Şaud 6 Kendi Rehberin Kendinsin

--0-- İçimizde oluşturduğumuz örtülerin serbest salınıma bırakılması

Biz enerjilerimizi her çevreye uyumlayabiliriz, ister bir alan üyesi toplantısında dışarıda oturalım, ya da bir otelin oldukça steril balo salonunda....bir evde...her hangi bir yerde oturalım....hepimiz enerjilerimizi uyumlayabiliriz.

Gerçekten, en yoksul ve negatif ve karanlık bölgelerden birinin ortasında bulunabilirsiniz. Sevgili dostlar, bunun sizi etkilemesine izin vermeyebilirsiniz. Çevreyi değiştirmek için ışık yaymak (yollamak) zorunda değilsiniz. Siz sadece onun içinde oturursunuz ve o değişir.

Bazı insanların çevrelerinde yarattığı şu "kalkanların" eğlenceli olduğunu düşünüyoruz. Siz, "Kendini ışıkla çevrele" diyorsunuz. Biz, "Duvarları alaşağı edin" diyoruz. Siz her hangi bir yerde olabilir ya da yaşayabilir ve sizi etkilememesini sağlayabilirsiniz. Şefkat, merhamet dediğimiz şey budur. Şefkat, diğer insanların yolculuğunu ve kendi yolculuğunu gerçekten anlamaktır. Şefkate sahipseniz, karanlıkların en karanlığında, en korkulu yerlerde oturabilirsiniz. Kalkanlar yaratmak zorunda değilsiniz.

Siz alan üyeleri, şimdi haklı aydınlatanlarsınız. Siz parlıyorsunuz. Siz ışık saçıyorsunuz. İster bilinçli olarak farkedin, ister farketmeyin, siz Yeni bir Enerji yayıyorsunuz. Bir manava gittiğiniz zaman, halka açık kalabalık bir yere gittiğiniz zaman, şu savunma duvarlarını örmek zorunda değilsiniz. Sadece an'da olmak durumundasınız.

Sizin negatif, karanlık, ya da dengesiz olarak nitelendireceğiniz her hangi bir enerji, gelip geçecektir. Bunların sizi etkilemesi gerekmez. Gelip geçerler. Koruma duvarlarını ördüğünüz zaman, bu, enerjilerin size gelmesini de engeller. Kendi çevrenize bir duvar örüyorsunuz. Kendinizi öyle koruyorsunuz ki, artık hissedemez ya da duyumsayamaz hale geliyorsunuz. Bu, kendi benliğinizi ve içindeki Tanrı'yı öğrenirken uygundu, evet, bu engelleri bir noktada siz yarattınız. Ama sevgili dostlar, bu şimdi Yeni bir Enerjidir.

Gerçekten, gelecek aylarda size söyleyeceğimiz belli şeyler, daha önce söylediklerimizle, ya da başka kanallardan duyduğunuz bilgilerle çelişiyormuş gibi görünecektir. Neden? Çünkü bu Yeni bir Enerjidir. O hızla değişmektedir. Siz değişmektesiniz. Bazılarınız şu anda bizim enerjimizi saptamaya çalışmaktadır. Şöyle diyorsunuz, "Birşeyler farklı gibi. Ben belki de doğru alanımda değilim. Belki de oturmadan önce törensel bir şey yapmalıydım." Bazılarınız şöyle diyor olabilir, "Odayı tütsülemeyi unuttum, onun için eskisi gibi bağ kuramıyorum." :)

Sevgili dostlar, bizimle geçmişte kurduğunuz gibi bir bağı şimdi kuramamanızın nedeni, değiştiğiniz içindir, ve biz değiştiğimiz içindir. Enerji şimdi farklı bir noktadadır. Buna alışmaya çalışın. Süregelen değişim ve dönüşümlere alışmaya çalışın. Eski yöntemlere geri dönmemeye çalışın. Eski yöntemleri (tarzları, biçimleri) onurlandırın. Bunlar size iyi hizmet etmiştir. Ama siz şimdi Yeni bir Enerjidesiniz.

Bugün getirdiğimiz enerji, farklı bir yerden gelmektedir. Kendi içinizde hassas bir radyo alıcısı olduğunu düşünün. Ve şimdi düğmeyi çevirin, tıpkı bir radyo istasyonunu ayarladığınız gibi. Onu daha yüksek bir frekansa ayarlayın. Siz daha yüksek bir bilinçte olduğunuz için, biz de şimdi farklı bir biçimde, bu daha yüksek frekansta gelebiliyoruz. "Geçen ay, ya da ondan önceki ay daha farklıydı...neler oluyor burada" dediğiniz zaman, ah, bir an durun. Bu daha yüksek frekansa gelip de bizimle birleşmek için kendinize izin verin.

Şimdi farklı olmasının bir nedeni de, enerji ağındaki değişimlerdir. Enerji ağındaki son uyumlamalar da yapılmıştır. Bu size, kendi tanrısallığınızı tümüyle kabul etme, ve sahiplenme ve onunla bütünleşme yolunu açmaktadır. Bu son haftalarda meydana gelmiş olan değişimler vardır. Önünüzdeki yıl çok değişimler olacaktır.

--0-- Günün konuğu Adamus Saint Germain

Onun enerjisi, geçmiş 20 ila 30 yılda hep çevrenizde var olmuştur. Ama mevcudiyeti şu son birkaç yılda çok güçlü olmamıştır. Şimdi, her zamankinden çok daha mevcut bir halde geri gelmektedir.

Gerçekten, onur konuğumuz St. Germain'dir. O benim ve sizin sevgili dostumuzdur. Biz, insanlardan söz ederek birlikte çok saatler geçirdik, çünkü o da bir insan olarak (dünyada) bulunmuştur. St. Germain simya üstadıdır ve değişim üstadıdır. St.Germain, Eski yöntemlere uymamış, daha çok şunu demiştir, "Burada, Dünya üzerinde daha iyi yöntemler, yollar vardır." O, enerjilerle deneyler yapmış ve insan olarak Dünya'da bulunduğu süre boyunca simyasını uygulamıştır.

