--0-- İçinde bulunduğumuz süreçte alan üyelerini diğerlerinden ayıran durumlar
O ilk günlerde... sevgili dostlar, siz o kadar farklıydınız ki o zamanlar, çok daha üzgündünüz, kendinizden çok daha fazla korkuyordunuz!
Şimdi ise enerjisel olarak biraraya gelebiliyor ve tek bir sesle, ancak çok, çok sesle Şaud gerçekleştirebiliyoruz. Sizin şimdi duyduğunuz, Ben,Tobias'tan çok daha fazlasıdır. Cauldre'yı duyuyorsunuz. O nihayet bunun bir parçası olmak için kendine izin veriyor. Hayret verici! :)
Kendinizi duyuyorsunuz, çünkü kalbinizi açıyor ve hepimizin birbirimize bağlı olduğunu farkediyorsunuz. Bizim sadece sizin mesajınızı size geri ilettiğimizi farkediyorsunuz. Kalbinizi sevgi ve güven içinde açıyor ve enerjinizi ödünç veriyorsunuz. Onun için de sesinizin bu sözcüklere yazıldığını, bu enerjinin titreşimine yazıldığını duyabiliyorsunuz. Kendinizi ilk kez duymak için kendinize izin veriyorsunuz.
Yanıbaşınızdaki insanı duymak için kendinize izin veriyorsunuz. Evet, yanınızdaki ya da çevrenizdeki insanlara kendinizi çok uzun bir süre kapattınız. Başkalarına güvenmek düzeyi çok düşüktü. Ama şimdi, şimdi onlara ait seslerin, bu sözlerin titreşimine nasıl yazıldığını duyun. Yanınızdaki kişi bilgeliğe ve sevgiye ve şefkate sahiptir.
Hepimiz birlikte ne güzel bir yolculuk paylaşıyoruz, Dünya üzerinde ne güzel bir zaman! evet, gerçekten zorluklar ve meydan okumalar mevcut. Ama bilinç daha önce hiç bu denli hızlı ilerlemedi. Dünya titreşimi daha önce hiç bu denli hızlı ilerlemedi.
Buna tüm çevrenizdeki teknolojiyi görerek tanık olabilirsiniz. Teknoloji sadece bilinci izler. Teknolojileriniz çok hızla değişiyor. Ama dünyayı değiştiren teknoloji değildir. Sizsiniz. Dünyayı değiştiren bilinç ve titreşimdir. Teknoloji bunun delilidir.
Teknoloji şu son onbeş yılda, insan tarihinde şimdiye kadar geliştirilmiş olandan çok daha fazla gelişmiştir. Sizler, İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında, ve o zamandan beri gelmekte olanlar.....siz enerji hareketlerine cesur ve yeni bir biçim getiriyorsunuz.
Önceki nesiller miraslarını, geleneklerini ve aile köklerini bırakmaya korkuyordu. Siz geldiniz ve ana-babanızı, ve onların ana-babalarını bazen hayretler içinde bırakarak geleneklere tutunmaz oldunuz. Siz engelleri kırdınız. Siz Yeni yolları yarattınız. Onlar size kaşlarını kaldırdılar. Ama siz bir değişim gerçekleştirmek üzere hazır geldiniz.
Alan üyelerini bu kadar özel kılan şey, sizin çok zor düzeylere gitmeye gönüllü olmanızdır. Siz bu toplantılara geri gelmeye, kendi varlığınızın içindeki bazı çok zor ve meydan okuyan düzeylere gitmeyi sürdürmeye gönüllüsünüz.
Cauldre(Medyum) ve hepinizle, bu toplantılarda geçmişle ilgili konuşmanın kolay olacağı konusunda şakalaştık. Şaud'larda Eski günlerden söz etmediğinizi farkettiniz, alan üyeleri. Geri gidip Lemurya ya da Atlantis enerjilerini yeniden alevlendirmeye çalışmıyorsunuz.
Oo, bu yolculukta olup da geçmişe çekilen çok, çok insan var. Ve bu uygundur. Onların, herşeyin nasıl oluştuğunu anlamaya ihtiyaçları var. Ama onlar bunun içinde kaybolabilirler de.
Bu, bu alan üyeleri grubu ile olmaz. Siz orada bulundunuz ve onu gerçekleştirdiniz. Siz Yeni'ye girmek istiyorsunuz. Siz bilinci ilerletmek istiyorsunuz. Bu alan üyeleri grubu çok özel.
Evet, yabancı varlıklar, galaktik olanlar hakkında konuşabilirdik. Bu birçokları için uygundur, çünkü onlar, evrende dünyalarından başka çok daha fazla şeylerin olduğunu anlamak ihtiyacındadır. Çok daha fazla şeyler olup bitmektedir. Geçmişte açığa çıkan çok şey olmuştur.
Bu grup, galaksiler arası, çok boyutlu, "yabancı" türden enerji konularını gündeme getirmeyi seçmiyor. Siz orada bulundunuz ve onu gerçekleştirdiniz. Siz keşfetmenin, ve zevkine varmanın, ve Tanrısal yanınızla ilişkide olmanın bir sonraki düzeyine gitmeyi seçiyorsunuz. Arayış içinde o uzak yerlere gitmek yerine, içinize dönmeye devam ediyorsunuz.
Şaud'larda konuşulan konuları seçen sizsiniz. Biz sadece enerjiyi taşıyanlarız. Biz sadece öğrendiğiniz şeyleri kutlamanıza yardımcı oluyoruz. Bu alan üyeleri grubu, gerçekten, komplo teorilerini gündeme getirmeyi seçmiyor.
Cauldre(Medyum) bizimle şakalaşıyor ve bu şeyler hakkında konuşsaydık belki de çok, çok daha büyük grupları buraya çekerdik, diyor. Ama bu, gündeme getirmeyi seçtiğiniz bir şey değildir. Bu, dikkatinizi odaklamayı seçtiğiniz bir şey değildir.
Komplo teorileri? Gerçekten, birçokları gerçektir. Gerçekten, birçokları abartılmıştır. Gerçekten, tümü korku doludur. Bu grup, oraya gitmeyi seçmiyor. Alan üyelerini bu denli özel kılan budur.
Siz buraya meydan okuyan çalışmalar için geliyorsunuz. Siz buraya kendinizle ilgili ve Ruh'la olan ilişkinizle ilgili içsel anlayışlar için geliyorsunuz. Siz buraya içinizde olan Yeni Enerji'yi keşfetmeye geliyorsunuz. Gerçekten, alan üyeleri dünyanın her yanında özeldir. Alan üyeleri yeni bir yol açmaktadır, çok Yeni bir yol.
Böylece, burada sizinle birikte olmak hepimiz için bir onurdur. Bugünde sizinle birlikte olmak sizin için bir onurdur!
--0-- Günün konuğu Papa John Paul II
Sevgili dostlar, bu Yeni Enerji Dizisi'nde, siz söylediniz, ve biz biraz farklı olan mesajları, farklı bir konuğu getirmeye yardımcı oluyoruz. Biz, gezegeninizde olmakta olan şeyleri güncel konular halinde konuşacağımızı, önünüze gelenin ne olduğunu, eğilimlerin ve kalıpların, şablonların ne olduğunu anlamanıza yardımcı olacağımızı, içinden geçtiğiniz hislerin, ve duyguların, ve deneyimlerin neden içinden geçtiğinizi anlamanıza yardımcı olacağımızı söyledik.
