Şaud 2 Bedenlemenin Dört MEK-MAKı-Odaktan-Uzaklaşmak-Tercüme-Etmek-Onaylanmak- Algılamak

--0-- Pasif kaldığını düşünenler veya tam tersi dünyayı değiştirmek isteyenler

Sevgili alan üyeleri, burada bir öyküyü paylaşmak zorundayım. Geçenlerde Cauldre(Medyum)(Medyum), pasif olmakla ve dolayısiyla hepinizin pasif olmasıyla, dünyayı değiştirmek için yeterli şeylerin yapılmadığıyla suçlandı, ortaya çıkmalıydınız, nedenleriniz olmalıydı. Bazı şeyler için savaşmalıydınız. Taraf tutup, yaptığınız iş için bir tutkuya sahip olmalıydınız.

Bunu duyduğumuzda gülmek zorunda kaldık. Ve Cauldre(Medyum)(Medyum)'nin buna tepkisini hissettiğimizde de güldük, çünkü şaşıp kaldı....kafasını kaşıyıp durdu. Ama sonra, ne denli pasif-olmadığınızı, ne çok çalışma gerçekleştirdiğinizi anladı – ve eminiz siz de anlıyorsunuzdur.

Ama siz şimdi farklı türden bir çalışma gerçekleştiriyorsunuz. Bu çalışma, dualitenin Eski savaş meydanlarında değildir. Siz şu ya da bu amaç uğruna savaşmaya çalışmıyorsunuz, çünkü, bildiğiniz gibi, amaç-uğruna savaşmaya başladığınız an, siz de dualiteye katkıda bulunuyorsunuz. Çözüm olduğunuz kadar, sorunun kendisi de oluyorsunuz.

Biz bu enerjiyi, yani taraf tutmanız gerektiğini, özellikle ülkeniz A.B.D.'de yaklaşan seçimlerde hissediyoruz. Oo, bu bize dört yıl önceki bir oturumu hatırlatıyor. Soru ve Yanıtlarınızda "Kime oy kullanacağız" diye sormuştunuz. Ve biz, "Oy kullanmayın. Geride durun. Kısa duvarın arkasında durun. İzleyin" demiştik. Bir süreliğine izleyen olun, çünkü izleyen olduğunuzda, dualiteden çıkarsınız. Siz Yeni Enerji dinamiklerine giriyorsunuz, ve şeylerin gerçekte nasıl çalıştığını ancak o zaman anlayabilirsiniz.

İzleyenler, dünyayı değiştirmek zorunda olmadıklarını anlarlar. O sorumluluğu yüklenmek zorunda değildirler. O büyük bir sorumluluktur. Bazılarınızın bedeninde ağrı ve acıların oluşmasının bir nedeni de, dünyanın tüm sorunlarını üstlenip, dünyayı değiştirmeye çalışmaktır.

Dünya için yapabileceğiniz en büyük şey, herhangi bir liderin dünya için yapabileceği en büyük şey, onu sevmektir, onu kabul etmektir, dünyanın, tam da olmayı seçtiği yerde olduğunu anlamaktır. Her insan, her yaşam formu, tam olmayı seçtiği yerdedir. Ve eğer geri durursanız, bunun gerçekliğini görebilirsiniz. Ve sonra, o anda ne yapmanız gerektiğini bileceksiniz. Gidip herşeyi değiştirmeniz gerekmediğini farkedeceksiniz. Amaçlar uğruna, alan üyeleri, artık kılıcı elinize almak zorunda olmadığınızı farkedeceksiniz.

Pasif mi? Hiç de değil....çünkü siz yeni bir çalışma gerçekleştiriyorsunuz....ön saflardaki çalışmayı...Yeni Enerji'ye girişin öncü çalışmasını....dualiteyi dönüştürebileceğinizin yeni anlayışını.... Eski güç savaşlarının ötesine geçilebileceğini gerçekleştiriyorsunuz. Pasif mi? Hiç de değil....yaşamlarınızda nelere katlandınız....ne meydan okumalara ve zorluklara...ve şu anda da hepsinden daha çok meydan okuyan şeyle karşı karşıyasınız – gerçekte olduğunuz herşeyi olabilmek için, olduğunuzu sandığınız herşeyi nasıl salacağınızla, ve tekrar salacağınızla ve tekrar salacağınızla, şeylerin ötesine nasıl geçeceğinizle karşı karşıyasınız.

Bu, diğer insanlar için değişme potansiyelini oluşturur. Bu, zorlanan bir değişim değildir. Bu, talep edilen bir değişim değildir. Bu, potansiyeli oluşturur. Sizin arkanızdan gelen, sizin yükseliş ayak-izlerini izleyen ve eğer bunu seçerlerse, onlar için bir potansiyeller ziyafeti hazırladığınızı farkeden tüm melekler ve insanlar için daha muhteşemi ne olabilir ki? Siz olasılıklar ve fikirler ve olanaklar hazırladınız. Tüm bu şeylere ipuçları ve rehberlik yerleştirdiniz. Eğer isterlerse bunları seçebilirler. Ve eğer değişmek istemezlerse, öyle olsun. Böylece tam da olacakları yerdeler.

Siz alan üyeleri, değişim işçilerisiniz....ya da değişim oyuncuları, bunu nasıl görmek isterseniz. Şu anda kendi içinizdeki değişimleri etkileyen sizsiniz, çünkü bunu seçtiniz. Siz farklı biçimde yaşamayı seçtiniz, burada, Dünya'da olmanın farklı bir yolunu seçtiniz. Siz "ikinin" ya da dualitenin, savaşan güçlerin ötesine ve yepyeni bir enerjiye, Yeni Enerji'ye geçmeyi seçtiniz. Ve o hâlâ yenidir, oldukça yeni.

Oo, biz bu dizide Yeni Enerji'yle bağlantılı fiziklerin birçoğundan söz edeceğiz....onun gerçekte ne anlama geldiğinden....yaşama nasıl geçirilebileceğinden....ne olduğundan...ve ne olmadığından söz edeceğiz. Konuşacak çok şeyimiz var.

--0-- Kutsamalar - Besmele çekmenin sembolik anlamı

Bugünkü oturumumuzu, sizin için sadece kutsamalarımızı getirmekle başlatmak istedik. Kutsamaların enerjisini hissedin. "Kutsamalar" sözcüğünün enerjisini hissedin. Biz, değiştirmeye ya da şifalandırmaya çalışmıyoruz. "Kutsamalar", size kabul vermek ve sizi onurlandırmaktır. "Kutsamalar", aktive edilmeyi bekleyen, potansiyel halindeki ya da nötr duran enerjilerdir. "Kutsamalar", buraya getirdiğimiz, size olan sevgimizdir.

--0-- Günün konuğu Oama ve onun öyküsü ile ilişkili Yeni enerjide güç kavramı

Bakın...tıpkı ben, Tobias gibi, Oama da insan biçimine girmişti, ve o, bedende olmak nasıl bir şeydir, bilir. Bir bilincin hapisanesinde, öykünüzün içinde, kapana kısılmak nasıl bir şeydir, bilir. O öyküden kendini iradeyle çıkarmanın nasıl bir şey olduğunu bilir.

Bakın...o bir savaşçıydı, en kötülerinden biri....evet, savaşmayı seven bir barbardı....öldürmeyi seven....bunu büyük bir tutkuyla yapan. Ama sonra yaralandı. Yedi yıl taşın üstünde yattı ve onu beslesinler diye, onu rahatlatsınlar diye, yaşantısını sürdürsünler diye başkalarına bağımlıydı. Ve o bundan nefret etti, ve acı doluydu. Ama bu, onun kendisine verdiği bir deneyimdi, ve bu deneyimi de dolu dolu yaşadı.