St.Germain Dünya'dayken kendi yükseliş sürecinden (işleminden) geçmiştir. Yaşamlar arasında nasıl gidip geleceğini ve birçok yaşamı nasıl birleştireceğini öğrenmiştir. Bir yaşamla diğeri arasındaki hatırlama engellerini nasıl aşacağını öğrenmiştir.

Sevgili, sevgili St.Germain geçmiş yıllarda ve özellikle de uyku halinizde, yolculuğunuzun önemli bir parçasını oluşturmuştur. Bir süre Dünya alemlerinin uzağında bulunmuş, sizlerle birlikte çalışarak Yeni Dünya'nın enerjilerini oluşturmuştur. O da bu zamana hazırlanmıştır, yeniden sizin yakınınızda yürüyebilmek için kendi enerjilerini hazırlamıştır.

St.Germain'in enerjileri bir süre uzak kalmıştır. Enerji ağının tamamlandığı bu zamanda o geri gelmektedir. Kendi tanrısallığınıza gerçek biçimde sahip çıkabileceğiniz bu zamanda geri gelmektedir.

--0-- Bu yılın öngörüleri ve insan klonlanması(Realyenler)

İnsanlığın gidişatını bu yıl nasıl gördüğümüzden söz edelim bir dakika. Bunlar kehanet değildir. Önceden bildirmek değildir. Sözünü ettiğimiz şeyler, kendi bakış açımızdan gördüğümüz şeylerdir. Sizinle paylaşmak isteyişimizin nedeni, dünyanın içinden geçtiği şeyleri anlamanızı sağlamak içindir, bu şeylerle olan ilişkinizi anlamanızı sağlamak içindir, bu şeylerin sizi fazla etkilememesini sağlamak içindir.

Enerji ağının son uyumlamaları ve tüm insanların muktedir hale gelme potansiyeli, dualitenin eski enerjisi için bir meydan okuma yaratmaktadır. İnsanlar, muktedir olma potansiyeline sahip olduklarını belki bilinçli olarak farkında değildir. Ama dünyanın her yanındaki insanlar bir şeyler hissetmektedir. Bu bazen rahatsız etmektedir. Bu, sürekli kapının vurulduğunu duymak ama bunu kabul etmemek gibi bir şeydir.

Siz, bizim neden söz ettiğimizi biliyorsunuz. Çoğunuz, uyanışınızdan önce bu deneyimi yaşadınız. Bu bir huzursuzluk hissidir, dingin olmama hissidir, bir şeylerin olacağı, ama ne olacağını bilmeme hissidir. Bu, sizin uyanış işleminizin bir parçasıydı. Bu, sizi uyanmaya çağıran Cebrail'in borusuydu.

İbadet etmeseler de ya da ruhsal olmasalar da, dünyanın her yerindeki insanlar bunu şimdi hissetmektedir. Bir şeyin değiştiğini hissetmektedirler. Bu his, bu sıkıntı şu anda dualite enerjilerini arttırmaktadır. Ve önünüzdeki birkaç yıl bunu yapmaya devam edecektir. Dualite artacaktır.

Siz bunun bir parçası olmak zorunda değilsiniz. Siz, bundan etkilenmek zorunda değilsiniz. Ama bunu diğer insanlarda göreceksiniz. Daha önce size,Yeni Enerji'ye girmek için kendi yükselişinizin zorlu ve meydan okuyucu işleminden geçtiğinizi söylediğimizde, bundan söz ettik. Ama siz araçlara sahiptiniz ve birbirinize sahiptiniz.

Şimdi bu işlemden geçmekte olan yepyeni bir insan dalgası vardır. Onlar, sizin sahip olduğunuz ruhsal anlayışa ya da geçmişe sahip değildir. Ve kesinlikle onlara rehberlik edecek başka alan üyelerine sahip değildirler. En azından sizinle, öğretmenlerle bağlantı kurana kadar.

Dualitenin bu yıl artmasıyla birlikte, savaş potansiyelinin yükseldiğini göreceksiniz. Bu, bir bölgede soğur gibi olunca, bir başka bölgede ortaya çıkacaktır. Bir süredir barış içinde olan dünyanın bazı bölgeleri, anlaşmazlığa düşecektir. Bakın bu, sizin içinden geçtiğiniz şeylere çok benzemektedir. Temizlenmek isteyen Eski Enerjiler vardır, onun için de kabul edilmek ve dönüştürülmek üzere yüzeye çıkacaklardır.

Onun için size, sevgili alan üyesi, barış için dua etmek uygun değildir diyoruz. KENDİ dinginliğiniz içinde olmak ve bunu dünyaya yaymak uygundur. Ama biliyor musunuz, kaçınılmaz olan anlaşmazlıklar vardır, birbiriyle halleşmek zorunda olan Eski Enerjiler vardır.

Irak'ta savaş söylentileri var, ve bunun dünyanın her yerinde yarattığı gürültüyü görüyorsunuz. Yoğun bir savaş tehdidi mevcuttur. Öyle güçler var ki.....savaş isteyen güçler mevcuttur. Başka insanlar da barış için savaşmaktadır.

Bu şeylerin soğumasını, yatışmasını sağlayacak son dakika anlaşmalarının yapıldığını görüyoruz. Ama sevgili dostlar, anlaşmazlık enerjileri hemen yeniden ortaya çıkacaktır. Orta-Doğuda ortaya çıkmazlarsa, dünyanın başka bir yerinde ortaya çıkacaklardır. Anlaşmazlıkların alevlendiğini ve sonra yatıştığını, alevlendiğini ve sonra yine yatıştığını göreceksiniz. Anlaşmazlıkların bazıları savaşla sonuçlanabilir. Böyle olmak zorunda değildir. Bu anlaşmazlıklar açıklıkla ve gerçeğin kendisiyle çözümlenebilir. Bunun nasıl bir şey olduğunu siz biliyorsunuz. Siz bu anlaşmazlıkları, mücadeleleri kendi içinizde yaşadınız. Siz bir anlamda, dünyada olup bitenin mikrokozmosusunuz. Bu çekişmeler içinizden yüzeye çıktı. Bazen bunları geri ittiniz ya da görmezden geldiniz. Sorunlarınızdan kaçtığınızı gördük! :) Kendi içinizdeki durumla yüzleşmek istemediniz. Ama er ya da geç içsel anlaşmazlıklarınızla yüzleşmek durumunda kaldınız. Er ya da geç kedinizle halleşmek zorunda kaldınız.