Bunu da söyledikten sonra bugün özel bir konuğu getiriyoruz. Sizden sadece nefes almanızı ve bu konuğun enerjilerini hissetmenizi rica ediyoruz. O, şu anda dünyada olan biten açısından önemlidir. O, gezegenin bilinci açısından önemlidir. Bugünün konuğu, konuşacaklarımız açısından da önemlidir.
Nefes alın ve kendinize onun enerjilerini hissetmek için izin verin. O, şu anda gezegeninizde yaşayan biridir, ama yakında, çok yakında gidecektir. Siz bu kişiyi, uzun bir geleneği, ama değişime hazır olan bir geleneği taşıyan insan olarak tanıyorsunuz.
Gerçekten, bugün buraya ziyarete gelen, Papa John Paul II'dir. O şu anda geçişi gerçekleştirmektedir. Fizikselden ayrılmaktadır. O şu anda, süresinin son kutsal yolculuklarından birini gerçekleştirmektedir. Çok yakında (dünyayı) terk edecektir. İnsan bedeni içinde yaşlı ve güçsüzdür. Ama ruhu her zamanki kadar güçlü ve keskindir.
O, bildiğiniz gibi kökleri hepinizin Yeshua ile birlikte gerçekleştirdiği çalışmalara dek uzanan Katolik Kilisesi için çok önemli olan bir zamanda geldi. Bu kiliseye Yeshua'nın kilisesi dendi. Bundan çok, birçok başka kiliseler çıktı.
O (Papa) bir değişim zamanında, çok zor bir işi gerçekleştirmeye, Eski Enerji'yi Yeni'yle dengelemeye geldi. Bu onun için çok zor bir görev oldu, çünkü kilisenin çok Eski bir Enerjisine tutunan ve bırakmak istemeyen çok, çok insan var. Onlar gerçekten Eski biçimlere geri dönmek istiyorlar. John Paul II, Yeni Enerji'ye bir köprü olarak geldi.
O gerçekten birkaç yıl önce bu gezegenden ayrılmak istedi. Çok zor bir sorumluluk üstlendi. Ama kilisenin Eski Enerjileri onu gitmekten alıkoydu. Onun gitmesini istemediler, çünkü büyük değişimlerin geldiğini, kiliseyi zor değişimlerin beklediğini biliyorlardı. O şimdi gerçekten gitmeye hazırdır, ve bu kök kilisenin de değişme zamanıdır.
Enerjisinin bir bölümü hâlâ Papa olarak kalıyor. Ona neden tutunduklarını anlayamıyor. Zaten konuşmalarını (söylevlerini) bitiremiyor, ve onun yerine başkaları bitiriyor. Bu konuşmaları da zaten o yazmıyor. Onun şimdi konuştuğu sözlerle, iki, ve üç, ve dört yıl önceki sözleri arasındaki farkı farkedin. O artık kendi sözlerini yazmıyor. Arada bir, gücünü topladığında, yazıda olmayan bir şey söylüyor. Bu olay, kilise mütevelli heyeti üyelerinden birçoğunun telaşlanmasına neden oluyor (bazı gülüşmeler), çünkü bugün bile çalışmasında birçok Yeni anlayışa ve içgörüye geliyor.
O bu toplantıya, cesur bir biçimde "Ben de Tanrı'yım" diyebilen bir insan grubunu görmeye geliyor. O bu toplantıya zayıf, sağlıksız, yaşlı bir adam olarak değil, değişim ihtiyacını anlayan, kilisenin kendisinin birçok zorluktan ve birçok değişimden geçtiğini anlayan ruhani bir melek, ruhani bir insan olarak geliyor. Kilisenin bu değişimlerden ne denli başarıyla geçeceğine dair endişeleri var.
O bugün burada sizinle, hepinizle oturuyor. Enerjinizi hissediyor ve kaydettiğiniz ilerlemeyi görüyor. Ta en başından kilisenin yaratılmasına nasıl yardımcı olduğunuzu görüyor. Burada bulunan bazılarınız, geçmiş yaşamlarda onun öğretmeni oldunuz. Sonradan, sizin yapılanmasına katkıda bulunduğunuz kiliseden nasıl uzaklaştığınızı, kendi yalnız yolculuğunuza çıktığınızı ve şimdi "Ben de Tanrı'yım" diyebildiğiniz Yeni bir anlayışa geri geldiğinizi görüyor.
John Paul'un bugün bizimle olması mutluluktur. Göçtüğü zaman, yas tutulmamasını, üzülünmemesini istiyor. Enerjisinin, şimdiye dek olduğundan daha fazla bu grupla birlikte olacağını söylüyor. Alan üyeleri ile çalışmak istiyor ve alan üyelerinden öğrenmek istiyor. Böylesine küçük bir grubun bilinci nasıl etkileyebildiği onu oldukça şaşırtıyor. Böylesine küçük bir grubun, bu kadar zor ve meydan okuyan bir işlemden bu denli hızlı geçebilmesine oldukça şaşıyor.
--0-- Benliğin genişleyen anlayışı ve süreçleri
Biz bu işleme, bu yaşantınızdaki tüm günlerde, ama özellikle de şu son yıllarda içinden geçtiğiniz bu işleme, "Benliğin genişleyen anlayışı" diyoruz. Sizler hâlâ burada, Dünyadayken, Benlik kimliğini genişletiyorsunuz. Bu zor bir işlemdir. Meydan okuyan bir işlemdir. Ve bazen de, sonu olmayan bir işlemmiş gibi görünür.
Bu devreler halinde oluyor, öğrendiğiniz gibi. Düz bir yol değildir. Dairesel bir yoldur. Daireyi tamamladığınız her sefer yeniden başlıyorsunuz, ama yeni bir anlayışla, kimliğinizin genişlemiş bir anlayışıyla. Burada sözünü ettiğimiz işlemi anlayacaksınız, çünkü bundan geçtiniz. Bunu size yeniden söylememizin nedeni, nelerden geçtiğinizi anlamanıza yardımcı olmak içindir, ve diğer insanların nelerden geçeceğini anlamanıza yardımcı olmak içindir. Ahh....öğretmenler olabilmeniz için bu deneyimden geçmiş olmak ne güzel bir şeydir.
--0-- Uyanış
Kimliğinizin genişleyen bilincindeki ilk adım uyanıştır. Uyanışınıza kadar sadece uykuda ve habersizsinizdir. Sadece insan olmanın devinimlerinden geçersiniz.
Uyanışınızı hatırlıyor musunuz? Kapının vuruluşunu hatırlıyor musunuz..... birşeylerin doğru olmadığına dair içinizdeki o acımasız hissi....derin, çok derin düzeylerde, içinden geçtiğiniz o aşırı duyarlılık, sinirlilik halini....kendinizle bağlantınız yokmuş hissini....birşeyin değiştiği, ama ne olduğunu bilmediğiniz hissini?
Sonra bir uyanış noktasına geldiniz. Bu çok zor bir durum olmuş olabilir, bir araba kazası gibi, ve sonra içinize dönmek zorunda kaldığınız bir süreç gelmişti. Bu, bir deneyiminin sonucu olarak gelmiş olabilir, ya da belki gittiğiniz bir seminer, okuduğunuz bir kitap. Uyanış, içinizdeki o rahatsız eden arzuya karşılık, duyduğunuz ama epey bir süre duymazdan geldiğiniz kapınızın vurulmasına karşılık gelmişti.