Oo, bu süre boyunca Ruh'a ÇOK kızgındı, ve insanlığa çok kızgındı, ve bu yedi yıllık şifalanma sürecinde yaptığı herşeye çok kızgındı. Ama o kadar tutkuya sahipti ki, kendini iradeyle şifalandırdı. Bedenini azim ve güçle dönüştürdü. Öyküsünün insanlık sınırlarını dönüştürdü. Öteye geçti. Bağımsız oldu.

Belirli grupların hiç birine dahil olmadı. Kendi yolunu gitti. Kayaların üstünde yatarken, melekleri bir kez bile çağırmadı. Bunu gerçekleştirmek için kendi iradesini kullandı. O bu denli tutkulu...ve bu denli gözüpek...ve bu denli cesur...ve bu denli de aptaldı (kahkahalar).

Ve o gülüyor, çünkü bugün getirdiği bir mesaj var...oo, birkaç mesaj var. Mesajlarından biri, onu öyküsünden çıkartanın, sınırlardan çıkartanın bu irade ya da güç olmasının gerekmediğini şimdi farketmesidir. Belki o zamanlar bunun böyle olması gerektiğini farketti, çünkü 50.000 yıl kadar önce dünyanın anladığı buydu.

Ama sevgili alan üyeleri, o bugün bir mesajla geliyor – birçok mesajından biriyle – iradenin gerekli olmadığı, gücün gerekli olmadığı mesajıyla. Yani bugün çok sesli konuşuyor olacağız, sizin sesinizden, ve Cauldre(Medyum)'nin sesinden, Oama ile...ve evet, lezzet için biraz da Quan Yin. Tüm bu seslerle konuşacağız.

Ve biz alan üyeleri, Yeni Enerji'nin, Yeni Enerji'de, gücün güç OLMADIĞI enerjisini size ileteceğiz. Güç, güç değildir....anlıyor musunuz. Hâlâ bilinçte, şeylerin iradeyle ve zorlamayla ve ittirmeyle olması gerektiği kalıbı var. Ve bu böyle olmak zorunda değildir. Şu son yıllarda öğrendiğiniz gibi, bu, kabul vermek ve onurlandırmakla ilgilidir. Ve bu, Oama'nın getirdiği mesajlardan biridir. Fiziğin gerçekte nasıl iş gördüğünü anlayan Oama, kendi okulunda bu mesajla devam edecek.

Oo, güç kullandığınızda fizik iş görecektir, ama o zaman öteki tarafta da hep bir güç olacaktır. Ah...evet...evet. Eğer şu anda alan üyeleri, içinde bulunduğunuz hassas, yüksek enerjili halden iş görecek olursanız, karşıt bir güç de oluşacaktır. Biz bunun iyi ya da kötü olduğunu söylemiyoruz. Biz sadece, sizi arkadan tekmeleyenin ne olduğunu farkedin diyoruz.

Şu anda, Yeni Enerji, gücün OLMAMASIYLA ilgilidir. Oo, enerji vardır. Dinamikler, vardır. Tutku, tümüyle deneyimlenebilir, yaratıcılık, tümüyle ifade edilebilir. Ama, bunları iradeyle zorlamak zorunda değilsiniz.

Biz burada alan üyeleri enerjisine bakarken, birçoğunuzun bu noktaya disiplinle, azimle geldiğini görüyoruz. Siz bizim, Yeni Enerji'de güç yoktur dediğimizi duyuyorsunuz....Yeni bir güç, hiç gücün olmamasıdır. Başınızı kaşıyor ve diyorsunuz ki. "Bu oldukça zayıf, içeriği ya da temeli olmayan bir şey gibi geliyor kulağa"....evet, çünkü siz herşeyi zorlamaya çok alışıksınız. Ve bu işe yaramıştır.

Ama ne farkettiniz? Tam bir şeyi zorlarken, zorlanacak başka bir şey daha çıkıyor ortaya. Artık bu oyundan bıkmadınız mı?

Böylece sevgili dostlar, Yeni güç, güçsüzlüktür. O doğal olarak gelir, ve kolaylıkla gelir. Ve yaşamınızda güç ve disiplin, ve tüm bu yapıyı kullanıyorsanız, bunu bırakmak zamanıdır....tabii bu şekilde devam etmek istemiyorsanız. O size O KADAR yumuşak ve dingin, ama yine de yüksek bir enerjiyle gelebilir ki. Söylenenlerde bir çelişki olduğunu düşünebilirsiniz. Güçleri itip kakmadan yaşam nasıl heyecanlı ve doyumlu ve enerji dolu olabilir ki? Bu, kulağa nötr, yansız geliyor. Bu, kulağa cansız geliyor.

Ah sevgili alan üyeleri, bunun oldukça farklı olduğunu göreceksiniz. Yeni Enerji'nin öyle bir fiziği var ki, paradigmayı değiştirir, herşeyi değiştirir, daha önce hiç farkında olamadığınız biçimde, güç ve itip-kakma kullanmadan doyum içinde olabileceğinizi söyler. "Peki ama trafikle nasıl başa çıkarım? Ofiste nasıl başa çıkarım? Güçler beni hep çekeleyip duruyor. Kendimi korumak için benim de onları itip-kakmam gerek" diyorsunuz.

Kendinizi neye karşı koruyacaksınız? Neye karşı? Korktuğunuz nedir? Hisler mi? Yeniden hissetmekten mi korkuyorsunuz? Bırakın o güçler doğrudan size yönelsinler. Eğer size saldıracak gibi hissediyorlarsa, bırakın saldırsınlar, çünkü izin verdiğiniz zaman, ve onlar sulanan ağızlarını açtıkları zaman, ve dişlerini size geçirip de sizden bir ısırık aldıkları zaman, hiçbir şey olmayacaktır, çünkü siz farklı bir düzeydesinizdir....anlıyor musunuz....farklı bir enerjide.

Onlar dualite içindeler. Zayıf olanlardan besleniyorlar. Hâlâ savaşanlardan besleniyorlar. Kimin daha iyi savaşçı olduğunu görmek istiyorlar. Bırakın size yönelsinler. Hava gibi olacaksınız. Buharlaşıp yok olacaksınız, ve onlar beslenecek bir şey bulamayacaktır. Ve bir başkasına gidip, ondan bir ısırık alacaklardır.

Böylece alan üyeleri, şunu anımsayın – Yeni güç, güçsüzlüktür. O "olmak-sızlık"tır. O, şu "halt"la ilgili filmin içerdiği – eğer gidip de görürseniz – bir dinamik ve fiziktir ("What the Bleep Do We Know?" (Biz Ne Halt Biliyoruz Ki?) adlı filmden söz ediyor). Neden "halt" kelimesini kullanmışlar ki? Oama, ben olsam tam kelimesini kullanırdım, diyor. (kahkahalar)

Biz gerçekten ne biliyoruz? Çok şey....ama daha öğrenecek çok şey de var. Bu Yeni Enerji'nin – ve Eski Enerji'nin – fiziğinde öğrenecek daha çok şey var; şeylerin gerçekten nasıl iş gördüğünün tüm anlayışı....maddesel düzeyin ötesine geçtiğinizde şeylerin nasıl iş gördüğü....onların, Oama'nın "Alan" dediği yerde nasıl iş gördüğü.

Alan, maddesel enerjilerin ötesinde, atomların ve protonların ve nötronların ve elektronların ve tüm bu şeylerin ötesinde olan tüm enerjilerdir. Bunların tümü Alan'a gelen tepkilerdir. Bunlar tepki veren enerjilerdir....enerjilerin realiteye (gerçekliğe) girip çıkmasıdır. Onlar bunu yapar. Onlar bunu her zaman yapar.