Bu çok ilginç bir yıl olacaktır. Dünyadaki mali durumun, geçen seneki gibi olmasını bekleyin. Yine dalgalanmalar, yine iniş çıkışlar....borsada oynamak için iyi bir zaman değildir. Borsa için tüyo isteyenlere – iyi bir zaman değil. :) Bizden tüyo isteyenleriniz çok....çok fazla! :) Eğer Ben, Tobias ya da St.Germain şu anda Dünya'da olsaydık, bu, uzak duracağımız bir kumar olurdu.

İş dünyasında son zamanlarda gördüğünüz olaylar – yani büyük şirketlerin en büyüklerinin batması – bu da olmaya devam edecektir. Sadece Birleşik Devletler'de değil, dünyanın her yanında olmaya devam edecektir. Bu şirketler bir anlamda o kadar büyümektedirki, kendi enerjileriyle başa çıkamaz hale gelmektedirler. Bir anlamda, daha küçük parçalara bölünebilmek için, kendi seçimleriyle hızla çökmektedirler.

Bakın, uygun olan belirli bir enerji miktarı vardır, bu ister bir ülkede olsun, ister bir şirkette, ya da her hangi başka bir şeyde. Fazla büyüdüğü zaman, daha küçük parçalara bölünmek zorundadır. Bazen küçük parçalar, bütüne göre daha etkili olabilir.

Daha önceki konuşmalarımızda kiliselerden söz ettik. Onlar da kendi parçalanmalarından geçmeye devam edecektir. Bu yıl kiliselerde daha fazla çekişme, mücadele olacaktır. Bu çekişmelerin sonucu olarak ve aynı zamanda bazı liderlerin – nasıl desek – bu büyük bilinç değişiminden geçme gücüne sahip olmamalarının sonucu olarak, başlıca kiliselerin bazılarında büyük liderlik değişimleri olacaktır.

Kiliselerinizde büyük değişimler olacaktır. Bunu gördüğünüzde korkmayın. Bunların tümünün uygun olduğunu anlayın. Biz epey bir süre önce bundan söz ettik ve duvarların yıkılacağını söyledik. Bu, dönüşümün bir parçasıdır.

St. Germain enerjilerin değişimi hakkında çok şey bilir, ve bazen öyle bir yapılanma olur ki, şeylerin farklı bir biçimde, Yeni bir biçimde yeniden yapılanabilmesi için duvarların yıkılması gerektiğini bilir.

Sevgili dostlar, bu yıl dünyanızda meydana gelecek çok şey vardır. Bilimsel ve teknolojik büyük ilerlemeler kaydedilecektir, son yıllarda gördüğünüzden çok daha fazlası. İlginçtir, bir alan – iş alanı ve kiliseler, ve politika – büyük dönüşümlerden, büyük değişimlerden geçerken, birçok duvar yıkılırken....öte yandan bilim ve teknoloji büyük sıçramalarla ilerleyecektir.

İnsanlara yıllarca dert olan tıbbi sorunlarla ilgili yeni hamleler duyacaksınız. Doktorlarınız ve bilim adamlarınız yeni anlayışlar sunacaktır. Gerekli araştırmaların ve belgelemelerin sonuçlanması biraz zaman alacaktır, ama buluşlar kapıdadır. Buluşları gazetelerinizde okuduğunuz zaman şunu soracaksınız, "Bu nasıl geliştirilebildi? Yanıt bu kadar basitken, tüm bu yıllar boyunca nasıl gözden kaçırıldı?" Biz bunun, sizin ve bu ruhsal yoldaki diğer insanların gerçekleştirdiği çalışmalar sayesinde olduğunu söylüyoruz.

Size daha önce de söyledik – bu artık sizinle ilgili değildir. Siz tüm bu işlemlerden içinizde geçmektesiniz. Siz bilincinizi değiştirmektesiniz. Siz, gezegenin bilincini yükseltmektesiniz.

Bilinci yükselttiğinizde ne olur? Dışarıya doğru genişler! Siz tüm dünyaya yeni bir bilinç düzeyini ışımaktasınız. Sonra da, bilim adamlarınız, mühendisleriniz, tüm liderleriniz işlerini görmeye başladığında, sizin bilincinizdeki değişim, onların yeni anlayışlara gelmesini, yeni buluşlar gerçekleştirmesini sağlayacaktır.

Büyük kaşiflerden biri, Thomas Edison dediğiniz kişi, kendini, biraz da bilmeden, çok yüksek bir titreşim ve enerjiyi tutan varlıklarla çevreledi. Buluşlarını ve araştırmalarını gerçekleştirirken, gerçekten o varlıkların yüksek bilinçlerinden çekip çıkartarak, başka türlü sahip olamayacağı anlayışlara ve farkındalıklara erişti.

Bilim ve teknolojide bu büyük ilerlemeleri bu yıl duyduğunuz zaman, gerçekleştirdiğiniz çalışmadan ötürü kendinize teşekkür edin. Siz titreşimi değiştiriyorsunuz, ve başka insanların çalışmalarını yeni ve farklı bir biçimde gerçekleştirmesini sağlıyorsunuz. Dünya üzerindeki etkinizi görüyor musunuz?

