--0-- Niçin buradayım
Bu, neden diye sormak cesaretini gösterenlerin enerjisi. "Ben neden buradayım? Neden şimdiki yaşamımda ve bu gezegendeyim? Bir Tanrı kıvılcımı....Tüm Olan'ın bir kimliği olarak...neden buradayım? Neden buradayım?"
Siz, neden diye sormaya cesaret ettiniz. Ve bu, içinizdeki uyanışı ve açılımı başlatmıştır. Bu sizi yepyeni bir Yeni Enerjiye götüren, yeni bir yola sokmaktadır. Siz yepyeni bir Yeni Enerjiye girmektesiniz. Ve, öğrendiklerinizden, ve buradan sonra gideceğiniz yere, her şey sizi izleyecektir. Tüm Olan, sizin ayak izlerinizi izlemektedir.
Önce siz gitmektesiniz ve Tüm Olan izleyecektir. Tüm başmelekler. Tüm melekler. Hatta Ruh sizin ayak izlerinizi izlemektedir. Bunu hayal etmek sizin için zordur. Ama bunun için buradasınız. Bunun için biz sizi bu kadar onurlandırmaktayız.
--0-- Tebliğe başlamadan önce kısa bir hatırlatma topraklanma hakkında
Çoğunuz topraklanmış değilsiniz. Ayakkabılarınızı çıkartıp da, ayaklarınızın altındaki sinir uçlarının enerjileri, Yerkürenin doğal enerjilerini çekmesine izin verdiğiniz zaman....oh, bedeninizde gerçek bir ritim, bir uyum o zaman oluşur. Bu nefesle birleştirildiğinde, sevgili dostlar....dengelenmenize yardımcı olacaktır.
--0-- Günün konuğu Cebrail
Gerçekten, bu Başmelek Cebrail olarak bilinen varlığın enerjisidir. Parıldayan gümüş ve pembe renklerinin karışımı içinde, girdap gibi birbirinin içine giren bu renklerle, Başmelek Cebrail bugün alanımıza girmektedir. Şimdi, bildiğiniz gibi Cebrail, Mesih'in gelişini müjdeleyen boruyu çalan Başmelektir. Mesih, sizsiniz. Mesih, içinizde doğmakta olan tanrısallığınızdır. Cebrail, uyanışınızı başlatan boruyu çalan varlıktır. O, sanat eserlerinizde, Yeni Zamanları müjdeleyen boruyu çalan varlık olarak resmedilmiştir. Cebrail, perdenin bizim yanında, Doğum Meleği olarak tanınır. Sizin şu anda doğurduğunuz şey, kendi tanrısallığınızdır. Bu değerli ışık her zaman sizinle olmuştur, ama yedi mühürle mühürlenmiş bir haldeydi. Cebrail, doğum işleminizde Meryem Ana'ya yardımcı olmak için gelmektedir.
Cebrail, yolculuğunuza devam edebilmek için güce ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda gelir size, çünkü o, güç ve merhametin dengesi olarak bilinir. Güce ihtiyaç duyduğunuzda, karanlık bir dönemden geçtiğinizde ve bizi çağırdığınızda, ilk gelen Cebrail'dir, ve sonra birçok varlığı getirir. Cebrail, Yeni'yi doğurmakla bağlantılı olan merhamet enerjisini de getirmektedir. O, içinizdeki merhametin uyanmasına yardımcı olmaktadır. Cebrail, ruhunuzda ağır yükler oluşturan geçmişe ait enerjilerin salıverilmesine yardımcı olarak, yolculuğunuza merhamet duymanızı sağlamaktadır. Merhamet, suçluluk ve korku ve utanç yüklerinin salınmasını sağlar.
Cebrail, çok açık olduğunuz için bu anda gelmektedir. Yolculuğunuzun sevinciyle, neşesiyle o kadar dolusunuz ki. O kadar an'da mevcutsunuz ki. Siz Cebrail ile yakın bir çalışma içindeydiniz, özellikle de geceleri uyuduğunuz sırada. Cebrail, Yeni Dünya dediğimiz şeyin gelişimini izlemektedir. Bu bir gezegen değildir, ama şimdi üstünde bulunduğunuz Dünya'dan, şu ayak parmaklarınızla hissettiğiniz Dünya'dan farklıdır. Gerçekten, inşa edilmekte olan yeni bir yer, yeni bir bilinç vardır.
Sevgili dostlar, bu sadece Dünya üzerindeki yaşamınızla ilgili değildir, bunu bilin. Sizler, Yeni Dünya enerjilerinin oluşmasına yardımcı olmaktasınız. Gerçekten, bu yaşamınızda fiziksel bedeninizden ayrıldığınızda, bir seçime sahip olacaksınız. Birçoğunuz öğretmen olarak, aydınlanmış biri olarak, kendiyle uzlaşmış biri olarak bu Dünya'ya geri gelmek seçeneğine sahip olacaksınız. Kendi uyanış sürecinden geçmekte olan diğer insanlar için bir melek-insan-rehberi olarak bu Dünya'ya geri gelmek seçimine sahipsiniz.
Diğer seçeneğiniz ise, Yeni Dünya dediğimiz yere gitmek olacaktır. Tekrarlıyoruz, bu bir gezegen değildir, ama bazılarınız ve bazı bilim adamlarınız bunu saklı gezegen, onuncu gezegen olarak algılamıştır. Onlar, bilimsel aletleriyle bunu hiç bir zaman göremeyeceklerdir. Saklı bir gezegen, saklı, maddesel bir gezegen gerçekten yoktur. Ama Yeni Dünya'yı, yeni yeri oluşturacak bir enerji yapılanmaktadır.
Siz oraya gitmek seçeneğine sahip olacaksınız, çünkü mimarları sizdiniz. Onu inşa edenler sizdiniz. Siz bu yeni yerin iskeletini inşa ettiniz. Bundan daha söz edeceğiz. Bunu başka bir konuşmaya saklıyoruz. Şimdi Cebrail konuşuyor
Başmelek Cebrail : Ben Başmelekler Mertebesi'nden Cebrail. Burada bulunan her birinizi çok iyi tanıyorum. Bu Dünya mekanına, bu muhteşem Dünya mekanına daha gelmeden çok önce her birinizle çalıştım.
Ben sizin bir veçhenizim, ama kendi kimliğime de sahibim. Ben, hiçbirşey'e yaşam soluyan bir veçhenizim. Ben, daha önce olmayana yaşam veren veçhenizim. Ben, Yeni'yi doğuran veçhenizim.
