Şaud 8 Kendinizden Ödün Vermeyin

--0-- Yol hakkında ve Astrolojinin etkileri

Ve öyledir, sevgili alan üyeleri, Dünya'nın Yeni Enerjisinin ve tüm kozmosun Yeni Enerjisinin bu sınıfında biraraya geliyoruz. Bir an için hepinizi hissetmek istiyoruz; sizlerin bir an için ben Tobias'ın enerjisini, dünyanın her yanından şu anda bağlanan tüm alan üyeleri'nın enerjisini, bu toplantılara katılan meleklerin enerjisini hissetmenize izin vermek istiyoruz. Meleklerin, sizi kuşatan ikinci çemberde olduklarını söylüyoruz. Onlar gözlemciler. Bu Dünya gezegeninde olup bitenleri izliyorlar.

Daha görkemli bir gezegen yok. Daha akıllı bir gezegen yok. Daha ileri bir gezegen yok. Ve sizin bazen şeylere ilginç bir açıdan baktığınızı biliyoruz. Hatta benim zamanımda bile kullandığımız bir deyim var sanıyorum. Buna, "eşeğin kıçı" deniyor. Ona, sanki yanıtlara sahip değilmişsiniz gibi bakma eğilimindesiniz, sanki yalnızca – sizin deyiminizle – aciz insanlarmışsınız gibi, sanki bir tür arayış içindeymişsiniz gibi, Musa türünden bir arayış. Çölde kırk yıl dolaşıp durmak, bazılarınızda olduğu gibi, 40, 400 yaşamdır dolanıyormuş gibi davranmak, Dünya denen bu yerde dolanıp durmak.

Biliyor musunuz, bu gerçekten de o kadar zor değildir, ama onu zor kılma eğiliminde olan bir bilinç var. Ayrıca, gerçekten, yerçekimi gibi güçler var, zor görünmesine neden olan çok garip manyetik güçler ve başka şeyler var. Ama buradaki yolculuk aslında gerçekten oldukça basittir. Buradaki yolculuk, sonuçta, kendini-keşfetmekle ilgilidir. Kendi Benliğinizle olan ilişkiniz ve bu yüzden başka enerjilerle – var olan başka varlıklarla – olan ilişkiniz. Bu gerçekten oldukça basittir. Bir anlamda, onu başarmak için yüzlerce ya da binlerce yaşama gerek yoktur. Bir başka anlamda da, bu yolu seçmek söz konusudur ki, bugün bununla ilgili konuşacağız. Ama şimdi, bir an için toplanan alan üyeleri'yı hissedin, evet gerçekten.

Şu anda ilginç astroloji olayları oluyor. Bunlar size hükmetmezler. Sizin için araçtırlar. Bunlar, uzanıp tutacağınız ve yaşamınızda kullanacağınız araçlardır. Ay gibi ya da ay tutulması gibi enerjiler, ya da Başak burcu ya da Balık burcu veçheleri gibi şeyler... bunların hepsi sizin için fırsatlar ya da potansiyellerdir. Devenin kıçından bakarsanız, bu tür şeyler sanki yaşamınıza hükmediyormuş gibi görünür, sanki siz – nasıl diyorsunuz – gerileyen bir Merkür dönemindeymişsiniz gibi. Ben bunu sürekli duyuyorum, "Merkür geri gidiyor olmalı." Evet, ve gerçekten de, bazen öyledir, ama siz ona uzanıp potansiyelleri alabilir ve bunu Dünya'daki yaratıcılık çalışmanızda ve öğretmenlik çalışmanızda kullanabilirsiniz. Size hükmetmesi gerekmez. Sizi muktedir kılabilir. Sizi kutsayabilir.

Şu anda, sizin yıldızlar ya da kozmos dediğiniz yerde muazzam olaylar oluyor. Siz bu olayları hissediyorsunuz, ama aslında gerçekten hissettiğiniz şey, herşeyden çok, yalnızca olaylar değil, ama bunların uyanmamışlara – diğer insanlara – olan etkisi, onların keçinin ya da koyunun arkasında durup da etkileri hissetmeleri. Yaratıcı olmak yerine, bunların araç olduğunu fark etmek yerine, bir şekilde kurban olduklarını, bir şekilde bir yazgının olduğunu, bir şekilde bu olayların ağırlığını ya da yükünü ya da belki hafifliğini hissetmeleri gerektiğini düşünüyorlar. Bunlar araçtır – kendiniz için yarattığınız araçlar. Unuttunuz mu?

Astroloji sizin için güzel bir araçtır, ama zamanın akışı içinde, bilincin ağırlığı altında, birçok kişi bunların size hükmeden şeyler – size hükmeden evler – olduğunu düşünmek eğilimindeler. Hiç de değil. Bunlar, size hizmet etsin diye yolunuza yerleştirdiğiniz potansiyellerdir. Şu anda aya, ay tutulmasına uzanın ve onu yakalayın. Gereksindiğiniz şeyi yakalayın. Bir tutulma, bir değişim zamanıdır, bir gölgeleme zamanıdır, yeni bir döngüye girmek zamanıdır. Uzanın ve yaşamınız için tam olarak seçtiğiniz enerjiyi yakalayın. Ama dikkatli olun. O enerjiler güçlüdür, çünkü siz onları aktive ettiniz. Onları yaşamınıza getirdiniz, ve onlar çalışır.

Alan üyeleri, bugünkü konuşmamızın özüne geçmeden önce, bu noktada bir duralım. Sizlerle yapmak istediğimiz – yapmamız gereken – bir biyolojik denge çalışması var. Bakın... evet, çoğunuzun bedenindeki şu ağrılar ve sancılar, içinizde neler olup bittiğine ilişkin sorular... bir ayağınız Eski Enerjide. Diğer ayağınız Yeni Enerjide. Bu noktada akla gelen – buna ne diyorsunuz – bir resim var. Hiç böyle bir resim gördünüz mü? Bir ayağınızla bir sandalda, diğer ayağınızla da başka bir sandalda duruyorsunuz, ve bazen akıntı iki farklı yöne gidiyormuş gibi görünür, ve bunun elbette etkileri olabilir.

Böylece, şimdi buradasınız, uyanmış bir halde buradasınız, bilinçli insanlar olarak, Yeni Enerjinin şimdi yaşamınıza girdiğinin farkında olarak – başka bir yerlerde değil, bir kayanın altına saklanmış değil, gizli bir mağaraya ya da özel bir kadehe saklanmış değil. O şimdi burada, sizin için ulaşılır halde, kullanılır halde. Ama siz hâlâ çevrenizdeki Eski Enerji dünyasıyla başa çıkmaya çalışıyorsunuz ve bu sizi düşürmek eğilimindedir. Tam anlamıyla enerjinizi tüketmek eğilimindedir.

O nedenle, şimdi burada birlikte bir dakikamızı, biyolojiyi yeniden canlandırmaya, biyolojinin bilincinizi yakalamasına ayıralım. Bakın, onlar bazen dengeden çıkmaya yatkın olurlar. Bilinciniz ileriye doğru depara kalkar ve bedeniniz ne yapacağını bilemez, bunun bir nedeni, bedeninizle tümüyle dengede ve uyumlu bir ilişkinizin daha olmamasındandır; bir nedeni de, bir yandan Yeni Enerjiyi özümseyen bedeninizin hâlâ kalıpları doğrultusunda iş görmesi ve bu kalıplardan geçmesidir; bir başka nedeni de, şu anda tüm DNA'nızın ve partikül varlığınızın başka veçhelerinin değişiyor olmasındandır.

Böylece bu güzel ânı kullanıyoruz... alan üyeleri enerjileriyle birlikte, ister şu an burada olun, ister elektronik medyanızla bize katılmış olun, ister bunu sonradan dinliyor ya da okuyor olun; başka alemlerle fiziksel alemler arasındaki enerjilerin dengelenmesiyle çalışan çok özel meleksel varlıkları getirdik buraya... ve şimdi bir dakikanızı alacağız. Bu, bu kadar sürer, bu arada. Bedeninizin bilincinizi yakalamasına izin vermek yalnızca bir dakika alır.

Derin bir nefes alın.