Uyanış geldi ve o birçok açıdan güzeldir. O canlandırıcıydı, coşturucuydu. Yeni ve taze bir enerji taşıyordu. Yeni bir umut ve yepyeni bir his vardı. Geriye dönüp uyanıştan önce kim olduğunuza baktınız ve böylesine kapalı, odağınızda böylesine sınırlı olduğunuza inanamadınız.
Uyanıştan sonra dışarı fırlayıp deneyimlediğiniz şeyi herkese anlatmak istersiniz. Bu yeni içsel hissi herkese anlatmak istersiniz. Herkesle yeni hayallerinizi, yeni enerji düzeyinizi paylaşmak istersiniz.
Kısa sürede anlarsınız ki, onlara konuştuğunuz zaman, kaşlarını kaldırıp garip bakıyorlar! :) Evet, arkanızdan konuşmaya başlıyorlar. Size gelip, "Senin hakkında konuşuyorduk. Endişeleniyoruz" diyorlar. Ama siz bunun gerçek olduğunu, uyanışın, bir sahte umut daha olmadığını kalbinizde biliyorsunuzdur. O gerçekti.
Uyanışta zorluklar vardır. Uyanış içinizdeki herşeyi uyandırır, sadece iyi olanı değil, sadece ışığı değil. Herşeyi. Oo, evet, şimdi deneyimlemeye başlarsınız, hisleri ve düşünceleri.....geçmiş yaşamları yeniden yaşamaya....zorlukları ve meydan okumaları yeniden yaşamaya....Dünya'ya gelmeden önceki zamanları yeniden yaşamaya başlarsınız. Bunların tümü uyanışta ortaya çıkar.
Bu noktada neredeyse bir depresyon çöker içinize. Siz uyanışın son, nihai yanıt olduğunu sandınız, değil mi? Herşeyin düzeleceğini, Tanrı'nın ve meleklerin sizin adınıza bunun icabına bakacağına sandınız, değil mi?
--0-- İşlemden geçirme
Şimdi, bu genişleyen kimliğin ikinci adımında....artık uyanıştan geçtiğiniz için....işlemden geçirme aşamasına girdiniz. İşlemden geçirmede uzman oldunuz! Şifacılara ve uygulayıcılara gittiniz. Seminerlere ve kurslara gittiniz. İşlemlerden geçmek size yetmez oldu.
İşlemden geçirmek önemliydi, çünkü içinizdeki bir şey patlamaya hazırdı. Siz uyanmıştınız. Artık, daha iyi bir anlayışa sahip olmak zamanıydı. Geçmiş yaşamlar hakkında konuşmaya ihtiyacınız vardı. Bu yaşamda zor geçen çocukluğunuzla ilgili konuşmaya ihtiyacınız vardı.
Kızmaya ihtiyacınız vardı....eşlere...ya da ana-babaya. Tanrı'ya kızmak ihtiyacındaydınız. Evet, Tanrı'ya kızmak pekâladır. Oo, bu muazzam miktarlarda çok Eski ve biriktirilmiş enerjinin salınmasına yardımcı olur. Ağlamak ihtiyacındaydınız. Bazı duyguların çıkmasına ihtiyacınız vardı. Zaman zaman kurban rolünü oynamaya ihtiyacınız vardı. Bunların tümünün çıkmasına ihtiyacınız vardı. Uyanış bunu açtı.
Bununla ilgili konuşmaya ihtiyacınız vardı. Evet, bazılarınızın, bundan söz etmekten hiç bıkmayacağınızı düşünen eşleri vardı :), yemeğe çıkma önerinizden kaçınmaya başlayan arkadaşlar oldu. :) Oo, işlemden geçmek için ne mükemmel bir zaman! Ama, bu size iyi hizmet etti. İşlemden geçirmek, Benliğinizin yeni anlayışının önemli bir bölümüydü.
Ama sonra, ilerlemeyi gerektiren bir zaman gelir. Uygun olduğunu nasıl bileceksiniz? Oo, eğer aynı öyküleri tekrarlayıp duruyorsanız. Ya da bu yaşamdansa geçmiş yaşamlar size daha çekici geliyorsa. Sürekli geçmişe gidiyorsanız....sürekli aynı öykülere takılıp duruyorsanız....şu andaki halinizi rahatlatacak bazı geçmiş yaşamları sürekli yaratıyorsanız....o zaman işlem tamamlanmıştır. İlerlemek zamanıdır.
--0-- Salıverme
Sonra, bir sonraki adıma geçersiniz, ve bu salmaktır. Biz tam buralarda devreye girdik, alan üyeleri. Salmak. Sizinle dört yıl ve bir ay önce başladığımızda, siz bu salıverme basamağındaydınız.....biraz kafanız karışmıştı....birçoğunuz, işlemden geçme dönemine geri gitmek istediniz. Salıvermek çok önemli bir parçasıdır bu genişlemiş.....kimliğinizin genişlemesi.....salmak.....bu bırakmak....bu bırakmak. Çok zordur, bildiğiniz gibi.
Bir yandan geçmişe tutunurken, bir yandan da yeni anlayışlara ve aydınlanmalara gelmeyi istemek gibi bir eğilim mevcuttur. Biz sizinle salmak üzerine aylarca çalıştık, Eski'yi salmak. Siz salarken işlerinizi kaybettiniz....eşlerinizi kaybettiniz....kim olduğunuz hissini kaybettiniz. Ama salmak zorundaydınız. Bu herhalde içinden geçtiğiniz en zor ve meydan okuyan aşamalardan biriydi.
Birlikte çalışacağınız insanlar için de aynısı geçerli olacaktır. Onlar sizin rehberliğinizde azıcık salmak isteyeceklerdir, sadece azıcık. Kim olduklarını sandıkları herşeyi tümüyle ve açıkça salmak onlara zor gelecektir. Bunun nasıl (bir his, bir duygu) olduğunu hatırlayın. İlk toplantılarımızda siz biraz burada, biraz şurada salmaya gönüllüydünüz.
Sonra, salıverme devresinin başladığını farkettiniz. Salmayı durdurmak neredeyse zordu. Zordu çünkü siz kendi Eski benliğinizin kimlik duygusunu kaybetmiştiniz. Yaşamınızda karanlığa ve boşluğa girdiniz, ve herşey kapanmış gibi hissettiniz, sanki yeniden boşluktaymışsınız gibi hissettiniz. Ve evet, bu, Yuva'yı terk ettiğiniz zamanki boşluk anılarını canlandırdı. Bu size iki misli zor geldi.
Salmak, kim ve ne olmuş olduğunuzu reddetmek demek değildir. Bu sadece salıvermekti. Siz sadece bu deneyimler çerçevesinde Eski Enerji şartlarını salıyordunuz.
Bakın, deneyim hâlâ mevcuttur. Siz sadece bu deneyimle ilgili tepkinizi...hislerinizi...anlayışlarınızı....ve davranış biçiminizi salıyordunuz. Örneğin, çocukken içinden geçtiğiniz o zor deneyim, o hâlâ oradadır. Ama siz onu çevreleyen Eski duygusal enerjiyi...belki kurban enerjisini saldınız. Kötüye kullanılma, istismar edilme enerjilerini saldınız, ve bu harika deneyimde başka insanlarla sadece birlikte oynadığınızı anladınız.