Onun için hepinizle bu kadar yakından çalıştım. Onun için bu kadar uzun bir süredir boruyu çaldım, bir günden ötekine ve bir geceden ötekine uyanmanız için çaldım boruyu, kim olduğunuzu size anımsatmak için, birlikte geçirdiğimiz zamanları size anımsatmak için. Boru çalındığında, sizin için anımsama zamanı gelmişti, bir sonraki düzeyinize gitme zamanı gelmişti.
Onun için buradasınız. Ve onun için benim Başmelekler Mertebesi enerjilerini bırakıp bugün ayaklarınızın dibinde oturmam mümkün olmuştur. Onun için enerjimi her birinizle paylaşmam mümkün olmuştur.
Biz birlikte tanrısallığın, tamamlanmanın, İkinci Yaratılış'ın doğumunu gerçekleştiriyoruz. Biz bu İkinci Yaratılışı, paylaştığımız şu anda doğuruyoruz.
Tanrısal düzeyinizde her biriniz öğretmen olmayı kabul etti. Bir öğretmen olarak başkalarına nasıl yaşanacağını göstereceksiniz, onlar için uygun olabilecek Eski Enerji'de nasıl yaşanacağını, ya da Yeni'de nasıl yaşanacağını, ya da bugünkü Şaud'da sözünü ettiğiniz gibi, iki dünyada birden nasıl yaşanacağını göstereceksiniz.
Sizler yaşamın öğretmenlerisiniz. Öğrendiklerinizi ifade ediyorsunuz. Başkalarıyla iletişime geçiyorsunuz. Onları, ifade etmeleri, iletişim kurmaları, yaşamaları için cesaretlendiriyorsunuz. Hepimiz birlikte Yeni Yaratımı oluşturuyoruz. Ama bu o gruptur. Siz, şimdi içinde bulunduğumuz zamana hazırlanmak amacıyla en yakın çalıştığım melek ordularısınız.
Ben buradayım. Enerjimi şimdi sizinkine yaklaştırabiliyorum. Ben, size güç ve merhamet vermek için, ve aynı zamanda bunları yaşamda, yaşamada ortaya çıkartmanız için sizi cesaretlendirmek için buradayım.
Ben, Başmelekler Mertebesi'nden Cebrail. Ve öyledir.
--0-- Gündemdeki olaylara bakış
Şimdi sevgili dostlar, şu anda Dünya'da olmakta olan çok şey vardır. Önünüzdeki birkaç ay içinde, enerji ağındaki uyumlamalar tamamlanacaktır. Bu, şimdiye kadar birçok yıldır Kryon'un gerçekleştirdiği çalışmadır. Kryon, Dünyanın manyetik ağını, üstünüzdeki ağı, Dünyanızı dışardan çevreleyen ağı uyumlamaktaydı. Bu manyetik ağ uyumlamaları, tanrısallığınızın daha fazlasına sahip olabilmeniz için meydana gelmiştir. Tanrısal enerji, enerji ağının içeriğinde olan bir şey değildir, ama bu ağ, tanrısallığınızın ne kadarını kendinize çekebileceğinizi etkiler. Enerji ağı, aynı zamanda dualitenin gücünü de yaratır. Bu ağ, perdeyi de yaratır. Perde, kim olduğunuzu ve neden burada bulunduğunuzu gerçekten unutmanıza neden olur. Ama sizin bilinciniz ve Dünya üzerinde bulunan tüm insanların bilinci, değişmektedir şimdi. Manyetik üstat Kryon, varlıklar grubuyla birlikte bu gezegene, tanrısallığınızı gerçek bir biçimde çekebilmeniz ve tutabilmeniz için enerji ağını uyumlamak üzere gelmiştir. Bu çalışma, önünüzdeki birkaç ay içinde tamamlanacaktır. Belirli bir tarih yoktur. Birçok kişi, "Bu, 30 Aralık 2002 tarihi midir? 3 Mart 2003 tarihi midir?" diye merak etmiştir. Sevgili dostlar, belirli bir tarih yoktur. Takviminizde bir tarih belirlemek ve kutlamak isterseniz, bu pekaladır. Ama bu belirli bir zamanda olmamaktadır.
Bu yılın sonunda Kryon ayrılmaya başlayacaktır. Kendi tanrısallığınıza sahip çıkabilmeniz ve onu dengeleyebilmeniz için Kryon yoldan çekilecektir. Siz bu noktada tanrısal enerjinizin daha fazlasını kendinize çekebileceksiniz.
Dünyanın titreşimi şu anda bir çok değişimden ve uyumlamadan geçmektedir. Bunu, gazetelerinizin manşetlerini okuduğunuzda görebilirsiniz. Eski bir mücadele, eskiyle yeni arasındaki mücadele meydana gelmektedir. Bunları bir süre daha görmeye devam edeceksiniz, sevgili dostlar. Takvimleriniz 2003 yılını gösterdiğinde, bütün sorunlar yok olacak değildir. Şeyler, bir anlamda, öncesine göre daha bile yoğun olacaktır.
Bir çocuğa, oynaması için çok güçlü bir araç vermeniz neye benzer? Bazen çok daha fazla çelişki ve kargaşa hüküm sürer, çünkü bununla nasıl başa çıkacaklarından emin olamazlar.
Sizler sevgili dostlar, Alan üyesi olanlar, bu Fes Kırmızısı Meclis'in titreşimine bağlananlar, siz dengeyi geliştirdiniz. Siz, tanrısallığınızla başa çıkma bilgeliğini geliştirdiniz.
Ama Dünya üzerinde, içlerinde yeni bir değişimi ve yeni bir gücü hisseden çok insan vardır. Aynı zamanda, çevrelerinde bulunan rehberlerin yokluğundan doğan rahatsızlığı hissedecek çok insan da olacaktır. Ve bu bir süreliğine bazı dengesizliklere neden olacaktır.
Şu gazetelerinize manşet olan terörist saldırıları....devam edecektir. Bunlar devam edecektir. Ama bunlar sizi etkilemek zorunda değildir alan üyeleri. Siz bir fırtınanın tam ortasında bulunabilir ve tümüyle dengede olabilirsiniz. Fırtınanın ortasında bulunabilir ve yağmurlardan, ve rüzgarlardan, ve yerin homurdanmasından etkilenmeyebilirsiniz. Olan biteni anlarsınız. Yaşamaya devam ettiğinizi ve büyümeye devam ettiğinizi anlarsınız. Ve her şeyin size geldiğini anlarsınız. İhtiyacınız olan her şey size gelir. Bundan bugün daha söz edeceğiz.