(duraklama)

Bilinciniz çok hızlı açıldı. Yalnızca bu boyuta değil, başka boyutlara da genişledi. Bedeniniz, fiziksel biçim içinde iş görmenizi sağlayacak – nasıl desek – çalışmayı üstlendi. Bedensel benliğiniz için gereken daha sıradan görevleri yerine getiriyor. Bedeniniz, tüm çevrenizde ve içinizde olagelen enerjisel işlev bozukluklarının büyük bir bölümünü üstlenmiş halde.

O nedenle, derin bir nefes almak için, alan üyeleri ile burada toplandığımız bu güzel ânı kullanıyoruz...

(duraklama)

Bedenin yetişmesine izin vermek. Bu, birlikte ruhsal bir banyo yapmak gibidir, bırakın bugün yardımcı olmak üzere gelenlerin enerjileri bedeni rahatlatsın... bedende birikmiş her türlü enerji salınsın... beden kendini yeniden-dengelesin.

Şu anda, fiziksel kalp diyeceğiniz yerde çok enerji dengesizliği var. Biz, kalp krizinden söz etmiyoruz, biz yalnızca her dakika, her saat kalbinizden bedeninize pompalanan enerjiden – yaşam gücü enerjisinden – söz ediyoruz. Kalbiniz yalnızca kan pompalamıyor. Yaşam gücü enerjisini pompalıyor, onu tüm biyolojinizde dolaştırıyor.

Biz bu güzel enerjileri, dengeleyici enerjileri buraya, kalb bölgesine odaklayacağız. Evet, biliyorum, sırtınız ağrıyor olabilir, başınız ağrıyor olabilir, karnınızda bazı belirtiler hissediyor olabilirsiniz. Ama şimdi bu ânı kullanalım... kalbi açalım... bırakın yeniden dengelensin... bırakın kalbiniz şifalandırıcı, rahatlatıcı enerjileri fiziksel bedeninizin her bir bölümüne göndersin.

(duraklama)

Bir Yeni Enerji öğretmeni olma işi – fiziksel bedene ağır gelir, anlıyor musunuz. Sadece zihin değil, fiziksel beden fazla enerjilerin büyük bir bölümünü, dengeden çıkmış enerjilerin büyük bir bölümünü üstlenmek eğiliminde olur. Böylece şimdi hep birlikte bir derin nefes daha alalım...

(duraklama)

... bırakın beden bilinci yakalasın... ve salıverin.

(duraklama)

Bugün alan üyeleri ile konuşacak çok şeyimiz var. Bugün bazı çok özel konuklarımız var, özellikle de biri. Biz sizden enerjiyi hissetmenizi isteyeceğiz. Şimdi, bu bir tahmin oyunu değildir, bu bir hissetme deneyimidir. Biz burada bir adı tahmin etmeye çalışmıyoruz. Bugün çok özel konuğumuz olarak buraya gelen bu varlığın enerjisini hissedin.

(duraklama)

Bu enerji birkaç gün önce gelmeye başladı. Bugünün Şaud'unda enerjilerin iletilmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu enerji neredeyse sanki – sizin deyiminizle – kanatlı bir at üzerinde, müzik çalarken geldi. Siz bu enerjiye erilliği yakıştırırdınız, oysa bildiğimiz gibi, siz hem eril hem de dişilsiniz, ama sizin ona ilişkin çağrışımınız erildir.

--0-- Günün konuğu Nikola Tesla hayatı ve onun Edison ve Harry Houdini ilişkileri

Konuğumuzun enerjisi... burada yalnızca enerjiyi hissedin – tahmin yürütmeye çalışmayın – daha önce Dünya'da bulundu... yaklaşık 70 yıl önce Dünya'daydı. Bu enerji bazı çağdaş bilimsel gelişmelere aracı oldu ve o yine bazı bilimsel Yeni Enerji gelişmelerinde çok etkili olacaktır.

Ve bu enerji gerçekten de çoğunuzun hissettiği ve bildiği gibi Nikola Tesla'dır. O bugün bizi ziyarete geliyor ve sonraki birkaç Şaud boyunca konuğumuz olacak. Tesla şu anda salonda dolaşıyor, neredeyse koşturuyor, dokunuyor, hissediyor, bu Şaud'da bir konuk olmaktan çok mutlu. Tesla, Tesla olarak doğduğu yaşamında, bileceğiniz gibi çok ilginç bir geçmişe sahip. Avusturya'da bir Sırp aileye doğan Tesla yalnızca inanılmaz bir akıla değil, aynı zamanda inanılmaz yaratıcı ve yaratan sezgilere sahipti. İnanılmaz, ancak zamanının da ilerisindeydi.

Aslında Tesla başka iki varlıkla birlikte gelmişti, gerçi bu üçü hep birlikte karşılaşmadılar ama, bir anlamda yaşamları benzerlik gösteriyordu. Tesla, buraya gelen bir ekibin parlak olanıydı, ama o zaman gerçekleştirilen çalışmayı yapabilmek için o ekibe ihtiyacı vardı ve şimdi bile, bazı çalışmaları için bir ekibe güveniyor. Tesla, sizin Thomas Edison olarak tanıdığınız kişiyle aynı zamanlarda geldi. Onlar kasten birlikte geldiler. Ha evet, birbirleriyle tartıştılar. Çağdaş bilimsel gelişmeler içinde en olağanüstü tartışmalardan birini yaptılar: Alternatif akıma karşılık düz akım.

Tesla ve Edison ile gerçekleştirilenlerin çoğu, bugünkü yaşama biçiminizi, kullanabildiğiniz teknolojiyi açıklar. Hatta Atlantis'in teknolojilerini bile geride bırakır, en azından mekanik ya da fiziksel teknolojilerde. Tesla, bir dönem fiilen Thomas Edison için çalıştı, ve ikisi laboratuvardan enerji kullanımı, elektrik kullanımı, ve motor teknolojisinin gelişimine ilişkin en büyük ilerlemelerden bazısını kaydederek çıktılar. Ama ikisi de, birlikte çalışmayı sürdüremeyeceklerini biliyorlardı. Bu, önceki anlaşmalarının bir parçası değildi. Ayrı olmaları gerekiyordu. Başka bir deyişle, kendi yollarına gitmeliydiler.

Edison yalnızca gerçek bir mucit rolü oynamadı – gerçi Tesla kadar parlak değildi – ama Edison tezahür ettirendi ya da sizin uygulayan, gerçekleştiren dediğiniz kişiydi. Tesla kanalıyla gelen bu teknolojilerin birçoğunu Dünya'ya kazandıran ve topraklayan ve sonra ürünlerin bilinçli olarak dağıtılması için tüm insanlara erişilir kılan Edison'du. Bugün kullandığınız ürünler – ampuller, filmler, gramafonlar – başka gelişmelere ve icatlara kapı açmıştır. Edison daha çok, sizin ticari ya da işletmeye yatkın dediğiniz kafaya sahipti. Uzun süre önce kurulmasına yardımcı olduğu şirketlere neler olduğuna bakın. Hepsi çiçek açtı. Onlar şimdi dünyanın en büyük kuruluşlarından. Ve asıl icadın enerjilerine dayalı bir akış sağlıyorlar. O nedenle, Tesla'nın başka işler yapmak üzere yoluna devam etmesinden önce, Tesla ve Edison'un kısa bir dönem için birlikte çalışmak üzere biraraya gelmeleri, karşılaşmaları, önemliydi.

Bir üçüncü veçhe de devreye girdi, bu üçlünün bir parçası olup da bunu dengeleyecek kişi, çünkü onların, çok çok-boyutlu olabilen ancak herşeyi de bu gerçekliğe geri getirebilecek başka birine ihtiyaçları vardı. Bu kişi, sizin Harry Houdini olarak tanıdığınız kişiydi. Onlar yaklaşık olarak aynı zamanlarda buraya geldiler. Onlar, birbirlerine çok yakın, enerjisel bir bağ ile geldiler ve bunun çalışması için bu üçlüye gereksinim duydular. Houdini'nin sunacağı şeye ihtiyaçları vardı – yani yanılsama anlayışına – ve aslında Houdini'nin sahip olduğu, diğer alemlerin nasıl iş gördüğü tutkusuna.