Elementler – atom-altı parçacıklar – gerçekliğe girer ve çıkarlar. Bir an görünebilir ve keşfedilirdirler....bir sonraki an kaybolurlar. Nereye giderler? Başka boyutlara giderler. Fiziksel gözün – ve o kaba elektronik aletlerin – onları ölçemiyor olması, orada olmadıkları anlamına gelmez.

Peki bu sizinle ilgili ve gerçekle, kim olduğunuz gerçekliğinizle ilgili size ne söylüyor alan üyeleri? Farketmediğiniz ve siz olan hangi sizlerden söz ediyor?

--0-- An'da olmanın yöntemi ve Alan kavramı

Peki, bugün, kendimizi sıkıca ve derinlemesine Şimdi anına topraklamakla başlıyoruz. Herşeyin başladığı yer burasıdır...tam burası. Soluyabilirsiniz. Düşünebilirsiniz.

Oama'nın bir deyişi var, ve biz bu tarafta bu deyişe gülüyoruz. Düşünmekten vaz geçip yaratmaya başlamayı öğrendiğini söylüyor. Arada büyük bir fark vardır, bildiğiniz gibi. İnsanlar, yine güç kullanarak durumlardan kurtulma eğilimi gösterirler. Oama düşünmekten vazgeçip, yaratmaya başlamayı öğrendi. Düşünmek onu yavaşlattı. Düşünmek, engellerden biriydi. Herşeyi kafanızda düşünüp taşınmak, labirentten dışarı çıkamayan fare gibi olmaktır.

Siz hâlâ kafanızdasınız. Siz hâlâ kafanızdasınız. Onun Şimdi anına gelmesine izin verin. Şimdi anına o kadar sıkı topraklanalım ki, ayaklarınızı hissedebilin...oturduğunuz yeri hissedin....kollarınızı ve bacaklarınızı ve yüzünüzü hissedebilin...saçınızı hissedebilin....soluğunuzun sığ mı yoksa derin mi olduğunu hissedebilin.

Sıkıca Şimdi anında olduğunuzda farkedersiniz bir odada olduğunuzu....çoğunuzun başka insanlarla olduğunu...bazılarının değil....odada gürültüler olduğunu. Geçmişte bu değişik hale girip, kendinizi gürültüye kapatmaya çalıştınız. Neden? Onlar oradadır. Onlar gerçekliğinizin ve Şimdi anınızın parçasıdırlar. Bedeninizin bazı bölgeleri rahatsız olabilir. Buna güçle karşı koymaya çalışmaktan vaz geçin. Bedeninizin bazı bölgelerinin rahatsız olduğunu kabul edin.

Sıkı sıkıya Şimdi'de olun....Şimdi'ye odaklanmış....Şimdi'de mevcut....Şimdi'deki herşeyi hissederek...Şimdi'de beden ve zihin olarak....ve Şimdi'de Ruh, Can olarak....hemen burada, bu yerde...tam olduğunuz yerde....zamanın tam şu anında...uzayın içinde bulunduğunuz bu bölümünde....şu anda sizin bir fotoğrafınızı çekiyoruz....şak, tam burada, Şimdi'de.

Burada başlar. Şimdi'de başlar. Ve bunu asla unutmayın. Eğer Şimdi'de değilseniz Alan'a ulaşamazsınız...boyutsallığın koridorlarına ulaşamazsınız, çünkü sizi dışarı atacaktır. Sizi bir tür rüzgar tüneline atacaktır. Sizi bir dengesizlik haline atacaktır. Siz şu anda buradasınız. Şimdi'nin çapasının bu kaynağından, başka boyutlara genişleyebilirsiniz.

Bunu nasıl gerçekleştirirsiniz? Oo, güç kullanarak değil ve düşünerek de değil. Başka boyutlara geçtiğinizi düşünemezsiniz. Bazen bunu güç kullanarak yapabilirsiniz ama, yapmaya kalktığınızda eşit ve karşıt bir güç oluşur. Bu, izin ve kabul vermekle ilgilidir. Bu, sadece fiziksel bedeniniz olmadığınızı bilmekle ilgilidir. Siz bu yaşamda bu kimliğinizle sınırlı değilsiniz. Bu, kendinize izin vermekle ilgilidir.

Ben, Tobias, tümüyle Şimdi'de mevcut olmak için kendime izin veriyorum, ve bu sadece insanlık gerçekliğini, sadece insanlık yanılsamasını (illüzyonunu) değil, tüm diğerlerini de içerir. Ben kendime burada, Dünya'daki alan üyeleri ile birlikte olmak kadar, meleksi alemlerde de olmaya izin veriyorum. Ben kendime bütün ve genişleyici olma iznini, alemlerden ve boyutsal düzeylerden uçup gitme iznini veriyorum. Ben, Tobias, kendime Tobias olmaktan daha fazlasını olmaya, uzun, çok uzun bir zaman önceki bir yaşamında olduğu veçheden çok daha fazlasını olmaya izin veriyorum. Ben kendime, olduğum herşeyi ve olabileceğim tüm potansiyelleri, ve ifade etmeyi seçtiğim tüm ifadeleri olmaya izin veriyorum.

Bunu kendiniz için de söyleyebilir misiniz alan üyeleri? Tümüyle Şimdi'de demirli olmaya...nerede olduğunuzu ya da kim olduğunuzu reddetmeden...ve sonra ötesine geçmek, uçmak için kendinize izin verebilir misiniz?

Alan dediğimiz şeyde ilerlemeye başlamak için gittiğimiz yön budur. Bazıları Alan'a "kozmik ağ", "iç-içe-örülmüş ağ", "kuşak" diyor. Ona verilen çok, birçok ad var. Bu bir kaynak enerjisidir. Yeni farkındalıklara ve anlayışlara geldiğiniz yer burasıdır. Bunların bazılarından bugün söz edeceğiz. Dönüşüme uğradığınız yer burasıdır. Burası....oo, insan zihninizin şu anda hayal bile edemeyeceği biçimlerde genişleyeceğiniz yerdir.

Alan..."kuşak"....bu noktada enerjinin gerçekten Alan'da nasıl iş gördüğünü anladıkça.....oo, bu Oama'nın, okulunda çok ayrıntılı olarak anlatacağı bir şeydir. Alan, alan üyeleri, Yeni Enerji'nin geçip geldiği yerdir. Ve bu kaynak enerjisine ulaşabilmekle, siz de Yeni Enerji'ye sahip olursunuz...Yeni Enerji'ye.

Onunla çalışmak olağanüstüdür. Biz burada, bizim tarafta onunla biraz çalıştık, aslında onu size hazırlamaya çalıştık. Ve o her türlü tanıma meydan okumaktadır. O, şimdiye dek ilk kez Yeni Enerji'dir.

Alan'dan (bakınca), buraya, Dünya'ya yaptığınız tüm yolculuğu anlayabilirsiniz – sözünü ettiğimiz anımsamaları – Atlantis günlerinde, Tien Tapınakları'nda ilk kez nasıl karşılaştığımızı, boyutlar-ötesi gerçeklikleri nasıl araştırdığımızı anlayabilirsiniz alan üyeleri. Onu anımsıyor musunuz? Birlikte nasıl oturduğumuzu ve konuştuğumuzu anımsıyor musunuz....onlarcamız ve binlercemiz....boyutlar-ötesi gerçekliklerden konuştuğumuzu...yerimizi, tapınağımızı alabilip....onları başka boyutlara nasıl kondurabildiğimizi...bir anlamda nasıl sakladığımızı anımsıyor musunuz?