Bu zamanda, topraklarınız üzerinde savaş tehditleri hüküm sürmektedir. Savaş tehditleri vardır. Değişmek arzusu vardır, ve bu bazen anlaşmazlıkları beraberinde getirir. Bazen Yeni Enerjiye girmek, bildiğiniz gibi, içsel savaşları talep eder. Burada bulunan herkes bunu deneyimlemiştir. Dışarıda da savaşlar vardır, dengelenmek ihtiyacında olan, çözülmek ihtiyacında olan eski karmik durumlar. Tüm insanlar için bu kadar çok Yeni Enerji mevcut olduğunda, ve başka Yeni Enerjiler Tüm Varolan'ın diğer bölgelerinden geldiğinde, dengesizlikler ortaya çıkar. Bu bir dengesizlik yaratır.
Siz şu anda büyük bir değişim döneminden geçmektesiniz. Tanrısallığınıza sahip çıkın. An'da kalın, ve böylece bu şeyler sizi etkilemeyecektir. Borsanın ve paranızın indikçe indiğini izliyorsunuz. Sistemdeki bir hıçkırık, şeylerin dün olduğu gibi olmayacağı endişesi, paniğe, korkuya ve belirsizliğe neden olmaktadır. Ve onun için de borsalar düşmektedir. Bu bir anlamda çığ etkisine sahiptir. Bir çığ etkisine sahiptir.
Bunu görmeye devam edeceksiniz. Biz bununla ilgili bir yıldan fazla bir süredir konuşmaktayız. Biz, borsalarınızda düşüşlerin olacağını, sonra beklenmedik çıkışların ve sonra yine düşüşlerin olacağını söylemiştik. Bu çılgın bir iniş çıkış gibi olacaktır. Bunu görmeye devam edeceksiniz.
Evet biliyoruz sevgili dostlar, çoğunuzu kişisel olarak etkilediğini biliyoruz. Yedek akçeleriniz, gelecek yastığınız, güvenceniz birdenbire yok oldu. Bu sizin çok endişelenmenize neden oluyor. Ve siz geceleri Ruh'a sesleniyorsunuz. "Sevgili Tanrı, neyi yanlış yapıyorum? Bu neden oluyor?" diyorsunuz. Bunların tümü uygundur. Tümü uygundur. Bu size Şimdi anında yaşamayı öğretmektedir. Bu size, gelecekteki herşeyi planlamak zorunda olmadığınızı öğretmektedir. Bu noktada Cauldre (Geoffrey Hoppe - Medyum) söylediğimiz şeyden pek hoşlanmadı. :) Ona birçok soru yöneltileceğini biliyor. Ama sevgili dostlar, tekrarlıyoruz, bu size an'da yaşamayı, olduğunuz herşeyi olmayı öğretmektedir.
Bu kargaşayı dünyanızın her yerinde görmeye devam edeceksiniz. Enerji devreleri vardır. İnişler ve çıkışlar vardır, ve bunlar birlikte çalışır. İnişler en az çıkışlar kadar uygundur. Kendi yolculuğunuz sırasında dibe indiğiniz zaman, bu sizi yepyeni bir bilince sevkeden bir momentum ve enerji yaratır. Bu, doğrusal (lineer) bir çizgiyi izleyen inişli-çıkışlı bir devreler dizisi değildir. Bu bir noktada sizi yeni bir bilince ilerletir, sevkeder.
Dünyanızın iniş-çıkış devreleri de uygundur. Dünyanızın her yerinde bu şeylerin olduğunu gördüğünüzde, tüm bu çalkantıları gördüğünüzde, ve savaş hakkındaki konuşmaları duyduğunuzda, kısa duvarınızın arkasında durun. Bir an için dualitenin dışına çıkın. Kendi tanrısallığınızın inayetine girin. Yüzeyde görünene değil ve manşetlerinizde yazılı olana değil, gerçekte nelerin olduğuna bir göz atın. Kısa duvarın arkasında durun ve gerçekte nelerin meydana geldiğine bakın.
Sevgili dostlar, çoğunuzun şimdilerde barış için dua ettiğini biliyoruz. Bu pekaladır. Ama bu, aydınlanmış, Tanrısal bir İnsan'ın şu anda yapacağı en uygun şey değildir. Tekrarlıyoruz, söylediğimiz gibi, ne için dua ettiğinizi anlayın önce. Barış için dua etmeden önce, olup bitenlerin dinamiğini anlayın.
Biz dualarınızın, yüreğinizin sevgi dolu bir yerinden, gerçekten çözüm ve denge isteyen bir yerinden geldiğini biliyoruz. Ama bazen barış için dua ettiğinizde, sorunların üstünü, kelimenin tam anlamıyla örtmektesiniz. Farklı bir ilgiye ihtiyacı olan yaranın üstünü örtmeye çalışıyorsunuz. Barış için dua etmek bazen kaçınılmaz olanı erteler, ve aslında çelişkinin, anlaşmazlığın alevlenmesine, yoğunlaşmasına neden olur.
Sevgili dostlar, kısa duvarın arkasında durun, ve şu anda dünyanızda olup biteni anlayın. Yeni bir aydınlanmaya eriştiğinizde ne yapılacağını bileceksiniz. Ne yapılacağını bileceksiniz. Pek de anlamadığınız bir şey için dua etmektense, gezegenin bilincini değiştirmek amacıyla tanrısal bir insan olarak daha fazla şeyler gerçekleştirebilirsiniz.
Kendi içinizde dingin olup dengelendiğiniz ve bütünleştiğiniz zaman, içinizde olan eski korkuları ve eski suçluluk duygularını dönüştürdüğünüz zaman, ve bunları bilgeliğe ve tanrısal enerjiye dönüştürdüğünüz zaman, sevgili dostlar, bu gezegenin bilincini değiştirmede, herşeyden çok katkıda bulunmuş olursunuz. O noktada yapmanız gereken belirli bir şey yoktur. Titreşiminiz çevrenizde bulunanları değiştirecektir. Bu olayları ve durumları değiştirecektir, ve o zaman belki de var olan bazı anlaşmazlıkların, sağlıklı ve pozitif bir tutum içerisinde çözüm bulmasına izin verecektir. Şimdi, Dünya üzerinde insanlar var oldukça, anlaşmazlık da olacaktır. İnsanlar Tanrısal İnsan haline geldiğinde ancak anlaşmazlık ortadan kalkacaktır. Burada olduğunuz sürece, anlaşmazlıkla dolu bir dünyada yaşayacaksınız. Kendi yolculuğunuzu anımsayın. Kendinizle düştüğünüz çelişkileri anımsayın. Bunları nasıl çözdüğünüzü anımsayın. Çelişkilerinizi halının altına saklamadınız. Onlarla yüzleştiniz. Onlarla halleşme yoluna gittiniz. Ve evet, zor olduğunu biliyoruz.