Saldığınız zaman, şeyleri halının altına süpürmüyordunuz. O deneyimi algılama biçiminizi, nasıl algıladığınızı salıyordunuz. Birçoğunuz bu eski ve zor deneyimleri dengesiz bir enerjiyle algılıyordunuz. Bu belki bir kurban olma enerjisiydi...kötü şeylerin hep sizi bulduğu enerjisiydi....karanlıktan başka bir şeye değer olmadığınız enerjisiydi. Salıvermek, şeylerin olma biçiminin algılanma tarzını bırakmaktır.
Bazılarınız bırakacağınızı söylediniz, sonra evlerinize gittiniz ve bunu gerçekleştirmediğinizi, bunu hâlâ sakladığınızı farkettiniz. Eski Enerji niteliklerinizin belli bir rahatlığı vardır. Bazen Yaratıcı olmaktansa kurban olmak daha kolaydır, bazen kim olduğunuzun sorumluluğunu almaktansa başkalarını suçlamak daha kolaydır. Böylece saldığınızı söylerdiniz ama gerçekte Eski biçimlere tutunurdunuz.
Ama sizinle çalışmamız için bize izin verdiniz. Sizi dürtmemize izin verdiniz. Sizi harekete geçirmemize izin verdiniz. Sık sık yaptığımız gibi rüyalarınıza girmemize ve korkudan ödünüzü patlatmamıza izin verdiniz! :)
Sonunda saldınız ve bıraktınız. Yaşamınızda çok değişiklikler oldu. Ama hâlâ burada olduğunuzu görüyorsunuz. Hâlâ güvendesiniz. Hâlâ Şimdi'desiniz, ve hatta bugüne kadar olduğundan çok daha fazla, Siz de Tanrı'sınız.
Gerçekten, gerçekten saldığınızda, enerjiyi dönüştürdünüz. Enerjiyi dönüştürdünüz ve yepyeni bir titreşim yarattınız. Eski'yi dönüştürdüğünüz zaman, gelecek potansiyelini de değiştirdiniz.
Siz zorluklarla....derin çukurlarla, kayalarla, barikatlarla dolu bir yolda yolculuk yaptınız. Bu zorlukları, arkanızda bıraktığınız şeyleri algılama biçiminiz yüzünden önünüzdeki yola yerleştirdiniz. Yolun zor olması gerektiğine inandınız, çünkü hep böyle olmuştu.
Salıvermekle enerjiyi dönüştürdüğünüzde, potansiyel geleceğinizi değiştirdiniz. Gelecek, şifalanmış geçmiştir sevgili dostlar. Gelecek, şifalanmış geçmiştir.
Şu anda Cauldre(Medyum), ve Ben, Tobias'ın sesinden kendinize kulak verin. Kendinize kulak verin. Hissedin kendinizi. Siz saldınız, ve siz dönüştürdünüz. Siz yarınlarınızın potansiyelini değiştirdiniz.
--0-- Tanrısal olanla birleşmek
Benlik kimliğinin genişletilmesindeki bir sonraki adım, tanrısal olanla insanı birleştirmekti. Sizin bir anlamda şu anda bulunduğunuz yer burasıdır. Bir parçanız, Sizin de Tanrı olduğunuzu kabul etmeye gönüllü değil. Sözleri duyuyorsunuz ama kalbiniz hisleri engelliyor. Zamanı geldiğini biliyorsunuz, ama buna değer olmadığınızı hissediyorsunuz. Mesih tohumunun içinizde olduğunu biliyorsunuz. Ama onun yaşantınıza girmesine izin verebilmek için yeterince saf olmadığınızı sanıyorsunuz. Böylece kendinizi geride tutuyorsunuz.
Şu anda mücadele ediyorsunuz. Bizim tanrısal birleşmeyle ilgili sözlerimizi duyuyorsunuz. Tanrı olduğunuza dair sözlerimizi duyuyorsunuz. Ama buna hazır olup olmadığınızı bilmiyorsunuz. Bunu kabul edip edemeyeceğinizi bilmiyorsunuz.
Sevgili dostlar, çok bilge bir öğretmenin sözleriyle, Tanrı, şimdi insan olmaya hazırdır. İnsan, Tanrı olmaya hazır mı?
Bu genişleyen kimlik devreleri sadece tek seferlik devirler değildir. Siz bunlardan tekrar tekrar geçeceksiniz. Siz birden fazla uyanıştan geçtiniz. Siz bir seferden fazla işlemlerden geçtiniz. Siz çok, birçok salıvermelerden geçtiniz. Siz çok bütünleşmelerden, birleşmelerden geçtiniz.
Yeni bir aydınlanma düzeyine – sizin uyanış diyeceğiniz düzeye – eriştiğinizde, işlemden geçmek zamanı olduğunu bilirsiniz. İşlemleri gerçekleştirmek – sıkıcı ve zor, kurban enerjisiyle olmak yerine – öyle bir sevinç ve neşeyle olabilir ki, salıverme çok, çok kolay hale gelir. Zarif bir biçimde yapılır. Profesyonel, yetenekli, zarif bir dansçının inceliği, ustalığı ile gerçekleştirilir.
Yaşantınızda değişim ve dönüşüm o zaman gerçekleşecektir. Yepyeni tanrısal bir enerji yaşamınıza girecektir. Ve o zaman o devreye yeniden girersiniz....yeni bir uyanış....işlemlerden geçerek anlayışa ulaşmanın yeni bir yolu....yeni bir salıverme....yeni bir dönüşüm....tanrısallığı anlamanın yeni bir düzeyi. Siz bunun tek seferlik bir program olduğunu sandınız, oysa bundan tekrar tekrar geçersiniz.
Bazılarınız oldukça hayal kırıklığına uğrayıp sinirlendiniz ve biraz da moraliniz bozuldu. Dediniz ki, "Ben bu zorluktan geçmiştim. Neden bu atlı-karıncaya yeniden binmişim gibi hissediyorum?" Sevgili dostlar, bu bir atlı-karınca değildir. Dönüp durmaktadır gerçekten, ve daireseldir. Ama bu sürekli dışarıya doğru genişlemeye devam eden bir devreler dizisidir....hem yukarı çıkan, hem aşağıya inen bir spiraldir....her yana yayılan bir spiraldir....boyutlar-arası bir spiraldir.
Boyutlar-arasından söz etmişken, sizlerin bununla ilgili, farklı boyutsal alanlarla ilgili sorular sorduğunuzu biliyoruz. "Biz şimdi şu anda konuşurken beşinci boyutta mıyız?" Hayır, biz konuşurken tüm boyutlarda bulunuyoruz. "Altıncı boyuta nasıl geçerim?" Mevcut An'da olmakla ve tanrısallığının senden ortaya çıkmasına izin vermekle.
"Onikinci boyutta neler var?" Farketmez! Biz bulunduğumuz taraftan boyutları sizin gördüğünüz gibi görmeyiz. Biz onları parçalara ayırmayız. Onların tümü Şimdi'de meydana gelir. Bu diğer boyutlara yolculuklar yapmak zorunda değilsiniz. Bu boyutların size gelebilmesi için sadece bu Şimdi anında genişlemenize izin vermek durumundasınız.