Houdini diğer alemlerde çok zaman geçirirdi – elbette bilinçli olarak – ve sonra edindiği bilgilerin çoğunu kullanır ve onları bu aleme getirirdi. Dolandırıcılara ve manipüle edenlere hoşgörü ve sabır göstermezdi, çünkü bazı temel gerçekleri bilirdi. Çok dikkatli olmak zorundaydı, çünkü gösterdiğinden ya da açıkladığından çok daha fazlasını biliyordu. Türlü nedenlerden ötürü dikkat etmesi gerekiyordu. Bilinç, insanlık buna daha pek hazır değildi. Boyutların nasıl çalıştığına ilişkin, başka boyutların fiziğinin aslında nasıl buraya geri getirebileceğine ilişkin bildikleri yüzünden hapse girebilir, hatta idam edilebilirdi.

Sizin gizem diyeceğiniz ve onun anladığı bazı şeyleri açıklamak yerine, özellikle de Tesla ile enerjisel bir bağ kurdu, ve sonraki günlerde çok ileri ve çok ezoterik çalışmalar yapan Tesla kanalıyla ilettiği bu bilinci ve bilgiyi besledi. Bu arada Tesla, Edison laboratuvarlarını bırakıp kendi yoluna koyuldu. İş adamı olduğu pek söylenemez, ama muazzam bir mucitti. Gerçek bir dahiydi.

Aslında Tesla bu bölgeye geldi, uzun süre Colorado Springs dediğiniz bölgenin dağlarında bulunan kendi laboratuvarında çalıştı. Orada inanılmaz icatlar yapıldı. O belli bölgedeki dağların hâlâ çok, çok güçlü olan enerjileriyle bağ kurdu. Bu inanılmaz yoğun enerjilerle, bu bölgenin askeriye ve din gibi şeyleri kendine çekmesi, şaşılası değildir. Ama şunun da altını çizmemiz gerekir, Tesla'nın da fark ettiği gibi, bu enerjiler o denli güçlüdür ki, bir süre sanki enerjisel bir steorid – enerjisel bir süper gıda – gibiydiler. Ama çok dikkatli olmanız gerekir, çünkü bu enerjilere belli bir saygı ve belli bir topraklanma ile davranılmadığında, onları kötüye kullanacak kişilere, tam anlamıyla geri tepecek kadar güçlüdürler.

Bu arada, o bölgede yaşayanlarınız tesadüfen orada değildir. O bölgeye, aşıladığı inanılmaz enerji yüzünden çekiliyorsunuz ve bunu biraz günlük yaşamınızda kullandığınız gibi, kendi ruhsal büyümeniz ve gelişiminiz için de kullanıyorsunuz. İlle de orada kalmanız gerekmiyor, ille de orada ruhsal bir düzeyde enerjiyi tutmanız gerekmiyor, çünkü siz bunun çok ötesine geçtiniz, ama bu bölge muazzam bir enerji tuttu – ve hâlâ da tutuyor.

Tesla, Colorado Springs'deyken birçok deney üzerinde çalıştı. O zamanın çok ötesinde olan, hatta bugünkü teknolojinin bile bildiğinin ötesinde olan belli dalga alanlarını, belli ışık alanlarını nasıl yaratacağını biliyordu. Bizzat ışık enerjisiyle, ışık partikülleri ve ışık dalgaları ile çalışabiliyordu. Manyetikler ve elektromanyetikler ile çalışabiliyordu, ve bunlara ilişkin şeyler keşfetti, bir enerji ve yakıt kaynağı olarak manyetiklerle çalışmayı keşfetti, ve bunlar bir daha hiç tekrarlanmadı.

Tesla gerçekten de bir tür... bu bir makine değildi, ama sizin bir alan ya da bir enerji gücü diyeceğiniz şeyi yaratabildi... ve yine sizin, zamanın ve uzayın sınırları diyeceğiniz şeyle tam anlamıyla oynayabildi. Deneylerinde tam anlamıyla zamanı eğdi, uzayı büktü. Onları bir tür boyutlar-arası kapı olarak da kullanabildi.

Elbette zamanının çok ilerisindeydi ve çalışmasının içerdiklerini biliyordu, özellikle de dünya büyük savaşlara hazırlanırken bilginin ve malzemenin büyük bir kısmını gizledi. Biraz çıldırmasına izin verdi. Çatlak bir bilim adamı olarak görülmesine ve bu yüzden de pek ciddiye alınmamasına izin verdi, oysa içinde, gerçekleştirdiği bazı çalışmalarla neler başardığını biliyordu.

Tesla o zamandan beri yeniden enkarne olmadı ama... bedenini 2.Dünya Savaşı'nın ortalarında terk ettiğinde, Saint Germain'in kristalin alemler diye nitelendirdiği yere gitti. Yaratılarını ve keşiflerini daha da araştırmak üzere gitti. Şu son birkaç yılda onun enerjisi çok direkt ve çok mevcut bir halde Dünya alemlerine geri geldi. Şu anda bilim adamlarıyla – birkaç bilim adamıyla, özellikle de bir grupla, ama diğerleriyle de bireysel olarak – kendi yaşamında yaratmayı başardığı bazı gelişmeler üzerinde çalışıyor. Bu şeylerin bu Dünya için enerji ve yakıt bazında etkisi olacaktır. Biz, onun sırlara sahip olduğunu söylemek istemiyoruz, ama o, o zamanlar engellerin ötesine geçip enerjinin gerçekte nasıl iş gördüğünün çok derin bir anlayışına sahip oldu.

Enerji yalnızca – nasıl desek – şu an bilim adamlarının ve fizikçilerin ve diğerlerinin bildiği düzeyde çalışmaz. Enerji bu boyuta girer ve çıkar, algılanan gerçekliğe girer ve çıkar. Enerji kendi içinde sürekli bir akımdır ya da sürekli bir akıştır, ve her zaman erişilebilir haldedir ama ender kullanılır. Enerji, sizin en yüksek alemler diyeceğiniz yerlerde yaratılan ve sonra araç olarak – onu buraya nasıl getireceğini ve nasıl kullanacağını farkında olanlar için araç olarak – Dünya'ya getirilen bir dizi potansiyeldir.

Sizler bir Yeni Enerji zamanına giriyorsunuz, o yüzden Tesla şimdi geliştirici kişilerle, bilim adamlarıyla ve sizin metafizikçiler – alan üyeleri – dediklerinizle çalışmak üzere geri geliyor. O, şimdi öteye geçilmesi için, kutudan çıkılması için, bazı tohumların ekilmesine ve bazı zihinlerin esinlenmesine yardımcı olmak için geliyor. Yalnızca şu ara sahip olduğunuz yakıt krizi gibi şeylerin yanıtlarını, petrol gibi, rüzgar gibi, hatta güneş gibi şeylerde aramanız için değil. Şu anda üzerinde çalışılan şeylerden çok daha verimli ve çok daha etkili olan şeyler var. Araştırmaların büyük bir bölümünü yapanlar kendilerini kapatmak, sınırlamak eğilimindeler. Hiç bir şey olmasa bile, işverenler, şirketler onları – sizin deyiminizle – çalışmaların bütçesi ve içeriği ya da amacı konusunda sınırlıyor. Ama özellikle bir bilim adamı grubu var ki... adını vermeyeceğiz... Eski Enerji sisteminden çıktı. Onlar kendi yollarına gittiler ve bazı çok maharetli, ama aslında çok basit enerji çözümleri üzerinde çalışıyorlar.

Tesla, Kuantum Sıçraması'ndan sonraki bir zamanda fiziksel biçime girip geri gelmeyi planlıyor, ama şu anda faal bir biçimde iş başında. Ve bir anlamda hepinizden, şu an dünyanın her yanındaki alan üyeleri'dan bir talepte bulunuyor, onun ve sizin gerçekleştirdiğiniz çalışmanın doğasını anlamaya yönelik bir talep. Siz bir bilinç platformu sağlıyorsunuz. Siz bir bilinç enerjisi ve akışı sağlıyorsunuz.