Son zamanlarda bazılarınız yoğun galaktik faaliyetler hissetti. Evreninizin çok-boyutlu düzeylerinde çok şeylerin meydana geldiğini hissettiniz. Bir çekim hissediyorsunuz. Enerjinizin gezegenlere ve galaksilere çekildiğini hissediyorsunuz. Dışarda bir yerlerde bir şeylerin olduğunu biliyorsunuz.
Bazılarınız Uzaylı denebilecek varlıklarla iletişimler hissediyor. Biz bunlara sizin geçmişiniz deriz. Daha sonra sorulacak soruların içinde bununla ilgili bir soru gelmeden önce, buna bir açıklık kazandırmak istiyoruz. "Neler oluyor dışarlarda? Diğer alemlerdeki faaliyetleri neden hissediyorum?" Faaliyet sadece fiziksel evreninizde meydana gelmemektedir. Siz, perdenin bizim yanındaki faaliyetleri de hissetmektesiniz. Şu anda Dünyanızda olduğu gibi, burada da çok faaliyet vardır. Eski enerjilerin Yeni Enerjiye dönüştürülmesi vardır şu anda çok. Perdenin bizim yanında biz Yeni Dünyayı, hakkında daha sonra konuşacağımız bu yeri hazırlamaktayız. Evren, siz değiştiğiniz için değişmektedir. Geçmişiniz değişmektedir, çünkü siz salıvermektesiniz. Siz bırakmaktasınız. Gelecek, şifa bulmuş geçmiştir. Şifa şimdi meydana gelmektedir.
Siz dışardaki faaliyeti hissedebilmektesiniz. Enerjilerin değiştiğini hissedebilmektesiniz. Varlıkların değiştiğini hissedebilmektesiniz. Geçmişin çözümlere kavuştuğunu hissedebilmektesiniz. Ve aynı zamanda, Yeni'ye dönüşmek istemeyen enerjilerin olduğunu hissedebilmektesiniz, tıpkı bu zamanda Dünyanızda olduğu gibi. Onlar eski kitaplara ve eski kurallara tutunmaktadır. Yeni Enerjiye dönüşüm sırasında kimliklerinin yok olacağından korkmaktalar. Ve bir anlamda, haklılar da. Bir anlamda, eski kimlikler değişecektir. Olduklarını sandıkları kimliğe artık tutunamayacaklardır.
Bu size tanıdık geliyor mu sevgili dostlar? Bu size şu anda kendi yaşamınızda yaşadıklarınız gibi geliyor mu – bazı parçalarınız Eski'ye tutunuyor ve çaresizlik içinde bırakmak istemiyor, bir kimliğin ölmesinden korkuyor gibi geliyor mu?
Bu doğrudur. Bu kimlik sonsuza kadar değişecektir. Ama ondan, kim olduğunuzun yeni bir kimliği ve yeni bir anlayışı doğacaktır – ve bunların tümü "neden" diye sorduğunuz içindir.
--0-- Bir an için Yolculuğumuza göz atacak olursak ve Yeni Zamanların Enerjisinin farkındalığı
Bir an için yolculuğunuzdan söz edelim, birçok yaşamı kapsayan ve hatta Dünyaya gelmeden önceki türlü yaşamları kapsayan yolculuğunuzdan. Yolculuğunuz sizi Krallıktan alıp, Ateş Duvarından geçirmiş ve şimdi içinde oturduğunuz ana getirmiştir. Yolculuğunuzu insanın nasıl anladığından söz edelim.
Siz, A noktasından B noktasına gittiğinizi sandınız. Yolculuğunuz sırasında lineer bir doğru üzerinde gittiğinizi sandınız. Biz sizin mecazi olarak, boynunuzu kıracağınız bir hızla arabayı sürdüğünüzü görüyoruz. Bagajınız yüklerle dolu...aşırı yüklenmiş bir halde....yükler tıkıştırılmış bir halde. :) Arka koltuğunuz haritalar ve bilgisayarlar ve yön belirleyici aletler ve yolculuğunuz için gerekli olduğunu düşündüğünüz türlü şeylerle dolu, ve sonra taşıdığınız bazı ek şeyler de var.
Kendi kimliğinizin ve kim olduğunuz ve neden burada bulunduğunuz anlayışının kovalamacası içinde bu dümdüz yolu hızla gitmektesiniz. Bu doğrusal yolda o kadar hızlı gidiyorsunuz ki, durmak için bile zaman harcamıyorsunuz. Aracınız elverdiği kadar hızlı gidiyorsunuz, tam nereye gittiğinizi bilmiyorsunuz, ama kısa zamanda oraya varmak zorunda olduğunuzu biliyorsunuz. :) Biz yolculuğunuzda sizi bu kovalamaca içinde görüyoruz.
Aracınızı dinlenme yerine sadece benzin almak ve tuvalete girmek için çekiyorsunuz. :) Ve sonra sevgili dostlar, tuvalete o kadar çabuk gidiyorsunuz ki, sisteminize haksızlık oluyor! Şeylerin geçmesine gerçek biçimde izin verme zamanını kullanmıyorsunuz. Öylesine aceleniz var ki. Sonra yeniden arabanıza atladığınızı ve bir fincan daha kahve ya da sodalı içeceklerinizden içtiğinizi görmek bizi eğlendiriyor. :) Yolunuz böyleydi işte. Doğrusal ve hızlı ve çok az molayla.
Birkaç ay önce hepiniz birden faaliyetlerinizi bir haftasonu için durdurmaya karar verdiğinizde, çok şaşırdık.(Ağustus'taki Alan üyeleri Molası), çünkü biz bugün bile, konuşacaklarımızın zamanlamasını biliyorduk. Siz, sisteminizi yenilemek için mola almak zamanı olduğunu düşünmüştünüz. Bu ihtiyacı farkettiğiniz için sizi alkışlıyoruz. Ama bu aynı zamanda harika bir şeydir, çünkü biz bu örneği, Yeni Enerjinin yeni paradigmasını anlamanızı sağlamak için kullanacağız.
İşte, doğrusal yolunuzda gidebileceğiniz kadar hızlı ve mümkün olduğunca az frene basarak gitmektesiniz. Bu, Eski Enerji yöntemiydi. Elbette yolda giderken çok şey öğrendiniz. Deneyimlerinizden çok şey kazandınız. Kendiniz hakkında çok şey öğrendiniz.
