Mümkün olduğunca rahatlayın. Derin nefesler alın. Gevşeyin. Bugünün insanı bazen çok gergin ve streslidir, ve tutuk bir bedene sahiptir. Benim zamanımda, biz çok daha rahattık. Kendimizi bu kadar sıkıntıya sokmazdık. Oh, payımıza düşen kederler elbette vardı. Ve kesinlikle payımıza düşen, ağır suçluluk duyguları da vardı. Ama biz bugünün insanları kadar gergin değildik.
Şimdi, Yükseliş Dizisinde birçok zorlayıcı ve meydan okuyucu dersten geçtik. İlk derse, sevgili varlıklar, size "Bu artık sizinle ilgili değildir. Sizinle ilgili değildir" diyerek başladık. Artık bir kontrata sahip değilsiniz, ve artık bir karmaya sahip değilsiniz. Buna inanmanın zor geldiği günlerin olduğunu biliyoruz, ama bu artık sizinle ilgili değildir.
Siz artık tüm bu deneyimlerin ve meydan okumaların üstesinden gelmek zorunda olmadığınız, yepyeni bir düzeye geçmektesiniz. Artık bunları yolunuza koymak zorunda değilsiniz. Bu, sizinle ilgili değildir. Sizler bu Dünya denen yerde, öğretmen olmak için kalmayı seçtiniz. Kendi yolunuza koyduğunuz meydan okumaların tümünü, her an bırakabilirsiniz, ve böylece enerjinizi ve dikkatinizi, başkalarına rehberlik edecek, tanrısal bir insan olmaya odaklayabilirsiniz.
Bu artık sizinle ilgili değildir. Gerçi bundan kuşku duymanıza neden olacak enerjiler, içinizde ve çevrenizde kesinlikle vardır. Ama aynaya baktığınız zaman, bunun artık sizinle ilgili olmadığını kendinize hatırlatın.
--0-- Birinci Ders
Yükseliş Dizisinin Birinci Dersinde, şimdiden yükseldiğinizi paylaştık sizinle. Ne olacağını sanmıştınız ki? Beklentiniz neydi? Ve yükseldiğiniz zaman, sizi kimin karşılayacağını sandınız ki? Yükselmek, fiziksel bedeni değiştirmeden, bir yaşamdan ötekine geçmek demektir. Şu son birkaç yılda siz şimdiden bir, belki iki yaşamdan geçtiniz ve az sayıda kişi de üç yaşamdan geçmiştir. Siz bunlardan hızla geçtiniz.
Siz yükseldiniz. Bunun meydan okuyucu ve zor olmasının nedeni, tüm çevrenizdeki enerjilerin, Eski Dünya dediğimiz dünyaya ait olan enerjilerin, yükselmiş olmamasından kaynaklanmaktadır. Onun için, tüm çevrenizde, yani dışınızdaki realitede gördüğünüz şeyler, içinizde meydan gelmiş olan şeyden kuşku duymanıza neden olmaktadır. Ayrıca, yükselişin ne olduğuna dair önyargılı düşünceleriniz de vardı. Belki de kanatlarınızın çıkacağını ve çevrede uçacağınızı sandınız. (kahkahalar) Uçağa binmek çok daha kolaydır! (kahkahalar) Tüm zorlukların ve meydan okumaların yok olacağını sandınız. Ama söylediğimiz gibi, Dünyanın geri kalanının çoğu bu titreşime hala tutunmaktadır, ve siz çok daha açık ve duyarlı bir hale geldiğiniz için, çevrenizdekilerin hala içinde bulunduğu acı ve kederi hissedebiliyorsunuz. Ve bunları çoğu zaman kendinize ait acılar ve kederler olarak yorumluyorsunuz.
Ve eski anılar hala içinizde oyalanmaktadır. Bunlar size geçmişinizi, çocukluğunuzu ve geçmiş yaşamlarınızı hatırlatmaktadır. Ayrıca, pek emin olmayan bir yanınız da var. Eski karmayı bırakmak istiyorsunuz. Kulağa ne kadar garip gelirse gelsin, bazılarınız hala, geçmişte yaptığınız şeylerin karşılığını ödemek zorunda olduğunu sanmaktadır. Bu böyle değildir. Kendinizi affedebilirsiniz. Gerçekten, Ruh sizi hiçbir zaman yargılamamıştır. Siz her an kendinizi affedebilir ve karma zincirlerinden kurtulabilir ve özgür olabilirsiniz.
Yükseliş: Olacağını sandığınız şey değildir. Bu (deyiş) arabalarda kullanılan çıkartmalardan biri olabilirdi! :)
--0-- İkinci Ders
İkinci Derste, size "tanrısallığınıza sahip çıkmak"tan söz ettik. Bu, size tekrar tekrar hatırlatacağımız bir konudur. Tanrısallık sizindir. Kryon, ya da Mikail, ya da Metatron, ya da Meryem, ya da herhangi başka bir varlığa ait değildir. Tanrısallığınız size aittir. Ona sahip çıkın!