Oo, bunu bugün yapmazdık. Tapınaklarımızın Şimdi anında çok mevcut olmalarını sağlardık. Ama o zamanlar onları saklamak gereksinimi vardı. Görünmeme gereksinimi vardı. Sis gibiydi. Şeffaftı (transparandı).

Alan vasıtasıyla gerçekten anlayabilirsiniz. Akaşik kayıtlara gitmeyin. Onlar Alan'la kıyaslandığında sınırlıdırlar – bunlar iki farklı, tümüyle farklı konulardır. İlk kez toplanıp da birlikte olduğumuz, birlikte bir yolculuğa çıkacağımızı söylediğimiz zamanları Alan'da anımsayabilirsiniz. Dünya üzerindeki ve diğer yerlerdeki gerçekliklerle ilgili tüm bu şeyleri araştırıp öğrenecek ve deneyimleyeceğiz. Biz bu tamamlanma zamanına birlikte geleceğiz.

Alan'da.....bir an için, içinde oturursunuz. Bir anı dalgası gelecektir. İkibin yıl öncesinin Yeshua zamanından olan çok kişi var aranızda. Bazılarınız tam oradaydı, tam o Kutsal Topraklar'da. Bazılarınız da Dünya'nın başka yerlerindeydiniz ve Mesih bilincinin, tanrısal olanın tohumlarını ekiyordunuz. Bu anıları Alan vasıtasıyla anımsayıp hissedebilirsiniz. Ama aynı zamanda bu Şimdi anında da mevcut olduğunuzu anımsayın....her iki yerde de olabilmeniz ilginçtir.

Şimdi bu yaşamda Dünya'ya, bu değişim zamanına, bu Yeni Enerji zamanına gelmeyi neden seçtiğinizi Alan'da anımsayabilirsiniz. O sizin şimdi buraya gelme nedenlerinizin tümünü, neden Dünya'da olduğunuzu anımsamanıza yardımcı olur. Öykünüzün sadece bir öykü, sınırlı ama harika bir öykü olduğunu Alan'dan görebilirsiniz. Şimdi onu geçip, ötesine genişleyebilirsiniz.

Herşey, sıkı sıkıya bilinçli olarak Şimdi anında mevcut olmakla başlar....ve biter. Buna benzer başka bir şey yoktur, buna benzer hiçbir şey yoktur. Enerjilerin nasıl iş gördüğünü görebilmek için, bu noktaya gelebilmek için, bir sonraki adımı atabilmek için, tüm o başarılı yaşamları nasıl planladığınızı görebilmek için, Alan'da o harika izleyen de olursunuz. Alan'ın enerjisinden, şu anda dünyanızda olan biteni de izleyebilirsiniz.


--0-- An'da olup kendi güvenli alanınızdan olguları seyredebilirsiniz.

Bu geçtiğimiz ay alan üyeleri, yüksek enerjilerle doluydu, bir dolu değişimlerle, yaşamınızda olan bir dolu şeyle. Oysa siz Ağustos ayının tatil ve gevşeme zamanı olduğunu sanıyordunuz. Ve bu, Dünya'da ve yaşamlarınızda çok, çok hareketli bir aydı. Ve bu birkaç ay daha devam edecektir. Aslında daha da kızışacaktır.

Ooh, ama alan üyeleri, siz Alan'dasınız. Siz, aynı zamanda Şimdi'desiniz. Bu, enerji dolu olabilir. Zor olmak zorunda değildir. Oo, çevrenizdeki dünya, Bahamalar'da ve Birleşik Devletleriniz'in güney bölgelerinde birbiri ardına gelen kasırgalarla, kendi devinimlerinden geçiyor. Buralarda olan bitenin gerçekte ne olduğuna Alan'dan bakın.

Burada olan, Atlantis'deki Eski Enerjilerinizin, Azura-tamu enerjilerinin, adaların en büyük rüzgarlarıyla ve yağmurlarıyla temizlenip arınmasıdır. Bu rüzgar ve yağmurlar, Atlantis'in önceki iki merkezini, yani Küba bölgesinin çevresinde olanları ve Atlanta bölgesinin çevresinde olanları silip süpürecektir. Ve Eski Enerjileri temizleyecek ve arındıracak ve salıverecektir. Bunun bu şekilde olması ne büyük mutluluktur! Bu rüzgar ve yağmurlar, salıveren bir enerji getirecektir, böylece hapsedilmiş enerjiler yepyeni bir biçimde geri gelebilecektir.

Gelecek aylarda – oo, özellikle de kendi dönüşümlerinden ve yeniden-dengelenmelerinden geçen – Orta Doğu ülkelerinde bir dizi olaylar görmeye devam edeceksiniz. Geçenlerde orada kızışan eylemleri gördünüz, ve bu sürecektir.

Bunu geçenlerde Rusya'daki bir dizi olayda da gördünüz, zira bu ülke şimdi gerçek bir – sizin deyiminizle – şifaya, ama enerjilerin gerçek anlamda yeniden birleşmesine hazırdır. Orası çok derin yaralanmış bir bölgedir. Ve biz, oldukça yakın bir gelecekte Cauldre ve Linda'yı – ve bazılarınızı – oraya götüreceğimizi açıklamak için burada bulunuyoruz. Orası artık hazırdır. Göreceksiniz.....evet.... bu ülkede yeniden meydana gelecek büyük değişimlerin çok güçlü potansiyellerinden konuşmuştuk, bazıları Atlantis'in diğer merkezleriyle, diğer iki merkeziyle ilgili olacaktır, bazıları da sadece Dünya'nın genel yeniden-dengelenmesi ve yeniden-yapılanmasıyla ilgili olacaktır.

Ama bunun sizi etkilemesine izin vermek zorunda mısınız? Sizden enerji çekmesine izin vermek zorunda mısınız? Oysa izleyen olabilir ve herşeyin nasıl olması gerektiği gibi olduğunu görebilirsiniz. Dram'lara kapılmak zorunda mısınız? Ya da, kendi egemenlik alanınızda, kendi güvenli enerjinizde olabilir misiniz? Diğer insanlar için, arkadan gelenler için, öğretmenleri arayanlar için bir ışık sütunu vardır.

Yani alan üyeleri, Şimdi'de odaklanmış halde kalıp, oradan açılmakla ilgili çok şey söz konusudur. Evet, gelecek birkaç ay içinde tüm çevrenizde değişimler olacaktır. Evet, hassas olduğunuz için bunlardan bazılarını hissedeceksiniz, ama Şimdi anında nasıl olabileceğinizi de anlayın. O derin nefesi alın. Alan dediğimiz o şeye bağlanın. Bunun fiziğiyle ilgili daha konuşacağız. Şu anda, dualiteyi dönüştürmüş, diğerleri için de var olan Yeni Enerji'de bulunan muhteşem bir insan melek olarak Dünya'da olun.

--0-- Günün konusu

Böylece alan üyeleri, bugün, bedenlemenin Dört "MEK/MAK"ı dediğimiz şeyden söz etmek istiyoruz. MEK/MAK'lar, Bedenlemenin Dört MEK/MAK'ı.....bunlar, içinden geçtiğiniz şeylerdir. Bunlar, özellikle de son 30 günde ortaya çıkan meydan okumalardır. Ve siz bunlar hakkında konuşmak istediniz, paylaşmak istediniz, önünüze koymak ve diğer insanlar için de ulaşılır olmasını istediniz....üzerinde çalıştığınız dört alan. Biz bugün biraz bununla ilgili konuşmak istiyoruz.