Ama bu, Yeni Enerjide farklıdır. Yeni Enerjide, dinlenme yerine çekersiniz. Aracınızı park edersiniz. Bagajı açar, ve yüklerin hepsini boşaltırsınız. :) Tüm haritaları, ve yön belirleyici aletleri, ve elektronik aletleri ve bilgisayarları, ve arabanıza tıka basa doldurulmuş tüm diğer şeyleri.....ve cep telefonlarınızı. :) Bunları atarsınız sevgili dostlar, çünkü bunların hiç birine ihtiyacınız olmayacaktır artık. Sonra, ayaklarınızın altındaki yerkürenin ve ciğerlerinize çektiğiniz havanın keyfini çıkartarak bir an durursunuz. Bir an çevrenizdeki manzaranın keyfine varırsınız. Kendi kendinize, "Bu muhteşem bir şey, çünkü daha önce hiç farketmemişim – fazla hızlı gidiyormuşum. A noktasından B noktasına bu doğrusal yolculuğu öylesine kovalıyormuşum ki, çevremdeki şeyleri hiç farketmemişim. Ağaçlarda ve çayırlarda hayvanlar olduğunu hiç farketmemişim. Güneşten yayılan sıcaklığı ve sevgiyi hiç farketmemişim. Ayaklarımın altında hissettiğim yerkürenin ne kadar iyi geldiğini hiç farketmemişim. Nefes almanın gerçek anlamını hiç farketmemişim" diye düşünürsünüz.
Bu mola yerinde dururken, ansızın şeyler değişmeye başlar. Bu sizi korkutur, çünkü değişimden pek hoşlanmazsınız, değil mi? Değişimi sevmezsiniz. Sizi boyun kopartıcı bir hızla götüren aracınızın, arabanızın, şimdi yok olmaya, gözden kaybolmaya başladığını farkedersiniz. Arabanızdan çıkartıp da, yığdığınız yükler de yok olmaya başlamıştır.
Bu sadece bir ilüzyondu. Bu bir ilüzyondu sevgili dostlar, durmaya hazır olduğunuz noktaya gelene kadar bu bir ilüzyondu. Bu, siz Yeni Enerjiye girmek için hazır olana dek bir ilüzyondu. Bunu şimdi salıverirsiniz, ve gözden kaybolduğunu görürsünüz. Sonra gittiğiniz yola baktığınızda bir şey farkedersiniz. Yol hareket etmektedir ve siz durmaktasınızdır. Yol, Yeni Enerjide hareket eder, ve siz olduğunuz yerde kalırsınız!
Siz bunu düşünedururken, sadece tek bir yol olmadığını görürsünüz. Bu sadece A noktasından B noktasına doğrusal bir çizgide giden, ortasına sarı şerit çekilmiş bir yol değildir. Mola yerinizdeki noktada kesişen çok boyutlu çok yolların olduğunu farkedersiniz. Yukarı ve aşağı giden ve farklı açılarda hareket eden yollar vardır. Hatta yollardan bazıları spiral biçimindedir, bazıları doğrudan yukarı ya da doğrudan aşağıya gidiyormuş gibi görünür, bazıları da başlangıçta iki şeritli bir yol gibi görünse de, daha sonra dört ya da sekiz şeritli yollara dönüşür. Yolların tümü hareket etmektedir. Siz durmaktasınızdır. An'ın, Şimdi'nin enerjisi budur. Yeni zamanların enerjisi budur.
İşlerin nasıl işlediğini anlamak amacıyla mücadele edip durdunuz. Daha hızlı giderek, hatta içinde olduğunuz eski araç bozulmaya başladığında bile, eski yolculuğunuza nasıl devam edebileceğinizi anlamaya çalıştınız. Siz bunu anlamaya çalışıyordunuz sevgili dostlar, Eski Enerji yoluyla.
Yeni Enerjide, merkezlenmiş ve dengede ve tamamen an'da olarak kalırsınız. Yol hareket eder. Biz size epey bir süre önce bundan söz ettik. Size biraz farklı bir mecaz sunmuştuk. O zaman, yaşamın gerçekte nasıl işlediğini anladığınız ve farkettiğiniz bilince daha yeni gelmeye başlıyordunuz. Şimdi, birkaç yıl sonra size mesajı verebiliyoruz. An'da yaşamak budur.
Şimdi, biz yolun hareket ettiğini söylüyoruz. Bunun anlamı nedir? Bunun anlamı, şeylerin size geleceğidir. Tüm yollar, tüm enerjisel hareketler sizden geçecektir. Bu, ister bolluk olsun, ister belli bir ilişki ya da yeni bir fırsat olsun, uygun olan her şeyi size getirecektir. Size gelecektir, çünkü yol hareket etmektedir ve sizden geçmektedir. Siz Yeni Enerjiye geçtikçe, uygun olan her şey size gelecektir. Size "Kapınıza gelenle dans edin" dediğimiz zaman, söylemek istediğimiz şey budur. O size gelecektir.
Çok, çok şeyler yolunuzdan geçecektir. Bu potansiyellerin bazıları, bu deneyimlerin ya da insanların, ya da fırsatların, enerjilerin bazıları sadece geçip gidecektir. Onları kucaklamak zorunda değilsiniz. Bırakın, geçip gitsinler.
İnsanlar hızla yaşamınıza girip çıkacaklardır. Bu, onlara tutunmanız gerektiği anlamına gelmez. Bu, onlar A noktasından B noktasına kendi yollarında giderken, sizin enerjiniz tarafından dokunulmak ihtiyacında oldukları anlamına gelir. Size gelen fırsatlar vardır, ama bu, onların hepsini kucaklayacaksınız anlamına gelmemektedir. Onlar sadece geçip gitmektedir.
Düşüncelere kendi enerjinizi katmanızdan söz ettiğimizi anımsıyor musunuz? Size, başka bir insandaki baş ağrısı örneğini vermiştik. Onların enerjisi dışarıya doğru yayılıyordu. Onların enerjisi, bu baş ağrısı enerjisi, size gelip geçen küçük bir baloncuk gibiydi. Sizden geçerken, siz bu baloncuğa nötr bir halde bulunan kendi Yeni Enerjinizden bir tutam eklerdiniz. Bu enerji, baloncuk sizden geçip de diğer insanlara giderken, bu seçimi yapan herhangi bir insan tarafından aktive edilebilinir.
Mola yerinizle, kenara çektiğinizde de durum buna çok benzerdir. Şeyler yaşamınıza girecek ve geçecektir, böylece sizin tanrısal enerjiniz tarafından dokunulma fırsatına sahip olacaklardır. Başka şeyler de size gelecek ve kalacaktır. Onları kucaklamanız ve onlarla dans etmeniz için orada olacaklardır.
