Şaud 4 İlahi Plan, İnsan Planıyla Buluştuğunda

--0-- Yuva size geliyor

Sevgili Alan üyeleri, Dünyanın enerjisini, evrenin enerjisini, ve kozmosun enerjisini değiştirmeye cesaret eden....çok zor insani şartlar altında bu yaşama gelmeye cesaret eden....şimdiye kadar sahip olduğu yaşamlarda hiç karşılaşmadığı kadar büyük meydan okumalara (bu yaşamda) katlanmaya cesaret eden....Tüm Var Olan adına bir şeyi değiştirmek için....Yeni Enerji'ye geçmek için gelmeye cesaret eden bir grup insan melekle yeniden biraraya geliyoruz.

Ben, Tobias için burada sizinle birlikte olmak bir onurdur. Bugün, bu Şimdi anında birleşen, kalpten-kalbe birleşen, ruhtan-ruha ve candan-cana birleşen binlerce ve binlercenizin enerjilerini buraya gelip toplamanın, Fes kırmızısı Meclis'te bulunan hepimiz için, semavi alemlerden bugün gelen tüm konuklar ve ziyaretçiler için ne anlama geldiğini bir düşünün.

Siz burada bulunmaya izin veriyorsunuz ve enerjinizi toplamamız ve Şaud'da biraraya getirmemiz için bize izin veriyorsunuz. Siz, sonradan gelecek birçok insanın ulaşabileceği, bundan bir ay sonra....bir yıl sonra...belki 10...belki 50...belki 100 yıl sonra okuyacağı, dinleyeceği, Şaud denen bu şeye enerjinizin yerleştirilmesine izin veriyorsunuz.... o insanlar, Ben, Tobias ve geri kalan hepimizin birleşmesini sağlayan Şaud'da ifade ettiğiniz bilgiyi okuyacaktır. Burada olmak, sizinle birlikte oturmak büyük bir onurdur.

Yeni kapılar açıyorsunuz. Ruh'un size gelmesini mümkün kılan, tüm meleklerin yepyeni bir biçimde size gelmesini mümkün kılan yolları açıyorsunuz.

Biliyorsunuz, sevgili dostlar, biz size bundan söz ettik ve dedik ki, "Bu size yaşamınızda gelecektir. Şimdi anında olun. Yaşamı nefesinizle içinize çekin. Hissetmek için kendinize izin verin." Ve, bu Yeni Enerji'de dinamikler değişiyor. O size gelir. Realitenizde ihtiyaç duyduğunuz herşey size gelir.

Siz bunu deneyimlemeye başlıyorsunuz. Siz anladığınızda, tüm bu karmakarışık enerjiyi üstlenmeniz gerekmediğini farkettiğinizde, biz şu "haa..buymuş"ları perdenin bizim yanından duyuyoruz. Hiç bir şeyin peşinde koşmak zorunda değilsiniz. O size gelir – doğru insanlar...doğru kaynaklar...tüm enerjiler...tüm melekler. O size gelir. Siz bu muazzam paradigma dönüşümünü anlamaya başlıyorsunuz.

Evet, bu biraz zaman alacaktır. Biz bunun için bunu sürekli tekrarlayıp duruyoruz. Bu çok önemlidir. O SİZE GELİR. Sonra, onunla dans etmek....onunla eylemde bulunmak...insanlarla...olaylarla...fırsatlarla etkileşimde bulunmak.... eğer bu şeylerle eyleme geçmeyi seçerseniz, sizin sorumluluğunuzdadır. Ama o size gelir. Bazılarınız bunun saklı anlamını bile keşfetti. Siz şu gerçek "haaa..buymuş"ları yaşamaya başlıyorsunuz. Biz "O size gelir" diyoruz.

Bu söylediğimizin enerjisel olarak altında yatan, yolculuğunuzla ilgili tüm mesajdır....neden burada, Dünya'da olduğunuzun....Başmelekler Düzeni'ni terk edip Dünya'ya gelmenizin tüm mesajıdır. O size gelir sevgili dostlar. Yuva size gelir. Çok uzun bir süre önce söylediğimiz gibi, siz Yuva'ya gitmiyorsunuz. Siz buradan Yuva'ya gitmiyorsunuz. Ölüp de şu sonsuz birliğe gitmiyorsunuz. Bunun yerine, Yuva size geliyor.

Bu, yolculuğunuzun tamamlanmasıdır. Yuva size gelir. O size gelir. İhtiyacınız olabilecek herşey...ya da istediğiniz...ya da arzuladığınız...ya da yarattığınız....size gelir. Ve onunla birlikte Yuva gelir, Ruh'la Yeni ilişki gelir, Kral ve Kraliçenin enerjisi gelir.

Siz şu anda Tüm Var Olan'ın dışında bulunuyorsunuz. İster inanın, ister inanmayın, ama Cauldre(Medyum) hâlâ bunu düşünüp anlamaya çalışıyor, "Düşünüp anlamayı bırak" dediğimiz halde. :) Şu anda burada otururken, siz Tüm Var Olan'ın dışındasınız. Olağanüstü değil mi? Bu nasıl olabilir ki? Hissedin. Ne yarattığınızı hissedin.

Evet, siz bir şey yarattınız. Siz bir şeysiniz, ama siz geleneksel olarak cennet dediğinizin, Yuva alemlerinin dışında bulunuyorsunuz. Ama onun size gelmesine izin verdiğiniz zaman, cennet size gelir, Yuva size gelir. Yuva genişler.

Krallık, ne kadar muazzam olursa olsun, kendisi yüzünden sınırlıydı. Tanrı, birlik, sınırlıydı. Ruh, yaratıyla ilgili...ve genişlemeyle ilgili...ve gerçek tamamlanma, bütünlenmeyle ilgili...ve Benliğin gerçek anlayışıyla ilgili tüm bu şeyleri bilemiyordu. Ruh, "Ben kimim?" sorusunu tefekkür ettiğinde, iki biçimde (formda) ortaya çıktı – Kral ve Kraliçe, eril ve dişil olarak. Onlar, bir anlamda sizi ürettiler. Biz burada mecazi konuşuyoruz, gerçek anlamda değil. Kralla Kraliçe arasındaki sevgi sizi üretti. Ve siz Yuva'yı terk ettiniz. Siz Tüm Var Olan'ın dışına çıkabilmek için Yuva'nın alemleri dışına çıkmak ve Ateş Duvarı'ndan geçmek zorundaydınız.

O zamandan beri de uzun bir yolculuktaydınız. Ama şimdi, Yuva size geliyor. Siz Yuva birliğinin, ve Kral ve Kraliçenin sevgisinin genişlemesini mümkün kıldınız. Ve o tüm boyutlar vasıtasıyla ve şimdiye kadar sahip olduğunuz tüm yolculuklar ve deneyimler vasıtasıyla genişliyor.

Bu, cesaret edip duvarları geçip giden, Ateş Duvarı'nın sınırlarını geçip giden bir ışık gücü gibidir. Bu şaşırtıcı bir ışıktır. Bu, sonra sahip olduğunuz binlerce deneyimle yolculuk ederek sizi an'da birleştiren şaşırtıcı bir farkındalıktır.

Yuva size gelir. İhtiyacınız olan herşey size gelir. Biz bunun için şimdi buradayız. Biz bunun için buradayız, yolculuğunuza güvence vermek için.

Yolculuğunuz hakkında, bugünün konuşmamızın sonunda söz edeceğiz. Ama şimdi buraya şu anda, alan üyeleri ile birlikte, bu muhteşem günde, bu muhteşem insan melekler grubuyla bir enerji ekelim.

Yolculuk şimdi sona eriyor(*). Sona eriyor. Kanallıklarda ve Şaud'larda o uzun, çok uzun yolculuğunuzdan söz ettiniz, sanki hâlâ o yolculuktaymışsınız gibi, sanki hâlâ önünüzde millerce yaşam süreçleri, daha fazla deneyimler varmış gibi. Yolculuğu sonlandırın şimdi. Biz buraya enerjiyi ekiyoruz – SİZİN ENERJİNİZİ – ve günün konuşmasına devam ediyoruz.

--0-- Günün konuğu korkunun meleği Rafail

Konuğumuza gelelim....bu sevgili konuğun bugün buraya gelme nedeni, şu anda çok şey olup bittiği içindir. Ve çok kısa sürede öyle sorunlar çıkacak ki, – nasıl desek – sizin için en zor meydan okumaları ortaya çıkartacak. Bu bir karar verme noktası olacak. Bu, uzun, çok uzun zamandır görmediğiniz bir bilincin ayrılık noktasıdır.

Biz, korkunun Başmeleği Rafail'i buraya davet etmenizi rica ediyoruz. Ne biçim bir sıfatın var, Rafail ! Ama bildiğiniz gibi, korku büyük bir itici güç sağlar. Korku, içinden geçtiğiniz bazı meydan okumaların ve değişimlerin içinden geçmenize yardımcı olur. Rafail, sevgili alan üyeleri, korkuyu dönüştürmenize yardımcı olur.