Böylece siz bu genişleme devrelerinden, Benliğin genişleyen farkındalığı devrelerinden geçiyorsunuz. Bunlardan geçmeye devam edeceksiniz. Bunun spiral biçiminde yukarı ve aşağı...yanlara...içeri ve dışarı hareket ettiğini anlayın. Bir devrenin sonuna vardığınızı ve yeni bir devreye başlamak için hazır olduğunuzu farketmek, çok lütuf ve sevinç dolu olabilir. Yeni bir uyanış gelir size. Buna sevinin, neşelenin. Oynayın bununla.
Bu devrelerden birini tamamladığınız her sefer, alan üyeleri, yeni bir tanrısallık düzeyi insanlığınızla birleşebilmektedir. Burada bir şey meydana gelir. Biz bundan söz ettik. Buna yeni bir tanım getirdik.
Bir devrenin sonuna geldiğiniz her sefer, Yeni Enerji yaratırsınız. Devrenin tamamlanması, şimdi Yeni Enerji yaratmaktadır. Bu Yeni Enerji, içinden geçeceğiniz bir sonraki devrede sizin için kullanılabilir haldedir! Bir sonraki devre daha kolay olacaktır. Bu devre daha geniş hale gelecektir. Daha tanımlanır hale gelecektir. Daha derin olacaktır. Çok daha berrak, açık olacaktır. Yeni Enerji, her bir devrenin sonuna geldiğinizde yaratılır.
Sonra bu Yeni Enerji, başka insanların bilinci için bir potansiyel olarak erişilir hale getirilmiş olur. Yolculukları sırasında bu Yeni Enerji'den kendilerine çekmeyi seçebilirler. Bazıları onu farkına varmayacaktır. Bazıları onu kullanmak istemeyecektir. Ama o erişilir halde olacaktır.
Siz Yeni Enerji yaratıyorsunuz. Bu Yeni Enerji, bilincin değişmesine yardımcı olacaktır. Yeni Enerji, insanlığa ve evrene yararlı olacak yeni teknolojilerin yaratılmasına yardımcı olacaktır.
Birçoğunuz, bir devrenin tamamlanmasına doğru ilerliyorsunuz. O noktaya geldiğinizde, olan biteni anlayın. Şimdi sadece Yeni Enerji'yi yarattığınızı ve bir sonraki düzeye gittiğinizi anlayın.
--0-- Farkedilen bir durum
Ve birçoğunuz sıkışıp kaldı. Çok zor bir enerjide sıkışıp kaldınız. Biz bu sıkışıp kalınan alanın önemini farketmemiştik. Hayır, biz her şeyi bilmiyoruz. Biz sizin kanalınızla öğreniyoruz. Tanrı her şeyi bilmez. Tanrı, siz deneyimledikçe öğrenir.
Böylece bu özel durumun etkisini, sizinle sekiz hafta önce buluşuncaya kadar (Temmuz 2003'de yapılan Yaz Ortası Yeni Enerji Konferansında) ve Yedi Mühürün açılışından geçene kadar bilmiyorduk. Beşinci Mühüre geldiğimizde, sevgili dostlar, bizim taraftaki alarmlar çalmaya başladı! :nnnn) Biz burada çok, çok sıkışıp kalmış enerji olduğunu farkettik! Mücadele enerjisi, ıstırap enerjisi içinizin derinliklerine o kadar işlemiş ki, bu devreleri dengeli bir biçimde tamamlamıyorsunuz.
Uyanış, işlemden geçirme ve salıverme devrelerinden geçiyorsunuz. Ama sıra Tanrısallıkla birleşmeye geldiğinde, sıkışıp kalıyorsunuz. Bir sonraki düzeyinize, tanrısal birleşmenin özünü tamamlamadan geçmeye kalkıyorsunuz. Kendinizi değerli hissetmiyorsunuz. Istırap çekmeniz gerektiğini düşünüyorsunuz.
Ve sonra yaşamınızda yeni bir devreye başlıyorsunuz. Ama bu döngüde – uyanış, işlemden geçirme, salıverme, birleşme –bu döngüye ıstırabı bir kez daha yerleştiriyorsunuz. Zor bir yol oluşturuyorsunuz. Biz bu enerjiye derin bir bakış attık. Ve tüm enerjilerimizi, bundan geçmenizi sağlayacak anlayışa yardımcı olacak bir yol yaratmak için birleştirmek durumunda kaldığımızı söylemek zorundayız.
Geçenlerde Cauldre(Medyum) ve Linda'nın(Medyum eşi) ve iki doktorun (Dr. Norma Delaney ve Dr. Garret Annofsky) Avrupa'ya gitmeleri, tesadüf değildi. Oo, hayır, onlar bunu planlamadılar. Biz planladık. Biz onlar için şeyleri oldukça hızlı değiştirmek zorunda kaldık. Biz onları, ıstırabın çok derin ve yoğun, çok Eski, beşinci çakranın, Beşinci Mühürün çok kapalı olduğu bir bölgeye götürmek zorundaydık. Oraya, o ülkeye gitmek zorundaydık. Bu ıstırap enerjisiyle halleşmek için o gemide (Constance Gölü, Almanya) olmayı düzenlemek zorundaydık.
Istırapla ilgili kilise bağlamında, spiritüel özgürlük bağlamında konuşalım. Bir haftadan daha az bir zaman önce yaptığımız konuşmaların (Constance Gölünde) devamı olarak, şimdi burada bazı enerjilerin hareket etmesine yardımcı olalım. Burada kiliseler hakkında konuşalım. Bugünkü toplantımıza gelen John Paul II'nin önemini belki anlarsınız.
--0-- Beşeriyetin ve dinlerin tarihi
Lemurya zamanında, sevgili dostlar, kiliseler yoktu. Dinler yoktu. Hatta Tanrı anlayışı bile yoktu! O zamanlar anlamaya çalışmak ihtiyacı yoktu. Siz bu Dünya'ya insan bedeni içinde olmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimlemek için geliyordunuz....ve aynı zamanda biyolojiyi dengelemek için...ve Gaia'nın burada, Dünya'daki yaşam sistemlerini geliştirmesine yardımcı olmak için geliyordunuz.
Enerjinizi fiziksel bedende tutmak sizi zorluyordu. Bu oldukça meydan okuyan bir şeydi. Ama oynaması eğlenceli bir oyundu. Enerjiler gittikçe daha fazla odaklandığında, kendinizi biyolojinin içinde tutabilmeye başladınız.
Harika ve bazen zor bir dönem olan Atlantis zamanında, biyolojinin dengelenmesini sağladınız, böylece o bugün sahip olduğunuz temel biçimi aldı. O zamanlar, bu beden kabını, aracını nasıl yaratacağınızla ilgili, insanların genelde nasıl aynı görüneceğiyle ilgili çok araştırma yapıldı.
Ama Atlantis günlerinde sahip olunan enerjiyle çalışmanın tüm anlayışında bile, biz bir Tanrı anlayışı ya da hatta Tanrı kavramına sahip değildik. Biz o kavramlarla konuşmuyorduk. Hatta o kavramlarla düşünmüyorduk bile. O bilince sahip değildik.
Bir anlamda anladığımız tek şey insandı. İnsan, Tanrı'ydı o zamanlar. Dünya ve yıldızlar hakkında çok şey anlamıyorduk. İnsan ve biyolojiyle ilgili büyük anlayışlara geldik.
6.000 yıl öncesine kadar, bugünkü anlamda Tanrı anlayışı yoktu. Altıbin yıl önce, din dediğiniz şey bile neredeyse yoktu. Bu, o zamanlar insan bilinci dahilinde değildi. Sizin bildiğiniz anlamda din, sadece bu son 6.000 yıldır ortaya çıkmıştır.