--0-- Bedenlenmenin birinci mek/mak'ı

İlki, ilk MEK/MAK, ODAKTAN UZAKLAŞ-MAK'tır....odaktan uzaklaşmak. Oo alan üyeleri, hemen şimdi rotanızı tutun. Rotanızı kendiniz için tutun. Rotayı zorlamayın. Sadece rotada kalın. Rotada olun.

Odaktan uzaklaşmak şimdilerde o kadar kolay ki....haberlerdeki olaylar yüzünden....aile yüzünden....sevdikleriniz....hatta kendi zihniniz yüzünden. Siz enerjileri çektiğiniz ve tanrısallığınızı çektiğiniz noktadasınız, bu harika noktadasınız. Ama şu anda, odaktan uzaklaştıran şeyler kızışıyor. Sanki çok şey sizi alıp götürüyor. Onlar sizi çekip almaya – öyle değil mi? – işi zorlaştırmaya çalışıyorlar. Tam ilerleme kaydettiğinizi, ya da daha derin içgörüler edindiğinizi düşündüğünüzde, odaktan uzaklaştıran şeyler devreye giriyor.

Bu, şu anda yaşamınızdaki herhangi bir şey olabilir. Bir an durun. Yaşamınızı izleyen olarak, odaktan uzaklaştıran şeylere bir bakın....hiç yoktan ortaya çıkıveren bir şeye....hiç planlamadığınız bir şeye....bir olaya...bir deneyime...bir insana....belki de sevdiğiniz birinin sağlık sorunu....bir iş durumu...bir para durumu....odaktan uzaklaştıran bir şey.

Kafanızda, "Bunu yapmalı mıydım, emin değilim. Acaba enerjilerimi daha normal olmak için harcasa mıydım. Bütün bunlar beni nereye götürüyor merak ediyorum ve bunların tümü sinirime dokunuyor" diyen küçük bir ses de var. alan üyeleri, bunlar sadece odaktan uzaklaştıran şeylerdir. Rotanızda kalın.

Onların orada olma nedeni, sizin değişimlerden geçmenizdir. Ve tüm çevrenizdeki enerjiler buna çekiliyorlar. Onlar size çekiliyor ve bu yüzden de sizi odağınızdan uzaklaştırıyorlar, çünkü size neler olduğunu merak ediyorlar.

Bir anlamda, daha önce de söylediğimiz gibi, bu bir sınavdır. Sizin neden meydana geldiğinizi görebilmek için sizi sınıyorlar. Onlar sizin kendi yiğitliğinizin derinliklerini ve kendi anlayışınızın derinliklerini sınavdan geçiriyorlar. Onun için de yaşamınızda birden ortaya çıkıveriyorlar. Onlar kötü şeyler olarak bulunmuyorlar yaşamınızda. Onları oraya Tanrı yerleştirmedi. Biz kesinlikle yerleştirmedik. Onlar doğal oluşumlardır.

Siz bir enerji formundan bir diğerine geçerken, bu, çevrenizdeki biçimlerin tüm enerjilerinin bir şekilde karşılık vermesine neden olacaktır. Bir anlamda, kendi işlemlerinizden ve geçişlerinizden geçerek Yeni Enerji'ye girerken, çevrenizdeki herşeyin minik çıngırağını ya da belki de alarmlarını devreye sokuyorsunuz. Onlar yaşamınıza geri gelecektir. Sizi kasten odağınızdan uzaklaştırmak amacıyla değil, ama olan biteni anlamak için, sizin nasıl olduğunuzu anlamak için geri geleceklerdir.

Odaktan uzaklaştıran şeylerin sizi geri çekmesine, ya da kendinizi kötü hissetmenize, ya da enerjinizi almasına izin vermeyin. Bunların size gelen doğal tepkiler olduğunu anlayın.

Global bir biçimde de odaktan uzaklaştıran bu şeyler olacaktır, çünkü önünüzdeki üç yıl, Dünya'da büyük, büyük değişimlerin olacağı bir zamandır. Biz felaketler demiyoruz. Biz değişim diyoruz...enerji değişimleri....titreşimsel enerjiden, genişleyen enerjiye doğru büyük değişimler...büyük değişimler....bir kuantum sıçrayışı.

Siz kuantum sıçrayışını gitgide daha fazla duyacaksınız, ve sadece bizden değil. Her köşeden gelecektir. Bilimden gelecektir. Dinlerden gelecektir. Sosyal alanda çalışanlardan ve hükümetlerle iş görenlerden gelecektir – kuantum sıçrayışı, tekrar ve tekrar. Böylece, bu değişimler olmaktayken, metamorfoz olmaktayken şu anda dünyada olan nedir, odaktan uzaklaştıran şeyler devreye girmektedir. Değişimler devreye girmektedir.

Böylece alan üyeleri, ilk MEK/MAK, rotada kalmaktır. Odaktan uzaklaştıran şeylerin sizi altetmesine izin vermeyin. İzleyen olun. Onların orada olduğunun farkında olun, ama rotada kalın.

--0-- Bedenlenmenin ikinci mek/mak'ı

Bedenlemenin ikinci MEK/MAK'ı, TERCÜME ET-MEKtir....tercüme etmek. Şimdi, bu ilginç bir fenomendir, çünkü şu anda hem içinizde, hem de çevrenizde türlü şeyler olageliyor. Siz onları hissediyorsunuz. Onlar hakkında kahrolası her an bize şikayette bulunuyorsunuz! Onların orada olduğunu biliyorsunuz. Tüm çevrenizde bir şeylerin olmakta olduğunu biliyorsunuz. Oo, ve bazı günler kendinizi çok dengeden-çıkmış ve keyifsiz hissediyorsunuz.

Bir bilgi fazlalığının gelip size yüklendiğini biliyorsunuz. Bize, yüklemeyi hissettiğinizi, ama ne olduğunu bilmediğinizi söylüyorsunuz. Anlayamıyorsunuz. Ve sorun da burada – tercüme etme sorunu. Zihniniz hâlâ, hepiniz tarafından, bilgiyi tercüme eden öncelikli kaynak olarak kullanılıyor. Gelmekte olan bilgi, zihin yoluyla kolaylıkla tercüme edilemez. Zihnin kapasitesi buna müsait değildir.

Bu, Eski bir bilgisayara, çok yüksek-düzeyli, ileri bir yazılım sistemini, yepyeni bir bilgisayar programını yüklemeye çalışmak gibi olacaktır....anlıyor musunuz. Bilgisayar çipleri ve donanımı, bu yepyeni yazılım sistemini nasıl tercüme edeceğini (okuyacağını) bilemeyecektir. İşte, içinden geçtiğiniz tam olarak budur. Gelen herşeyi nasıl tercüme edeceğinizi bilemiyorsunuz.

Şimdi bir an durun. Düşünmeyi bırakın. Bir an durun ve sadece hissedin. Enerji hareketini, devinimini hissedin. Onu anlamaya çalışmayın.

Biz burada size bir şey yüklüyoruz. Oo, bu arada bugünkü tüm gevezelik, sizi odağınızdan uzaklaştırmak içindir. Burada çok daha başka şeyler oluyor. Şu anda size yükleme yapıyoruz. Onu kavramaya çalışıyorsunuz. Anlamaya çalışıyorsunuz. Ve başaramıyorsunuz. "Bir yükleme yok herhalde. Kendimi kandırıyor olmalıyım" diyorsunuz. Ah....kuşkular devreye giriyor, değil mi?

