünya alemlerinde meydana gelmez. Sizin bu veçheleriniz, kendilerine has kimlikleri yaratmaya başlamak üzere, evrenin başka yerlerine gideceklerdir.
Evreni anımsıyor musunuz? Şu anda orada fazla birşeyin olmadığını söylemiştik. Siz, evren denilen bu büyük alanı, Yeni Enerjinin yeni biçimleri için yarattınız. Yeni kimliğinizi edinmeniz, geçmişte olduğunuz kimlikleri, her bir bireysel yaşam sürecini (ve bu, bundan çok daha karmaşıktır), salıverir. Onları salarsınız. O zaman onlar, kendi bağımsız kimliklerini üstlenmek üzere, fiziksel olmayan biçimleriyle evrenin başka yerlerine giderler.
Sevgili dostlar, siz şu anda Yeni Enerjiyi doğurdunuz! Siz, kendi kendinizin ana-babasısınız. Bunun üzerinde düşünün. Üzerinde düşünün. Belki şimdi size, "Bu artık sizinle ilgili değil" dediğimizde, daha iyi anlayabilirsiniz. Kendinize ait çok çocukların ana-babasısınız; önce içinden geçip gittiğiniz bir yaşamda onlara bir kimlik vererek, ve sonra, onlar da gidip, size çok benzeyen yaratıcılar olsunlar diye, onları özgür bırakarak. Ama siz tek varlıklarsınız....bu tür bir ana-babalığa ya da kimlik yaratma yeteneğine sahip olacak tek varlıklarsınız. Dışarıya gönderdiğiniz veçheleriniz, gidip de kendilerini geliştirmeleri için özgür bıraktığınız veçheleriniz, kendi veçhelerini özgür bırakmak anlamında, aynı yaratıcılığa sahip olmayacaklardır.
Bunların tümü öylesine büyük ve muhteşem bir resmin parçalarıdır ki, ve siz de bu resmin tam ortasında bulunan yaratıcılarsınız. Siz, gerçek kimliğinizi geliştirebilmek için, olduğunuzu sandığınız kimliği salmakta ve bir kimliksizlik dönemine girmektesiniz. Bu, sizin tanrısallığınızdır. Bunu gerçekleştirmek sürecinde, geçmişinizi salmaktasınız. Dışarı çıkıp, kendi kimliğini yaratabilmesi için, geçmişinizi doğurmaktasınız. Çok ilginç şeyler olmaktadır! Ve siz, küçük bir dünyada yaşadığınızı sanmaktaydınız!
Sevgili dostlar, sizinle birlikte olmuş olmak büyük bir onurdur. Burada, birlikte olduğumuz bu sürede salıvermek, ve sizi sevmemize ve beslememize izin vermek, size mutluluk vermiştir. Bir ağacın altında oturmak ve dostlarla birlikte olmak için bu dinlenme yerini seçtiğinize memnun olduk. Buna ihtiyacınız vardı. Son zamanlarda oldukça yorgun ve bezgindiniz. Keder ve hayal kırıklıkları ile doluydunuz. Bu, olduğunuzu sandığınız kişiyi değiştirdiğiniz için böyledir.
Sizinle birlikte olabilmek için bugün buraya gelmek bize mutluluk vermiştir. Size Gerçek Kılıcını veren Mikail'e, artık bir öğrenci olarak değil de, bir öğretmen olarak sizi özgür bırakmak, mutluluk vermiştir. O herzaman bir dosttur, ama artık, bazılarınızın deyimiyle "patron" değildir.
Bu dizinin son dersi için bir ay ve birkaç haftaya kadar geri geleceğiz. Bu haftalarda, sizde ve dünyanızda çok şey meydana gelecektir.
Candan sevildiğinizi ve hiçbir zaman yalnız olmadığınızı bilin.
Ve öyledir!