Bazen, delikleri olan bir kova gibisiniz. Tanrısallığınız akıp gitmektedir. Ve siz ne olduğuna şaşmakta, tanrısallığınızın nereye gittiğini merak etmektesiniz. Tanrısallığınızdan pek emin değilsiniz. Ona değer (layık) olduğunuzdan pek emin değilsiniz. Onu bir an kucaklamaya çalışıyorsunuz. Sonra da başkalarına veriyorsunuz. Tanrısallığınıza sahip çıkın. Onun size ait olduğunu bilin. Bu, ruhsal bir varlık olarak, sizin doğuştan hakkınızdır. Siz Yuva'yı terk ettiğinizden beri, tanrısallık tohumunu beraberinizde taşıdınız. Krallığı terk edip de, kendinize ait bir kimlik yaratmak için Ateş Duvarından geçtiğinizde, tanrısal tohumu içinizde taşıdınız. O her zaman oradaydı. Onu hiçbir zaman bir başkasında bulamayacaksınız. Ruh bile onu size veremez, çünkü siz zaten ona sahipsiniz. Ona sahip çıkın!
--0-- Üçüncü Ders
Üçüncü Derste, size "içinizdeki karanlığı salmak"tan söz ettik. Sözünü ettiğimiz "yılanlar", tekrar tekrar karşılaşacağınız bir şeydir. Onların orada bulunmasının bir nedeni vardır. Onlar oradadır....karşılaştığınız meydan okumalar, sorunlar...bunların orada bulunmasının bir nedeni vardır. Bilmeniz gereken şeyin ne olduğunu onlara sadece sorun. Yolunuza çıkan ve sizin bir parçanız olan bu yılanlara, bu deneyimden neler öğrenebileceğinizi sorun.
Biz size, "Bilgi taşıyıcısı, karanlık senin bir parçandır" da dedik. Karanlık, sizin bir parçanızdır. Eğer karanlığı yok etmeye çalışırsanız, sadece kendinize acı ve zarar verirsiniz. Gerçek sandığınız kimlikle kendinizi kandırmış olursunuz. Siz hem karanlık, hem ışıksınız.
Dualite unsurları yolculuğunuz için önemliydi. Karanlığı kesip atamazsınız. Siz sadece bu enerjiyi içselleştirebilirsiniz. Bu, tekrar ve tekrar ve tekrar sözünü ettiğimiz dört bilyenin bir parçasıdır. Bu, yeni "dörtsel" enerjidir. Bu, tanrısal enerjiniz tarafından kucaklanan, olduğunuz herşeyin bütünleşmesidir. İçinizde bastırdığınız karanlığı salıverdiğiniz zaman, o ortaya çıkacak ve yükseliş evinizin kutsal mekanına sizi götürecek bir enerjinin yaratılmasını sağlayacaktır.
Karanlık...ona bakmayı pek sevmiyorsunuz. Geçmişte yapmış olabileceğiniz bazı şeyleri düşünmekten hoşlanmıyorsunuz. Siz sadece ışıkta yaşadığınızı düşünmekten hoşlanıyorsunuz. Herşeyi tümüyle kabul edene kadar, sorunlar ve meydan okumalar yaşamaya devam edeceksiniz. Karanlık ve ışık...Yuva'yı terk ettiğiniz zaman meydana gelmiş olan şey budur. Yarattığınız enerjiler bunlardır. Karanlık, ışığa ivme kazandırır. Karanlık, ışığı ileriye fırlatır. Onlar, uyum içinde birlikte çalışır. Onlar, enerjisel bir evlilikte birlikte çalışır.
Şimdi bu, kötü bir insan olmanız anlamına mı gelir? Hayır, burada enerjilerin bir dengesi olduğunu anlamanız için söylüyoruz bunu. Bilgi taşıyıcıları, sadece ışıkta çalıştığını sanmak eğilimine sahiptir. Oysa gerçek, tanrısallığınız tarafından kucaklanan bu enerjilerin, bir birliğe ve uyuma bütünlenmesi ve kaynaşmasıdır.
--0-- Dördüncü Ders Beşinci Ders Altıncı Ders
Dördüncü Dersten, Altıncı Derse kadar, size "Aah Dili"nden söz ettik. Aah Dili, içsel biliştir. Bu, ortaya çıkarak parlayan ve meydan okumalara çözümler sağlayan, kendi tanrısallığınızdır. Bu tanrısal duyuların nasıl uyandığı hakkında konuştuk size. Bunlar, öncelikle insan duyularınızda başlar. Şimdiye kadar görmediğiniz şeyleri görmeye başlayacaksınız, ve daha önce bilmediğiniz biçimde duyacaksınız. Tad alma duyunuzda, ve koku alma duyunuzda, ve hissedişinizde...ve kesinlikle yüreğinizde ve zihninizde yeni derinliklere sahip olacaksınız.
Tanrısal güçleriniz, zaten sahip olduğunuz insan duyularınızla ortaya çıkar. Bu, insanın duyumsama, algılama deneyimi için oluşturduğu yapıyla, yani zaten var olan kanallarla ortaya çıkmaktadır. Ama şimdi, apaçık olanın ötesini görebildiğinizi bilin. Ve şimdiye kadar olduğundan çok daha derin duyabilirsiniz. Bir biliş duyusuna sahipsiniz. Bedeninizin tümünde, hissetme duyusuna sahipsiniz. Tanrısallığın, kendini ilk gösterdiği yer burasıdır. Siz, tanrısal duyularınızı, insan duyularınızla birleştirmeyi öğrendikçe, bu bütün bir paket haline gelir. Tanrısal duyularınız, daha Dünyaya gelmeden önce, bir melek olarak beraberinizde getirdiğiniz duyulardır. Bunların tümünü varlığınızla bütünleştirin. Gücünüzün yattığı yer burasıdır. İçinizdeki ve dışınızdaki şeyleri duyumsama, algılama anlayışınız ve yeteneğiniz burada yatar.