Zorluk ya da çevrenizde güçlü ve yabancı enerjiler hissettiğiniz zaman....realitenize girmiş bir meydan okumayı sezgisel olarak bildiğiniz zaman....ve onu reddetmeye çalıştığınız....sanki orada değilmiş gibi görmezden gelmeye kalktığınız zaman....ve korku ortaya çıktığında – Rafail o korkuyla birlikte tam orada bulunur. Oo, korkuyu yaratan o değildir – sizsiniz. Ama o, korkuyu bilgeliğe....farkındalığa...onu yepyeni bir Yeni Enerji'ye dönüştürmek için kullanabileceğiniz potansiyel bir enerji olarak orada bulunur.

Böylece siz çoğu kez Rafail enerjisini korku yaratmakla birleştirirsiniz, çünkü korku olan yerde, Rafail de olur. Onun için onun enerjisini hissettiğiniz zaman, bazen şöyle düşünürsünüz, "Aman Tanrım, neler olacak kim bilir." O bunun için çoğu kez geride durur.

Ama sevgili dostlar, siz bunun birazını son zamanlarda hissediyordunuz. Bir şeyin olacağını biliyorsunuz, değil mi? Onun hemen burada, yaşamınızın şu anında olduğunu biliyorsunuz.

Böylece Rafail bugün bunu dönüştürmeye, buna yeni bir anlayış getirmeye, bu zamanda neden bu noktada bulunduğunuzu bilmeye yardımcı olmak için geliyor. Rafail enerjisini nefesinizle içinize çekin. Korkuyu dönüştüren enerjiyi nefesinizle içinize çekin. O parçanızı içinize çekin....zor dönemler sırasında güçlü olmanıza...ve cesur olmanıza...ve bilgeliğe sahip olmanıza izin veren ve kendinize verdiğiniz bir armağan olan bu parçanızı içinize çekin.

İlginçtir – Başmeleklerle ilgili bazı tartışmalarınızı dinliyoruz. Başmelekler gerçekten insan değildir. Başmelekler, sizin sahip olduğunuz gibi Tanrı ruhuna sahip değildir. Onlar bir tür kimliğe ya da karaktere sahiptir. Ama onlar gerçekten arketipsel enerjilerdir.

Metatron, Ruh'un sesi olan parçanızdır. Metatron çok keskin ve çok yoğun olan parçadır. Ve evet, bazen onu "o – ingilizcede erkekler için kullanılan he" olarak, bir kişilik olarak, bir varlık olarak düşünmek daha kolaydır. Tümü SİZDİR.

Rafail, korku zamanında sizde tezahür eden arketipsel bir enerjidir. Rafail – Rapha (Rafa), enerji- Fes Kırmızısı Meclis'in ve Kırmızı Çember'in çok önemli bir parçası olmuştur. Onun enerjileri gerçekten, sizin bildiğiniz biçimiyle Tobit ya da Tobias'ın öyküsünde görünür. Bu bir yolculuğun öyküsüdür, ve bir korkunun öyküsü.

Böylece Rafail enerjileri şimdi buradadır, ve şimdiden dönüştürmek üzerine sizinle çalışmaktadır. Rafail sizdir. Onun enerjisi Başmelekler Düzeninden gelir. Bu enerji gerçekten, Dünyaya geldiğinizde yararlanılabilecek....tüm deneyimlerinizden geçerken....korku ya da karanlık denen şey size geldiğinde yararlanılabilecek, özenle işlenmiş bir koda inşa edildi. Rapha, enerji, dönüştürmekle ilgilidir.

--0-- BaşMelekler Düzeni nedir?

Biz şimdi kendi kendimize gülüyoruz, çünkü Cauldre(Medyum) biraz daha açıklamamızı istiyor. Bu Başmelekler Düzeni, sevgili dostlar, Başmeleklerin tümü arketipsel enerjilerdir. Nasıl desek, ona şu açıdan bakabilirseniz, bu özenle işlenmiş bir kod gibidir. Bunu şimdi hissetmek için kendinize izin verin.

Sütunların, her bir Başmeleği ya da arketipsel kodu temsil eden sütunların olduğunu söyleyebilirsiniz. Ve bu sütunlar – nasıl desek – kapıya benzer bir şey oluşturur. Kapı, yani Başmelekler Düzenini oluşturan enerjiler, sizin yazmaya yardımcı olduğunuz özenle işlenmiş, özenle işlenmiş bir enerjisel kodlar dizisi içindedir. Bunların yazılmasına yardımcı oldunuz, çünkü Dünya'ya geldiğinizde belli enerjilere ihtiyacınız olacağını biliyordunuz.

Ama, gerçekleştirdiğiniz çalışmaya karışacak başka enerjileri de dışarda tutmak zorunda olduğunuzu da biliyordunuz. Bu kod, Başmelekler Düzeni, tüm dış etkilerin dışındadır, böylece Dünya'ya gidebilecek ve dışarısı işe karışmadan yolculuğunuzu yapabilecektiniz. Bu, o sözünü ettiğiniz, uçan dairelerin içindeki küçük adamları uzak tutar. Bu, kozmostaki....çok-boyutlu düzeylerin tüm evrenlerindeki çok büyük, muazzam güçleri uzak tutar.

Bu, yazılmasına yardımcı olduğunuz görünmez bir kapı – bir koddur. Bu kod hiç kırılmadı. Ve hiç kırılamayacaktır, çünkü anahtarı elinde tutanlar buradadır, tam burada. Başmelekler Düzeninin kapısında anahtarı elinde tutanlar yoktur. Ah...bu hepiniz için özenle işlenmiş bir koddur.

Gerçi bu bugünkü konuşmamızın bir bölümü değildi, ama Cauldre(Medyum) bunu şimdi açıklamamızı özellikle rica etti.

--0-- Öfke

Böylece, son toplandığımızdan bu yana birçoğunuz öfke sorunlarından geçtiniz, değil mi? Siz öfkeyle komik bir şey yapıyorsunuz....biliyoruz. Siz öfkeyle komik bir şey yapıyorsunuz, sevgili dostlar. Siz onu reddetmeye, ve bastırmaya çalışıyorsunuz. Şişeden çıkmasına izin verdiğiniz zaman da suçlanıyorsunuz, her tarafınıza çamur sıçratıyor, kızgın olduğunuz için özür diliyorsunuz.

Sevgili dostlar, öfke doğal bir tepkidir. Çevrenizde meydana gelen şeylere duyulan doğal bir duygudur. Onu asla bastıramazsınız. Bir yerden çıkacaktır. Eğer eşinizle konuşurken sarfettiğiniz sert sözcüklerle çıkmazsa – Cauldre(Medyum) (kahkahalar) – oradan çıkmazsa, araba kullandığınızda çıkacaktır ve siz küçük bir kaza yapacaksınızdır. Eğer oradan çıkmazsa, fiziksel bedeninizde tezahür edecektir. Rahatsızlık olarak....ciltte kızarmalar olarak...ya da potansiyel kanser olarak...ya da daha başka büyük dengesizlikler olarak....ya da bedeninizde "rahat-sızlık" olarak çıkacaktır.

Öfke doğaldır. Ve şu anda meydana gelmektedir. Onur reddetmemek en iyisidir. Bununla başa çıkmanın yolları vardır. Ama reddetmemek en iyisidir.

Peki, neden şu anda kızgınsınız? Birçoğunuz şişenin içinde tuzağa düşmüş gibi hissediyorsunuz. Siz şişenin içinde tuzağa düştünüz. Bazen şişeden "dışarısını" görebiliyorsunuz. Gerçi biraz sisli. Berrak bir biçimde göremiyorsunuz. Onu kırıp geçmeye kalktığınızda, bu sanki neredeyse lastik bir zar gibi. Siz geçmeye kalktıkça, genişliyor. Ve sonra ne oluyor? Sizi büyük bir güçle geriye, şişenin içine atıyor.

Şu anda olan şey, gerçekten Ruh'u hissetmeye başladığınızdır. Siz gerçekten perdenin hafiflediğini hissetmeye başlıyorsunuz. Gerçekten dualitenin söndüğünü hissetmeye başlıyorsunuz. Bazı anlayışlar geliyor size. Anlayışlar, aydınlanmalar geliyor üzerinize bazı günlerde. Ama sonra ertesi gün, Eski alanınıza, hatta daha da kötüsüne geri gittiğinizi hissediyorsunuz.

Sizin derin olan tarafınızda öfke sorunları var, Ruh tarafınızda. Kızgınsınız. "Perde neden var olmak zorundaydı ki? Sizi destekleyen tüm melek gücü de dahil olmak üzere, herşeyden kendinizi neden ayırdınız ki?"

Perdenin bizim yanına geldiğinizde bile, sizin için bir perde mevcuttur. Hâlâ insan deneyimi devrelerinden geçtiğiniz için, bizim tarafa geldiğinizde hâlâ bunun birazını beraberinizde taşıyorsunuz. Oo, buraya geldiğinizde herşey anlaşılır değildir. Ve bu da sizi daha fazla sinirlendiriyor. Ve bu sinirlenme sizin, "Kahretsin, Dünya'ya geri gidip bunu anlayacağım!" (kahkahalar) demenize neden oluyor. İçine koştuğunuz devreyi görüyorsunuz.

Kendi tanrısallığınıza ve Yeni Enerji'ye girdikçe, sevgili dostlar, bunun neden olması gerektiğine şaşıyorsunuz. Kim olduğunuzu anlamak için neden bir insan bedeni üstlenmek zorundaydınız? Neden belli bir cinsiyet – kadın ya da erkek – üstlenmek zorunda kaldınız? Kendinizi bilişten, anlayıştan neden soyutladınız?