Hazır bilimden söz ederken sevgili dostlar, bir dakika da insan klonlanması hakkında konuşalım. Şu anda olup bitene dikkat etmenizi istiyoruz. Bununla ilgili çok açık fikirli olmanızı istiyoruz, çünkü sizin ya da başkalarının düşündüğü gibi olmak zorunda değildir. Ruhsal arayış içinde olan bir grup insanın (Raelian'lar), teknoloji ve bilimi, ruhsal ustalıkla birleştirebilmelerini ilginç buluyor musunuz?

Evet, elbette, onlar daha iyi bir araştırma (PR) yapabilirlerdi, biliyoruz! Ama bunun gerisinde bile bir plan mevcuttur. Bunun gelecek haftalarda ve aylarda açığa çıktığını göreceksiniz. Bu teknolojiyi geliştirmek, başı çeken bir insana, normal insanların uç noktada dediği birine ihtiyaç duymuştur. Raelien'ler (Raelians), gerçekten dış alemlerle bağlantı kurmaktadır. Onlar gerçekten yabancı varlıklarla bağlantı kurmaktadır. Onların daha kabul etmediği şey ise, yabancı varlıkların, aslında kendi geçmişleri olduğudur. Onlar gerçekten yıldız tohumuyla çalışmaktadır. Onlar gerçekten deneylerinde çok ilginç enerjilerle çalışmaktadır.

Sevgili dostlar, engelleri yıkmak, çok açık fikirli olmayı gerektirir. Bu insanlara belki biraz dengesiz gözüyle bakılmaktadır, ama bir sonraki düzeye çıkmanın bedeli budur. Sıçrayış, ruh ile bilimin birleşmesiyle gerçekleştirilmiştir. Bu insanların bilimsel çevrelerde ve medyada küçük düşürüleceğini ve onlarla alay edileceğini şimdiden söyleyebiliriz.

Klonlamayla çalışan insanlar (Raelian'lar), kendilerini ifade ettikleri için çok alay konusu oluyorlar. Ama kendilerini geriye çekmedikleri için, yaşamın doğasıyla, biyolojiyle, yaşamın sürekliliğiyle ilgili şeyler açıklanmıştır onlara, her iki ayağı Eski Enerji'de olan bilim adamlarının hiç göremeyeceği şeyler.

Onların geliştirdiği şey, daha sadece başlangıçtır. Onlar temel konularda, DNA'nızdan daha basit düzeylerdeki anlayışlara sahiptirler. Bunu, akıllarının genişlemesine izin vererek ve sonra da bunu pratiğe uygulamakla gerçekleştirmişlerdir. Onlar bunu, kendilerini yüksek titreşimlerle çevreleyerek, ve aynı zamanda sizin titreşiminizle de bağlantı kurarak gerçekleştirmişlerdir.

Bilimsel çevreler bu insanlarla alay edecektir. Bilimsel çevreler onları küçük düşürmek zorundadır, çünkü bunu kendileri keşfetmemiştir. :) Ama sahnenin gerisinde bulunan bazı bilim adamları, Raelian'ların gerçekleştirdiği bu çalışmanın, gözden kaçacak kadar basit olan bu çalışmanın değerini anlayacaktır.

Bir de felsefi açıdan klonlama hakkında konuşalım. Çok tartışmaların olduğunu biliyoruz. Tartışma ve mücadeleler olmaya devam edecektir. Buna karşı çıkacak olanlar, sevgili dostlarımızdır, yani geleneksel dini liderlerdir. :) Onlar sizin Tanrı olduğunuza inanmamaktadır. Kürsüde dururlar ve sizin Tanrı olduğunuza inanmazlar. Bilimle ruhun birleşmesine, ve muazzam şeyler yaratabileceğiniz gerçeğine inanmazlar.

Klonlamayla ilgili dünyada olup bitenler, Yeni Dünya'da da yoğun olarak üzerinde çalışılacak bir şeydir. Bakın, temel prensip basittir. Siz, bedeniniz değilsiniz. Siz, Ruhsunuz. Eski fiziksel bedeninizi terk etmeyi seçerseniz, kendinizi klonlayabilirsiniz. Bütün o travmatik doğum sürecinden geçmek zorunda kalmadan, bir yaşamdan ötekine geçebilirsiniz. Eğer bu Dünya'da kalmak isterseniz, buraya dönmek için o uzun ve oldukça acılı devreden geçmek zorunda kalmazsınız. Yeni bir bedene giriverirsiniz.

Sevgili dostlar, yanlış anlayan kimseler var. Siz, Ruh'u klonlamıyorsunuz. Siz sadece biyolojiyi klonluyorsunuz. Yaşamın sonsuz olduğunu anlamayan kişiler var. Fiziksel bedeninizi çok kolay değiştirebilirsiniz. Bu, olacaktır. Bu, olacaktır. Ama daha öğrenilecek çok şey var. Bu ilk klonlamalarda birçok eksik (kusur) var. Ama bu olacaktır. Olacaktır.

Biz Yeni Dünya'dan söz ettik ve biyolojiye girebilecek, sonra da ondan yine çıkabileceksiniz dedik. Bu burada, Dünya'da da mümkün olacaktır. Bunu görmek istemeyen güçlerle fikir ayrılıkları olacaktır. Onlar korkuyorlar. Bu, eski kitapları yeniden gözden geçirmek ve değiştirmek, ya da atmak anlamına geldiği için korkuyorlar. Bunu yapmak istemiyorlar. Böylesine korku içindeler.

Onun için alan üyesi, sizinle konuşmak için ve yeni öğretmenler olduğunuzu söylemek için bu kadar zaman harcadık. Öne çıkmanızın ve duyulmanızın zamanıdır.

Bu yıl ve gelecek yıllarda, tüm çevrenizde dualitenin arttığını görmeye devam edeceksiniz. Ama şimdi sevgili dostlar, SİZ yeni bir yerdesiniz. Ona yeni gözlerle bakabilirsiniz. Geçmişte olduğu gibi kargaşadan etkilenmek zorunda değilsiniz. Hala dualite oyununu oynayan bunca insanın olduğunu, oynamaktan keyif aldıkları bunca oyunun olduğunu farkederek, bir anlayış ve şefkat alanında bulunabilirsiniz. Bu artık sizinle ilgili değildir.