--0-- Yedinci Ders
Yedinci Derste, kesinlikle çok zor ve meydan okuyan bir ders olan, "beklentisiz, gündemsiz olmak"tan söz ettik. Beklentileriniz, gündeminiz olmasın. Çoğunuz, sahip olduğunuz beklentileri nasıl bırakacağını düşünerek, günlerce, hatta haftalarca başını kaşıyıp durdu. Ama siz ancak beklentilerinizi bıraktıkça, işlerin nasıl yürüdüğüyle ilgili yeni bilişlere ulaşırsınız. (O zaman) bir beklentiye, bir gündeme ihtiyacınız olmadığını farkedersiniz. Beklentisiz, gündemsiz olduğunuzda, doğru zamanda, doğru yerde olduğunuzu göreceksiniz.
--0-- Sekizinci Ders
Sekizinci Derste, "sevginin yeni anlayışı" hakkında konuştuk. Gelecek derslerimizde, bundan daha söz etmeye devam edeceğiz. Sevginin değiştiğini göreceksiniz. Onun için ilişkiler de değişmektedir. Eski Enerjide sevgi, bütünlük yaratmak amacıyla enerjilerin biraraya getirilmesiydi. Sevginin yeni anlayışında, siz kendi içinizde bütünsünüzdür; onun için de, bir başkasıyla birleşmeniz, yeni bir enerji yaratır. Sevgi değişmektedir. Sevgi anlayışı...sevginin hissedilmesi...ve sevginin deneyimlenmesi....bunların tümü değişmektedir. İlişkilerinizin neden değiştiğini sanıyorsunuz? Siz bilincinizi değiştirdikçe, çevrenizdeki şeyler de değişecektir.
--0-- Dokuzuncu Ders
Dokuzuncu Derste size, "Yükseliş Boşluğu"ndan söz ettik. Boşluk, bir an için kenara çekilmektir, tanrısallığınızın ortaya çıkmasına izin vermek üzere kenara çekilmektir. İnsan olarak, tüm sorunları çözmek için şu aklınızı, kullanmak öğretildi size. Siz garip bir biçimde, birçok başka şeye değil de, aklınıza güvenmeyi öğrendiniz.
Deneyimleriniz yüzünden, Tanrı'ya güvenmekte zorlandınız, çünkü O'nu çağırdığınızda, gelmediğini gördünüz. Güvenmemeyi öğrendiniz, çünkü bu Tanrı kavramını bilmiyor ya da anlamıyordunuz. Böylece, bir gün belki Tanrı'nın geleceğini, size acıyacağını, ve istediğiniz şeyleri size ihsan edeceğini umarak, kendi benliğinize, eski benliğinize güvenip, geriye adım atıyorsunuz. Çünkü siz bu geçen sürede, kendi aklınıza güvenmeyi o kadar iyi öğrendiniz ki, tanrısallığınıza nasıl açılacağınızı unuttunuz.
Biz onun için, Yükseliş Boşluğuna gidin dedik. Kenara çekilin. Salıverin. Kendinizi açın. Bu biraz ürkütücüdür gerçekten. Aranızda bulunan çok kişinin, bunun üstesinden gelmeye çalıştığını biliyoruz. Ve, sıkı sıkıya tutunduğunuz şeyleri bıraktığınızda, sahip olduğunuzu sandığınız kontrolü elden bıraktığınızda, neler olacağını düşünmek, bazı korkuları da yüzeye çıkartır.
Yükseliş Boşluğuna gittiğinizde, mucizevi bir şey meydana gelir. Kimliğinizin insan yanı ile birleşmek üzere, çözüm, ve içgörü, ve biliş sağlamak üzere, kendi tanrısallığınızın ortaya çıkmasına izin verilmiş olur. Bu tanrısallık, uzun, çok uzun zamandır farkında olmadığınız parçanızdır. O her zaman oradaydı ve sadece ortaya çıkmayı bekliyordu.
--0-- Onuncu Ders
Onuncu Derste, size "kimliksizlikten, yeni bir kimliğe" doğru gitmekten söz ettik. Geçtiğiniz son yıllarda, gerçekleştirmiş olduğunuz şey, genelde budur. Siz kimliğinizi bırakmaktaydınız, çevrenizdeki tüm şeyleri bırakmaktaydınız, eviniz, ya da ilişkileriniz, ya da işiniz, ya da anlayışlarınız, ya da inançlarınız, ya da düşünceleriniz, aileniz, dostlarınız gibi şeyleri bırakmaktaydınız.