Bakın o, kelimeler olmadan bu bilim adamlarından ve fizikçilerden, mucitlerden bazısı ile iletişim kurabiliyor, ancak onların çoğu öylesine zihinde iş yapıyor ki, duymuyorlar, hatta enerjinin geldiğini bile hissetmiyorlar. Bazen, diğer alemlerde bulunan bizler için iletişim kurmak zor oluyor. Biz bir anlamda iletişim kurmaya çalışarak bildiklerimizi bağırıp çağırabiliriz, ama buna açık olmayan varlıklar olduğunda, bilgi ulaşmaz. Ancak Dünya üzerinde bilinci açık, bu gerçekliğe topraklanmış ama diğer gerçekliklere de genişlemiş insan grupları olduğunda, bunun araştırmacılar ve geliştirenler üzerinde, diğer alemlerde bulunan bizlerden çok daha direkt bir yararı olur.

Nikola bugün geliyor ve bu dünya için yeni yakıt kaynakları, yeni gıda kaynakları, yeni enerji kaynakları geliştirenlerle birlikte gerçekleştirdiği çalışmalara bilinçli bir farkındalıkla yaklaşmanızı istiyor. Nikola bugün geliyor ve deneyimli ‘enerjiyi hareket ettirenler' olarak sizden onunla birlikte çalışmanızı, şu anda laboratuvarlarda çalışanlar için, artık erişilir olan bu bilgileri bu dünyanın Yeni Enerjileri olarak dünya alemlerine nasıl indireceğini anlamaya çalışanlar için, enerjileri hareket ettirmede, enerjileri genişletmede ona yardım etmenizi rica ediyor. Bu insanlar giderek yaklaşıyorlar, ama bazı şeylerin engeller oluşturmasına izin verdiler. Çok-boyutlu fiziğin bazısını anlamıyorlar. Ve bu arada onlar aslında yanıtlar için zihinlerini fazla zorluyorlar. Bakın yanıt şu anda onları kuşatıyor, ama onlar fazlasıyla zorlayarak arıyorlar ve yanıtı görmüyorlar.

Tesla'nın enerjileriyle çalışmak için alan üyeleri'nın vereceği bilinçli takdir ve onayla, biz bu enerjilerin Dünya'ya gelmesine ve bazı kâşiflerin büyük bir "haa!" demesini sağlamaya yardımcı olabiliriz.

Biz bu dünyaya gerçek Yeni Enerji'nin, yeni yakıt kaynaklarının getirilmesine yardım edebiliriz, çünkü dünyanın buna ihtiyacı olacak. Nüfus artıyor. Enerji talepleri her düzeyde artıyor. Bazı araştırmacıların yazılarında okuduğunuz ne olursa olsun, hızla Eski Enerji kaynaklarını tüketiyorsunuz. Biz – nasıl desek – gidip de toprağa bakıp petrol rezervleri görmüyoruz. Biz bizim bakış açımızdan enerji desenlerini görürüz ve Dünya üzerinde bu fosil yakıtlarından ne kadar kaldığını görüyoruz – en azından kullanıma açık ve uygun olanları – ve bunlar tükeniyor. Bu neredeyse... bir panik düğmesi değil, ama – nasıl desek – "sevgili dünya, sevgili insanlar, tükeniyor" diyen, yanıp sönen bir ışık. Evet, bir 20 ya da 30 yılınız daha var, ama bu 20-30 yıl içinde, petrol durumunun daha çok savaşlara neden olma, daha çok anlaşmazlıklara ve enerji sistemlerinin akışında, ki buna finans da dahil, daha çok dengesizliklere neden olma potansiyeli mevcut.

Böylece, şu anda Dünya'da yeni çözümler üzerine çalışan insanlar var, ama siz alan üyeleri, bugün ona katılabilirsiniz. Siz, bir yanıtı, çözümü bulan kişiler olabilir ya da olmayabilirsiniz. Ama bu o kadar önemli değil, adınızın bununla bağlantılı olması önemli mi? O büyük kâşifin siz olması önemli mi? Önemli olan, bu Yeni Enerji zamanında Dünya'daki yenilenme ve genişleme sürecinin bir parçası olmanızdır.

Böylece, Nikola aranızda dolaşacak, sizinle konuşacak ve bazı şeyler paylaşacak. Onun enerjisi geçmişte pek mevcut değildi. O şu anda enerjisini çok daha erişilir kılıyor. Bilime yatkınlığı olanlarınıza gelip sahip olduğu bazı kavramlar, anlayışlar hakkında tartışmaktan mutlu olacak, özellikle de kavram aşamasının ötesine geçip de tezahür ettirme aşamasına girenlerle.

Bugün sizinle konuşacak birkaç şeyimiz var. Sunacak çok bilgimiz var, ve bunu yalnızca ifade edilen sözcüklerle değil, birçok farklı düzeyde iletiyoruz. Önce, şu zaman yanılsamasından söz edelim. Bunu daha önce tartıştık, ama şu anda gerçekleştirdiğiniz çalışmaya çok uygun düşüyor.

--0-- Zamanda geri yürüme

Aslında sizin bir bakıma, bir anlamda, zamanda geri geri yürüdüğünüz söylenebilir. Siz zamanda geri geri yürüyorsunuz. Bu Merlin enerjisinin (söylediği) prensipti... ve bu arada, Merlin birçok farklı bireyden oluşuyor. Sanki yüzyıllara yayılarak birinden diğerine bahşedilmiş, elverilmiş bir şeydir. Merlin yalnızca tek bir varlık değildi. Bu, birçoklarına verilmiş bir ünvandı – bir büyücülük ünvanı, ama genel bir Merlin enerjisi, bir Merlin düzeni olduğu söylenebilir.

Merlin, zamanda geri geri yürüme kavramını tümüyle anlıyordu. Bu çok basit bir kavramdır. Bir anlamda, (varacağınız yere) zaten ulaştığınızı söyleyebilirsiniz. Biz birkaç yıl önce, siz zaten yükseldiniz dedik. Zaten Yeni Enerji'ye ulaştınız. Tüm veçhelerinizin tümüyle yeniden birleştirilmesine zaten ulaştınız. Ve Benliğinizle, ruhunuzla, fiziksel bedeninizle – her bir parçanızla – bu yepyeni ilişkiye, yeni ve bütünsel bir ilişkiye ulaştınız. Oraya zaten ulaştınız. Şimdi diyorsunuz ki, "Peki Tobias, eğer ulaştıysam, neden sanki hep onu arayıp duruyormuşum, anlamaya çalışıyormuşum gibi görünüyor?"

Eh, zamanı aşan çok ilginç bir dinamik var. Önce seçimi yaparsınız. Önce bitiş çizgisine gelirsiniz çünkü onu seçmişsinizdir, ve sonra zamanda geri geri yürüyüp, oraya ulaşmak nasıl bir şeydi, onu görürsünüz. Çok basit bir prensip. Siz bunu hep yapıyorsunuz, sadece farkına varmıyorsunuz. Sabah kalkıyor ve "işe varacağım" diyorsunuz. Bir seçim yaptınız ve bir anlamda o şimdiden yaratıldı. İşe varacaksınız.

Şimdi, işe gitme deneyiminiz neye benziyor? Deneyim, yoğun bir trafik mi olacak? Deneyim, sessiz, meditatif bir araba yolculuğu mu olacak? Deneyim, sabah yolda giderken Tesla ile konuşmak mı olacak? Bir yere yolculuk yapacağınız zaman haritaya bakıp "ben Cold Creek Canyon'dan Incline Village Nevada'ya gitmek istiyorum" dersiniz. Şimdiden oraya vardınız, şimdiden oradasınız. Ama zamanda geri geri yürüyerek havaalanına gitmenin, güvenlikten geçmenin , o küçücük kısıtlı yerde oturmanın ve bedenin büzülmesinin nasıl bir his olduğunun, o güzel ülkenin üzerinden uçmanın nasıl bir his olduğunun, ve hava boşluklarında uçmanın nasıl bir his olduğunun sevincini deneyimlersiniz. Uçak sallanıp durur ve siz de düşecek mi, ölecek misiniz diye kaygılanırsınız! Bunların tümü, deneyimin bir parçasıdır – zamanda geri yürümektir.