Eğer yanıtları hep dışarda ararsanız, size yanıtları verecek birini ya da bir şeyi hep bulmaya çalışırsanız, bu yıl sizin için zor olacaktır. Siz şimdi kendiniz için yeni bir çağa girdiniz. Artık mazeretler, bahaneler söz konusu değildir. Enerji ağı uyumlandı. Yıllardan beri yoğun bir işlemden geçtiniz. Artık bahaneler ve beklemek söz konusu değildir. O şimdi buradadır. Tanrısallığınız şimdi buradadır. O, sizin içinizdedir. O, çevrenizdedir. O, SİZDİR.

"Ama bekle. Bir sonraki şeyi bekle. 2012 yılını beklemek zorundasın. Bekleyecek bir 10 yılımız daha var" :) diyenleri gördükçe, biraz üzülüyoruz. Bazıları, 3 Mart 2003'ü beklemek zorunda olduğunuzu söylüyor....bazıları, gezegenlerin yeni bir dizilişini beklemek zorunda olduğunuzu söylüyor. Her zaman beklenecek bir şey var! Cauldre(Medyum) buna "ruhsal havuç" adını taktı.

Sevgili dostlar, sürekli beklemek yolunu izlemek isteyenler için bu uygundur. Bu uygundur. Bu yolu izleyecek çok kişi vardır, çünkü bir anlamda, bu insanlar şu anda bu sorumluluğu almak istemiyorlar. Gecikme için bir neden daha bulmak istiyorlar. Kaçınılmaz olanı ertelemek için takvimlerinde işaretlenmiş bir gün olsun istiyorlar. Ve kaçınılmaz olan....Tanrısal Olduğunuzdur. Siz de Tanrı'sınız.

Sevgili alan üyeleri, siz farklısınız. Biz onun için buradayız. Onun için St. Germain şimdiye kadar olduğundan çok daha güçlü bir biçimde dünya alemlerine geri gelmektedir. Bir süredir uzaklardaydı. O şimdi, tanrısal olmaya ve tanrısallıklarını ifade etmeye hazır olanlarla çalışmak üzere geri gelmektedir. Mazeret, bahane yok. Artık enerji ağı değişiklikleri yok. Artık gezegenlerin uyumlanması yok. Artık, UFO'ların inmesini beklemek yok. :) Hiç bir şey. Hiç bir şey.

Siz ŞİMDİ tanrısalsınız, bu anda. Bunu kendinize ihsan ediyorsunuz ve biz de onaylıyoruz. Bu noktadan sonra rehberler yok. Bunu sizin yerinize gerçekleştirecek başkaları yok. Evet gerçekten burada bizden çok, çok varlık var, St. Germain gibi, Yeshua, Metatron ve tüm diğerleri gibi. Ama biz, sizi cesaretlendirmek için buradayız. Biz zaman zaman sizinle oturup, sizi cesaretlendirmek için, sizinle konuşmak için, size kendi bakış açımızı sunmak için buradayız. Ama çalışmayı gerçekleştirmek ve yeni yaşamınızın ve Yeni Dünya'nın yaratanları olmak, size kalmıştır.

--0-- Kendi kendinizin rehberisiniz

Kendi kendinizin rehberi olmak, kendi kendinizin rehberi olmak zamanıdır....rehber, Benliğinizdir (Kendinizsiniz). Biz şimdi size bakıyor, ve çok hazır olan, ilerlemek için tüm araçlara sahip olan bir melek ve bir Tanrı görüyoruz. Biz, gücünü hiç kimseye ya da hiç bir şeye vermek zorunda olmayan bir melek ve bir Tanrı görüyoruz. Biz, bu noktaya gelebilmek için birçok meydan okuma ve zorluktan geçmiş bir melek ve bir Tanrı görüyoruz.

Bundan sonra ne olacağını merak ediyorsunuz. Ne önemi var ki? Her ne gelecekse size uygun olarak gelecektir. Ve geldiğinde, tüm araçlara, tüm araçlara sahip olduğunuzu anlayın. O korku anında bizi çağırmayın. Kendinizi çağırın. Biz gerçi orada olacağız, ama bunu sizin yerinize biz yapamayız.

Şimdi sevgili dostlar, biliminiz ve teknolojiyle ilgili söylediklerimizle bağlantılı olan bir şeye dikkatinizi çekmek istiyoruz. En iyi yanıtlar, en basit olanlardır. Bazen, bunu neden daha önce fark etmediğinize şaşıyorsunuz. Çünkü çok basitdir de ondan. Gözden kaçırıyordunuz.

Tanrısallığınız, olduğunuz Tanrı, çok basittir. Ama siz onu yine de çok karmaşık bir hale getirmeye çalışıyorsunuz. O çok basittir. O şu anda oradadır. Zaman zaman gücünüzü sınıyorsunuz. Şöyle diyorsunuz, "Madem ki ben de Tanrıyım, öyleyse neden kendim için bolluk yaratamıyorum? Neden bedenimi şifalandıramıyorum? Neden diğer insanların düşüncelerini okuyamıyorum?"

Sevgili dostlar, siz enerjinizi yanlış yere, sonuca odaklıyorsunuz. Enerjileri ana odaklamıyorsunuz. Bolluğa odaklandığınız zaman, elbette bolluk sorunları yaşayacaksınız. Bir ilişki için hep endişeleniyorsanız, sağlığınız için hep endişeleniyorsanız, bu sorunlar her zaman olacaktır. Bu, anda olmakla, Şimdi'de olmakla ilgilidir.

Tanrı-Benliğiniz, tanrısallığınız size en basit yollardan gelir. O her şeyin, her şeyin icabına bakar. Yaşamınızdaki her şeyin icabına SİZ bakarsınız. Tanrısal Benliğinizin ortaya çıkıp tanrısal yanıtları sağlamasına izin vermenin ne kadar kolay olduğuna şaşacaksınız. Artık zihindeki gerginlik olmayacaktır. Artık şeylerle mücadele etmek olmayacaktır.