Ve evet – şu anda soru soran kişiye yanıtımız – tersini söyleyen bilimsel bulgulara karşın bazı dinlerin, insanlığın sadece 6.000 yıldır var olduğuna inanması bu yüzdendir. Sadece 6.000 yıl kadar önce bilinçli Tanrı anlayışı oluşmuş ve bundan dolayı da dinler kurulmuştur.
Tüm bu süre boyunca insan bilincinde bir ıstırap enerjisi mevcuttu. Bu ıstırabın kaynağı, daha siz Dünya'ya gelmeden çok önceki bir zamandadır. O kendini insan bilincinde tezahür ettirmiştir, özellikle de insanlığın Lemurya ve Atlantis dönemlerindeki büyüme ve gelişme zamanında. Ve özellikle de 6.000 yıl kadar önce yoğunlaşmıştır. O, Bilincin Yedi Mühürü'nden biriydi.
Istırap ve mücadele enerjisi, benliğinizi ve kimliğinizi kabul etmenin zor olduğu olgusundan çıkmıştır. Siz kendinizi Tanrı'dan çok uzaklara düşmüş ve farklı olan bir şey olarak algılıyordunuz. İnsanlar, sizi insan şartlarının derinliklerinden çekip çıkartacak bir kurtarıcıyı bekleyerek, kendilerini cennetten kovulmuş, yanlış bir şey yaptığı için cezalandırılmış gibi hissediyordu. Siz, ellerinizin ve dizlerinizin üstünde sürünerek Tanrı'ya tapmanız, kendinizi adamanız ve ıstırap çekmeniz gerektiğine inandınız. Mücadele ve ıstırap enerjisi epey bir süredir insanlık durumunun derinliklerine işlemiş haldedir.
Sonra Yeshua dönemi geldi. O, yeni bir Tanrı tipini öğretmek için geldi....kızgın, yaşlı, eril bir Tanrı'yı değil..... cezalandırıcı bir Tanrı'yı değil....tapınılmaya ihtiyaç duyan bir Tanrı değil. Gerçekten sevgili dostlar, ne kadar saçma – Tanrı'nın sizin tapınmanıza neden ihtiyacı olsun ki...O'na tapmanıza? Bu hiç mantıklı değil. Bu hiç mantıklı değil! Yeshua, yeni bir Tanrı tipini öğretmek için geldi. Siz, içinizde Mesih bilincinin yeni tohumunu taşıyarak o dönemde ve o dönem sıralarında Dünya'ya enkarne oldunuz. Yeshua, sözcüydü. Siz taşıyanlardınız.
Ama insanlık hâlâ suçlulukla doluydu, hâlâ çok mücadele ve ıstırapla doluydu, bundan dolayı da sizin sözlerinizi ya da Yeshua'nın sözlerini duyamadılar. Yatay çizgi insanı temsil eder, ve dikey çizgi de tanrısallığı. Onlar kesişir, ve tüm unsurlar eşit ve dengededir. Bir çizgi, diğerinden uzun değildir. Bu, uzun, çok uzun zamandır var olan kutsal bir simgedir. Ve birçokları tarafından da istismar edilmiş, kötüye kullanılmıştır.
O dönemde, Tanrı'yı içinde bilmenin bu yeni potansiyeli gezegende uyanırken, insanlık bu kutsal simgeye bir şey yaptı. Ona bir adamı çivilediler! Bu kutsal simgeye korkunç bir enerji yüklediler. Tanrısallığın açığa çıkma kapısına ıstırabı koydular. O, o zamandan beri oradadır.
Onun için John Paul bugün buraya geliyor. O anlıyor. O bu ıstırap enerjisini insanlıktan uzaklaştırmaya yardımcı olmak için, kendi payına düşen çalışmayı gerçekleştirmeye çalıştı.
Dinler, Dünya'daki her şeyden çok insanlık bilincini etkilemektedir! Eğer dinlerde değişimler gerçekleştirilirse, bilinçte de değişimler gerçekleştirilmiş olacaktır. Ve o zaman tüm şeyler bir sonraki devreye kolaylıkla, ve zerafetle, ve sevgiyle ilerleyebilecektir.
Ama sevgili dostlar, Istırabın Eski Enerji'si şu anda derin bir biçimde gezegene işlemiş haldedir. Onun ortadan kaldırılması gerekmektedir. Dinleriniz ve spiritüel kurumlarınız – bunlar ister Hıristiyanlık, ister Budizm, ister Müslümanlık, ya da herhangi biri olsun – bu ıstırap enerjisini tutmaya devam ediyorlar. Siz, spiritüel yolculuğunuzda ıstırap çekmek zorunda olduğunuzu düşünmeye devam ediyorsunuz. Bunu bırakmak zamanıdır.
Biz bugün, realitenizin bir parçası olmak zorunda olduğunu düşündüğünüz ıstırabın salınmasına yardımcı olmak üzere enerjilere devam ediyoruz. Biz o gün, içlerindeki ıstırabı salmaları için o gruba meydan okuduk. Yaşantınızda ona ihtiyacınız yoktur. Ama ona inanıyorsunuz. Neredeyse ona sıkışıp kaldınız. "Toplu bilinci bırakmaya hazır mısınız" dediğimiz halde, ıstırabı beraberinizde getiriyorsunuz. O kadar içinize işlemiş ki, kendi parçanız sanıyorsunuz. Toplu bilinci terk ettiğiniz zaman, çok şeyi geride bırakabilirsiniz. Ama bavulunuzda, ıstırap taşıyorsunuz.
Dünya üzerinde şu anda bulunan birçok kilisenin değişmesi gerekmektedir. Onların logosu, çarmıha çivilenmiş ölü bir adamdır. Kiliselerin birçoğuna girdiğinizde, gördüğünüz ilk şey budur. Kapıları açıyorsunuz, ve bu kutsal evde sizi karşılayan enerji nedir? Bir çarmıha çivilenmiş ölü bir adam! Sevgili alan üyeleri, İsa'yı çarmıhtan indirmenin zamanı gelmiştir! Bu, doğrudan tanrısallıkla insanın birleşme kapısına konmuş ıstırabı temsil etmektedir. Istırap, cezalandırma ve ölüm onları karşılarken, insanlık, Ben de Tanrı'yım'ın yeni anlayışına nasıl gelebilir ki?
Bir hafta önce Constance gölündeki gruba şunu sorduk, "Bir düşünün, yabancı varlıkların sizi ziyarete gelip de kutsal mekanlara götürülmek istediklerini düşünün." Ve onları yakınınızdaki bir kiliseye götürdüğünüzü, kapıyı açtığınızı, ve tam karşıda çarmıhta ölü bir adamın olduğunu düşünün. Onlar, çarmıhın enerjisini de anlarlar. Genellikle çok karanlık...Eski Enerjiyle dolu....ve gözyaşlarıyla....ve Eski, Eski dualarla dolu....duvarları, kafaları kesilen insan tasvirleriyle dolu.....renkli camlarla yüceltilmiş kiliselere küçük çocukların getirildiğini düşünün. Bu ne biçim bir dindir?