Dünya'ya gelirken o küçük anahtarı, neden burada olduğunuza dair tüm anlayışların anahtarını, yolculuğunuzun anahtarını neden cebinize atmadınız? Tanrı bunu neden sizin için basite indirgemedi, ve yazıya döküp de kitap haline getirmedi? Perde neden daha hızlı yok olmuyor? Dualite neden hâlâ tüm çevrenizde? Geçmiş yaşamlarınızın veçheleri neden hâlâ gelmeye devam ediyor?

Ve bu öfkeye neden oluyor – kendinize öfke, Ruh'a öfke. Bu öfke bir şey doğuruyor, sizi ilerletebilecek bir enerji doğuruyor. Siz şu anda uygun soruları soruyorsunuz. Neden....bütün bunlar neden var olmak zorundaydı? Neden sanki en başından, Dünya'ya gelmek için, bütün bunlara maruz kalmak için Başmelekler Düzeninde gönüllü oldunuz? Bu, hem bütün bunlar, HEM DE anlayış olsaydı, bu kadar kötü olmayacaktı. Bütün bunları neden yapmak zorunda kaldınız?

Neden melekler, Başmelekler, bu tarafta kalan bizler, bunu size layık gördüler? Bazılarınızın şöyle dediğini hatırlıyoruz, "Bir sonraki yaşantımdan buraya geri geldiğimde, ne dersem diyeyim, Dünya'ya geri gitmeme izin vermeyin!" "Durdurun beni. Ben zorluyorum. Geri gitmeyi isteyeceğimi biliyorum. Bana "Hayır!" deyin, beni bir yere kapatın!" Biz kafamızı sallarız....biraz gülümseriz....geri gelmenizi bekleriz....ve sizi Dünya'ya geri götürecek bir sonraki tekneyi hazırlarız. Durmak diye bir şey yoktur alan üyeleri. Sizi yolculuğunuzdan alıkoymak yoktur.

Peki bu öfkeyi nasıl halledeceksiniz, bu şişeden çıkmak isteyen, bu size geri dönmek isteyen farkındalığı? O oradaDIR ve siz bunu biliyorsunuz. Size nasıl geri dönebilir? Tanrısallıkla nasıl bütünleşebilirsiniz? Kendinizi Ruh'un size gelebilmesi için nasıl açabilirsiniz?
Sevgili dostlar, bu nefes almayla ilgilidir. Bu kadar basit. İçinde bulunduğunuz süreci ve sizi bu noktaya getiren inanılmaz yolculuğu anlamakla ilgilidir. –sizin için Yeni Enerjide tanrısal olmanızın Şimdi zamanıdır- demek her şeyin önünde yer alır... çevrenizde başka şeylere artık gereksiniminiz yoktur.

Onları oraya siz koydunuz. Bunları anla-madan oraya koydunuz. Perdeyi ve dualiteyi etrafınıza siz çevirdiniz. Şimdi içinde yaşadığınız şişeyi siz inşa ettiniz. Onu oradan alacak olan sadece sizsiniz. Biz sizin için bunu yapamayız. Biz sizi yüreklendirebilir ve sizi sevebiliriz. Size belirtilerin ne olduğunu anlatabiliriz. Ve size çözümün ne olduğunu anlatabiliriz. Siz kendiniz yapmalısınız. Bu kendinizi şişenin içine kapayarak olmaz. Kendinize acı çektirerek olmaz. Sadece derin bir nefes alıp şimdi hazır olduğunuzu söyleyerek olur.

Peki hazırım dediğinizde ne olur? İçinde yaşadığınız şişenin örgüleri çözülür – ne olur? Oo.. korku içeri girer. Korku içeri girer. Zihninizle yarışırsınız. Bir sürü düşünceniz var, "Kendi çevremde oluşturduğum tüm o realiteleri yitirirsem ne olur? Dualite duvarını indirirsem? Kendi çevremde oluşturduğum realitenin görüntülerini yitirirsem ne olur?" Korku içeri girer. "Onları yitirirsem belki bir başka şey beni kendi içine alır.. bana nüfuz etmek için.. istememe karşın beni "karanlık taraf"a götürüp orada çalıştırabilir. Bunları yitirdiğimde, zaten asla var olmadığımı bilirsem? Belki de ben buradaydım yanılsamasıyla şişenin içinde yaşamak daha iyidir."

"Bırakırsam ne olur? Çevremde oluşturduğum kafesi bırakırsam ne olur.. eğer onu bırakır ve bunların hiç birinin gerçek olmadığını anlarsam? Eğer bırakır ve tek kurtuluşun İsa Mesih olduğunu söyleyenleri keşke dinlemiş olsaydım dersem? Ve çok acı çekme ve çok çalışma gerektirdiğini? Eğer onlar haklıysa ne olur? Eğer onu kaçırdıysam? Eğer onun gerisine düşersem ne olur?" Tüm bu düşünceler etkiler sevgili dostlar! Bu nedenle bu noktada onu neden yarattığınızı, veya –daha iyi bir anlatımla- onun sizin için neden yaratıldığını düşünüyorsunuz.. dualite.. bilmemek.. bağlantının kesik olması.. tüm bunlar.

Sımsıkı tutunduğunuz muhafazanın içinde yaşadığınız realiteyi bırakmak için çok cesur, çok yürekli olabilir misiniz? İzin verin gitsin. Bir kısmı değil, izin verin tamamı gitsin. –nasıl desek- içinize öylesine gömülmüş ki küçük bir parça açıp bir kapı ya da pencere oluşturup dışarıya bakarak gerçekten bırakmayı isteyip istemediğinizi göremiyorsunuz. Bu kendinize ve Tanrı'ya tam anlamıyla iman ve güven gerektirir.

Duyduğunuz öfke aynı zamanda depresyon ve üzüntü yaratır, kısmen böyledir, çünkü siz salıvermediğiniz için üzgün ve depresif olursunuz. Ötesine geçemez görünürsünüz. Farkındalığın çok kötü olduğunu bilmek istersiniz. Ve o tam da oradadır. Ve siz elinizi onun üzerine koyamazsınız. Bu tıpkı atın önündeki havuç gibidir. Atın bu oyundan yorgun düştüğü noktadır bu. Depresiftir. Üzgündür.

Ancak bir başka bileşen var. Bu bileşen sizin olduğunuz yer olarak düşündüğünüzün gitmesine izin vermektir... yine, yeniden doğuş için ölümden geçmek. Ama şimdi, birkaç yıl önce bilmediğinizden farklı bir şey biliyorsunuz. Bırakmaya izin verdiğinizde –tamamen, tamamen, tamamen- bunu izlediğinizde, kendi ESKİ yanınızın ölmesine izin verirsiniz. Siz kendi içinizde yeniden doğuşa izin verdiğinizde.. oh, evet ESKİ size tamamen YENİ biçimde geri döner. Ama sancısız, zorluksuz ve kabus gibi görüntüler içermeyen meydan okumalarla. ESKİ, bilgelik ve anlayışla geri döner ve YENİ Enerji'yle.

Gelecek, şifalanmış geçmiştir.

--0-- Öfke ile ilişkili durumlar

Böylece siz ilginç zamanlarda yaşıyorsunuz. Biz size içinden geçmekte olduğunuz durumu anlamanıza yardımcı olmayı sürdüreceğiz. Şu anda Dünya'da olup bitenler çok, çok ilginç. Ve bu sizin öfkenizle bağlantılıdır.

Ve geçen hafta, hatta perdenin bizim tarafında bile daha önce hiç görülmemiş ve hiç bilinmeyen biçimde güneş enerjisindeki en büyük patlamalara tanık oldunuz. Güneşin göz kamaştırıcı ışıkları.. güneşten büyük patlamalar.. ve siz onun gerisinde kendi öfkelerinizin olmadığını mı sanıyorsunuz! İnsanlığın ve sizlerin bilincinde neler oluyor... yüklü miktarda ESKİ Enerji'yi bırakıyorsunuz ve bu da tam tamına güneşin enerjisine yansıyor. Büyük güneş patlamaları.... onlar Dünya'yı roketlemeye geliyor.

Son günlerde bu bombardımana tutuldunuz. Ve siz bedeninizi neden böyle garip hissettiğinize şaşıyordunuz .. zihniniz neden dengesini yitirmişti.. neden coşkulu duygular içindesiniz! Bıraktığınız zaman duygularınız ortaya çıkar. İçinizdeki öfkenin, kendisini böyle bir yolla ortaya koymasına izin verdiğinizde, duygular ortaya çıkar – güneşten büyük enerjiler geliyor – ama onları siz yarattınız.

Depoladıklarınızı bırakıyorsunuz. Biz daha önce Dünya üzerinde ve Gaia'da depolanmış enerjilerden söz etmiştik ve gerçekten de öyleler. Kendi geçmiş ifadelerinizi bırakıyorsunuz. Tüm gezegenlerde, güneşlerde, yıldızlarda ve galaksilerde de enerjiler depolanmış durumdadır. Ve onlar sizindir. Sizin enerjilerinizdir. Kimi gezegenlerin astrolojik değerleri ve etkilerinin neden olduğunu sanıyorsunuz? Enerjilerinizin bir kısmı orada depolanmış durumdadır.