Tanrısallığınız sizdir. O, bir anlamda, çok uzun bir süre sizden uzakta ve ayrı olmuştu. Bu Tanrı-Benliği....oh bir anlamda, o sizden uzakta olmuştu. Ona bağlanamadınız. Ama o şimdi buradadır, size duyduğu muazzam sevgi ve şefkatle gelmektedir, en derin düzeylerdeki şefkatle gelmektedir.

Sevgili dostlar, yaşantınızda bir meydan okuma olduğu zaman, sorunu zaten çözmüş olduğunuzu anlayın. Tanrısal Benliğiniz onu şimdiden çözümlemiştir. Yaşantınızda zorluklar ortaya çıktığında, korkmayın. Çözümün zaten var olduğunu anlayın. O, sizin içinizdedir. SİZ KENDİ KENDİNİZİN REHBERİSİNİZ.

Bu tanrısallık size bakmak istiyor, sizinle olmak istiyor, her şeyi halletmek istiyor. Ama sizden, sorunları halletmenin eski yöntemlerini bırakmanızı istiyor. Bırakın, hep dediğimiz gibi, salıverin, ve izin verin. Tanrısal çözüm ortaya çıkacaktır.

Çoğunuz son aylarda ve yıllarda rüyalar gördünüz, yoğun, güzel rüyalar. Çoğunuz bu rüyaların birazını ve bazı bölümlerini, belki sadece bir hissi hatırlıyorsunuz. Rüyada, düşünebileceğiniz en sevecen, en güzel, en şefkatli ve anlayışlı varlıkla karşılaştınız. Rüyada, bir yolda gidiyordunuz...ya da evinizde oturuyordunuz...ya da bir partideydiniz. Öyle ışık saçan bir varlıkla karşılaştınız ki, neredeyse dizlerinizin üstüne çöktünüz. Bu varlık olağanüstü bir şefkat ve sevgi yayıyordu. Rüyanızda bu varlığı tanıdığınızı biliyordunuz, ama nasıl tanıdığınızı bilmiyordunuz. Birlikte olmanız gerektiğini ve yaşamı birlikte paylaşacağınızı biliyordunuz, ama bunun ne zaman olacağını bilmiyordunuz.

Sonra, büyük bir hüzün çöktü üzerinize, çünkü kendinizi bu muhteşem varlıktan ayrı düşünemiyordunuz. Bu, sürekli aradığınız, hayatınızın aşkıydı. Bu, ruhsal eşinizdi, ikiz alevdi. Bu, tamamlanmamış parçanızdı, en azından böyle hissettiniz. Rüyanızda o yoğun sevgiyi ve yoğun bağı hissettiniz, ve onu hiç bırakmak istemediniz.

Bağlantının kesildiğini hissettiğiniz an, bağırmaya ve ağlamaya başladınız. Karanlığa...yalnızlığa geri gittiğinizi...şimdiye kadar hissettiğiniz en büyük aşkınızla olan bağlantıyı kaybettiğinizi hissettiniz. Sizin bunu yaşadığınızı biliyoruz. Biz sizi rüyalarınızda izledik. Gerçek Benliğinizle, Tanrısal Benliğinizle karşılaşmanın, o enerjiye dokunmanın ve hissetmenin, ve sonra onu kaçırmanın sizin için ne kadar zor olduğunu bildiğimizden, biz de birkaç gözyaşı döktük.

Sevgili dostlar, bu rüyaları kendinizi hazırlamak için, bedeninizi, zihninizi, duygularınızı hazırlamak için gördünüz. Rüyalarınızdaki bu yolculukları, kendi tanrısal parçanızın dünyanıza gelebilmesini hazırlamak için yaptınız. Size ait o parça şimdi buradadır. O burada, sizin içinizdedir. O en büyük aşktır. O en büyük şefkattir. O bir anlamda ruhsal eşinizdir, çünkü bu zamandan önce gelmesi mümkün olmayan bu parçanız, sizdir. O sizdir. Biz, ayrı olduğu kavramını bile kullanmaktan nefret ediyoruz. O sizdir. Bunu hissedin. Bunu şimdi varlığınızda hissedin.

Tanrısal Benlik sizdir. Hep öyleydi. Ve şimdi gelmektedir. Sizin bir parçanız olmak için gelmektedir. Daha önce hiç yapamadığı gibi paylaşmak istiyor sizinle. Göreceksiniz, kendinize şimdi kendi rehberliğiniz için güvendiğinizde, dışarıya bakmaktan vaz geçtiğinizde, tanrısal olmanızı engelleyen dışsal tarihlere bakınmaktan vaz geçtiğinizde.....bu Tanrısal Benliğin gerçekten her ihtiyacı karşıladığını göreceksiniz.

Sen, Tanrı, gerçekten tüm ihtiyacını karşılarsın. Bolluk yaşantınıza akacaktır. Sağlığınız geri gelecektir. İlişkiler, onlara odaklanmadığınız zaman, Şimdi'de yaşadığınız zaman, tanrısal olduğunuz zaman, uygun olarak gelecektir size.

Sevgili dostlar, yaşamın kendine göre meydan okumaları olacaktır. Ama söylediğimiz gibi, "Bu sizinle ilgili değildir." Tüm çevrenizde anlaşmazlıklar, mücadeleler göreceksiniz. Yeni yerlere çağrılacaksınız. Farklı çalışma türlerine çağrılacaksınız. Bunun sizinle ilgili olmadığını hatırlayın.

Bir parçası olduğunuz her durumda, sizin, Tanrı'nın, şimdiden yanıtlara sahip olduğunu hatırlayın. O insan beyninden, korku ve panik içinde olan o beyinden sıyrılın. Zor durumların ortasında oturun ve Tanrısal Çözümün yaşamınızda nasıl ortaya çıktığını izleyin. O, yaşamınızda ortaya çıkacaktır.