Bu çok önemli bir prensiptir, çok temel bir prensiptir ve siz öğretmenlerin – alan üyeleri'nin – çalışmalarını gerçekleştirirken ve başka insanlarla çalışırken anlaması gereken bir prensiptir. Sorunun bir bölümü de, çoğu insanın nereye varacağına dair bir seçim yapmamasından kaynaklanır, o nedenle de zamansız bir alanda dolanır, ne yaptığını, nereye gittiğini merak eder. Varış noktasına ve zamanda geri geri yürümenin neye benzediğine dair hiç bir fikre sahip değiller. Geceleri uykudayken enerjisel olarak gezinip duranlar, onlardır. Genelde alan üyeleri geceleri yalnızca dolanıp durmaz. Sizin gideceğiniz yerler ve göreceğiniz ilahi varlıklar var!

Bu, kendi çalışmalarınızda ve yine başka insanlarla çalışırken hatırlanması gereken çok önemli bir noktadır. O insanların gözlerine baktığınızda, onlara öğretmenlik yaparken, onları kendi uyanış işlemlerinden geçirirken, anahtar, onların bu seçimi yapmış olmasıdır. Bir düzeyde – derin içsel düzeylerde ya da bilinçli insan düzeyinde – sizin dediğiniz gibi, uyanmak için – sizin deyiminizle bilinçli hale gelmek için – ve kendi Yeni Enerjilerine dönüşmeyi ve kendi tanrısallıklarını fark etmeyi deneyimlemek üzere bir seçim yapmışlardır.

Onlar şimdi bir varış noktası seçmiştir. Bir seçim yapmıştır. Bu seçimler bazen ruh düzeyinde yapılmış olabilir ya da sizin daha yüksek bilinç düzeyleri dediğiniz yerde, insan veçhe ve bazen de ruhsal veçhe, geri durur, direnir, çok inatçı olur. Böylece dolanıp duran, deyim yerindeyse, amaçsızca dolanan bir varlık haline gelir. Ama insan "Ben aydınlanmayı seçiyorum. Ben farkındalığı seçiyorum. Ben şunu seçiyorum" dediğinde, buna ne demek isterseniz, Yeni Enerji, yükseliş, bunlardan herhangi birini, şimdiden oraya varmıştır. Şimdi oraya varmanın nasıl bir şeye benzediğini görecektir, bundan geçecektir. İşte zamanda geri geri yürümek dediğimiz budur. Bu, evrenin bir fiziğidir, ama insan düzeyinde ille de bir inanç ya da anlayış değildir.

Temelde, zaman yoktur. Zaman, günlük yolculuklarında bir andan diğerine nasıl gidileceğinin anlaşılmasına yardımcı olsun diye insanların yarattığı yapay bir şeydir. Zaman... hepiniz saatlerinizi çıkartsanız, ve hepiniz güneşi ya da ayı görmediğiniz, her tarafı tamamen kapatılmış bir odada otursanız, tüm bu zaman duyusunu ya da algısını, dakikaların ve saatlerin geçmesini kaybederdiniz, ve zamanın – enerjiyi böldüğünüz zamanın – yalnızca bir inanç sistemi olduğunu anlardınız. Gerçekte ise ve kesinlikle başka alemlerde, zaman dediğiniz şey, meydana gelen olayların art arda sıralanmasıdır, ya da bizim ayrılık noktaları dediğimiz şeyin meydana gelme sıralamasıdır. Zaman, birbirinin üzerine yapılanan bir dizi seçim ya da sıralamadır. Ama en son seçim yapıldığı için, olayların art arda sıralanması, bir anlamda, yalnızca zamanda geri geri yürümektir.

Buradaki nimet şudur, kendi yükselişinizi ve kendi bütünleşmenizi nasıl deneyimleyeceğinizi seçtiğiniz için, ve bu zaten olduğu için, şimdi bir yaratan, ve seçim yapan biri olarak bunu nasıl gerçekleştirmek istediğinizi bilirsiniz, anlıyor musunuz. Bir varış noktası yoktur. Sizin için önceden belirlenmiş bir yol yoktur. Atalardan kalma karmayla eliniz kolunuz bağlı değildir. Kendi kişisel karmanızla da engellenmiş değilsiniz. Yaratıcı, zaten vardığı yere gitmeyi nasıl deneyimleyeceğini seçebilir.

Peki bunu nasıl deneyimlemek istiyorsunuz alan üyeleri? Bu size kalmıştır. Size kalmıştır. Seçimi siz yaparsınız. Bunu bolluk içinde mi deneyimlemek istiyorsunuz? İyi bir sağlıkla mı deneyimlemek istiyorsunuz? O zaman deneyimleyin! Bunu seçin! Yoksa dualitenin ve eski bilincin tuzağına düşüp bunu çabalayarak, zor yoldan mı gerçekleştirmek istiyorsunuz. Bu size kalmıştır. Size küçük bir ipucu vereyim. Ben bunu zor yoldan gerçekleştirdim! Ben bunu elimden geldiği kadar zorlaştırdım – tabi Saint Germain dışında – ve ben aynı zamanda kolay yolu da denedim. Biz Sam'le birlikte bunu kolay yoldan yapacağız. Biz ondan esip geçeceğiz. Bunun kolayca nasıl yapılabildiğini dünyaya göstereceğiz, herkese göstereceğiz.

Bu arada Sam, benim aşırı akıllı diyeceğim biri olmayacak. Parlak bir öğrenci olmayacak. Şimdi ona bakıyorum da, herhalde "B" düzeyinde bir öğrenci olacak. IQ'su 160 olmayacak. Herhalde... ah, paylaşmamızı istemiyor. Sam, bilinç açısından parlak olabilmek için, akılsal olarak parlak olmamayı seçti, anlıyor musunuz. Bunlar çok farklı şeylerdir. Başarılabilecek şeylere zihnin ya da aklın engel olmasını istemiyor. Şu akılsal şeylerin hepsi zaten insanı çıkmaza sürüklemek eğilimindedir ve sonra bu insanlar akla çok saplanıp kalmak eğiliminde oluyorlar.

Sizin bu yaşamınızda, akılın ne olduğuna ve nasıl yalnızca zihinsel bir şey olmadığına ilişkin anlayışlarda, muazzam atılımlar olacak. Bu birinin yalnızca testler alıp da gerçekleri ve rakkamları hatırlaması değildir. Ama siz bu yaşamınızda, bilincin akılı nasıl aştığını göreceksiniz. Şu anda yaşamın akılsal niteliklerine, akıllı, zeki insanlara muazzam bir odaklanma var. Siz bu yaşamda, bilincin aklı, zekâyı bile nasıl aştığını, insanların bilinci nasıl takdir ettiğini göreceksiniz. Bilinci ölçmeye kalkan insanlar olacak, ve biz bunu hiç önermiyoruz, çünkü o zaman bir oyun haline gelir. İnsanlar kendilerini birbirinden üstün görmeye çalışır. Bilinç sadece vardır.

Ancak bu, anımsanması önemli bir gerçektir alan üyeleri. Siz zamanda geri geri yürüyorsunuz. Geçmiş yaşam zamanlarına geri gitmiyorsunuz, bu tür bir şey değil. Ama deneyime sahip oldunuz, bilinç potansiyelini en yüksek düzeyde seçtiniz, ve şimdi oraya nasıl vardığınızı deneyimliyorsunuz.

--0-- Bilinç

Şimdi bir dakika kadar bilinç hakkında, onun şu anda dünyada nasıl değiştiğinden söz edelim. Şu son birkaç yılda gördüğünüz gibi, yeni düşünceler hızla kabul görüyor. Yeni düşünceler. Evet... ve bazılarınızın bu noktada korkudan sindiğini de biliyoruz çünkü siz aynı zamanda eski enerjilerde – Eski Enerji gruplarında ve kişilerinde bir daralma ya da kısıtlanma da görüyorsunuz. Onlar Eski Enerji şeylerine tanrıya tutunur gibi tutunuyor, geri gidip... onlar hep "temel şeylere geri git" diyorlar ama aslında dedikleri şu, "Geçmişe tutun." Bu, dengelenmenin bir parçası, enerji dinamiğinin bir parçası, ama siz çoğu kez bilincin muazzam bir hızla açıldığını görüyorsunuz.