Zihin, insan zihni, size gelen yoğun boyutlar-arası bilgiyi tercüme etme yeteneğine şu anda sahip değildir. Onun orada olduğunu biliyorsunuz, değil mi? Ama onunla ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Onu nasıl ifade edeceğinizi bilemiyorsunuz. Onu o küçük sevimli kutularınıza ve bölümlerinize, küçük hapishanelerinize nasıl yerleştireceğinizi bilemiyorsunuz.

Böylece o neredeyse farkedilmiyor. Tıpkı rüzgar gibi içeri akıyormuş, sonra hemen yine dışarı akıp gidiyormuş gibi hissediliyor. Ah, ama bu hiç de olmuyor. O, dışarı akıp gitmiyor. O, yapılanıyor. O, siz onu anlayabilene dek depolanıyor.

Peki, bunların tümünü nasıl anlarsınız? Eğer zihinle olmayacaksa, tercümeyi nasıl yaparsınız? Ah...bu tanrısal merkezle....tanrısal akılla...kalbinizle...ruhunuzla.... ne ad vermek isterseniz verin...onunla gerçekleştirilir. "Peki ama nerede o? Nerede o? Onu nasıl tanımlarım?" diyorsunuz.

Ah....düşünmeyi bırakın! O oradadır ve hep oradaydı. O "tanrısal tercüme etme sistemi" diyeceğimiz şey, hep yerindeydi. Aslında siz Dünya'dayken o hiç kullanılmadı. O oradadır. O oradadır.

Onu nasıl aktive edersiniz? Sadece izin verin. İhtiyacı olan tek şey budur – sizin izniniz. Siz hükümdarsınız. Kendi krallığınızın yöneticisi sizsiniz. Çalışmaya başlaması için ona izin verin. Bırakın, sizin adınıza çalışmaya başlasın.

Şimdi, başlarda zihin devreye girmeye çalışıp, "Kontrolü bana bırak. Tüm bilgiyi bana yolla. Ona ben sahip olmak istiyorum. Öykümü daha da genişletmek, büyütmek istiyorum" diyerek mücadeleye girecektir. alan üyeleri, zihninize geriye çekilmesini söyleyin. Dinlenmesini söyleyin. Aslında onu bir aylık bir süre için tatile gönderin.

Tercüme işini şimdi bu tanrısal akıl sisteminin yapmasına izin verin. Bunu nasıl gerçekleştirirsiniz? İzin verin. Bırakın, bu muazzam miktarlardaki bilgiyi tercüme etmeye başlasın.

Bazılarınız....onun orada olduğunu biliyor. Onu çizmeye çalışıyorsunuz. Onu resmetmeye çalışıyorsunuz. Onu şiirle ya da müzikle yazmaya çalışıyorsunuz. Ve bu harikadır....buna devam edin, çünkü bu, bu bilginin tercüme edilmesine izin vermektir. Bu size o an bir anlam ifade etmeyebilir, çünkü anlamak, zihinsel bir şeydir. Ama siz onunla çalıştıkça, devreye girmesine izin verdikçe, ondan korkmadıkça, o orada olacaktır. Onu kullandıkça bir fark göreceksiniz.

Zihniniz uyumlanacaktır. Zihinle ilgili bir şey de budur – çok uyum sağlar. Uydurduğunuz o muazzam öyküleri yaratabilir. Çok uyum sağlar, onun için de uyum sağlayacaktır. Ve o zaman, tercüme etme işlemine yardımcı olmak için devreye girecektir. Ve, boyutsal alemlerden gelen tüm bu bilgiler, o zaman zihin tarafından sindirilebilecektir.

Ama şu anda, zihin başlı başına bunun sorumluluğunu almış haldedir. Bunun sizi açmaza soktuğunu biliyoruz. Bu tanrısal aklın parametreleri nelerdir, tam olarak bilmek istiyorsunuz. Bunu salmak zorundasınız. Kendinize ve tanrısallığınıza güvenmek zorundasınız...bize değil...herhangi başka birine değil...sadece kendinize. Tercüme başlayacaktır. Enerjilerin içsel devinimini hissedeceksiniz.

Ve yine zihin devreye girip onu anında kavramaya ve tanımlamaya çalışacaktır. Bir süre bunu salıverin. Bu bilginin, uygun biçimde birçok düzeyinizden geçerek şimdiki gerçekliğinize ulaşması gerektiğini anlayın. Ve o zaman şu "haa.." ya da "ah.." anlarından birini yaşayarak anlamaya başlayacaksınız.

Şimdi, bunu başkalarına anlatmak zor olacaktır. Belki de şu anda bunu hiç denememek en iyisidir, çünkü bunlar öyle kavramlar olacaktır ki, en büyük kuantum fiziği ve yaratıcılık ve spiritüellik kavramlarının temelini oluşturacaktır. Siz yeni anlayışlara geleceksiniz. Bunu hemen açıkça ifade etmeye, söylemeye çalışmak zorunda değilsiniz. Sadece sindirin.

Böylece, bilginin böyle tercüme edilmesinin, bedenlemenin ilginç yanlarından biri olduğunu söylemek zorundayız, çünkü siz herşeyi içselleştiriyor olursunuz. Ama yine de, "Başa çıkılacak tüm bu sistemler nerede?" diyorsunuz. Onlar oradadır, ama bu, zihnin Eski sistemi değildir.


--0-- Bedenlenmenin üçüncü mek/mak'ı

Ve şimdi üçüncü MEK/MAK'a geçelim. ONAYLAN-MAK....onaylanmak. Alan üyeleri, şu anda, Şimdi'nin bu güvenli enerji anında birlikte otururken, SİZ HER YANITI BİLİYORSUNUZ. Siz her yanıtı biliyorsunuz. Sorunun bir bölümü kendinizden kuşku duymanızdan kaynaklanıyor, bu yüzden de tüm çevrenizdeki dualite dünyasında onay arayışına giriyorsunuz.

Yeni Enerji boyutlarında ve gerçekliklerinde yanıtı biliyorsunuz. Ama sonra, Eski Enerji dualitesinde onaylanmak istiyorsunuz. Ve biz burada büyük bir çelişkiyle karşı karşıyayız, değil mi? Bunlar birarada iş görmez. Tüm bu yeni şeyler yaşamınıza giriyor. Tüm bu yeni duyumsamalar ve hisler oluşmaya başlıyor, ama kuşku – sizi, o Yeni Enerji sizi, Eski Enerji dualitesinden ayıran o kuşku köprüsü – bu kuşku köprüsü oraya geri gidip onay arıyor. Onayı, çevrenizdeki insanlarda arıyorsunuz. Onu, olaylarda, belirli olaylarda, yaşamınızda arıyorsunuz.

Oo, tüm o harika içgörülere, yaratıcı gerçekleştirmelere sahipsiniz. Ama diyorsunuz ki, "Ama şimdi, bunun belli bir biçimde tezahür ettiğini görmem gerek." Onu dualiteye getirmek için kendinizi sınıyorsunuz. Onay için dualiteye gidiyorsunuz. Ve bunu yapmakla dengesizliğe düşeceksiniz.

Siz şu anda her yanıtı biliyorsunuz. Ve, bildiğinizi de biliyorsunuz, değil mi? Bu o histir. Bu, içinizdeki o biliştir. Ama sonra, ondan kuşkulanıyorsunuz. Değerini indirgiyorsunuz.

Alan üyeleri, Şimdi anında kalın, Tanrısal Şimdi'de. Nefes alın ve o yanıtın dışarı çıkmasına izin verin. Bu yaşamınızda, dünyaya gelmeden önce, her bir yanıtı potansiyel olarak kendinize vermediğinizi mi sanıyorsunuz...her bir potansiyelin yanıtını? Yol üstünde ihtiyaç duyacağınız her aracı ve kaynağı "önceden-gömdüğünüzü" söyleyebilirsiniz, böylece o noktaya ulaştığınızda, bu araç ve kaynaklar ortaya çıkacak ve sizin kullanımınıza hazır olacaktı. Siz yanıtı biliyorsunuz.