Bu ilişkiler olabilir. İş olabilir. Her türlü yeni bir fırsat olabilir. Ama kucaklamanız için size gelmektedir. İçinize sorarsanız, bileceksiniz. Ama size çekilecek olan şeyler özellikle, nasıl başa çıkacağınız anlayışına ve bilgeliğine ve deneyimine sahip olduğunuz şeyler olacaktır.
Size İnayet Fırını'ndan söz ettiğimizi anımsıyor musunuz sevgili dostlar? Çözülmeleri için sorunlarınızı İnayet Fırınına koyduğunuzu anımsıyor musunuz? Biz çoğunuzun bunu her gece yaptığını biliyoruz, ilişkilerle ilgili, ya da bollukla ilgili, ya da sağlığınızla ilgili sorunları İnayet Fırını'na koyduğunuzu biliyoruz.
Dediklerimizi anımsayın, "Çözümü tanrısallığınızın bulmasına izin verin. Tanrısallığınızın bu sorunu, çıkarılmaya hazır olana kadar pişirmesine izin verin." Sonra, siz sorunu İnayet Fırını'ndan çıkartıp, soğuması için tezgaha koydunuz. Bir noktada, yeni evinizin mutfağında her yere dağılmış bu sorunları alıp, havaya atmanızı istedik. Bunu yaptığınızda, onlar meydan okumalar ve zorluklardan geçerek kazandığınız bilgeliği temsil eden, parıldayan, dans eden parlak ve güzel ışıklara dönüştüler.
Şimdi, biz bunu alıyor ve molanıza uyguluyoruz. Tüm bu sorunlar, beyaz ışıklar, dans eden ışıklar olarak, kazandığınız bilgeliği temsil ederek.....mola yerinizi aydınlatan ışıklar olacaktır. Bunlar, insanları ve durumları size çeken ışıklar olacaktır. Bunlar, mola yerinize astığınız ışık ampulleri gibidir.
Üzerinde çalıştığınız bu sorunların – bu belki bir bolluk sorunuydu – artık bir uzmanı oldunuz. Sahip olduğunuz sorunun kendisi, başka insanlar tarafından size geri getirilecektir. Bolluk sorunları yaşayanlar, bir zamanlar size ait olan sorunun ışığını, içlerindeki bir düzeyden algılayacak ve duyumsayacaktır. Ve onlar, yol göstermeniz için size gelecektir. Size çekileceklerdir.
Eğer sorunlarınızdan biri ilişkiler idiyse....oh, şu geçtiğiniz yıllarda ilişkilerle ilgili ve kim olduğunuzla ilgili çok anlayışlara geldiniz. O zaman mola yerinizde size gelecek olanın, ilişkilerle ilgili sorunları olan birisinin olması doğal değil midir?
Bir zamanlar size ait bir meydana okuma olan ve İnayet Fırını'na koyduğunuz kendi ışıklarınız....kendi ışığınız şimdi gerçekleştireceğiniz çalışma için ihtiyacınız olan tüm araçları ve tüm kaynakları da size çekecektir. Önceki deneyiminizden gelen kendi ışığınız, kendi bilgeliğiniz, yaşamınızda ihtiyaç duyduğunuz bolluğu da şimdi size çekecektir. İnsanları size çekecektir. İhtiyacınız olan potansiyelleri çekecektir. Boyun kırıcı bir hızla gitmeye çalışmadığınız sürece bu size gelecektir.
Geçmişte sahip olduğunuz sorunlar, başkaları için gerçek bir öğretmen ve danışman ve rehber olmanızı sağlayacak insanları ve durumları şimdi size çekecektir. Bu oldukça basittir sevgili dostlar, ama biraz üzerinde çalışmanızı gerektirecektir.
Siz, Şimdi'de kalırsınız. Siz Şimdi'de yaşamla dolu ve canlılık içinde, bütünüyle var olarak kalırsınız. Mola dediğimiz, kenara çekmek dediğimiz budur. Yollar hareket eder. Yollar hareket eder, ve sizden geçip gelirler. Yeni Zamanların enerjisi budur. İhtiyacınız olduğunda, ihtiyaç hissettiğiniz her şeyi çekmenize izin veren paradigmadaki değişim budur.
Şimdi'de olun. Bütünüyle var olun. Size geleceğini anlayın. Bazı şeylerin, sadece sizin tarafınızdan dokunulmak üzere geldiğini anlayın. Diğerleri de, dans etmeniz için gelecektir. Şimdi'de var olmak biraz çalışmanızı gerektirecektir. Siz geçmişte yaşamaya ya da gelecek hakkında endişelenmeye o kadar alışıksınız ki. Geçmiş, sevgili dostlar, sizi öldürüyordu. Geçmişte yaşamak ölümü yaratır – nokta. Geçmişte yaşadığınız zaman, daha önce olmuş olanları düşünürsünüz. Bu da sisteminize, biyolojinize, ölüm işlemini başlatmak üzere bir sinyal gönderir.
Gelecekte yaşadığınız zaman...neler olacak diye endişelendiğinizde....emekliliğinizle ilgili endişelendiğinizde... 10 ya da 15 yıl sonra dünyanın hali ne olacak diye endişelendiğinizde....önünüzdeki hafta ofisinize gittiğinizde işten atılacak mısınız diye endişelendiğinizde....bu sizin boğulmanıza neden olur, nefesinizin kesilmesine, içinizde doğmakta olan tanrısallık alevinin sönmesine neden olur. Geçmiş sizi öldürecektir. Gelecek sizi boğacaktır.
Şimdi'de yaşayın, an'da, bütünüyle var olarak, bu şeyler size geldiğinde yapılması gerekeni tümüyle yapacak bir halde. Yeni Zamanların enerjisi budur. Çok önemli olacak olan, özellikle de önünüzdeki birkaç ay içinde önemli olacak olan paradigmadaki dönüşüm budur. Yeni Zamanların enerjisinin bu olduğunu biliyoruz, çünkü Yeni Dünya dediğimiz bu yerde bunu görüyoruz.
Şimdi, sevgili dostlar, sizin konuşma zamanınızdır. Ben, Tobias, burada bir süredir yeterince konuştum. Şaud'un başlama zamanıdır.
--0-- Şaud 3 Kendimden kendime aktardığım mesaj
Biz Alan üyesiyiz. Biz aileyiz. Biz tek bir ses, ve çok sesiz.