Alternatif tıbbın kabul edilmesi; alternatif yaşam tarzlarının kabul görmesi; hatta bir dereceye kadar alternatif ruhsallığın kabul edilmesi; bunlar hızla Dünya'da olageliyor. Ve öyle olması da gerekir. Sizler, diğer insanlara 20 yıl önce, 50 yıl önce, 200 yıl önce yaşama ilişkin öğretilen şeylerden çok daha fazlasının söz konusu olduğunu fark etmeleri için, tohumlar ektiniz ve yolları ve kapıları açtınız. Bilinç şu anda kayda değer bir hızla değişiyor.

Sizin bilinç düzeyleri ya da tanrısal enerji düzeyleri diyeceğiniz şeyleri ölçmeye çalışan insanlar var, ve onların sıfırdan 1000'e, 1200'e ya da herhangi bir rakkama uzanan ölçü türleri var. Oysa şu anda bilinç öylesine çabuk hızlanıyor ki, ölçeklerini terk eden, hızla açılan gruplar ve bireyler var, o kadar ki, eski ölçüm yolları artık geçerliliğini yitirmiş oluyor. Ve bu sürecek alan üyeleri. Bunun başlamasına siz yardım ettiniz. Siz bu yolların açılmasına yardımcı oldunuz, ve bu Dünya üzerinde sürecektir. Yeni bilinç, yeni anlayış, çok, çok, birçoklarına gelecektir.

Burada belirtmek istediğimiz şeylerden biri de, bilinçte – bilinç genişlemesinde – düşünceye yakalanma... düşünceye yakalanma eğilimi olacaktır... çünkü insanlar şu anda zihnin üstat olduğuna çok programlanmış haldeler. Zihin ve akılın ötesinde hiç bir şey bulunmadığına programlılar – ve aslında zihin ya da akıl, genel bilinç ile karşılaştırıldığında çok küçüktür. Böylece onlar zihinde sıkışıp kalacaklar, ve hızla gelişen bilinç zihinde sıkışıp kaldığı zaman, muazzam bir çarpışmaya neden olur. Birçoğunuz bunu kendi yaşamında deneyimledi. Yeni bilincinizi anlamaya, analiz etmeye çalıştınız, ve bir işe yaramadı. Başınız derde girdi. Eski zihinsel sınırlarınızın ötesine geçebilmek için, kendinize, bunalıma girmek ya da çökmek dediğiniz deneyimler hazırlamak zorunda kaldınız.

İnsanlık, en azından gelişmiş ülkelerde, bunu da deneyimleyecek. Bilinç hızla hareket ettiğinde, ancak zihin onu kısıtladığında, bir şeyler kırılır, bir şeyler çöker. Şu anda Dünya'daki zorluklardan ve meydan okumalardan biri de, psikiyatrik ve psikolojik inanç sistemlerinizin, kurumların, doktorların, psikiyatrik ve psikolojik gözetim altındaki tüm bilincin, çok eskimiş olmasıdır – çok eskimiş. Bazı çok, çok eski dayanakları temel almıştır ve veçhe gibi, kişinin tüm veçheleri gibi şeyleri dikkate almamaktadır.

Psikoloji yalnızca tek bir veçheyle uğraşır. Tüm bildiği budur. Tek bir boyut bilir, ve herşeyi yaşamın erken yıllarındaki olaylara bağlamaya çalışır. Şeyleri anne-babaya ve eşlere ve yol üzerindeki deneyimlere bağlamaya çalışır. Ama bu tıpkı ateşi gazla söndürmeye benzer. İşe yaramama eğilimindedir. Peki sonra ne olur, daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, psikologlar, psikiyatrlar bir çözüm bulamadıklarında sinirlenirler ve hastaya ilaç vermeye başlarlar. Ve ilaçlar, elbette, açılmaya ve hareket etmeye çalışan enerjiye bir engel daha oluşturur.

Bugünkü psikiyatri ve psikoloji herşeyi analiz etmeye çalışıyor. Onlar zihindeler. Şu anda bu alanlara çekilenleriniz için, yeni sistemler üzerinde, Yeni Enerji yollarıyla çalışmak önemlidir alan üyeleri. Biz bunlara psikoloji bile demek istemiyoruz. Benlikle olan ilişkiyi geliştirmenin bir Yeni Enerji yolu var. Hepsi bu.

Bu sanayinin ve bu alanın tümü yenilenmek zorunda. Yeni bir çözümün olması gerekiyor, ve benim değişmez inancım ve Saint Germain'in, Kuthumi'nin, Kuan Yin'in de değişmez inancı o ki, bu yeni psikolojiyi ve psikiyatriyi, Benlikle ilişkinin yeni anlayışını geliştirmeye alan üyeleri yardımcı olacak – başka bir grup değil, şu anki kurumlar değil – ama alan üyeleri. Benlikle olan ilişki gelişecek... bildiğiniz gibi, onun yöntemler haline ya da anlayışlar haline ya da müfredat programı haline – adına her ne diyorsanız – sokulması gerekecek. Ama bu, şimdilerde yapılanlardan çok daha kapsamlı olacaktır.

Buna çağrıda bulunan bir enerji dinamiği var, çünkü şu anda geçerli olan sistemler, insanlığın gelişen bilincinin gereksinimlerini karşılamıyor. O nedenle, insanlardan gelen bir çağrı var, "Biz farklı bir yol istiyoruz. Bir din istemiyoruz. Eski psikoloji istemiyoruz. Ezberciliğe dayalı kişisel gelişim kitapları istemiyoruz. Bizim o anlayışa, Benliği anlamanın ve onunla çalışmanın yeni psikolojisine ihtiyacımız var" diyorlar. Ve bu, alan üyeleri'den gelecektir. Bu birkaç kişi de olabilir, bir grup da olabilir. Aslında nasıl açığa çıktığı gerçekten önemli değil. Biz size zamanın şimdi olduğunu söylüyoruz. Siz bu grupla, Fes Kırmızısı Çember Yeni Enerji Şirketi'ni oluşturdunuz, ve o şimdi Dünya'ya inebilir. Onu çağıranlar var. Bilincin öğretmenleri – alan üyeleri – onun Dünya'ya gelmesine siz yardımcı olabilirsiniz. Onu, ihtiyacı olanların anlayacağı ve hoşlanacağı biçime sokmanız gerekecektir, ama o geliyor.

Yeni bilincin göstergelerinden biri de, insanların şaşırtıcı yeni farkındalıklar geliştirmeye başlamasıdır ve bu farkındalıklar çoğu alan üyeleri'nın gülümseyeceği türden olacaktır, çünkü siz onlardan beş ya da on yıl önce geçtiniz. Şu ara dünyada hızla yayılan şeylerden biri de – ki bu iyi bir göstergedir ama geri tutulma potansiyeline de sahiptir – düşünce odağıdır. Düşünce odağı. Bir süredir ortalardaydı. Bazılarınız buna zihin kontrolü diyor. İnsanlara olumlu düşünmenin, iyi, olumlu düşünceler düşünmenin, yaşamınızı etkileyeceği öğretiliyor. Ve bir dereceye kadar da etkileyecektir... bir dereceye kadar. Başlangıçta bir etkisi olacak ve sonra neredeyse tersine dönüyormuş gibi görünecektir. Olumsuz bir etki yaratacaktır, çünkü birey yalnızca mutlu düşüncelere odaklanmaya çalışacaktır – iyi düşüncelere, olumlu düşüncelere. Herşeyden önce, olumlu düşüncenin olduğunu söylemek bir yargıdır. Düşünce kontrolü ya da düşünce odağı, bizim kötü düşünceler diyeceğimiz şeyi hesaba katmaz. Biz geçen ay, hem başarısız olma becerisinden, hem de başarılı olma becerisinden söz ettik. Bunları birleştirmeniz, gerçek genişlemeye neden olur.