Şimdi, yanıt, insan halinizin olması gerektiğini düşündüğü yanıt olmayabilir, ama o oradadır. Hatta bazen yanıt, başka bir soruyu oluşturacaktır. Aslında yanıt, aynı paketin içerdiği birçok yanıt olabilir, ama o oradadır. O şu anda oradadır.

Onay aradığınız zaman, kuşku köprüsünden geçip de dualiteye geri gitmeyi bırakın, çünkü onu orada BULAMAYACAKSINIZ. Aslında dualite, gerçekleştirdiğiniz Yeni Enerji çalışması için ASLA size onay vermeyecektir. O sizi onaylamak istemiyor. O, kendi kimliğini sürdürmek istiyor. Sizi onaylamak değil. Onun için, oraya geri gittiğinizde, geçersiz kılınırsınız.

Artık onaylanmaya ihtiyacınız yok. Bunu salabilir misiniz? Onaya gereksiniminiz yok. Onaylanmak sadece, varoluşunuzu gerekçelendirme çabasıdır, kuşkularınızı dindirmeye çalışmak, Eski öykünüzü daha da büyütüp genişletmek çabasıdır. Oo, onaylanmak, Eski öykünüzü kurmak için kullandığınız harika bir yol, harika bir yöntemdi. Artık ona ihtiyacınız yok.

Onaylatmaya çalıştığınız nedir? Varoluşunuz mu? Kendinizi bir çimdikleyin! Onaylanmak budur. Siz buradaSINIZ. Yeni Enerji olduğunuzu mu onaylatmaya çalışıyorsunuz? Derin bir nefes alın. Siz çok, çok farklı biçimlerde buradasınız.

Spiritüelliğinizin onaylanması.....bankadaki para miktarı mıdır? Bankada para yoksa, ve siz böylelikle geçersiz kılınmışsanız, o zaman tüm spiritüelliğiniz zırvalık mı oluyor? Onayınız, sizi seven insanlar mı, kafasını sallayıp da size "evet" diyen bir takım insanlar mı? Onaylanmanız bu mudur? Oraya bakmaktan vazgeçin. alan üyeleri, artık onaylanmaya ihtiyacınız yok.

Bu sözleri anımsayın, çünkü önünüzdeki günlerde kötü olmayan, ama onaylanma konusuna bir göz atmanızı sağlayacak bir deneyim yaşayacaksınız. Onaylanmaya ihtiyacınız mı var? Bugün burada bununla ilgili nasıl konuştuğumuzu anımsayın.

Onaylanmak – artık ona ihtiyacınız yok. Çoğu insan onaylanmak için yalvarıyor, onaylanmak için farklı yollardan mücadele edip çabalıyor. Ne için onaylanmak?


--0-- Bedenlenmenin dördüncü mek/mak'ı


Bedenlemenin dördüncü MEK/MAK'ına geçelim. Bu, alan üyeleri, ALGILA-MAK'tır... algılamak. Siz şu anda tümüyle farklı bir hale geçiyorsunuz – ve öyle olduğunu biliyorsunuz. Gerçeklik değişiyor. Algılama değişiyor. Herşey değişiyor.

Bu size bazı günler zorlu anlar yaşatıyor, çünkü herşeyin neden değiştiğini merak ediyorsunuz. Bunun nedeni, SİZİN değişiyor olmanızdır. Bazı günler deliriyorsunuz, çünkü herşey değişiyor ve bir yanınız buna karşı koyuyor. Herşeyin aynı kalmasını istiyorsunuz, ama aynı şeylerin sadece daha iyi olmasını istiyorsunuz.

Alan üyeleri, bunu siz istediniz. Bu değişimlerden geçmeyi siz seçtiniz. Gerçekliğiniz değişiyor. Şimdi her an değişmeye devam edecektir. Gerçekliğin doğası, artık olduğunu düşündüğünüz şey değildir. Gerçekliğin doğası, önceleri üzerine kurduğunuz sabit, değişmez biçim değildir artık. Gerçekliğin tüm temeli altınızdan çekildi. O altınızdan çekildi, alan üyeleri.

Gerçekliğin tüm doğası değişiyor. Artık öykünüze sahip değilsiniz. Atıl, Eski bir Enerji'ye sahip değilsiniz. Sahip olduğunuz Yeni Enerji'dir....yeni özgürlük...yeni yaratıcılık. Günlerin neden zor olduğunu, herşeyin neden karışıkmış gibi göründüğünü merak ediyorsunuz bazen. Bu....değiştiği için böyledir.

Gerçekliğinizin doğası değişiyor, bu yüzden ona farklı bir açıdan bakmaya başlayın. Kim olduğunuzun...gerçekliğin...farklı bir algılamasını edinin. Gerçekliğin doğasıyla ilgili farklı bir algılamaya sahip olun. Durağan ve atıl olmasındansa, bırakın özgürleşsin ve aksın. Herşeye, her yönden bakmaya başlayın.

Son bedenleme seminerinde, alan üyeleri ile herşeye, her türlü farklı yönden bakmak, izlemek ve değerlendirmek üzerine çalıştık. Şu anda nereye doğru ilerlediğimizi sandınız? Aynı zamanda nasıl geri geri gittiğimize de bir bakın. Bazı şeylerin yüksek, bazı şeylerin alçak olduğunu düşünürken....bir de başka açıdan bakın.

Şimdi herşey....biz size hodri meydan diyoruz şimdi....sizden, herşeye farklı bir açıdan bakmanızı istiyoruz. Algılamanızı değiştirin. Şeyler...hiç de....göründüğü gibi DEĞİLDİR. Siz onlara sadece bir açıdan bakıyorsunuz.

Şeyler göründüğü gibi DEĞİLDİR. Siz onlara lineer bakıyorsunuz, üç-boyutlu, sınırlı bakıyorsunuz. Onlara tepetaklak edilmiş haliyle bakın.... tersinden bakın. Şimdi tanıdığınız herkese farklı bir açıdan bakın. Algılamanızı değiştirin. Her olaya, herşeye farklı bakın. Tam, bir şeyin başladığını düşündüğünüzde, ona bitmiş, sonlanmış gibi bakın. Tam, birşeyin yavaş olduğunu düşündüğünüzde, ona hızlılık açısından bakın. Şimdi herşeye (böyle bakın).....tüm bu şeylerle gittiğimiz yer burasıdır.

Gerçekliğin doğası değişiyor. Bu arada, gerçekliği seçebilirsiniz. O size bir eziyet değildir. Özgürlük budur. Egemenlik budur. Onu seçebilirsiniz. Ama doğa değişmektedir. Şimdiye kadar herşeyle ilgili sahip olduğunuz her türlü zanlarınızı....onlara şimdi farklı bakın.

Bir şeyin, bir nesnenin ağır olduğunu düşünüyorsanız, algılamanızı değiştirin. O aslında oldukça hafiftir...görüyor musunuz. Tüm o moleküllerin arasında olup da, onları ağır gibi gösteren şey nedir? Moleküllerin ağır gibi görünmesine neden olup da atomların arasında bulunan ve ağır gibi görünen şey nedir? Hiçbir şey.... hiçbir şey....hiçbir şey. Unsurlar gerçekliğe girer ve çıkarlar, ve sizin ağır olarak düşündüğünüz parça, hiç de ağır değildir. Siz sadece öyle olduğunu düşünmüşsünüzdür.