Bir an, an'da durun. Kim olduğunuzu hatırlatın kendinize. Üzülmeyi, sıkılmayı bırakın. Bu sorunu sizin yerinize çözelim diye bizi çağırmaktan vaz geçin. Derin bir nefes alın. An'da olun ve çözümün nasıl geldiğini izleyin. Onun, illede sizin düşündüğünüz yanıt olmayacağını da hatırlayın. Zihninizi açık tutun. O farklı bir yerden gelecektir, tıpkı bugünün enerjisinin farklı bir yerden geldiği gibi. Biz burada eski bir yere geri geldik, ama içeriye giren enerji farklıdır. Deneyimlerinizin çoğu böyle olacaktır. Farklı bir yerden gelecektir.

Çevrenizde ya da içinizde zorluklar olduğunda, korkmak ve türlü türlü projeler ve komplolar ve planlar yapmak eğilimi vardır. En sevdiklerimizden biri de, çok belirli bir yönde düşünmek – "burada sadece olumlu düşüncelere izin var"- demek zorunda olduğunu sanan insanlardır. Bu artık işe yaramıyor sevgili dostlar. İçinizde ve çevrenizde her ne olup bitiyorsa, onun ortasında olun. Tanrısallığınızın, en büyük şefkat ve sevgiyle sizinle olmasına izin verin. Oh ve sevgili dostlar, göreceksiniz....çözümün en güzel şekilde nasıl geldiğini göreceksiniz. Eski düşünme tarzınız ne kadar katı ve acımasız ve soğuk görünecektir! Yeni çözümler....onlar güzel olacaktır. Şimdiye kadar mümkün olduğunu sandığınızın çok ötesinde olacaklardır. Onlar Yeni Enerjide olacaktır.

(çok empati duyarak) Artık bahaneler yok alan üyeleri! Gelecekte beklemeniz gereken tarihler yok. Yabancı varlıkların ya da büyük varlıkların size gelmesini beklemek yok. Zaman Şimdi'dir! Enerji ağındaki uyumlamalar son olaydı. Artık beklemek yok ve artık mazeret yok!

SEN KENDİ KENDİNİN REHBERİSİN. Yanıt, bireysel olarak her birinizin içindedir. O içinizdedir. An'da kalın. Nefes alın. Sizin de Tanrı olduğunuzu anlayın. Yeni çözümlerin ortaya çıkmasını izleyin. Sonra da diğer Sahumbra'larla paylaşın. Öğrendiklerinizi paylaşın. Tanrısal Çözüm denen şu yeni şeyi paylaşın. Yaşamınızda nasıl muktedir olduğunuzu paylaşın. Her geçen gün nasıl daha fazlasını öğrendiğinizi paylaşın.

Bugünkü mesajımız basittir, basit – buradan sonra kendi Tanrısal Rehberin kendinsin. Güç senin içindedir. Artık mazeretler yok – tabii olmasını istemediğiniz sürece. :)

Şimdi, sizin konuşma zamanınız. Şaud zamanı. Hepinizin, enerjilerinizi birleştirme zamanı. Cauldre'nin(Medyum) enerjilerini değiştirebilmesi için bir dakikanızı alacağız. Ve sonra kendinizi duyacaksınız.

--0-- Kendi kendimizden akış

Şaud: Biz alanız. Ve biz aileyiz. Biz tek sesiz. Ve biz çok sesiz. Biz çok güzel bir yerde, çok güzel meleklerle aile olarak toplanıyoruz, hepimizin gözleri biraz büyümüş bir halde, bazılarımız şu tanrısallığın nerede olduğunu anlamaya çalışıyor. Ama biz alan üyeleri olarak, onun yaşantımızda ortaya çıkmasına izin vermeye gönüllüyüz. Biz, alan üyeleri olarak, meydan okumalarla başa çıkmanın eski yöntemlerini bırakmaya gönüllüyüz. Tanrısallığımızın ortaya çıkmasına izin vermeye gönüllüyüz. Yeni biçimleri şimdi öğrenmeye gönüllüyüz. Bu içimizde biraz huzursuzluğa ve sıkıntıya neden oluyor!

Tobias ve St. Germain'in söz ettiği şeylerin gerçekliğini hissedebiliyoruz. Tanrısal olmamızın ve çalışmamızı gerçekleştirmemizin gerçekten zamanı. Zaman şimdi. Yeterince uzun bekledik. Bazen bu zamanın hiç gelmeyeceğini sandık. Bazen de, hiç gelmemesini diledik. Onun şimdi burada olduğunu farkediyoruz. Çalışmamızı gerçekleştirmeye hazırız.

Alan üyesi olarak, bakıp yüzleşmemiz gereken bir şeyin olduğunu farkediyoruz. Bu dramdır, dram. :) Son zamanlarda hepimiz bundan geçtik. Bir anlamda, başka türlüsünü bilmiyoruz. Dramlara o kadar gömülmüşüz ki, yaşamdaki her şeyin dram olduğunu sanıyoruz. alan üyesi olarak dramın eğlenceli olabileceğini biliyoruz, ama o bizi enerjimizden yoksun bırakıyor, ihtiyacımız olan değerli enerjimizi alıyor.

Artık dramlara karışmak zorunda olmadığımızı farkediyoruz. Ailelerimiz bizi bunun içine çekmeye çalışıyor. İş yerinde her zaman bir başkasının dramına çekiliyoruz. Dünya olaylarıyla ilgili dramlara çekiliyoruz. Kendi içimizdeki şeylerle, kendi-değerini-bilmekle ilgili dramlara çekiliyoruz. Kendi sağlığımızla ilgili dramlara kapılıyoruz. "Bedenimi istila eden bu negatif, karanlık enerji de nedir? Onu yok etmeliyim. Onu ışıkla ve iyi şeylerle yıkamalıyım." Bir anlamda, dram olmazsa ne yapacağımızı bilemiyoruz. Dram olmazsa, sanki büyük bir boşluk varmış gibi.