Biz grubumuza bir hafta önce meydan okuduk. Ve size de meydan okuyoruz. Gerçi bunu biraz şakayla karışık söylüyoruz ama çok ciddiyiz. Kiliselerinize gidin. Papazlarla ve vaizlerle konuşun ve onlardan İsa'yı çarmıhtan indirmelerini isteyin. :) Sevgili alan üyeleri, cesur olabilir misiniz? Hazır mısınız? :)
Bu bir simdegir, ama dinsel yapınızın büyük bir çoğunluğuna işlemiş güçlü bir simgedir. Onun yerine simge olarak mutlu insanları, Şimdi'de biraraya gelen insanlarla melekleri gösteren Tanrısal haçı koyabilir misiniz? Istıraptan kurtulabilir misiniz? Kiliselerle bağlantılı olan ve gerilere uzanan, oo, hatta Dünya'ya gelmenizden çok önceki zamanlara kadar geri giden, o kadar çok ıstırap söz konusudur ki.
Şu anda Dünya üzerinde kadınlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapan dinler vardır. O kadınlar böyle bir muamele görmeyi kabul etmişlerdir. Onlar geçmişin bir yükünü taşıyorlar, Dünya'ya gelmenizden çok öncesine ait bir yükü, dişil enerjinin iktidar olduğu ve çok istismar ettiği, gücünü kötüye kullandığı zamanların yükünü. Dişil enerji, nasıl baştan çıkarıcı olunacağını öğrenmişti. Hâlâ da öyledir.
Gücün istismar edilmesi söz konusuydu, onun için şimdi ıstırap çekmek ve çekmeye devam etmek için kendine izin veren çok kadın vardır. Onlar yüzlerine peçe takıyorlar. Kiliselerde bile oturamazlar. Kendilerine, görünmek için izin vermezler. Bir suçluluk kefeniyle örtülmüşlerdir. Eski yaraların acısını çekiyorlar. Bunu bırakmak zamanıdır.
Kiliseler, Cennet Bahçesinden atıldığınızı, Adem ile Havva'nın yanlış bir şey yaptığını söylemeye devam ediyorlar. Sevgili dostlar, bu eski, çok eski bir öyküdür. Daha başından doğru değildir. Cennet Bahçesi ve Adem ve Havva ile ilgili yaratılmış olan asıl mecaz hakkında büyük bir yanlış anlama söz konusudur. O mecaz gerçekten Adem Kadmon (ilk insan) ve aynı zamanda Havva, dişil enerjileri, dişiyi temsil etmektedir. O bir anlamda, harika bir yolculuğa çıkmak için Yuva'yı terk etmenizi temsil eder.
Ama sevgili dostlar, bu, dinin öyle büyük bir bölümünü kapsar ki. Tanrı'ya geri dönmek için çaba göstermeniz gerektiğini söylerler. Kendini adamış olanlar derilerini yırtıyorlar....bedenlerine zarar veriyorlar....yerlerde sürünüyorlar....ve kan içinde kalıyorlar, Tanrı gözünde değerli olabilsinler diye. Sevgili dostlar, Tanrı'nın buna ihtiyacı yoktur, O bunu istemez, ya da bunun zevkine varmaz. Dünyanız üzerinde sıkışıp kalmış olan Eski Enerjiler vardır.
Dünyanızda spiritüel özgürlüğün zamanı gelmiştir. Kiliselerinizin, Eski biçimleri bırakma zamanı gelmiştir, aksi halde duvarları gümbürtüyle yıkılmaya devam edecektir. Dünya üzerindeki insanlar için, Tanrı'nın sevgi olduğunu...Tanrı'nın şefkat olduğunu...Tanrı'nın yaratım olduğunu...Tanrı'nın tüm bunların derin ve gerçek bir anlayışı olduğunu anlamak zamanıdır. Kiliselerde çarpıcı değişiklikler göreceksiniz. Değişiklikler, onlar Eski Enerji'ye tutunmayı sürdürdükçe devam edecektir.
Bugün, alan üyeleri ile birlikte otururken ve Avrupa'da başlatılan enerjiyi sürdürürken, dünyanın her yanındaki alan üyelerinden ıstırabı kişisel realitenizden salmanızı, Beşinci Mühürün açılmasına izin vermenizi rica ediyoruz. Bunu şu anda dünya için yapmıyorsunuz. Kendiniz için yapıyorsunuz. Dünya, buna göre değişecektir.
Istırabın yaşantınızdan çıkmasına izin verebilir misiniz? Tanrısallıkla insanın saf birleşimine izin verecek bu salıvermeyi gerçekleştirebilir misiniz?
Derin bir nefes alın.
Istırabın, inanç sisteminizin öyle bir parçası olmasına izin verdiniz ki, herşeyi bıraktığınız halde, ıstırabı bırakmayı unuttunuz. Tanrı ıstırap çekmenizi istemez. Tanrı, tüm bu zor ve meydan okuyan şeylerden geçmenizi istemez. Ruh sizin sevinç duymanızı – ıstırabın tersi – yaşantınızda sevinç olmasını ve yaratılarınızda sevinç olmasını ister.
Istırabınız, bolluk yoksunluğu içinde olmanıza neden oldu. Siz bolluğa odaklandınız ve kendinizle Ruh arasında bir sınav oluşturdunuz. "Ruh, eğer değerliysem bana bolluk ver." Daha çok ıstırap ve daha az bolluk, ve sonra da Ruh'a daha az inanmayı, ve kendinize de daha az inanmayı içeren bir oyun oynuyorsunuz. Bu bir kısır döngüdür.
Siz kendinizle ve sağlığınızla oyun oynuyorsunuz. "Ruh, beni iyi hale getir. Beni sağlıklı hale getir. Beni dengeli hale getir" diyorsunuz. Ama hâlâ ıstırap enerjisini tutuyorsunuz, böylece bedeninizin hâlâ dengesiz olmasına izin veriyorsunuz. Hâlâ acıya izin veriyorsunuz. Hâlâ, kanser denen şu şeyin size girmesine izin veriyorsunuz. Hâlâ bedeninizin ıstırap çekmesine izin veriyorsunuz. Bunu bırakmak, salmak zamanıdır.
Istırap çekmenizi isteyen bir Tanrı yoktur. Istırap çekmenizi arzulayan bir Tanrı yoktur. Tanrı, sizin sevinç ve kutlama içinde olmanızı ister.
Istırabı içinizden salın alan üyeleri, içinizden. Yaşamınızda ıstırap çekmek, realitenizin bir parçası olmak zorunda değildir.
Yaşantınız zor olmaya devam ettiğinde, kendi enerji düzeylerinizde görmek istediğiniz ilerlemeleri kaydetmediğinizde, kendinizi ve değerliliğinizi sorguluyorsunuz. Üzerinde bulunduğunuz bu yolculuğu sorguluyorsunuz. Alan üyelerinin sözlerini....Şaud'u...Tobias'ın sözlerini sorguluyorsunuz. Tanrı'yı sorguluyorsunuz.
Bir göz atın. Istırap enerjisi içinize öylesine işlemiş ki. Birçok yaşam vasıtasıyla içinize öyle bir darbe vurmuş ki. Ve bu yaşamda, kiliseler bunun daha da derine işlemesini sağlamış. Siz değerli değilsiniz, diyorlar. Tanrı'ya geri dönmek için çaba göstermeniz gerekli. Günahkarsınız. Bir gün yargılanacaksınız. Belki başaracak, belki başaramayacaksınız. Korku, ıstırap, ve daha çok ıstırap....Tanrı'ya giden yolun derin bir ıstıraptan ve acıdan geçtiği, içinizin derinliklerinde kazılıdır.