Bilinciniz değiştikçe, çevrenizdeki şeyler de değişir. Ve bırakmak uygundur, herşeyi, inançları, maddi şeyleri bırakmak uygundur. Bunların gitme zamanı gelmişse, bırakın gitsinler. Sizin için ve onlar için uygun olan şeyler gelecektir. Uygun olmayanları kutsayın, ve kapıdan çıkıp gitmesine izin verin. Siz bir kimliksizlik döneminden geçiyorsunuz, ve şimdi, yeni bir tanrısal insan kimliğini oluşturmaya başlıyorsunuz – zor ve meydan okuyan bir işlem gerçekten, gerçekten.
--0-- Kıyametin Anlamı
Siz şimdi bitiş zamanındasınız. Bununla ilgili çok şey yazılmıştır. Bitiş zamanıyla ilgili çok şey tartışılmıştır. Siz şimdi, vahiy olunan (bildirilen) günlerdesiniz. Ve kim olduğunuzun ve nereden geldiğinizin açığa çıkması ne muhteşem bir şeydir.
Kutsal kitaplarınızda, şu (Yuhanna'nın) Vahiy Kitabında, bunun karanlık, ve cezalandırıcı ve çirkin bir şey olacağı yazılıdır. Ama sevgili dostlar, kitabın adı kendini ele vermektedir – Vahiy, yani yeni ilhamlar ve yeni içgörüler...olmakta olan kesinlikle budur.
Kıyametin şimdi meydana gelmekte olduğunu biliyor muydunuz....ruhunuzdaki kıyamın şu anda meydana geldiğini? İnsanoğluna ait sözlüklerde kıyametin tanımı......KIYAMETİN ANLAMI, PERDENİN KALKMASIDIR! Yunancadaki gerçek tanımı budur. Kıyametin anlamı, perdenin kalkmasıdır.
Siz kıyamet günlerini şu anda yaşamaktasınız. Tüm çevrenizde, perde kalkmaktadır. Bu, ruhun kıyamıdır. Ve siz bu perdeyi kaldırdıkça, yeni anlayışlara ve içgörülere ulaştıkça, çevrenizdeki tüm şeylere ait bilincin de değişmesini sağlarsınız.
--0-- Şeylerin yeni anlamı
Onun için biz gerçekleştirdiğiniz çalışma için sizi onurlandırmaktayız. Sizin oluşturduğunuz, başlattığınız şeyler, daha sonra kendi yaşamındaki değişimleri gerçekleştirebilmesi için, diğer insanların kullanacağı araç ve enerji modellerini oluşturmaktadır. Sizler, öğretmenlersiniz. Kıyamet – perdenin kaldırılmasıdır. Kryon'un gerçekleştirdiği çalışma, değişen bilinciniz doğrultusunda enerji ağını değiştirmiştir. Enerji ağının uyumlanması ve değiştirilmesi, perdenin kalkmasını sağlayacaktır.
Onun için, bazı insanlar gelip de, parmaklarını size doğrultarak kıyamet hakkında konuşursa, gülümseyin ve onlara, neden söz ettiklerini bildiğinizi söyleyin. Bunu, ruhun dönüşmesi olarak anladığınızı söyleyin onlara. (Mahşerin) dört atlısını tam da bu kutsal topraklarda, bu kutsal odada hissettiğinizi söyleyin onlara. Ve bu dört atlı, Kryon'dur ve Mikail'dir ve Metatron'dur ve Meryem Ana'dır!
--0-- Eski kutsal kitaplardaki vahiy nasıl okunmalı, geride bırakılacak bir grup yoktur
Kutsal kitaplarınızı okuduğunuzda ve şu Vahiy Kitabına baktığınızda, bunlara bu bilinçle bakın. Oradaki öyküler, meydana gelecek belirli olaylar değildir. Dünyanızın her yerine ölüm saçacak melekler olmayacaktır. John (çvr.Vaftizci Yahya) bunu o zamanki bilince göre yazmıştır. John berrak, açık bir hali yaşıyordu ve yazdıkları, insanın içinden başlayacak ve sonra tüm dünyaya yayılacak bir bilinç değişimiyle ilgiliydi. John, dünyaya değişimler saçan yedi melekten söz ederken, içinizde meydana gelen bir işlemi kastetmektedir. Bu, değişimdir ve eski çakralarla (enerji merkezleriyle) ilgilidir. Bunlar saf dışı kalmaktadır. Tek bir çakranın oluşabilmesi için, deyim yerindeyse, bunlar yok olmaktadır. Böylece yedi melek gelmekte, ve içerdeki değişimi gerçekleştirmektedir. Ve Vahiy, İsrail'den söz ettiğinde, bilinçten söz etmektedir. Ülkeden değil. Bu, bilinçle, ve ruhla, ve dünyanın yüreğiyle, ve kim olduğunuzla ilgilidir.
Bu Vahiy Kitabı kesinlikle doğruları ifade ediyordu, çünkü sizler yeni ilhamlara ve yeni anlayışlara sahip olacaksınız. Perde, gerçekten kaldırılacaktır. Burada bulunan tümünüz için kaldırılmıştır bile. Ve, değişimler olacaktır. Bunu, son yıllarda gördünüz. Kendi varlığınızda da değişimler olacaktır.