Biz iki dünyada yürüyoruz. Biz bu zamanda iki dünyada yaşıyoruz. Gördüğümüz şey – bir parçamız Eski Enerjide, bir parçamız Yeni'de – bunun meydan okuyabildiğidir. Biz bunun kendine ait meydan okumalar, kendine ait zorluklar yarattığını görüyoruz. Zaman zaman bizi farklı yönlere çekme eğilimi gösteriyor. Büyük bir bölümümüz Yeni Enerji'ye geçmek istiyor. Ama yine de kendimizi Eski Enerji dünyasında yaşarken buluyoruz. Bazen bu ikisini artık nasıl dengeleyebileceğimizi bilemediğimizi görüyoruz. İnsana özgü dilimizle ifade ettiğimiz gibi, kendimizi bir kayayla sert bir zemin arasında buluyoruz.
Ama bu ikisini dengelemede ilerleme kaydediyoruz. Şeylerin yeni anlayışına sahip olmaya başlıyoruz, hatta kendi sağlığımız, bedenimizin nasıl tepki verdiğini anlamaya başlıyoruz. Eski Enerjide yapılanmış olan bedenimiz, Yeni Enerji'de kendini yenilemek peşinde.
Bedenlerimiz yeni yiyecek türleri istiyor. Artık hiç bir şey uygun gibi gelmiyor....çukulata hariç! :) Artık marketlerin raflarında gördüğümüz şeyler, bedenlerimizi tatmin etmiyor.
Ama, bedenlerimizin açlık duymaya başladığı yiyecek ve gıdaları daha hiç kimse geliştirmedi. Onun için, bu eski yiyeceklerle konuşmamız gerekiyor. Onları içimize almadan önce, enerjilerini uyumlamamız gerekiyor. Eski Enerji yiyeceklerini nasıl kabul edeceği hakkında fiziksel bedenlerimizle konuşuyoruz.
Bu, aynı zamanda iki dünyada birden yaşamanın zorluklarından sadece biri. Biz bunun zor olacağını, daha bu noktaya gelmeden çok önce biliyorduk. Bunun zor olmasını bekliyorduk. Ama bunun gerçekte ne anlama geldiğini farketmemiştik.
İşe gitmenin, gitgide zorlaştığını görüyoruz. Eski Enerji sistemlerine ve bunları gayretle savunan insanlara bakıyoruz. Birçok şirkette yapılanmış olan hiyerarşi yüzünden, bu insanlara yeni bir yolun, farklı bir yolun olduğunu söylemek zor. Bu Eski Enerji işlerinde olmanın çok yorucu ve çok yıpratıcı olduğunu görüyoruz.
Ama henüz Yeni Enerji işlerinin nerede olduğundan emin değiliz. Sanırız onları yaratmak bize kalmış bir şey. Ama bu arada bu eski iş yerlerine gitmek meydan okuyor ve her geçen gün gitgide zorlaşıyor.
Bizimle birlikte çalışan insanlarda ve onlar için çalıştığımız insanlarda yeni anlayışların, yeni farkındalıkların olmasını arzuluyoruz. Henüz yanıtın ne olduğundan emin değiliz, çünkü çok yönlü düşüncelerimize o kadar takılmıştık ki, bolluğumuz için buna sahip olmak zorundaydık. Belki yakında, Yeni Enerji'de daha iyi bir yol buluruz.
İlişkilerimiz de Eski Enerji temelliydi. Onları Eski Enerji'de başlattık. Zaman zaman zorlayıcılar. Bazı eski arkadaşlarla, hatta ailemizden olanlarla, evlendiğimiz bazı kişilerle ilişki kurmak zor. Bazen kendi çocuklarımızla ilişki kurmak çok zor. Onları değiştirmenin uygun olmadığını biliyoruz. Ama iki dünyada birden aynı zamanda yaşamak bazen çok zor, çok asap bozucu.
Zaman zaman bunun dışına çıkmak ihtiyacını hissediyoruz. Bazılarımız çok şaşıyor buna, çünkü kendimiz için bu kadar zamana, bu kadar değerli bir zamana ihtiyaç duyduğumuzu hiç farketmemiştik. Ama bunun şimdi çok önemli olduğunu görüyoruz. Başka alan üyeleriyle biraraya gelmenin büyük bir mutluluk olduğunu görüyoruz, çünkü orada en azından, sözcükler kullanılmasa da bir anlayış hakim. En azından iş ilişkilere geldiğinde bir anlayış hakim.
İki dünyada birden aynı zamanda yaşamak, hatta kim olduğumuzla ilgili kendi algılarımız ve tutumlarımızı içeren iki dünyada yaşamak zor. Bir parçamız Eski'nin rahatlığını isterken, başka bir parçamız aşırı bir biçimde Yeni'ye girmek istiyor. Kendi benliğimizin içinde iki dünyada birden yaşamak zor. Her şeyi saldığımızı sanıyorduk, ama daha salınacak şeylerin, daha katmanların olduğunu görüyoruz. Bazen, hiç sonu yokmuş gibi görünüyor. Bu iki dünyada birden, aynı zamanda yaşamak çok zor.
Şimdi ortaya çıkan araçlar olduğunu görüyoruz. Bunlar hiç de olacağını sandığımız araçlar değil. Bunlar basit araçlar. Onları kullandığımızda, bize hiç beklenmedik yollardan o kadar iyi hizmet ediyorlar ki.
Alan üyesi olarak, NEFES ALMANIN önemini öğreniyoruz. Bunun bu kadar güçlü bir araç olacağını hiç düşünemezdik. Nefes almak, içimizdeki tanrısal alevi körüklüyor. Nefes almak, bizim an'da olmamızı sağlıyor. Nefes almak, sistemimizi canlandırıyor. Nefes almak, yaşadığımızın onayı.
Biz bu Yeni Enerji araçlarının çok daha karmaşık bir şey olacağını sanmıştık. Bilinçli nefes almanın, bizi açtığını görüyoruz. Stres ve gerilimlerin çoğunun yatışmasını sağlıyor.
Yeni Enerji araçlarından birinin de HİSSETMEK olduğunu görüyoruz. Biz önce hissetmeyi, sonra düşünmeyi öğreniyoruz. Biz, analiz etmek amacıyla her şeyi önce kafamızdan geçirmek yerine, hislerimizle düşünmeyi öğreniyoruz. Biz içimizde, düşünmek dediğimiz şeyin eski yöntemini dönüşüme uğratan yeni bir zeka türünün olduğunu öğreniyoruz. Bunların tümü hislerimizde barınır. Önce HİSSEDİP, sonra düşündüğümüzde, çok daha hassas bir hale geliyoruz. Hassas olmak harika bir şey, çünkü şeyleri şimdiye kadar hiç olmadığı gibi hissedebiliyor ve anlıyoruz. Ancak bazen, iki dünyada birden yaşarken, bu hassaslık zorlayıcı oluyor, çünkü başka insanların acısını hissedebiliyoruz. Onların mücadelesini hissediyoruz. Hatta kendi içimizde, orada olduğunu bile bilmediğimiz şeyleri hissedebiliyoruz. Biz, Yeni Enerji araçlarından biri olarak hislerimizle düşünmeyi öğreniyoruz. Mantık için bir yer var ve analiz için bir yer var. Ama bilgelik, beyinden gelmiyor. Hislerimizden geliyor.