Böylece birçoğunuz düşünce odağı ile çalışacaksınız. Giderek daha fazlasını göreceksiniz. Kendiniz bundan geçtiniz. Bununla zamanın 10 yıl öncesinde, 20 yıl öncesinde oynadınız, ama artık bunun, zihinden gelen odaklanmış düşüncenin ötesine geçtiğini biliyorsunuz. Marjinal sonuçlar doğurabilir, ama genelde sizi boş bırakacaktır. Hepiniz bunu biliyorsunuz. Orada bulundunuz ve bunu yaptınız. Onaylama ya da olumlamalarınız işe yaramadı. Belki ilk bir ya da iki ay işe yaramıştır. Bazı ilginç sonuçlar olmuştur, ama sonra parçalanmışlardır. Bu arada, siz o noktada kendinize olan güveninizi de biraz kaybettiniz. Bu, bir başka Şaud'da yeniden ele alacağımız bir noktadır. Sizler, onaylamaları denediniz, imgelemeleri denediniz, işe yaramadılar. Neden? Çünkü zihnin sınırlılığından geliyorlardı. Uzun süre sizi ipnotik bir inanç sisteminde tutan aynı yerden geliyorlardı. Olumlu düşünce, yalnızca düşünmektir. Sınırları vardır. Gerçek bilinç, zihnin bugün bile hayal edebileceğinin çok ötesine gider.

Biz zihni kötülemiyoruz. Çok daha muazzam şeyler olduğunu söylüyoruz. Bilinç, bütünlüğünüz, merkezlenmeniz, varoluşunuz, buna ne demek isterseniz, zihnin sınırlarını aşar ve aslında zihnin önemi kalmaz. (Bilinç) tutunmaya çalışmaz. En yüksek form olduğunu söylemeye çalışmaz. Bilincin açılmasıyla bu ilginç eğilimi göreceksiniz, ama insanların da bunu zihinlerinde nasıl sınırladıklarını da. Sonra şunu da göreceksiniz – nasıl desek – enerji geri tutulduğunda, kendi üzerinde patlama eğiliminde olur. Biz onun için size bir kez daha şunu söylüyoruz, öğretmenler olarak gerçekleştirdiğiniz çalışma, enerjiyi hareket ettirenler olarak yaptığınız çalışma, ve alan üyeleri olarak yaptığınız çalışma, son derece önemlidir. Çünkü insanların buna ihtiyacı olacaktır. İhtiyacı olacaktır.

--0--Benliklerle olan ilişkiyi geliştirmek


Ve bu da bizi bugünkü konuşmamızın üçüncü noktasına getiriyor: Benlikle olan ilişkiyi geliştirmek. Siz bu konuda ustasınız. Ustasınız. Bu yaşamınızın her bir gününde bununla çalıştınız.

Genelde insan en düşük seviyeden, saf hayatta kalmaktan başlar, ve o saf hayatta kalmaya ulaşıldığında ancak, insani durumunu düzeltmek ya da geliştirmek üzerine çalışır – daha büyük bir araba, daha büyük bir ev, bankada fazladan birkaç dolar – ve enerjileri buraya akar. O daha büyük, daha şişko, daha yeşil tırtıl olmaya çalışırlar. Daha fazla komfor isterler ama, ihtiyaçlarının bazısı karşılandığında hâlâ bir huzursuzluk olduğunu görürler. Bu çok şaşırtıcı, kaygılandırıcı bir şeydir, çünkü kendilerini, bazı insani komforlara sahip olurlarsa mutlu olacaklarına inandırmışlardır. Ve aslında şimdiye kadar olduğundan daha az mutludurlar. Bunun nedeni de, onların şimdi bunalıma girmesidir. Artık ne istediklerinden ya da oraya nasıl ulaşacaklarından emin değillerdir. Yanıtı bildiklerini düşünmüşlerdir – komfor ya da zenginlik ya da her neyse – ve oraya varmamışlardır. O nedenle de bunalıma girerler. Korkuya kapılırlar. Kendini yok etmeye yönelirler, çoğu kez.

Ve sonraki düzeyde, bilinci, ruhsal farkındalığı, sıradan insan durumunun ötesinde şeylerin nasıl işlediğini anlama arzusunu kazanmaya başlarlar. Hepiniz bu süreçten geçtiniz. Sonraki yanıt nedir? Çoğunuz çok bolluk içinde geçen geçmiş yaşamlara sahiptiniz. Bazılarınız, bu yaşamın ilk yıllarında bolluğa sahiptiniz, sonra, ruhsal ve bilinç farkındalığına odaklanabilmeniz için bu enerjinin gitmesine izin verdiniz. Siz bu enerjiyle epeydir çalışıyordunuz.

En sonunda, insan kendisiyle olan ilişkiyi geliştirmek istediği bir noktaya varır. Bu, ruhsal ve bilinç farkındalığının bir filizi ya da yan ürünüdür. Kim olduklarını bulmaya çalışırlar. Ama çoğu kez bu noktada sıkışıp kalırlar. Benlikle olan ilişkiyi, bedeninizle olan ilişkiyi, bu yaşamdaki kimliğinizle olan ilişkiyi geliştirmeye yönelik herhangi bir eğitim yapılmamıştır.

Sizin kendinizle çok, çok garip bir ilişkiniz var... biz yalnızca size konuşmuyoruz alan üyeleri, genel olarak insanlığa konuşuyoruz. Onlar çok... kendinizle kendi ilişkinizi geliştirmede alan üyeleri olağanüstü bir iş başardı. Hâlâ birçok açıdan çabalıyorsunuz, çünkü bir sonraki büyük adıma yaklaşıyorsunuz, ki bir dakikaya kadar bununla ilgili konuşacağız... bu ticari aradan sonra. Böylece alan üyeleri, Benliğinizle olan ilişkiyi geliştirmeye başlıyorsunuz ve başka insanlar da bu yola girecektir. Bunu size söylememizin nedeni öğretmenler, neler olduğunu bilmeniz, anlamanız içindir. Bu sizin yolunuz, ama bazen onu açıkça nasıl ifade edeceğinizi bilemiyorsunuz.

Yapmayı öğreneceğiniz ilk şeylerden biri, bedeninizle bir ilişki kurmayı geliştirmektir. Bu epey zordur, çünkü fiziksel bedenle bir özdeşleşme söz konusudur, ama bir iğrenti ya da fiziksele olan ilgiyi kesmek istemek de vardır. Sizi burada, Dünya'da tuttuğu için bedeninize sövüyorsunuz. Zorlu doğumlardan geçtiniz. Araba kazaları yaşadınız. Birkaç kez dayak yediniz ve bedeninizi suçluyorsunuz. Böylece bunlar çok çarpık bir ilişki yaratıyor. Kendinizi bedeniniz olarak düşünüyorsunuz, ama o bedeni de çok, çok nedenlerden ötürü beğenmiyorsunuz. O nedenle, ilişkiyi geliştirme süreci bedenle başlar.

Öğretmenler, bir insanın, bedenden kaçmak yerine bedenle konuşmaya başlamasını sağlayabildiğinizde, büyük bir adım atmış olursunuz. Onların bedene nefes almasını sağlamanız, çok büyük bir adımdır. İnsanlar nefes almaya direniyorlar. Biz bunu sürekli görüyoruz. Birkaç nefes alıyor ve şöyle diyorlar, "Tamam, yaptım. Andra için bugünlük bu kadarı yeter!" Çünkü gerçek soluma, şimdi ânında olmayı talep eder ve bir dolu insan bedenlerinden çıkmış halde. Gerçek soluma, şu anda bu gerçeklikte olmayı talep eder. Gerçek soluma, bilinci ve farkındalığı açmaya başlar, ve bu sizin kulağınıza hoş gelse de, çoğu insan, içinde bulunduğu kısıtlı bilinçle başa çıkmada zorlanır. Daha fazla bilinç istemezler. Ne istediklerini bilmezler ama, daha fazla bilinç istemezler. Bu onların her bir parçası için bunaltıcıdır.

İnsan, kendiyle olan ilişkisini geliştirdiğinde, zihnin artık onların metresi olmadığı, zihnin artık baştan çıkaran olmadığı, zihnin artık oyun olmadığı bir zihinle de ilişkiyi geliştirmeye başlarlar. Zihinlerini olduğu gibi anlarlar – yani zihin onların bir parçasıdır ama tümü değildir. Zihin artık savaş alanı değildir, zihin artık sürekli dikkatlerini dağıtan bir şey değildir.

Bakın, çoğu insan zihni suçlar. Oysa o suçlanacak bir şey değildir. Zihin, akıl, çok kutsal ve kutsanmış bir amaca hizmet eder. Dikkatin dağılmasına neden olan zihin değildir. Biz bu nedenle, insanlar gelişen bilincin belli bir noktasında sıkışıp kalacaklar diyoruz, çünkü zihnin ötesinde bir şey bilmiyorlar. Ruhlarını ya da canlarını hiç hissetmediler. Bu konuda konuştukları zaman... onların ruhları hakkında konuşmasını dinleyin, bazısının. Hiç bir fikirleri yok. Zihinden (konuşuyorlar) ve zihin bilmiyor. Zihin bunu daha deneyimlememiştir.