Bu, Tanrı dünyanın büyük bir bölümünü yok edecek anlamına gelmemektedir. Ve, "geride bırakılacak" grupların olacağı anlamına hiç gelmemektedir. (Çeşitli kaynaklarda belirtilen seçilmiş insan sayısı)Bu tür şeylerin yazılmış olması bile utanç vericidir! Ama biliyor musunuz, bu güzel bir dram yaratmaktadır! :) Bu şu anlama gelmektedir sevgili dostlar, eski kimliklerinizin parçaları, geçmişteki kimlikleriniz....siz kendi parçalarınızı salıvermektesiniz, ve onlar, deyim yerindeyse, "geride bırakılmaktadırlar". Siz, benliğinizin bu eski parçalarını bırakmaktasınız.
--0-- Geçmişin salınması ve yeni enerjinin yaratılması
Geçenlerde yaptığımız son derste de söylediğimiz gibi, mucizevi bir şey olmaktadır burada. Yuva'yı terk ettiğiniz zaman, sizinle birlikte gelen sınırlı ya da sonu olan bir enerji miktarı vardı. Şimdiki bilinen evreninize, yani (o zamanki) boşluğa giren, sınırlı bir enerji vardı. Oh, bu enerji miktarı engindi, ama yine de sınırlıydı.
O zamandan beri yaptığınız yolculukla, ve bir dolu yaşamdan oluşan Dünyadaki yolculuğunuzla, siz Yeni Enerji yaratmaktasınız. Mucize budur! Siz bunu daha kendi yaşantınızda göremiyorsunuz. Ama sözünü ettiğimiz şeyi anlamaya başlayacaksınız. Gerçekleştirdiğiniz çalışmadan ötürü Kryon'un neden bu kadar heyecanlandığını, sizi onurlandırmak için hepimizin neden burada toplandığını anlayacaksınız.
Bir şey olmaktadır. "Yeni Enerji" daha önce hiç yaratılmamıştır. Enerji dönüştürülmüş ve değiştirilmiş ama hiç yaratılmamıştır. Siz, Yeni Enerji yaratmaktasınız. Geçmiş yaşamlarınızı salmaktasınız. Siz, bir anlamda, onları geride bırakmaktasınız. Siz onları salmaktasınız. Ve siz bunu yaptıkça, onlar da kendi kimliklerini üstlenmektedir. Kendi yolculuklarına başlamak üzere, çok-boyutlu evreninizin başka yerlerine giderler.
Siz bu yeni veçheleri doğurdunuz. Bunlar, sizin geçmiş yaşantılarınızdır.
--0-- Günün misafirleri önceki yaşamın eski veçheleri
Metatron, Mikail, Kryon ve Meryem Ana çemberinin dışındaki çemberde bugün toplananlar, onlardır. Kendi yolculuklarına başlamak üzere, şimdi başka çok-boyutlu alanlara gitmektedirler. Onlar sizin çocuklarınızdır. Onlar sizin yaratılarınızdır.
Bu dersin bu zamanında, Meryem Ana şimdi öne çıkmaktadır. Besleyici ve sevgi dolu bir enerji getirmektedir. Ve biz burada sadece, kitaplarınızda sözü geçen Meryem kimliğinden söz etmiyoruz. Ama o bir simgedir, ana enerjisinin temsilcisidir.
Dünya üzerindeki Ana-Baba enerjilerinde, oldukça uzun bir süredir dengesizlik olduğunu biliyor muydunuz? Bunun yeniden dengelenme zamanıdır. Ana enerjisinin şimdi öne çıkmasının nedeni, varlığının yeniden geri gelmesine izin verilmiş olmasındandır. Bu enerji, eril ve dişil enerjilere yeni bir denge getirmektedir.
Önünüzdeki yıllarda, gitgide daha fazla insanın, Meryem enerjisine kanallık ettiğini, bu enerjiyle çalıştığını ve bu enerjiye çekildiğini göreceksiniz. Onun sizi seven, ve besleyen, ve destekleyen, saf mavi enerjisini, çok kez çevrenizde hissedeceksiniz. Siz kendi tanrısallığınızı doğurmakta olduğunuz için, Ana enerjisi buradadır. Tanrısallığınızı doğurduğunuz bu zamanda, Ana enerjisi buradadır. Bu enerjiyi, tanrısal duyularınızla hissedeceksiniz. O şu anda ve bu alanda fazlasıyla mevcuttur. Çoğunuz onunla daha önce çalışmıştır. Ama onunla ilgili pek aşina olmadığınız, yeni veçheler söz konusudur. Meryem'in daha parlak ve hafif görünmesi ve hissedilmesi söz konusudur.
Perde kaldırıldıkça, o ortaya çıkabilmektedir. Onun enerjisi, çok ihtiyaç duyulan bir sevgi ve besleme türünü sağlamak için Dünyaya gelmektedir. Diğer insanların öğretmeni olarak çalışırken, her biriniz bu enerjiden yararlanabilirsiniz.
Şimdi, bir an durup size sadece bakıyoruz....ışığınıza ve parlayan tanrısallığınıza bakıyoruz. Bir sonraki adıma geçmek için heveslendiğinizi görüyoruz. Diğer insanlara yardım etmek için hevesli olduğunuzu görüyoruz. Kendi ruhunuzun yolculuğunu tamamlamak için hevesli olduğunuzu görüyoruz. Bir an durup, sevgimizi ve enerjimizi hissetmenizi rica ediyoruz. Daha sonraki bir tarihte bunu okuyor olsanız bile, bunu hissedebilirsiniz. Bunun için özel yeteneklere sahip olmak gerekmiyor. Ruh'un size duyduğu sevgiyi hissedebilmek için bu anı değerlendirin.