Bir dünyada yaşamak yeterince zordu.....ve şimdi, iki dünyada birden yaşıyoruz. Ama iki dünyada birden yaşarken basit bir araç, çok basit bir araç daha olduğunu görüyoruz. Bu, anın farkındalığı, "ANLIK FARKINDALIK". Bu, bütünüyle mevcut olarak an'da olmak. Tekrarlıyoruz, biz Şimdi'de olmanın bu kadar basit olacağını hiç düşünmemiştik...geçmiş hakkında endişelenmemenin, çünkü biz onu saldık...gelecek hakkında endişelenmemenin, çünkü onu daha yaratmadık. Biz bütünüyle Şimdi'de, bu an'da mevcut olduğumuzda, dengedeyiz. Burada alan üyesi olarak hepimiz otururken, yaşam dengededir. Yaşam akmaktadır. Şeyler olduğu gibidir. Ve bu kendi içinde mükemmelliktir. An'da oturduğumuzda, enerjimizi geçmişe ya da geleceğe sızdırmayız. Enerjimiz tümüyle an'dadır.
Biz an'da olduğumuz zaman, uyumlanma meydana gelebilir. An'da olduğumuz zaman, bedenimizin doğal uyumuna geri gelmesine yeterli süreyi vermiş oluruz. Bedenimiz Eski Enerji'den Yeni'ye an'da uyumlanır. Böylece onun kendini yakalamasına fırsat vermiş oluruz.
An'da olduğumuz zaman, duygularımız yeniden dengelenir. Duygularımız, geçmişe ait topraklarda çok dağınık bir haldeydi. Şu anda oturup nefes almakla, duygularımız kendilerini yeniden uyumlayabiliyor. Bedenlerimiz...duygularımız...zihnimiz...tümü doğal olarak yeniden uyumlanıyor.
İki dünyada yaşarken, YOLLARIN HAREKET ETTİĞİNİ, an'da kalabileceğimizi ve yolların bize geleceğini anlamaya başlıyoruz. Ondan sonra, ister bir insan olsun, ister iş, bir fırsat, bir meydan okuma olsun, her ne geliyorsa onunla etkileşme sorumluluğumuz var. Bize geldiğinde ve biz onunla dans etmenin uygun olduğunu algılarsak, o zaman onunla bir şeyler yapma sorumluluğumuz var.
Artık yoldan aşağı koşturmak zorunda değiliz. Artık bilinmedik bir hedefe doğru son sürat gitmek zorunda değiliz. An'da olabiliriz. Yol tüm çevremizde hareket ediyor ve bize uygun olanı getiriyor.
Aynı zamanda iki dünyada birden yaşamak, böyle olacağını hiç ummadığımız bir meydan okuma. Ama yeni araçlarla – nefesle, an'la, hislerle, bize gelmesine izin vermekle – ona uyumlanmayı öğreniyoruz.
Alan üyesi olarak, çok meydan okuyan bir iş üstlendiğimizi biliyoruz. Alan üyesi olarak, öğretecek çok şeyimiz olduğunu biliyoruz. Ve aynı zamanda Yeni Enerji'yle ilgili öğreneceklerimiz var. Alan üyesi olarak, Yeni Dünya enerjilerini yarattığımızı biliyoruz. Ama aynı zamanda, Eski Dünya'nın titreşimlerini de uyumlamayı öğreniyoruz.
Biz iki dünyada yaşıyoruz. Biz Alan üyesiyiz.
--0-- Celse sonrası gelen bilgi
Siz gerçekten öncülersiniz, daha sadece birkaç yıl önce bilinmeyen bir şey olandan geçmeyi seçmiş insanlarsınız. Ama şimdi sizler ve biz ve Tüm Olan, bu Yeni Enerjinin gerçekten ne olduğunu anlamaya başlıyoruz. Hepimiz, tanrısallıkla bütünleşme, "Sizin de Olduğunuz Tanrı"yla bütünleşme potansiyelini, Dünya üzerindeki insanlar olarak yaşamınıza nasıl getirdiğinizi anlamaya başlıyoruz.
Bu an öylesine bir armağan ki. Şu anda içinde oturduğumuz an, bize bir armağandır. Biz, sevgi ve anlayış armağanını size geri veriyoruz. Böylesine an'da olmak, daha önce farkedilmesi mümkün olmayan yeni fırsatlar, potansiyeller yaratır.
İçinde olduğumuz an'da olmak, Şaud'da da söylediğiniz gibi, tüm varlığınızın yeniden dengelenmesine izin verir. Yüzeyin hemen altında yatan bilişlerin ve anlayışların ortaya çıkmasına izin verir. An'da olmak, söz olmak zorunda olmayan sözlerin söylenmesine izin verir. Açıklanmak zorunda olmayan enerjilerin akmasına izin verir. İnsanlar olarak siz hala her şeye bir anlam katmak ve her şeyi tanımlamak gereği duyuyorsunuz. Ama siz, enerjilerin sözlerden çok daha güçlü olduğunu an'da öğreniyorsunuz.
Ve an'da yaşamakla ilgili öğrenilecek çok şey olduğunu anlayın. Başlangıçta size zor gelecektir. Yolculuğunuza benzetme olan o araca atlayıp, sürekli "An'da nasıl kalırım? An'da nasıl kalırım?" diye düşünerek, yolu gerisin geriye gitmeye çekileceksiniz. Kenara çekmek zorunda kalacaksınız.
Şimdi, bunun, sizin meşgul olmayacağınız anlamına gelmediğini paylaşmak istiyorum. Tam tersine, şimdiye kadar olduğundan daha fazla faaliyet olacaktır! Yapacak daha çok şey, daha çok hokkabazlık etmenizi ve dengede olmanızı gerektiren şeyler olacaktır. Yaşamınıza daha çok insan ve daha çok fırsat girecektir. Neyin geçip gideceği ve neyin kalacağı sizin ayırt etme yeteneğinize kalacaktır. Burası bir mola yeri olmasına karşın, çok faaliyetler olacaktır. Yolculukta olanların birçoğu duracaktır. Siz bir insan melek, Yeni Enerji'nin bir öğretmeni olarak orada olacaksınız.