Böylece olan şudur... güneşteki olağanüstü patlama ve püskürmelerle karşı karşıyasınız – öfkenizin ifadeleri ve salıvermeleri – şimdi Yuva'ya ve bana gelme zamanı demektir bu – şaşılacak derecede enerji miktarı güneşten hareket etmekte ve doğrudan Dünya'ya gitmektedir. Son birkaç gündür bunu deneyimlemektesiniz.

Ve o tam da olması gerektiği yerde tezahür etmektedir – yangınlar, sevgili dostlar, Metatron'un sözünü ettiği yangınlar... onları geçen hafta görmediniz mı? Hatta bu bölgedeki bu dağların arasında görmediniz mi – özellikle Güney Kaliforniya bölgesinde, hatta dünyanın diğer bölgelerinde? Kaliforniya olarak adlandırılan bu yerin üzerinde çok büyük enerji ve ilgi odaklanmış durumda, orada enerjilerin temizlenmesi, enerjilerin bırakılması söz konusuydu.

Gerçekten binlerce kişi evlerini kaybettiler. Küçük bir grup yaşamını yitirdi. Hiçbir şey... hiçbir şey birkaç yıl önceki olasılıkla kıyaslanamaz – tüm bölgeyi yıkıcı depremler yerle bir edebilirdi. Milyonlarca, milyonlarca kişi yaşamını yitirebilirdi. Onlar perdenin bizim yanına dönmüş olabilirlerdi. Evet, biz bunu karşılamaya hazırdık. Bunun yerine bazı yangınların bölgeyi temizlemesine izin verildi – nasıl desek – yoğun biçimde odaklanarak.. bu daha çok Yeni Enerjinin bütünüyle hareket etmesinin bir parçasıydı.... birkaç yangın çıkarılabilir ve böylece bölge ve Gaia temizlenebilirdi ve biz hep birlikte yolumuza devam edebilirdik.

Hepsi birlikte çalışır – öfkeniz... güneş patlamaları... burada Dünya üzerindeki yangınlar. Kimi zaman alan üyeleri, işleri çok zorlaştırmaya çalışıyorsunuz. Bir an kısa duvarın arkasında durup, işi çok basitleştirdiğinizde, gerçekten ne yarattığınızı görürsünüz. Bunların hepsinin nasıl birlikte çalıştığını görürsünüz.

Bu kara parçasında gelen yangınlar aynı anda son zamanlarda büyük değişikliklerin yaşanmasına neden olmuştur. Kaliforniya'nın bu bölgesi.. bırakmaya çok hazırdır, Yeni Enerji'ye geçmeye çok hazırdır ve geçmişi temizlemeye de, ve bu nedenle bir politikacılarını uzaklaştırdılar. Oh... ilginç, ilginç...bu nasıl yapıldı... bu "gri"nin üzerine çok fazla suç yüklendi. Bunu basit tutun alan üyeleri. Yanıtlar oradadır. Kimi zaman ismin kendisinin içindedir (giden Kaliforniya valisi Gray Davis'in adına göndermede bulunuyor. Gray, yani Gri).

Onlar Eski Enerjilerden yoruldular. Kendi seçtiklerini görevden aldılar. Sorumluklarını almayı unuttular. Ve parmaklarını komşularına doğrultup ""gri"yi siz seçtiniz", ben değil" demekten hoşlandıklarını fark ettiler. Ancak bir bakıma bunu hepsi birlikte yaptı, hatta buna, ona oylarını vermeyenler de dahildir.

Onun yerine kimi getirdiler? Bir yıldız? Yerine çok, çok güçlü bir erkek enerji getirdiler. Size ilginç –nasıl desek- onun geçmişi hakkında bir açıklamada bulunacağız. Oo, biz zaten Arnold'la (Arnold Schwarzenegger'den söz ediyor) görüşüp onun iznini aldık.

Bu toprağın yeni valisi olarak bildiğiniz bu enerji, bu ruh –veya daha kısaca – o geçmiş yaşamlarının çoğunda kadındı. Bu yaşamına çok güçlü dişil enerjileri barındıran bir erkek olarak geldi. Ancak, eril kısımları –yeni eril kısmı- bundan hoşlanmadı. Kendisini güçsüzmüş gibi hissetti. Buna layık olmadığını hissetti. Kendisinin ayrılmaz parçası olduğunu hissettiği dişil enerjileri nedeniyle sizin erkek toplumunuzda gülünç bulunup küçük görülecekti.

Peki, şimdi ne yapıyor? Demir pompalıyor! Dişil enerjinin üstesinden gelmeye çalışıyor. Çok güçlendi. Ancak, tüm bunlar dişil enerjiyle bütünleşmişti, çünkü o aynı zamanda bedenini teşhir etmeyi de seviyordu. Fiziksel görünüşüyle gururlanıyordu. Bedenine gösterilen ilgiyi çok sevdi. Çok ilginç dinamikler!

Ama artık onun ötesine geçti. Dünya üzerinde neler olabilirdi'yi insanlara anlatmaya ve yardım etmeye yöneldi – kesinlikle bir Hollywood yorumuyla (Terminatör filmi gibi), ancak kimi yıkıcı şeyler, savaşlar, kavgalar, ışık ve karanlıkla. Işığa dönüştürmek üzere kimi zaman karanlıkta da rol aldı. Sevgili dostlar, yanıtlar çok basittir.

Şimdi kendisi –nasıl desek- tüm dünyada en güçlü toplumlardan birinin valisidir, inanılmaz zenginlik ve olağanüstü kaynakların olduğu bir ülkenin valisidir ve burası aynı zamanda "yeni-enerji-düşüncesiyle" Eski'nin içine gömülmüş bir yerdir. Böylece oradaki insanlar güçlü birini seçtiler.
Ancak, yüzeyin ötesini görmüyorlar. Dişil enerjinin ortaya çıkacağını ve bu yere geleceğini görmüyorlar. Bu –nasıl desek- o çevresinde bulundurduğu kimilerince ve evlendiği kişi tarafından yüreklendirildi. Bu, dişil enerjinin çok eril bir görünümle getirilme yoluydu. Bu bölgede neler olacağını izleyin. Böylece bunlar şaşırtıcı olaylar.. hepsi de birbiriyle bağlantılı. Bunu tahmin etmek için roket bilgini ya da metafizikçi olmanız gerekmez.

--0-- Uyumlu Birleşme diğer adıyla Süleyman'ın Mühürü

Bugünden itibaren bir hafta sonra bir başka olay daha geliyor. Ona Uyumlu Birleşme adını verdiniz. Evet, sevgili dostlar, bunun arkasında gözün gördüğünden çok öte şeyler var! Bunu anlatmaya başlamadan önce şunu söylemek isteriz ki –sizi değiştiren bu olay değildir, bu olayı yaratan sizlersiniz.

Bu olay, bu Uyumlu Birleşme, belirli yıldızların ve belirli gezegenlerin sıraya dizilmeleri.... o zaten her koşulda olacaktı. Öyle ya da böyle meydana gelecekti. Ancak... ancak, insanlığın bilinci doğru olmasaydı, onu kaçırabilirdiniz. Onların dizilme potansiyelleri vardı. Ama siz bunu asla görmeyebilirdiniz. Bir daha olması için çok, çok uzun bir sürenin geçmesi gerekecekti.

Ama bilinç doğru düzeydeydi. Yerine getirilmişti. Şimdi artık bilgi taşıyıcıları ve spiritüel varlıklar tarafından kucaklanabilir durumdadır. Dini kurumlarınızın çoğu yüksek kademelerinde bile ne olduğuna ilişkin en küçük bir anlayış yoktur. Bugünden sonraki bir hafta içinde diziliş gerçekleşecek.... aynı zamanda bir ay tutulması.... bir saklanış ve sonra ortaya çıkış, bir ışık ve sonra bir karanlık.

Uyumlu Birleşme gezegenlerin Süleyman'ın Mührü biçiminde dizilişidir. Özellikle şimdi oturmakta olduğumuz bu bölgede – Colorado dağlarının olduğu bu bölgede- nerdeyse mükemmel bir diziliş olacaktır. Bu Dünya'nın her yerinde deneyimlenecektir. Kusursuz bir Mühr'ü Süleyman oluşturmak için gezegenlerin dizilişidir bu. Süleyman'ın Mührü...iki eşkenar üçgenin birbiri üzerine gelmesiyle oluşur.

Bu aynı zamanda Merkaba'nın simgesidir. Ama gerçekte olduğu şey, Merkaba'nızın gerçekte olduğu şey....biz Merkabalarla dönen insanlarla çok eğleniyoruz. Siz kendinizi gittikçe daha derine gömüyorsunuz. Simgenin o çok basit doğasını ve kendi Merkaba'nızı anlamıyorsunuz.

Süleyman'ın Mührünü oluşturan, birbiri üstüne yerleşmiş iki eşkenar üçgen....bunlar dualitenin özünü temsil ederler. Bir uç yukarıya bakar. Bir uç aşağıya....yukarı ve aşağı. Bir üçgen eril enerjidir. O, fallus enerjisidir (erkeklik uzvuna ait enerjidir)....dışarıya dönük enerji....eylem enerjisi....öteki.
İçe dönük olan dişildir. O topraklanmış olan, besleyici enerjidir. O kaptır. Evet, o kaptır. O, çoğunuzun okumakta olduğu kadehtir. (bu ara piyasada olan Dan Brown'un "The Da Vince Code" adlı kitabına göndermede bulunuyor)

Bu iki enerji üstüste geliyor – eril ve dişil. Onlar yukarı ve aşağıdır. Onlar, sizin ışık ve karanlık, iyi ve kötü diyeceğiniz şeyleri de temsil ediyor. Ve onlar, tanrısallık ile insanı temsil ediyor.