Bir insan, bedeniyle ve zihniyle bir ilişki geliştirdiğinde, geliştirmeye başlayacakları bir sonraki şey – sizin deyiminizle – ruhları ya da tanrısallıkları ile olan ilişkidir. Şu anda sizin bulunduğunuz yer burasıdır alan üyeleri. Siz Benliğinizle, ruhunuz diyeceğiniz şeyle tam bir ilişki kurup geliştirmeyi öğreniyorsunuz. Biz bu ruh adını gelecek Şaudlarımızdan birinde değiştireceğiz, ve bunu neden yaptığımızı da sonradan açıklayacağız.

Siz, şu anki kimliğinizin ötesine geçen bir ilişki geliştiriyorsunuz. Siz Benliğinizin tamamıyla, bütünüyle bir ilişki geliştiriyorsunuz ve o, olacağını düşündüğünüz şey değil. Hatta bugün bile olduğunu düşündüğünüz şey olmayacaktır. Benliğiniz, tanrısallığınız, ruhunuz, oldukça farklı bir şeydir. Siz onunla bir ilişki geliştirme sürecindesiniz. Bazen, sanki onu hiç bulamayacakmışsınız gibi, ayrı tellerden çalıyormuşsunuz gibi, onunla dengeden çıkmışsınız gibi ya da ruhunuz başka bir yerdeymiş görünür. Eh, aslında başka bir yerdeydi. ama şimdi, Benliğiniz ile, ruhunuzla, canınızla, ona her ne demek isterseniz, yeni bir ilişki geliştiriyorsunuz. Ve bu, sahip olduğunuz insanca ilişkiyi aşar. Olacağını düşündüğünüz şeyi aşar.

Biz bundan gelecek Şaudlarda daha söz edeceğiz, ve Benlikle olan ve içinden geçtiğiniz bu yeni ilişkiyle, teknolojinin ilerlemesi ve gelişmesi arasında – ki Tesla'nun bugün bizimle olmasının nedeni de budur – ilginç bir bağlantı olduğunu göreceksiniz. Benlikle bu yeni ilişki geliştirildikçe, inanılmaz algıların, sezgilerin olduğunu, sizin boyutlar-arası diyeceğiniz inanılmaz anlayışların olduğunu göreceksiniz.

--0-- Çarpışmalar

Bu Şaud'un dördüncü ve son noktası, çok tartışmalara, muazzam yanlış-anlamalara neden olacak bir noktadır. Muazzam. Çarpışmalar ve düşünebileceğimiz her türlü şey. Biz onu ortaya atacağız, çünkü enerjilerin hareket etmesini izlemeye bayılıyoruz! Nasıl akılcı tartışmaların yapıldığını, ama gerçek his ve duyumsamanın nasıl eksik olduğunu göreceksiniz. Bunu şimdiden biliyoruz, ufukta fırtınaları görüyoruz.

Geçenlerde küçük bir alan üyeleri grubunda paylaştığımız bir şeyi paylaşacağız sizinle, bu – nasıl desek – çağdaş bilinç çizgisine ters düşen bir şey. Size şunu söyleyeceğiz alan üyeleri, artık ödün vermeyin. Artık ödün vermeyin. Ruhunuzla ayrı düşmenizin, insan benliğinizle ruhsal benliğiniz arasındaki ayrılığın bir nedeni de, insanın tekrar tekrar uzlaşmak eğilimidir. Enerjileriniz ve bedeniniz fazlasıyla uzlaşıyor. Enerjileriniz ve zihniniz o kadar uzlaşıyor ki, kim olduğunuzu bile bilmiyor ya da anımsamıyorsunuz. Kendinizden ödün verdiniz.

Şimdi, tartışma şu noktada çıkacaktır. İnatçı olmakla , ödün vermemek arasında bir fark vardır. Biz, siz ve Benliğinizden söz ediyoruz, siz ve en temel değerleriniz, siz ve temel inançlarınız, siz ve özünüzden söz ediyoruz. Biz günlük yaşamda trafik ışıklarında – buna ne diyorsunuz – bir dört yol ağzında "Bu sabah ödün vermeyeceğim. Basıp gideceğim!" demenizden söz etmiyoruz. İşbirliği gerekir.

Biz, ya başka insanları sakinleştirmek ya da gönüllerini almak için, ya da daha büyük bir olasılıkla, kendi Ben Ben'im'inizi olmaktan korktuğunuz için, ve kendi Benliğinizi, kendi farkındalığınızı başka insanlarda ya da kendi dışınızda aradığınız için, temel değerlerinizden ödün vermenizden söz ediyoruz. Kendi dışınızda aradığınız zaman ödün verirsiniz. Bu kadar. Ben bunu bir kaleme yazmak istiyorum çünkü insanlar nedense kalemleri çok seviyor.

Gerçekten de! Yanıtları kendi dışınızda aradığınız zaman, kendinizden ödün verirsiniz. Başka insanlara sürekli boyun eğip de onların gelip sizi beslemelerine izin verdiğinizde, kendinizden ödün verirsiniz. Temel bir inancınız ya da temel bir tutkunuz, sizi heyecanlandıran bir şey olduğunda ve onu dünyaya açıklamaya korktuğunuzda ve yirmi vites geriye taktığınızda, kendinizden ödün verirsiniz. Bir şey bildiğinizde ve sonra kuşku devreye girdiğinde, kendinizden ödün verirsiniz. Kendinizi geri tutarsınız.

Yeni Enerjide enerjiyi geri tuttuğunuz zaman ne olur biliyor musunuz? Yine de ortaya çıkar. Patlayacaktır, ona fark etmez. O, ifadenin coşkusunu ister. Genişlemenin coşkusunu ister. Ve eğer kendinizden ödün verdiğiniz için onu geri tutarsanız, yine de ortaya çıkacaktır. Ve Saint Germain ve ben gelip tüm parçaları toplamak, ve sizi yeniden biraraya getirmek zorunda kalırız.

Ödün vermek yok! Temel değerlerinizden ödün vermeyin. Tekrarlıyoruz, bu başkalarıyla işbirliği yapmayın anlamına gelmiyor, ama sizi izlediğimiz, kendimizi size ayarladığımız şu son yıllarda, şu son birkaç yılda, ne kadar parladığınızı, ne kadar heyecan duyduğunuzu, ne kadar biliş içinde olduğunuzu görüyoruz, ama evinizin kapısından çıktığınız anda kendinizden ödün veriyorsunuz. Neden? Belki kendinize yeterince güvenmediğiniz için. Belki kendinizle o ilişkiyi geliştirmediniz. Belki kendinize karşı güvensizsiniz. Belki dışınızdaki dünyanın üzerinize yıkılacağından, sizinle alay edeceğinden korkuyorsunuz. Eh, onlar zaten sizinle alay ediyorlar. Şimdi ne fark eder ki?! Bu, kendinize sadık olmanızla ilgilidir. Benliğinize sadık olmak.

Şimdi, kendinden ödün vermekten ne algıladığınızı nasıl tartıştığınızı görmek ilginç olacak. Gelecek ay için ev ödeviniz, ne sıklıkta ödün verdiğinize bakmaktır. Enerjinizi ne sıklıkta feda ettiğinize. Yanıtlar için ne sıklıkta kendi dışınıza bakıyorsunuz ya da başka şeylere ya da başka insanlara güveniyorsunuz – buna bizler, meleksi varlıklar da dahiliz.

Sonra bir bakın, kendinizden her ödün verdiğinizde, enerjinize ne oluyor, anlıyor musunuz. Enerjinin nasıl düştüğünü, enerjinin nasıl çöktüğünü izleyin, ve siz eski bilince giriverirsiniz. Eski ve zayıf inanç sistemlerine geri kaçar, bir korkağın ağaçların arkasına saklanması gibi, bunların arkasına saklanırsınız.

Ödün vermek yok, alan üyeleri

Ve öyledir.


yazdır