Biz birlikte, gerçekliğin tüm doğasının değiştiği bir yere gidiyoruz. Böylece artık değişime kızamazsınız. Şeyler artık göründüğü gibi değil diye bozulamazsınız. Artık hiçbir şey sabit görünmüyor diye bize bozulamazsınız.

Yaşamınızın nasıl olacağına dair ve nerede bulunmanız gerektiğine dair belirli bir tanıma sahiptiniz. Bununla ilgili algılamanızı da değiştirin. Herşeyden de çok, öykünüzle ilgili algılamanızı değiştirin. Kendinize özgürlük verin. Herşey değişiyor....gerçekliğin doğası da. Tam, soğuk olduğunu düşündüğünüzde, algılamanızı değiştirin ve sıcaklığı hissedin.

Yani herşey....herşey...herşey... biz bunu size tekrar tekrar söyleyeceğiz. Ona farklı bakın. Ona başka bir açıdan bakın.

Bu tıpkı, müzenin duvarındaki bir resmi izlemeye gitmek gibidir. Resmin önünde durur ve, "Oo, işte resim burada" dersiniz. Ah...siz tek bir açıdan ve tek bir boyuttan bakıyorsunuz. Şimdi bir an için, bir müzenin duvarında asılı o resmin önünde durduğunuzu ve doğrudan ona baktığınızı imgeleyin. Tüm resmi gördüğünüzü sanıyorsunuz. Ve biz, fırça darbelerindeki farklara ve ışık efektlerine ve tüm şu diğer şeylere bakmaya çalışmanız için size meydan okuyoruz.

Oo, hayır, bunun da çok ötesine gidip, resmin içinden dışarıya, kendinize bir bakın diyoruz. Ah...kendi gözlerinizle değil de, ressamın gözleriyle bir bakın. O resmin gerçekte nasıl iki-boyutlu olmadığına bir bakın. O, aynı anda çok farklı boyutlarda birden mevcuttur. O, Yeni Enerji'nin derinlik, yükseklik ve genişlik boyutlarına sahiptir. İki-boyutlu değil....bunlar boyutlar-arası derinlik, boyutlar-arası yükseklik, ve boyutlar-arası genişliktir. Sizin ölçü sistemlerinizin hiç biriyle ölçülemezler. Söylediğimiz şudur, duvardaki o resim şimdi çok-boyutlu olmaktadır. Tüm farklı yönlere ve boyutlara doğru genişlemektedir.

Biz, kendiniz dahil herşeye farklı bir açıdan bakmanız için size tekrar ve tekrar ve tekrar meydan okuyacağız. Siz sadece bir insan değilsiniz.....ve bunu da biliyorsunuz. Siz sadece insan biçimindeki bir melek değilsiniz. Belki de, bu şeylerle sınırlı olduğunuzu düşündünüz. Siz çok, çok daha fazla şeylersiniz.

Siz sadece, şu anda fiziksel formun içinde burada oturan, geçmiş yaşamlarınızın ve geçmiş deneyimlerinizin bir toplamı değilsiniz. Bundan çok daha fazlasısınız. Siz, Tüm Var Olan'ın eşsiz bir spiritüel kimlik verdiği varlıktan çok daha fazlasısınız. Bundan çok daha fazlasısınız. Buna her açıdan bakın.

Bu gece elinizde tuttuğunuz su bardağına farklı bir açıdan bakın. O su değildir. O zaman da diyorsunuz ki, "İyi de, nedir?" Ah....araştırın ve deneyimleyin. Yüreğinizi ve aklınızı açın. Olduğu herşeyi hissedin ve sonra da olmadığı şeyi hissedin.

Biz sizi tekrar tekrar bundan geçireceğiz, özellikle de gerçekliğin doğasıyla ilgili Oama'nın okulunda, gerçekliğin ne olduğunu düşündüğünüzle ilgili, şu anda bu Dünya'da şifanın neden öyle fazla iş görmediğiyle ilgili, bazı şifa tekniklerinin neden bu denli Eski Enerji olduğuyla ilgili. Evet, biz buna böyle diyoruz. Elleri sallamak – bu ne için yapılıyor ki? Anlamıyoruz. İnsanların ettiği dualar – belki kendilerini daha iyi hissetmelerine neden oluyor – ama dua ettikleri insanı daha iyi hissettirmiyor. Bu onlara (dua edilene) bir yüktür, alan üyeleri. Bir yüktür.

Biz gerçekliğin ve gerçekdışılığın doğasını keşfedeceğiz. Biz hepinizle, Yeni Enerji fiziğinde yer alan hepinizle bazı yerlere gideceğiz alan üyeleri. Yepyeni bir anlayışa gelesiniz diye....insanlığa ve dualiteye olacaklar sizi dengeden çıkartmasın diye....olmayı kabul ettiğiniz öğretmenleri olabilesiniz diye, biz bu dizide sizi, birkaç yıla kadar olacaklara hazırlayacağız.

--0-- Verilen anahtarların derlenmesi

Yani özetleyecek olursak, rotada kalın. ODAKTAN UZAKLAŞTIRMALARIN sizi çelmesine izin vermeyin. Odaktan uzaklaştıran şeyleri izleyin. Onların neden orada olduğunu anlayın. Ama sizi yoldan atmalarına izin vermeyin. Siz buraya yapmak üzere geldiğinizi çalışmayı gerçekleştiriyorsunuz. Biz size bunu söylüyoruz, sadece kendi sesimizle değil, aynı zamanda sizin sesinizle de.

TERCÜME ETMEK....anlayın....tüm o bilgilerin nerede olduğunu mu merak ediyorsunuz? O oradadır. Sadece, zihin yoluyla tercüme edilemezdir. Tanrısal akıl sisteminizi açın ki, bilgi size bir biliş olarak gelebilsin. O size bir biliş olarak gelecektir.

ONAYLANMAK....onaylanma arzusunu bırakın. Ama eğer onaya ihtiyacınız varsa, bunun için dualiteye geri gitmeyin. O sizi bir anda geçersiz kılacaktır.

Ve, ALGILAMAK....herşeye...herşeye, şimdiye dek baktığınızdan farklı bakın. Ağzınıza koyduğunuz yiyeceğe....artık ona yiyecek diye bakmayın. Ona her türlü başka bir şey olarak bakın. Biz burada lineer konuşmuyoruz; biz çok-boyutlu konuşuyoruz. Algınızı değiştirin. Ve, yaşantınızdaki değişimlerden şikâyet etmekten vazgeçin.

Böylece alan üyeleri, burada olmak ben, Tobias'ı mutlu etti, yeni çalışmasını gerçekleştirmek için şimdi geri gelen, bazı – nasıl desek – çok ilginç fizikleri, geleneksel teorilerin çoğunu alt-üst edebilecek bazı fizikleri irdeleyecek olan Oama'nın enerjisinin burada olması, ben Tobias'ı mutlu etti. Ama Oama bu noktada diyor ki, Newton bile zamanının bazı geleneksel bilgeliklerine meydan okumuştur. Tüm büyükler bunlara meydan okumuştur. Ve büyük Oama, geleneksel sistemlere meydan okuyacaktır.

Böylece biz bugün, Yeni Enerji gücünün güç olmadığını....güç olmadığını anımsatarak gidiyoruz. Bu, Oama'nın öğretileri için ve alan üyeleri'nın öğretileri için anahtar olacaktır. Değişim ve yaratıcılığı etkilemek için güce ihtiyacınız yoktur.

Asla yalnız değilsiniz. Ama bir açıdan baktığınız zaman da, oldukça uzun bir süre yalnızdınız, değil mi?

Ve öyledir!


yazdır