Onlar ayrıydı. Görmüyor musunuz? Onlar uzun, çok uzun zamandır ayrıydı. Ayrılığın ana enerjisi eril ve dişil enerjilerdir, Adem ve Havva. Yuva'yı terk ettiğinizden beri, bakın – Benliği araştırmaya başladığınızdan beri – kendinizi böldünüz. Bunu şimdi de fiziksel biçimde yapıyorsunuz, erkek ve kadın olarak. Bir eril, bir de dişil enerji vardır, bir yin ve bir yang.

Süleyman'ın Mührü denen şey budur....ayrılmış, birbirinden uzaklaştırılmış. Bu ikisi yeniden uyumlandığı zaman ne olur? Altı uç yerine, dört olur.

Sevgili dostlar, şu Merkabatik enerjileri karşıt yönlere döndürmeyi durdurun. Bunu yaptığınızda ne oluyor ki? Daha güçlü ya da daha akıllı olacağınızı mı sanıyorsunuz?

Siz sadece dualite enerjilerini güçlendirmiş oluyorsunuz. Bu bir an için iyi hissettirebilir. Bu, yani enerjileri döndürmeniz, bizden gelen bir şey değildir. Biz kafamıza vurmak zorunda kalıyoruz. Bunu yaptığınızı gördüğümüz zaman, kafamıza vurmak zorunda kalıyoruz.

Enerjilerin biraraya getirilmesi amaçlanmıştı. Ve şimdiden itibaren yedi gün sonra, bunun zamanıdır. Bu, bunun başlama potansiyelidir, bu iki eşkenar üçgenin yeniden biraraya gelme potansiyelidir.

Meydana gelen uyumlanmada ilginç bir güç ya da etki söz konusudur. Orada olan bir unsur var, gezegenlerden biri var ki, bazı korkulara neden oluyor. O bazı acılara ve bazı hüzünlere neden oluyor. Bazılarınız bunu şimdi gerçekten hissediyorsunuz.

Bu Chiron enerjisidir....Yaralı Savaşçı....kurban....yaptığı şeyden dolayı suçluluk duyan savaşçı...yaralar, karma, ve geçmişin anımsanması. Böylece bu Yaralı Savaşçı, bu Süleyman'ın Mührünün bir parçası olmak ve "yaraları salıvermeye hazır mısınız?" demek için şu anda gelmek zorundadır.....çünkü her iki yarıyı birleşmekten alıkoyan budur. Eril ve dişilin birleşmesini, meydana gelmekten alıkoyan budur – Yaralı Savaşçıdır, Chiron'dur. Cennetle Dünya'yı ayrı tutan budur – Chiron.

Yara derindir. Deneyimlediğiniz öfkenin birazı da bundandır. Neden.....neden yara? O yara hiç iyileşecek mi? Yoksa bu devreye, onbinlerce yıla yayılabilecek bir devreye devam etmek zorunda mı kalacağız?

Olacak olan uyumlanma – bu uyumlanma zaten olacaktı – uyumlanma çok enderdir, çok enderdir. Onunla birlikte meydana gelen bir de tutulma var, ay enerjisinin saklanması, saklanma, o – nasıl desek – erille dişilin arasına giren şey. Ama bu aynı zamanda bir arınma zamanıdır.

Değişime neden olan olayın kendisi değildir. Olayı görmenizi sağlayan sizsiniz. Ama bu olayın içinde güçlü enerjiler ve şu anda bulunduğunuz noktayla ilgili farkındalık yatıyor. Bu uyumlanma zamanı....nerede bulunduğunuzu size gösteren....işin içinde olan tüm değişkenleri gösteren...erille dişilin, doğruyla yanlışın, insanla cennetin ayrılığını gösteren....sanki cennetteki büyük ilan tahtaları gibi bir şeydir.

Ama Chiron enerjisinin çok güçlü olduğunu ve söz konusu şeyi tümüyle gözden kaçırabileceğinizi anlayın. Chiron enerjisi o kadar bunaltıcı, yaralar o kadar derin ki, bu fırsatı, bu olayı kaçırabilirsiniz, çünkü yaralar çok derin...ve keder. Ya da o geri getirecektir....nerelerde bulunduğunuzun anısını geri getirecektir. Bu çoğunuz için çok yoğun bir hafta olacaktır, derin nefesler alınacak bir zaman olacaktır. O – ister aklınıza olsun ya da sadece içsel bir his olsun – uzun, çok uzun zaman öncesinin, Dünya'ya gelmeden çok öncesinin, en çok da Dünya'ya gelmeden öncesinin anılarını geri getirecektir.

Tekrarlıyoruz, siz bu olayın farkına varmak için kendinize izin veriyorsunuz. Bu olay, değişim potansiyelini getiriyor. Ama aynı zamanda da geçmişin anılarını getiriyor.

Şimdiden sonra sekiz gün – önemli bir olay! Bulunduğumuz düzeyden, kendi düşüncemize göre, bu, Uyumlu Birleşme dediğiniz şeyden daha önemlidir. (çvr. 1987'deki Uyumlu Birleşmeden söz ediyor) O, uyanış için bir potansiyeldi. Dünya üzerinde yapılan bir ölçümdü.

Ama bu muazzam bir işarettir, "Hazır mısınız? Erille dişili bedeninize...realitenize getirmeye....erille dişil olduğunu sandığınız Eski fikirlerin üstesinden gelmeye hazır mısınız? Bunları geri getirmeye ve bundan utanmamaya hazır mısınız? Hiç bir zaman bir ışık ve bir karanlık olmadığını, şimdiye kadar, yolculuğunuzun durduğu bu noktaya kadarki yolculuklarınızın tümünde yanlış bir şey olmadığını söylemeye hazır mısınız? Yuva'ya izin vermeye, tanrısal enerjiyle insan enerjisinin birleşmesine izin vermeye hazır mısınız?" diyen muazzam bir işarettir.

Siz bunun hakkında konuşuyorsunuz. Onunla ilgili felsefe yapıyorsunuz. Ama hâlâ değerli olduğunuzu hissetmiyorsunuz. Hâlâ, tanrısallığın içine giremediği o şişenin içinde yaşadığınızı hissediyorsunuz.

Bu önemli bir olay olacaktır. O gün ne yapmalısınız? Kutlayın! Onun olduğunu farkettiğiniz için kutlayın. Tüm enerjilerin, Süleyman'ın Mührü'nü yeniden şifalandırmak için dizildiği gerçeğini kutlayın.

Bunun ayrı olması asla, asla amaçlanmamıştı. Karşıt yönlere dönmesi asla amaçlanmamıştı. O bütün bir birimdir. O herşeyin birleşmesi, kaynaşmasıdır. Eğer meydana gelen bir dönence varsa, o da üçgenlerin yeniden birleşmesiyle olur. Bu yeni unsuru döndürmeye başlarsanız ne olur biliyorsunuz değil mi? Onu döndürdüğünüzde bir daire oluşturur. İki boyuttan bakıldığında dört ucu vardır, ama aslında bir daire oluşturur. Astrologların bile bu formasyonda gördüğü daire, bitişin, tamamlanmış bir yolculuğun, Yeni bir düzeye gitmenin hatırlatılmasıdır.

Evet, ve korku çıkar ortaya. "Ben değerli miyim? Bu gerçek mi? Belki de bu adımı atmamalıyım. Beni Ateş Duvarı'na götüren ve oradan geçmeme neden olan o adımı anımsıyorum. Belki de bırakayım, önce bir başkası gerçekleştirsin bunu!" Korkular çıkar ortaya. Rafail bunun için buradadır.

Böylece sevgili dostlar....önünüzdeki hafta çok şey olacaktır. O güne nefes alın. Nefes alın...sürekli. Hâlâ orada olan yaralara Ruh'un soluğunu soluyun.

Chiron geri gelmek zorundaydı, çünkü şifaya ihtiyacı var. O bir veçhedir. O, sizin bir parçanızdır. O hâlâ yaralıdır. Onu bir kenara attınız. Chiron'un haritalarınızda görünmesinden hoşlanmıyorsunuz. Onu başka bir yere koymaya çalışıyorsunuz. Hatta başka gezegenlerin arkasına saklamaya çalışıyorsunuz.

Ama o şimdi yaraların şifalanabilmesi için, ilerleyebilmemiz için, ve alan üyeleri, sizin ilerleyebilmeniz için tüm gücüyle geliyor. Şifalanmanıza izin verin.

Anlayın....asla yanlış diye bir şeyin olmadığını anlayın. Sadece deneyim vardı. Analyın ki, Ruh sizi bu kadar seviyorken, siz de kendinizi sevebilirsin.

Derin bir nefes alın alan üyeleri.