Başka insanlara ait dramların bir parçası olmak zorunda olmadığımızı şimdi anlıyoruz. Ama buna rağmen, yaşamla tümüyle iç içe yaşabiliriz. Dramların dışına çıkmak demek, nötrleşip tatmin ve sevinç duyamayız demek değildir. Sadece dramlara yakalanmamız gerekir. Dram, Tobias'ın kısa duvarla ilgili dersinde söz ettiği şeydir. Kendi dingin alanımızda kalmakla ilgilidir, ve ister zor, ister harika bir yaşama sahip olsunlar....ister kendi kendilerine zarar versinler...ya da büyük bir acı içinde olsunlar...ya da yaşam onları tümüyle tatmin etsin...diğer insanlara ve yolculuklarına tümüyle şefkat beslediğimiz bir alanda olmakla ilgilidir....bu insanlara şefkat besliyoruz.

İnsan kardeşlerimize tümüyle şefkat gösterebildiğimizde, dramlara karışmak zorunda kalmayacağız. Oynadıkları oyunu anlıyoruz ve bunun için onları seviyoruz. Şefkatliyiz.

Kendi ailelerimize gelince, dramlar hem onların, hem de bizim için bir yaşam tarzıydı. Evet, onlar düğmelerimize basmasını ve hemen buna kapılmamızı sağlamasını biliyorlar! Bu o zaman hepimizi içeren harika bir oyun oluyor. Biz dışarda kaldığımız ya da karışmadığımız zaman, kendilerini kötü hissediyorlar. Yolunda olmayan bir şey var sanıyorlar. Aile dramı oyununu oynamak istemediğimiz zaman, garip olduğumuzu düşünüyorlar. :) Ama biz bir anlamda köşede oturmuş kendi kendimize, "Ben bu drama katılmayacağım! Ben bu drama katılmayacağım! Ben bu drama katılmayacağım!" diyoruz. :)

Şimdi, biz onlara ait dramların ortasında olabilir, ama çok dingin bir alanda, çok şefkatli bir alanda olabiliriz. Ne yapacağımızı o anda bileceğiz. Eve gittiğimiz zaman, ne yapacağımızı, ne söyleyeceğimizi içeren notlar almak zorunda değiliz. Biz onlara gülümseyebilecek ve yaptıkların şeyin keyfine varabileceğiz, çünkü biz çok büyük bir şefkat içinde olacağız.

Şefkat alanında olmak demek, dingin bir alanda olmak demektir, çünkü hiç bir şeyi değiştirmek zorunda olmadığımızı, her şeyin tümüyle uygun olduğunu, insanların kim olduklarını yaptıkları şeylerle öğrendiklerini bilmek demektir. Şefkatli olmak, dingin olabiliriz anlamına gelir. Bu, dram oyununu oynamak amacıyla büyük miktarda enerjileri yaymak zorunda olmadığımız anlamına gelir, ya da onların dram oyununu oynamamasını sağlamaya çalışmak zorunda olmadığımız anlamına gelir.

Şefkatli olmak demek, dingin olmak demektir. Dingin olmak demek, kendi enerjimizin bütünlüğünü korumak demektir. Ve aynı zamanda, hizmet amacıyla yanlarında olacağımız demektir. Bazıları, bildiğimiz gibi, hiç bir zaman hazır olmayacaktır. Bazıları da, onlara duyduğumuz bu sevgi ve hayranlık ve şefkat alanında nasıl durduğumuza ve tüm deneyimin keyfine nasıl vardığımıza bakacaklardır. Kendi yaşamlarını nasıl dingin hale getireceklerini bilmek istediklerinde, bize geleceklerdir.

Eski yöntemleri geride bıraktıkça ve Yeni Enerjiye girdikçe, dramları olduğu gibi kabul ederiz. Bu oyunu artık oynamak zorunda olmadığımızı farkederiz. Her ne kadar dramsız bir yaşamın biraz sıkıcı gibi göründüğünü farketsek de :), Yeni Enerjide, dramları çok çocuksu bir oyun gibi gösteren yeni bir tatminin, yeni bir anlayışın, ve yeni bir sevincin olduğunu görüyoruz.

Böylece bugün kendimize şunu söylüyoruz, "Dramı neyse, o olarak gör." İstemedikçe, onu oynamak zorunda olmadığımızı anlıyoruz. Diğer insanların tümüne şefkat besliyoruz. Şefkatimiz sayesinde onları sevebiliriz. Oyunlarını oynamalarına izin verebiliriz. Ama bundan etkilenmemiz gerekmez. Dramların yerine, tatmini ve sevinci ve başkalarının yaptığına duyulan gerçek şefkati koymak zamanıdır.

Ve öyledir.

--0--Tobias'ın açıklamaları

Sevgili dostlar, yanıtları şimdi içinizdeki farklı bir yerde bulacaksınız. Yanıtları farklı bir yerde bulacaksınız, ve bu yer, tüm yanıtlar içinizde olacaktır. Tamamen bütünleşmiş olarak anda olduğunuz zaman, çözümün önünüzde belireceğini biliyorum. Çözüm bizden ya da dışardaki her hangi bir varlıktan gelmeyecektir. Onu kendinize kendiniz sunacaksınız.

Bunu farkettiğiniz zaman, birkaç yıldan beri neden söz ettiğimizi anlayacaksınız. "Sen de Tanrı'sın" dediğimiz zaman, anlayacaksınız. Bunun ne kadar basit olduğunu ve ne kadar karmaşık bir hale getirmeye çalıştığınızı anlayacaksınız. Sevgili dostlar, tıpkı yeni teknolojiler ve yeni buluşlar üzerinde çalışan bilim adamları gibi, siz de bilincinizin bu noktasına gelene kadar bunu farkedemeyecektiniz. Bilim adamları da, bilinç yeni bir düzeye çıkana kadar bunları görememiştir.


yazdır