--0-- Gecenin Dersi "Ruhunun Şarkısına Kulak Ver"
Ah, öyle zamanlar var ki, sizinle birlikte sadece böylece oturmayı tercih ederdik. Başka düzeylerden, tüm bu sözcükler olmadan, çok daha iyi bir iletişim kurabiliyoruz. Zihniniz dolmuş bir halde. Yürekleriniz açık. Biz gelebiliyor, ve sizi sarılıp, kucaklayabiliyoruz.
Sevgili dostlar, sevgili aile, bu yolculuktan geçerken, yüreğinizi açarsınız. Yüreğinize güvenmeyi öğrendiğiniz zaman, çevrenizdeki şeylerin kesin bir biçimde değiştiğini göreceksiniz. ‘Sorunların çözümlendiği tek yer burası' dediğiniz kafanızı bir kenara koyduğunuzda, ve "şimdi"ki anda yaşamaya başladığınızda ve tanrısallığınıza güvendiğinizde, gerçek kimliğinizi anlamaya başlayacaksınız.
Sizden rica ediyoruz, RUHUNUZUN ŞARKISI OLUN. Ruhunuzun şarkısı olun. O, oradadır. Size şarkı söylemektedir. Sadece o olmanızı bekleyen tanrısallığınız, size şarkı söylemektedir...tanrısal olmanın neye benzeyeceğini merak etmek değil....onu beklemek değil....sadece ruhunuzun şarkısı olmak.
Ruhunuzun bu şarkısına sahip çıkmanızı rica ediyoruz. Ona sarılın, onu kucaklayın , çünkü o sizdir. Tanrısallığınız hemen oradadır. Onu görebiliyoruz. İlle de fiziksel bedeninizin içinde olmak durumunda değildir. O tüm çevrenizde ve içinizdedir. Ortaya çıkmak istemektedir. Doğumun son aşamasını istemektedir. Geçtiğiniz yıllarda, tanrısallığınızın doğum sancılarını çektiniz. O şimdi artık gelmek istemektedir. Sizin ona sarılmanızı, kucaklamanızı istemektedir. O sizin tanrısallığınızdır, ama bir anlamda da, çocuk gibidir. Onu kucaklamanızı istemektedir.
Ve işte, Yükseliş Dizisinin Onbirinci Dersi, "Ruhunun Şarkısına Kulak Ver". Ruhunun şarkısına kulak ver. O oradadır. Sizin dışınızda değildir. Başka birine ait değildir. Kafanızda değildir.
Tanrı'yı asla, asla kafanızla, aklınızla bulamazsınız. İnsanlar bunu binlerce yıldır denedi. Çoğunuz bunu hala kafanızda çözmeye çalışıyorsunuz. Sanki meleklerdeki hiyerarşiyi anlarsanız, cennete nasıl gidileceğini de bulabileceğinizi sanıyorsunuz. Bu, bu şekilde olmaz. Siz ruhunuzu, aklınızla bulmaya çalışıyorsunuz. Bu, bu şekilde olmaz.
Yüreklerinizi açın. Yüreklerinizi açın. Ruhunuzun şarkısına kulak verin. Bu şarkı, gerçek kimliğinizle kaynaşmaktır ve bütünleşmektir. Onu duyun. Onu hissedin. O oradadır. Onu kucaklayın, hemen şimdi, şu anda. O, sizdir. O, sizdir. O, tüm sevgisi ve saflığıyla ortaya çıkmak ve kendini ifade etmek isteyen bir çocuk gibidir. O, daha önce deneyimlediğiniz herşeyin ötesindeki bir bilişe sahip, bilge bir baba gibidir. O, size bakmak isteyen, sevgi dolu ve besleyici bir ana gibidir. Tanrısallığınız budur, içinizde olan ve ortaya çıkmak isteyen tanrısallığınız budur.
Ruhunuzun şarkısına kulak verin. Bunu yaptıkça, yeni bir berraklık kazanacaksınız. Bununla ilgili bir dakika konuşmak istiyoruz. Kendi tanrısallığınızın içinde, kim olduğunuza sahip çıktığınız zaman, daha önce hiç deneyimlemediğiniz, yeni bir berraklığa sahip olmaya başlayacaksınız. Manşetleri okuduğunuzda, nelerin olup bittiğini anlamaya başlayacaksınız. Vahiy Kitabını yeniden okuduğunuzda, onu anlamaya başlayacaksınız. Çevrenizdeki insanlarla ve tüm çevrenizde meydana gelen olaylarla ilgili bir berraklığa sahip olacaksınız.
Şimdi, bu harika bir şeydir.....bir noktaya kadar. Bazen de berraklık zorlayıcı olacaktır, çünkü şimdiye kadar hiç görmediğiniz gibi görecek, duyumsayacak ve hissedeceksiniz. Kendini yeniden kapatmak eğilimi baş gösterecektir. Tüm bu filtreleri bir nedenden ötürü kendi çevrenize yerleştirmiş olduğunuzu anlıyor musunuz? Çünkü bazen dışardan gelen enerjilerle başa çıkmak zordur.