Bu ilginç tarihten sonra (8/11/2003), hatta – nasıl desek – bu sadece numeroloji olarak değil, ama rakkamların enerjisi açısından da ilginç bir tarih. Bu bir onbir (11. ay olan Kasım için) ve perdenin bizim yanından onun şimdi "dualiteyi" temsil ettiğini görüyoruz. Bir sekiz – 8 Kasım – bizim tarafta sekiz "sonsuzluk" simgesini temsil eder. Ve bir beş, yılın rakkamlarını toplarsanız (2 + 0 + 0 + 3 = 5 ). Bu bizim "değişim" sayımızdır. "Sonsuzluk" ortada, bir tarafta dualite, ve öbür tarafta değişim. (çvr. İngilizcede önce ay, sonra gün, sonra yıl yazılır, yani 11/8/2003)

Ne ilginç dinamikler! Bir parçanız Eski dualitede kalmak istiyor. Ama eğer ilerlemezseniz, bunun sonsuzluk ya da ebediyet gibi algılandığını farkedeceksiniz.(Ayette ifade edildiği gibi varlık içinde bulunduğu durumdan çıkmak istemediği sürece ebedi cehennemini yaratıyor) Onun için, değişmek zorundasınız. Bunun ötesine geçmeniz için Rafail'i neden getirdiğimizi sanıyorsunuz? Çok ilginç, bunların tümünde ilginç rakamlar söz konusu!

Ve bunu ayrıntılı olarak araştıran insanlar kesinlikle var. İntenet'inize bir bakın, ve türlü ilginç bilgiler göreceksiniz. Ama okurken, bunu basit tutmayı hatırlayın. Bunu fazlasıyla karmaşık hale getirme eğilimi mevcuttur.

Chiron tek bir basit amaç için geliyor – şifalandırmak, yarayı şifalandırmak. Bu da sizin, bunun ne olduğuyla ilgili Eski Enerji fikrinizi salmanız anlamına geliyor.

--0-- İlahi plan ve insan planı

Bu 8 Kasım zamanı – ve onu izleyen her gün – ilahi planın, insan planıyla buluşma zamanıdır. Siz onları ayrı tuttunuz, tıpkı Süleyman'ın Mühründeki üçgenlerin ayrı tutulduğu gibi. Onları ayrı tuttunuz – ilahi planınızla, insan planlarınızı. Ve bu da öfke yaratır.

İlahi planınız dışarıya çıkıp deneyimlemekti, bir Benlik duygusu, kimlik yaratmaktı, böylece bir gün tahtın varisi olacaktınız. İlahi plan buydu. İnsan planıysa sadece hayatta kalmaktı....sadece Dünya üzerinde hayatta kalmaktı....yiyeceğe, ve barınağa, ve giysiye sahip olmak ve sadece öylece geçinip gitmekti.

İlahi planınız, bu yaşamda ihtiyaç duyacağınız herşeyi – tüm kaynakları, tüm araçları – herşeyi size sağlamaktı. Ve o buradadır. Ama o sizin insanca planlarınızla uyuşmuyordu. Sizin insan planlarınız, garip bir biçimde, size en azını, minimumu....en azını sağlamaktı.

Bakın...ilginçtir, çünkü bolluk istiyorsunuz. "Sevgili Ruh, şu faturayı öde. İhtiyacım olan parayı ver." Oo....ama insan planınıza baktığınız zaman, bunun tam tersini görürsünüz – kendine mümkün olduğu kadar az ver, yolculuğun sırasında mümkün olduğu kadar hızlı öğren. Oo...siz bize dediniz ki...kendinize dediniz ki, "Ben herşeye katlanabilirim. İnsan olarak Dünya üzerinde karşılaştığım şu masraf....herşeye sahip olmak zorunda değilim." İnsan planınız tümüyle ihtiyaç üstüne kurulmuştu.

Onun şimdi, her türlü büyük bolluğu içeren ilahi planla birleşmesine izin verin. Siz bunun tersi olduğunu sandınız. Tanrısallığın bunu sizden sakındığını düşündünüz. Sevgili dostlar, bunu sizden sakınan SİZDİNİZ. İlahı planınızla, insan planınızın birleşmesine, kaynaşmasına izin verin.

İlahi plan, eril ve dişil enerjilerin yeniden birleşmesiydi. Bu her zaman planın bir parçası oldu. Siz kendinizi gerçekten deneyimleyebilesiniz ve anlayasınız diye ayrılık meydana geldi. Biz, erkek bedeninden ve kadın bedeninden söz etmiyoruz. Biz yin yang enerjilerinden, erille dişilden söz ediyoruz, her ikisi de çok uygundur. İlahi plan bunları yeniden birleştirmekti.

Sizin insan planınız biri ya da öteki olmaktı – erkek ya da kadın, ve hangisiyseniz, onu abartmaktı, ve kendini öbür enerjiden ayrı ve uzak hissetmekti. Böyle olmasının bir nedeni de, bu dışa dönük eril enerjinin neye benzediğini deneyimlemekti. Bir nedeni de, besleyici ve sevgi dolu dişi enerjiyi deneyimlemekti. Ama ilahi plan ve insan planı buluşmuyordu.

Şimdi bunları biraraya getirme zamanıdır. Siz farkındalık noktasındasınız. Siz şimdi, bunların birleşebileceği aydınlanma noktasındasınız. Ayrı olmak zorunda değiller.

İlahi plan, Benliğin anlaşılmasında daireyi tamamlamaktı. Ruh size eşsiz bir armağan verdi. Buna Benlik-farkındalığı....kendi kimliğiniz...Tüm Var Olan'ın o büyük birliğinde olmamak dendi. Ama size, tümüyle kendinize has eşsiz bir spiritüel parmak izine sahip olmak ve bunu büyütmek yeteneği verildi. İnsan planı çok kısıtlıydı. O – ulaşabileceğin şeye sahip olmaya çalış – idi. O – tüm diğer yaşamların bütünlüğüne bakmadan, bu yaşamda öncelikle kendi Benlik kimliğini geliştirmeye çalış – idi.

Ama sonra, belli bir noktaya vardığınızda, şunu dediğiniz bir düzeye geldiniz, "Planın şimdi dönüşmesi gerekiyor." Benliğin yok edilmesi gerekiyor, çünkü sorunlarınıza neden olan bu Benlik olmalıydı. Çağdaş psikolojiniz, Benliği yok etmekten, Benliği yıkmaktan söz ediyor. Dünyada öyle insanlar var ki, egoyu ve Benliği çok acımasızca yok etmeye çalışıyorlar. Biz hâlâ perdenin bu yanında onların parçalarını topluyoruz. O denli dağılmış haldeler, ve yaralar çok derin.

İlahi plan, Kendini gerçekleştirmektir. Birçoğunuzun sahip olduğu insan planı, kendini yok etmektir. Bunları biraraya getirip, Benliğin bir amaca hizmet ettiğini anlayabilir misiniz? İlahi planla, insan planını şimdi birleştirip kaynaştırabilir misiniz? Onlar ayrı olmak zorunda değildir.

İnsan planı, ölüm ve hastalık ve rahatsızlık içindi. İnsan planı, yeni anlayışlar kazanmak için bunları realitenize getirmek zorunda olduğunuzu söyledi. Hastalanmak zorundaydınız. Sizi yolunuza geri getirmesi için rahatsız olmak zorundaydınız. Dünya üzerinde kapana kısılmamak ya da kaybolmamak için ölüme sahip olmalıydınız. İlahi plan yaşam ve yaratmakla ilgilidir. Hepsi budur – deneyim.

Bu iki unsuru – tanrısal olanla insanı – ayrı olmak zorunda olmasınlar diye şimdi birleştirebilir misiniz? İlahi plan, insan planıyla buluşabilsin diye o boşluğa köprü kurabilir misiniz, o uçurumu geçebilir misiniz?

Süleyman'ın Mührünü yeniden birleştireceğiniz o noktada mısınız sevgili alan üyeleri – o gerçek Süleyman'ın mührünü, grafiklerinizde ayrı olarak çizilen, belki biraz üstüste gelen, ama ayrı olan Süleyman'ın Mührünü. O üçgenleri şimdi yeniden birleştirerek, ilahi planı insan planıyla birleştirerek, Süleyman'ın Mühründeki yarayı şifalandırabilir misiniz?

İnsan planı ayrılık istedi....inziva....yolculuğunuz sırasında kendinizi çok sık yalnız hissetmenizi istedi. İlahi plan – tekrar tekrar söylediğimiz gibi – hiç bir zaman yalnız olmanızı...asla inzivada olmamanızı....her zaman nereden geldiğinizi ve neden bu yolculukta olduğunuzu anlamanızı öngördü.

Kendinizi kendinizden ve başkalarından saklamayı bırakabilir misiniz? Tanrısal bir insan olarak şimdi ortaya çıkabilir misiniz, öğretmen olmak için –küçük "ö" – uygulayıcı....ya da ev sahibi olmak, buna ne ad takmak isterseniz....ama parlayan bir tanrısal insan olmak için şimdi ortaya çıkabilir misiniz? Ortaya çıkabilmek için, gerçekten kim olduğunuzu olabilmek için, ilahi planla, insan planını birleştirebilir misiniz?

İnsan planı derslere, derslere, derslere sahip olmaktı. Bunun denk geldiği tek şey, ıstıraptır. Bu, yeterince bilmiyorsun demektir. Bu, kıçına bir tekme daha atman, kafanı bir daha vurman gerekiyor demektir. İlahi plan her zaman deneyimlemekle ilgiliydi, ama yaşamın sevincini ve yaratıcılığını deneyimlemek.