Sevgili dostlar, bunu şimdi bu anda değiştirin. Hiçbir şey için ıstırap çekmemelisiniz. Dualiteyi anlamanıza yardımcı olsun diye ıstırap çekmek zorunda değilsiniz. Sevgiyi anlamanıza yardımcı olsun diye ıstırap çekmek zorunda değilsiniz. Bu, Eski Enerji'dir. Sevinci anlamak için acıya gerek yoktur....Eski Enerji. Sevincin bütünlüğünü, acıdan geçmek zorunda olmadan anlayabilirsiniz. Artık ıstırap çekmek zorunda değilsiniz.
Kendinize şu anda ıstırabı salmak için izin verirseniz, birlikte olduğumuz bu sürede o ıstırap çekme işleminin salınmasına izin verirseniz, ıstırap dönüştürülebilir. O Yeni Enerji'ye çevrilebilir. O zaman da diğer insanlar için erişilir hale gelebilir, çünkü ıstırap çekmeleri gerekmediğini farkettikleri noktaya geldiklerinde, yaratılmasına yardımcı olduğunuz Yeni Enerji'ye ilerleyebilirler. Onların geçişi, sizin burada gerçekleştirdikleriniz sayesinde daha kolay olabilir.
Siz dünyaya ıstırabı bıraktırtmıyorsunuz. Siz ıstırabı kendi yaşamınızdan çıkartıyorsunuz. Siz insanlığın titreşimini değiştiriyor, yarının potansiyelini değiştiriyorsunuz. Siz bunu kendiniz için içinde oturduğumuz Şimdi anında gerçekleştiriyorsunuz.
Yeni bir spiritüel özgürlüğün zamanıdır. Siz onun yaratılmasına yardımcı oluyorsunuz. O, ıstıraptan özgürleşmektir – artık ıstırap yoktur – "Ben de Tanrı'yım" demenize izin veren spiritüel bir özgürlük, ve en derin düzeyde buna değer olmak....eril ile dişilin dengede olduğu....insanla tanrısallığın dengede olduğu....ışıkla karanlığın dengede olduğu bir spiritüel özgürlük....ıstırabın Eski biçimlerinden oluşan yollardan....karmadan....günah ve cezalandırılmaktan çıkmanızı sağlayan bir spiritüel özgürlük.
John Paul bugün sizinle birlikte burada oturuyor. Bu yeni spiritüel özgürlüğün öğretmeni olup olmayacağınızı soruyor. Bunu öğretirken, insanları konuşmanızla ya da dogmalarla ikna etmek zorunda değilsiniz. Kurallar koymak zorunda değilsiniz. Kalın kitaplara ihtiyacınız yok.
Artık ıstırap çekmeye ihtiyaçları olmadığını o insanlara söyleyebilirsiniz. Bunu kurslarda, sınıflarda öğretebilirsiniz. Bunu bire bir öğretebilirsiniz. Bunu, tıpkı Yedi Mühürle ilgili bilgiyi öğrettiğiniz gibi öğretebilirsiniz. Bu, her bir insana ve tüm insanlara özgür olabileceklerini öğretmekle ilgilidir. Onlar yaşantılarında spiritüel özgürlüğe sahip olabilirler. Istıraptan özgürleşebilirler.
Kiliseler bazı çok önemli değişimlerden geçecektir. Siz bunu izlerken, değişim meydana gelirken, bunun büyük bir bölümünün, gerçekleştirdiğiniz çalışmalar sayesinde mümkün olabildiğini anlayın. Kiliseler için bir kez daha Tanrı kavramını, 6.000 ya da daha fazla yıldır hiç bir biçimde yenilenmemiş bir kavramı, çok Eski, çerçevesi çok kesin bir Tanrı kavramını değiştirmek zamanıdır.
Gelecek dört yıl içinde kiliselerde büyük değişiklikler göreceksiniz, zor zamanlar. Orada olun ve yeni bir spiritüalizmi öğretmeye hazır olun – özgürlüğü anlatan....sevgiyi ve kabulü....hoşgörü ve onurlandırmayı anlatan.
Alan üyelerinin önünde bulunan budur. İlerde bulunan budur. Değişimler bugün, kendinize gerçekten artık yaşantınızda ıstıraba gerek olmadığını söyleyebildiğiniz zaman başlar. Hiç kimse ıstırabı sizin için oraya yerleştirmiyor. Bunu size şu anda söyleyebiliriz – hayır, melekleriniz değil....karmanız değil....hatta insanlık bilinci bile değil.
Zor olmak zorunda değildir. Artık zor olmak zorunda değildir. Sabahları uyandığınızda, kendinize hatırlatın....derin bir nefes alın...ve, "Zor olmak zorunda değil" deyin. Eğer zorsa...durun...derin bir nefes alın. Onu değiştirin. Bilincinizi değiştirin. Değiştirin. Eğer mücadele ediyorsanız....durun....derin bir nefes alın....ve tutunduğunuz Eski bir inanç sisteminden başka size şu anda ıstırap veren hiç bir şeyin olmadığını kendinize hatırlatın.
Evet, ıstırap, insanlık bilinci içinde yoğundur, ağırdır. Ama artık ona ortak olmak, onu kabullenmek zorunda da değilsiniz. Eski biçimlere geri gitme eğilimi mevcuttur. O Eski biçimlerin bir mıknatıs gibi olma eğilimi mevcuttur. Bu, bir geceden ötekine değişmez. Ama işlem burada ve şimdi başlar. Kendinizi çevrenizde – kendi içinizde ve diğer insanlarla – ıstırabın olduğu bir durumda bulduğunuz zaman, ıstırabı seçenin sizden başka kimsenin olmadığını kendinize söyleyin, hatırlatın. Eğer başkaları ıstıraplarını istiyorsa, onurlandırın onları. Ama siz o inanç sistemini artık kabullenmek zorunda değilsiniz.
Sevgili dostlar, bu çarmıha gerilme enerjisi Dünya üzerinde 2000 yıldır çok güçlüydü. Bazılarınız – burada bulunanlarınızın çoğu – onun oraya yerleştirilmesine yardımcı oldunuz. Çarmıha gerilme enerjisi....o artık gitmeye hazırdır. İsa gerçekten çarmıhtan indirilmeye hazırdır. O orada bulunmaktan sıkıldı. (kahkahalar)
"İsa gerçekten çarmıhın üzerinde mi öldü" diye soranlara yanıtımız, evet, insan olarak Dünya üzerinde yaşamaya devam etmedi. Enerjisi Dünya üzerinde çok mevcut olarak kaldı. Hâlâ da öyledir. O buna engel olamıyor. Çarmıha çivilendi. Ama o adam, o beden öldü. Çalışma devam etti. Çalışma bugün sizde, sizin kanalınızla devam etmektedir.
Birçoğunuz 2.000 yıl önceki zamanlara çok derinden yatırım yaptınız, olan ıstıraba ve mücadeleye çok derinden yatırım yaptınız. Bunu bırakabilirsiniz. Birçoğunuz hâlâ çarmıha çivilidir. Mücadele etmeden, ıstırap çekmeden yaşamak için kendinize ne zaman izin vereceksiniz? İsa'yı çarmıhtan indirin. Kendinizi çarmıhtan indirin!
Sizi candan seviyoruz. Hiç bir zaman yalnız değilsiniz. Ve şimdi hep birlikte,
Ve öyledir.