Sahip olacağınız yeni berraklık, bazen eski inançları ve düşünceleri sarsacaktır. Bazen önünüzde duranı görmek istemeyeceksiniz. Sahip olduğunuz yeni berraklıkla, konuşulan sözleri duymak istemeyebilirsiniz. Ruhunuzun şarkısına kulak vermekle sahip olacağınız yeni berraklıkta, bazı hisleri duymak istemeyebilirsiniz. Bir dükkana girip de, yoğun ve ağır ve karanlık eski enerjiyi hissetmekten hoşnut olmayabilirsiniz.
Ve içinizdeki bazı düzeylerden, şöyle demek isteyebilirsiniz, "Bunun ne olduğunu bilmiyorum. Çevremdeki şeylerin şu anda neden bu kadar acımasız olduğunu, ya da beni tiksindiren, ya da dengesiz hale getiren bu enerjilerle, ve düşüncelerle, ve hislerle neden karşılaştığımı bilmiyorum." Ve, perdenin arkasına ve yerleştirdiğiniz filtrelerin arkasına çekilmek isteyebilirsiniz.
Bunların, işlemin bir parçası olduğunu anlayın. Yeni berraklık, her zaman da en güzel resmi sergilemez. Yeni Enerjideki yeni bakış açınızla, Eski Enerjiyle ilgili ve başa çıkması zor olabilecek şeyler göreceksiniz. Bu, kadavra üzerinde çalışmaya başlayan bir tıp öğrencisinin ilk deneyimi gibidir. Her zaman çok güzel değildir. Buna sizin dikkatinizi çekmek istedik, çünkü gelecek günlerde ve haftalarda bunu hissedecek ve deneyimleyeceksiniz. Belki de bundan çok hoşlanmayacaksınız ve kendinizi kapatmak arzusu güçlü bir potansiyel olabilecektir. Şöyle diyebilirsiniz, "Bu işlemde yanlış olan nedir? Çiçek açan ruhsallığıma ne oldu? Ben herşeyin gökkuşağı gibi, pamuk helva gibi, ve yumuşacık bulutlar gibi olacağını sanmıştım." İstediğiniz berraklığa kesinlikle sahip olacaksınız, ama başlangıçta, oldukça acımasız görünen şeyler görebilirsiniz.
Sonradan, neden bu kurguyu şimdiye kadar böyle görmediğinize şaşacaksınız, başka insanların hislerini, ve yüreklerini, ve zihinlerini neden hiç algılamadığınıza, göremediğinize şaşacaksınız. Göremediniz, çünkü filtreler vardı. Sizi korumak için perdeler vardı.
Öte yandan sevgili aile, yüreğinizin şarkısını dinlediğinizde, ve bu yeni berraklığı geliştirdiğinizde, yaşantınızdaki diğer şeylerle ilgili yeni, ve bütünleyici, ve seviç dolu deneyimlere de sahip olabileceksiniz. Berraklık, şimdiye kadar hiç hissetmediğiniz bir biçimde, müzikle titreşmenizi sağlayacaktır. Biz, sizin bazı şeylerin tadını alıp, derinine inmenize yardımcı olacağız.
Yeni berraklığa sahip olduğunuzda, bedeninizle konuşabileceksiniz. Hücrelerinize konuşabileceksiniz. Onlardan gelecek şeyleri hissedebilecek ve bilebileceksiniz. İçinize dönüp de, bedeninizin hücrelerini ve moleküllerini ve atomlarını değişmeye zorlamayın. Onların neye dönüşmesini istediğinizi nereden bileceksiniz? Sahip olduğunuz yeni berraklıkla içinize dönün ve dinleyin. Onlar size söyleyecektir. Onlar size bir şey söyleyecektir. En çok ihtiyaç duyulan dengeyi, size söyleyeceklerdir.
Bazı şeyleri bedeninizde yeniden ahenge ve dengeye nasıl getireceğinizi, kendi ruhunuz size söyleyecektir. Ama, içinize dönüp de, o gribi, ya da nezleyi, ya da kanseri bedeninizden atmak için onları zorlamayı bırakın. Bunu yaptığınız zaman, dışarı atmak için zorladığınız zaman, onları kesinlikle yerlerine çivilemiş olursunuz.
Sahip olduğunuz berraklıkla içinize dönün. Bedeninizin içinde gezinebildiğinizi ve yolculuk edebildiğinizi göreceksiniz. Bunun nasıl bir şey olacağına dair önyargılı olmayın. İçe dönmek için sadece kendinize izin verin. Bedeninizle, içinizde küçük bir oyuncak ayı oturuyormuş gibi, konuşabilirsiniz. Canlanmış hücreler görebilirsiniz. Bir biyoloji fabrikası görebilirsiniz. Bu, hepiniz için farklı olacaktır. Ama yine de içinize dönün ve konuşun. O size söyleyecektir. Yeni berraklık, şimdiye kadar kapalı olan, yeni ve yaratıcı bir yanınızı ortaya çıkartacaktır. Sizler akıllı insanlarsınız, ama yaratıcı olmayı unutuyorsunuz! Bunu kilitleyip, kapattınız. Öğretmenleriniz ve ana-babanız, bunu kilitlemeyi öğretti. Onlar size, hissetmektense ve olmaktansa ve yaratmaktansa ve gerçekleştirmektense, düşünmeyi öğretti. Sahip olacağınız bu yeni berraklıkla, kendinizi bu muhteşem, yaratıcı yanınıza nasıl açacağınızı anlayacaksınız.