Siz ilahi planı görmezden geldiniz ve onun yerine dersler vasıtasıyla, ders dediğiniz şu şeyler vasıtasıyla ıstırabı seçtiniz. Bu, derslerle ilgili değildir. Bu, Ruh'a herhangi bir şeyi ispatlamakla ilgili değildir. Bu, Şimdi'de yaşamak ve kim olduğunun gerçek armağanını, yaşamın gerçek armağanını, şefkatin gerçek armağanını deneyimlemekle ilgilidir.

İlahi planın, insan planıyla buluşmasının zamanı gelmiştir. Bunu şimdi birlikte gerçekleştirebilir miyiz? Chiron'un, savaşçının, her birinizin olduğu savaşçının sadece burada, dünyadayken açılan değil, daha çok başka alemlerdeyken açılan yaraların şifalanmasına izin verebilir miyiz? İlahi planın şimdi insan planını kucaklamasına....o boşluğa köprü kurmaya...ikisi arasındaki ayrılığı durdurmaya...birbiriniz için tümüyle şefkat besleyip onurlandırmaya izin verebilir misiniz?

İçinde yaşadığınız o şişenin duvarlarını yıkarken, bunu bu basit ilahi planı hissedebilecek ve bilebilecek, ve onun insan planıyla uyum içinde çalışmasını sağlayacak biçimde gerçekleştirebilir misiniz? Buna izin verebilir misiniz? Süleyman'ın Mührünün şifası şu anda meydana gelsin diye izin verebilir misiniz?

Bu şifa işleminin, yaraların anlaşılması işleminin bir bölümü....yaralarınız sadece bir bölünmedir. Olduğu şey tümüyle budur – bir bölünme, bölen bir kesik. Bir bölümü, tüm yolculuğunuz için, şimdiye kadarki herşey için sorumluluk almaktır. Ama sorumlulukla birlikte aydınlanma gelir...ve yarattığınızı neden yarattığınızla ilgili sevgi....ve anlayış...ve şefkat gelir. Sorumluluk, bir şey gerçekleştirdiğinizi...yarattığınızı bilmektir...ama aynı zamanda bir ilahi planın da olduğunu bilmektir.

Nasıl desek – yıkım ve kargaşayı algılama biçiminiz yüzünden, karanlık güçlerle çalışmaktan ötürü....bunun utanılacak bir şey olduğunu düşünüyorsunuz. Bu yarayı çok uzun zamandır taşıyorsunuz. Burada bulunan bazılarınız, karanlık güçler tarafından kaydedilmeye izin verdiniz. Oo, filmleriniz (Yıldız Savaşları filmlerine göndermede bulunuyor) bunu çok iyi anlattılar.

Karanlık tarafa geçersiniz. Öfkeniz yüzünden onlar için çalışırsınız. Ve sonra da bundan suçlanır, kendinize ıstırap çektirirsiniz. Biz uzun, çok uzun bir zaman önce, uzak, çok uzak bir yerde meydana gelmiş olaylardan söz ediyoruz. (Yine Yıldız Savaşları filmlerine yapılan gönderme üzerine bazı izleyiciler mırıldanır) Ama sevgili dostlar, bu sadece bir soluk uzaktaydı.

Böylece, siz bu şeyleri daha büyük bir anlayış ve deneyim için gerçekleştirdiniz. Siz bu şeyleri, herşey ilerleyebilsin diye, herşey genişleyebilsin diye gerçekleştirdiniz. Siz bu şeyleri, başkalarını sevdiğiniz için gerçekleştirdiniz.

Oo....Dünya'ya gelmeden çok önce bir başka varlığı sevmenin ne olduğunu bildiniz. Muhteşem! Muhteşem! Biliyor musunuz, sadece kendinizi sevmek potansiyeli mevcuttu. Bunun neler yaratmış olabileceğini bir düşünün.

Bir başkasını, başka bir varlığı Tüm Var Olan'ın dışında, İlk Çemberin dışında sevmeyi öğrendiniz. Ve biz kadın/erkek ya da seksten söz etmiyoruz. Biz sevgiden söz ediyoruz, saf sevgiden, ve başka bir varlığa duyulan saf şefkatten, Ruh'tan edindiğiniz bir özellik. Ruh size gerçek sevgi ve şefkat besler. Krallık zamanında kendinizden başka birini sevmeyi öğrendiğiniz gün, ne gündü ama.

Ama o sevgide, sevdiklerinizi korumak amacıyla başkalarıyla da savaştınız. Ve o sevgide, o varlıklar sizden çıkıp gittiği zaman, kendinizi aldatılmış hissettiniz. O sevgide, size yaptıkları yüzünden öfkeli olmanın ne olduğunu hissettiniz. Siz onlara kalbinizi vermiştiniz. Onu neden size geri vermemişlerdi?

Tüm bu şifa boyunca ve enerjinin tüm dönüşümü boyunca....önemli olan, bunu yarattığınızın sorumluluğunu üstlenmektir. Bunu anlamaya çalışmayın. O geçmiş yaşamlara geri gidip iz sürmeye çalışmayın. Pazartesi günü uygulayıcılara gidip de geçmiş yaşam seansları yapmanıza gerek yok. Siz bunu zaten biliyorsunuz. O tam oradadır. Ayrıntıları bilmenize gerek yok.

Bu, sorumluluk alıp kendinizi yeniden sevmekle.....yolculuğunuzun tüm sorumluluğunu almakla ilgilidir. Daha önce de söylediğimiz gibi, ya kurbanlarsınız ya da yaratıcılar. Chiron enerjisi şu ara bir kurbandır. Bunu kendinizde görebiliyor musunuz....durumları nasıl suçladığınızı, ve insanları, ve melekleri, ve geçmişte meydana gelmiş olayları?

Suçlamaya hiç gerek yoktur. Biz ne olup bittiğini biliyoruz. Onlar ne olup bittiğini biliyor. Sadece sorumluluk alıp, tanrısal nedenlerin olduğunu anlamak....tümünün gerisinde tanrısal bir neden yatıyordu. Onun için meydana geldi.

Sorumluluk çok ilginç bir şeydir. Şu anda yaşadığınız günlük yaşamlarınızda bile çok önemlidir. Bize tekrar tekrar soruldu, "Sevgili Tobias, dünya hükümetlerini değiştirmek için ne yapabiliriz?" Kendi sorumluluğunuzu alın. Hükümetler, ister diktatör olsunlar...ister çürümüş liderler, sadece grup bilincinin bir tezahürüdürler. Hepsi, onlar hakkında bilgi veren medyanın tezahürüdür.

Kendi sorumluluğunuzu üstlendiğinizde, kendinizi anında toplu bilincin dışında bulacaksınız. Belirli bir politik, sosyal yapının içinde yaşıyor olabilirsiniz, örneğin diktatörlük gibi. Ama kendi sorumluluğunuzu üstlendiğinizde, o diktatörlükten etkilenmezsiniz. Çürümüş bir ülkede yaşıyor olabilirsiniz. Ama sorumluluk aldığınız zaman, ve artık kötü, çürümüş olmadığınızı – tanrısal olduğunuzu – anladığınızda, o zaman çürümüş bir ülkede yaşayabilir, ama onun bir parçası olmak zorunda kalmazsınız.

Liderler sadece insanlara ait bilincin bir yansımasıdır. Hepsi budur. Siz liderlerinizi suçlamayı seviyorsunuz. Onlara yanlışlar yüklemeyi seviyorsunuz. "Onlara oy vermedim" demeyi seviyorsunuz. Ama sevgili dostlar, siz de sorumlusunuz. Onlar, grup bilincinin tezahürüdür.

Dünya hükümetlerini nasıl değiştirirsiniz? Oo, siz yeni yapılar...ve yeni teoriler...ve yeni sistemler...ve yeni sosyalizm...ya da demokrasi çeşitleri hakkında kapsamlı kitaplar yazabilirsiniz. Ve bu hiç bir işe yaramayacaktır. Sadece bir elinizden alıp öbür elinize geçirmiş olacaksınız.

Değişimler siz sorumluluk aldığınızda meydana gelir, siz, ve sonra başkaları, ve başkaları, ve başkaları sorumluluk aldığında. Yeni Enerji'de olacak olan budur....eğer çalışmanızı sürdürürseniz. Siz tümüyle "Ben sorumluyum", çünkü "Ben yaratanım" demenin zincirleme etkisini başlatacaksınız.

Kurbanlık durumunuzdan çıkacaksınız. Artık suçlanacak hükümetleriniz olmayacaktır. Bunun oluşmasına yardımcı olduğunuzu anlamak zorundasınız. Kiliseleri suçlamayacaksınız. Sorumluluk alırsınız. Bir noktada, yeterli sayıda insan yaratıları için sorumluluk aldığında, şimdiki anlamıyla hükümetlere duyulan ihtiyaç, yok olacaktır.

Bizim gerçekten gördüğümüz şey – ve biz bunu ağzımızda hiç gevelemeden doğrudan söylüyoruz. Dünya üzerinde, varlığı için sorumluluk alan insanlar çoğaldıkça, hükümetlere duyulan ihtiyaç yok olacaktır. Hizmet ihtiyacı – hastane ve yol ve insan olarak ihtiyaç duyduğunuz diğer şeyler – gönüllü olan, seçilmeyen, gönüllü olan bir grup insan tarafından yönetilen özel kurumlara devredilecek. Sorumluluğu, size hizmet etmek üzere özel kurumlara devretmek...ilginç. Bazılarınıza biraz korkutucu geldi.