Kendi ruhunuzun şarkısına kulak verdikçe, fiziksel, duygusal, ve ruhsal yanlarınızın berraklığına sahip olacaksınız. Bunun böyle olacağını biliyoruz, çünkü bazılarınızla çalıştık, özellikle de bu odada bulunan bazı kişilerle, ve türlü yollardan buraya bağlanan bazı kişilerle. Geçtiğiniz aylarda, aranızda bulunan küçük bir grupla çalıştık. Shaumbra'nın bu yeni berraklıkla ne tür tepkiler verdiğini görmek istedik, ve kendinizi berrak olmaya açtığınızda, derin içsel bilişlere sahip olmak gibi harika ve güzel şeylerin olduğunu gördük.
Ama, bu berraklığa sahip olduğunuzda, ve yaşamın daha karanlık, daha çirkin, daha zor olduğunu sandığınız yanlarını gördüğünüzde, koşarak evinize geri kaçıp, kapıları ve pencereleri kapayıp, perdeleri çekip, "Bununla hiç bir ilgim olsun istemiyorum. Yeni berraklığım beni rahatsız etti" demek isteyeceğinizi de görüyoruz.
Bunu şimdi size sunmamızın nedeni budur. Gelecek günlerde, sizinle bunun üzerinde çalışacağız. Bu berraklığın, yaşamınıza girmekte olduğunu bilin. Birbirinizle çalışın. Deneyimlerinizi paylaşın. İçinden geçtiğiniz şeyleri belgeleyin. Arkadan gelenler, kazandığınız bu bilgilere ihtiyaç duyacaktır.
--0-- Medyumluk Türünde değişme Bilgi paylaşım şekli değişiyor
Şimdi....şimdi...sevgili dostlar, sevgili aile, bu dersten sonra, sizinle konuşma biçimimizi de değiştireceğiz. Biz size kanallık ettiğimizde, odaya gelir ve burada bulunan herkesin enerjisini toplarız. Ve sonra da, bir anlamda, bunu Cauldre(Medyum) kanalıyla size geri veririz. Bu biraz, pasif olan bir bilgi verme türüydü.
Gelecek ay, yeni dizimize başlamak üzere toplandığımızda, bunu yeni bir biçimde gerçekleştireceğiz. Orada bulunan ve yeni bir alanda olmak isteyen herkese eşlik edeceğiz. Ama konuşmayı SİZ yapıyor olacaksınız. Biz Cauldre(Medyum) kanalıyla konuşacağız. Ama konuşan, pek de biz olmayacağız. Ben, Tobias orada olacağım, hem de çok mevcut olacağım, çünkü Ben ailedenim, ve sizi candan sevmekteyim. Ama biz gittikçe daha çok size güvenir olacağız.
Bunu tanımlamak için bu tarafta kullandığımız bir sözcük vardır. Bu, "shoud – şaud"(İcab eden - olması gereken manasında) titreşimini taşıyan bir sözcüktür. İngilizcenizde bu "s-h-o-u-d"(icab eden - olması gereken manasında) olarak yazılabilir. Bu, kendinizi ve kendi tanrısallığınızı ifade etmeye başladığınız anlamına gelen bir titreşimdir. Ben, Tobias'ın ya da başka varlıkların enerjisine, artık eskisi kadar ihtiyacınız yoktur. Biz sizinle yine toplanacağız, ama ortaya çıkan, daha çok sizin Ruhsal sesiniz, gitgide artan kendi sesiniz olacaktır. Biz gitgide, söyleyeceklerinizi dinleyecek izleyiciler haline geleceğiz.
Bilgiye kanallık etme biçimi farklı olacaktır. Siz bunu hissedebilecek ve duyumsayabileceksiniz. Biz sizden, ve Cauldre'dan, bir büyük değişimi daha gerçekleştirmenizi, ve bir büyük adımı daha atmanızı rica ediyoruz. Bu, yeni bir iletişim biçimi ve yeni bir bilgi paylaşım biçimidir. Biz hala yanıbaşınızda olacağız. Ama biz, sizden öne çıkmanızı istiyoruz. Biz sizden tanrısallığınıza sahip çıkmanızı istiyoruz. Sizden, tanrısallığını ortaya çıkartan ve bundan dolayı da Yeni Enerjinin yeni bilgisini ortaya çıkartan kişiler olmanızı istiyoruz.
Sizi candan seviyoruz. Gerçekleştirdiğiniz çalışmalardan ötürü sizi onurlandırıyoruz. Bu haftasonunun kalan zamanında, sizinle yapacak, size söyleyecek ve sizinle paylaşacak çok şeyimiz var. Biz güçlü bir şekilde burada olacağız, çünkü siz hiçbir zaman yalnız değilsiniz.
Ve öyledir!