Ama sevgili dostlar, herkes sorumluluk aldığında, dünyanın neredeyse her yanında gördüğünüz o çok hiyerarşik ve çok eril hükümet enerjisini oluşturmaya artık gerek kalmayacaktır. Özel endüstriyi idare eden, hizmet veren çok küçük bir gönüllü grubu var. Hükümet size hizmet eder. Bu bu biçimde tasarlanmıştı, tam tersi biçiminde değil.

Ama bilin bakalım ne oldu.....siz sorumluluk almayı bıraktınız. Siz sorumluluk almayı onlara, hizmetkârlara bıraktınız...böylece onlar da büyüdüler...ve büyüdüdüler...ve büyüdüler...ve büyüdüler. Siz kendi varlığınızı bir başkasına devrettiniz. Böylece onlar gerçekten çürümenin....sıkı kontrolün...eril enerjinin disiplini...dengesizliğin...ve tüm bu şeylerin bir yansıması haline gelirler. Onlar, bunun bir yansımasıdırlar.

Sorumluluk alın, ve hükümetlerin değiştiğini göreceksiniz. Tüm şu yeni planları yazmaktan vaz geçin. Çekirdek öz, basit olan öz, hâlâ kendi sorumluluğunu almakla ilgilidir.

Böylece şimdiden bir hafta sonra o formasyon, o semavi formasyon, Süleyman'ın Mührü....bu zamanı içinizdeki şifa için....hâlâ içinizde var olan kalıntılar için....dualitenin olması gerektiği inancı için...ilahi planla, insan planının birlikte çalışmadığı inancı için...insanla Ruh'un farklı iki şey olduğu inancı için kullanın. Bu zamanı, eril ve dişil unsurları birleştirmek için kullanın. Bunlar, tanrısal ayrılığın en temel biçimleridir. Bu çekirdektir.

İzin verin...eğer erkekseniz dişinin size gelmesine izin verin. Bundan utanmaktan vaz geçin. Bunun sizi güçsüz kılacağına ilişkin hissinizi bırakın. Eğer erkekseniz, o gün dişi enerjileri nefesinizle içinize çekin.

Eğer kadınsanız, eril enerjilerin gelmesine izin verin. Eğer kadınsanız, o yaranın şifalanmasına – İsis yarasının şifalanmasına izin verin. Gerçekten, o da bugün buradadır. O, Rapha'ya karşılık olarak gelmek zorundaydı. İsis yarası – birçoğunuz, fiziksel olarak kadın ve sezgisel olarak kadın olanlarınız neden söz ettiğimi tam olarak anlıyor – en büyük yaradır.

Eril enerjileri nefesinizle içinize çekin ve size geri gelmesine izin verin. Ve bunu yaparken de, İsis'in –Ana'nın...Yaratan'ın...doğuranın ve yaşam verenin – arketipsel enerjisinin şifalandırmasına izin verin. Bunun nasıl kötüye, çok kötüye kullanıldığını biliyorsunuz. Bu da karşıt-tepkiye neden olmuştur, özellikle de çağdaş toplumunuzda. Ama bu, Dünya üzerindeki şu son yaşamdan çok önceleri başlamıştır.

Güçlenmesine izin verdiğiniz o eril enerji.... kadınlar....kim olduğunuzdan ve ne yaptığınızdan saklandığınız için, bunun güçlenmesine siz izin verdiniz. İsis yarası derindir, Chiron yarasından da derin. Siz bizim tam olarak neden söz ettiğimizi çok iyi biliyorsunuz. Onu saklamaya çalıştınız. Onunla ilgili öfkeliydiniz. Onunla ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Sorumluluğu, erile yüklediniz.

Tanrısal olanın, insanla buluşma zamanıdır. Erkeğin, kadınla buluşma zamanıdır. Şimdi İsis'i salıverme zamanıdır. Yara çok derindi. Ama şimdiden itibaren yedi gün sonra, hepimiz bu şeyi şifalandırabiliriz. Bu tümüyle geçmişimizdir – sadece insanın değil – hepimizin geçmişidir.

Siz bu Süleyman'ın Mührü şifası olayını, bilince getirdiniz. Ve şimdi hepimiz bununla bir şey yapabiliriz. Rapha enerjilerinin sizinle birlikte olacağını anımsayın. Dönüştürmenize yardımcı olmak için Rafail sizinle olacaktır. Şifa için İsis enerjileri orada olacaktır.

Bundan bir hafta sonra ya da asla yalnız değilsiniz.

Ve öyledir!

--0-- Celse sonrası gelen bilgi

TOBIAS: Ve öyledir, alan üyeleri, bugün içinizin çok derinliklerinde, genel olarak insanlığın çok derinliklerinde, hatta bizim içimizin derinliklerinde bulunan çok enerjiler salıverdik. Ve siz, Rafail'in yardımıyla bu salıvermeyi gerçekleştirmek, bunun ötesine geçmek, bunu bırakmak için uzun süredir bir momentum oluşturdunuz.

Bu Süleyman'ın Mührü kavramı – ayrı olan ama yine de birbirinin üstüne geçen bu iki üçgen – taşınan en temel yaralardan birini temsil etmektedir. Bazılarınızın bunu anlamış olması da ilginçtir. Bunun, "İsrail çocuklarının", benim geldiğim toprakların simgesi olması da ilginçtir. Böylece, bugünden bir hafta sonra.....bu ülkedeki şifa potansiyelini...Yahudi ırkının şifasını düşünebiliyor musunuz?

(İsraillilerin), eylemi gerçekleştirmelerine yardımcı olsunlar diye, – nasıl desek – hiç biriniz daha Dünya'ya gelmeden çok öncesine dayanan bazı eski, çok eski, kadim karmalarından geçmelerine yardımcı olsunlar diye birçoklarına – Filistinlilere...Ürdünlülere...Suriyelilere....o bölgede bulunan tüm uluslara çağrıda bulunduklarını, biliyor muydunuz? Ve onlar bunu – ayrılığı, ayrılığın simgesini, yaranin simgesini – görülsün diye dünyanın tam önüne seriyorlar, bunu tam oraya koyuyorlar. Onlar için de şifalanma zamanıdır. İsrail'in bu spiritüel ailesiyle geçirdiğim birçok yaşam yüzünden, gelecek bir hafta boyunca şifa işlemine yardımcı olmak için çalışacağım.

Ama bu İsrail ülkesinde ve bu ülkeyi çevreleyen komşu ülkelerden birinde bulunan alan üyeleri için de, bunun şifalanabileceğini farketme zamanıdır. Aslı bir pırlanta biçimine sahip olan – dört köşeli – Süleyman'ın Mührü'nü, bu dört'ün Yeni Enerjisinde yeniden birleştirmek zamanıdır. Bu iki parçanın yeniden kaynaşmasını sağlamanın, sözünü ettiğimiz gibi....erille dişilin, ışıkla karanlığın, tanrısallıkla insanın...bunların tümünü yeniden birleştirmenin, burada bulunan hepiniz için – hatta kendi yaşamlarınızda – zamanı gelmiştir.

Bundan hemen sonra yaşamınızda meydana geldiğini gördüğünüz şeylerden biri de, pırlantanın sürekli anımsatılması olacaktır. Evet, bazılarınız bundan çok hoşlandı! Son yıllarda rakkamların dizilişini gördüğünüz gibi – 11:11, 12:12, ve tüm diğer rakkamları – pırlanta modelini de görmeye başlayacaksınız. Pırlanta... ne kadar da değerli, ne berrak...pırlanta, kendi başına ne kadar da güçlü....ama tümü birleşmiş halde, tümü birleşmiş halde. Bu pırlanta simgesini tekrar tekrar göreceksiniz, bu ister reklamlarda bir işaret olarak, ister yaşantınızın küçük şeylerinde...tüm parçaların birleşmesiyle ilgili sürekli bir hatırlatma olacaktır.

Bu aynı zamanda sizin "berrak çocuklar" dediğiniz, bizim ise "pırlanta çocuklar" olarak adlandırmayı sevdiğimiz çocuklar için bir kapı, harika bir enerjisel kapıyı açmaktadır. Onlar bütünlenmiş halde geliyorlar. Onlar erille dişili birleştirmiş olarak, tanrısallıkla insanı birleştirmiş olarak geliyorlar. Eğer Shaumbra farkındalığı, dünyanın her yanındaki insanların farkındalığı bu güzel fırsatı kullanırsa, bunu görmeye başlayacaksınız, özellikle de gelecek haftadan sonra. Bakın...fırsatı siz yarattınız. Ama bununla şimdi ne yapacaksınız?

(*)Şimdi, biz bugün hepiniz için – nasıl desek – ilginç bir ikilemi gündeme getirdik. Yolculuk burada bitiyor. Yolculuk burada bitiyor....sahip olduğunuz o insan planı derslerini yaratarak yoldan aşağı koşturmanız gerektiğini düşünmeniz için artık bir neden yok.....o yükleri omuzlarınızda taşımak için artık bir neden yok. Yolculuk burada bitiyor.

Peki şimdi ne olacak? Ne yapacaksınız şimdi? Biz bunu şu anda yanıtlamayacağız. Bunu içselleştirmenizi istiyoruz.


yazdır