Ve öyledir. Ben, Tobias'dan başka kimi bekliyordunuz? – ve biz şimdi alan üyeleri'yle, Öğretmenlerle, bu Yeni Enerji sınıfında bulunan hepinizle biraraya geliyoruz.
Şu derin nefesimizle başlayalım, çünkü bugün yeni yerlere gideceğiz.
(duraklama)
--0-- Kabul
Bakın, bildiğiniz gibi, kendinizi şu anda, bu güvenli ve kutsal alanımızda yaptığınız gibi kabul ettiğinizde; kim olduğunuza ilişkin rahat olduğunuzda; bedeninizde rahat, insanlığınız içinde rahat ve ruhunuzda rahat olduğunuzda; işte o zaman gerçekten, biz gerçekten buraya gelebiliyoruz. Ben çok, çok yakına gelebiliyorum.
Kaygılanacak bir şey yok, onu (bedeninizi) almaya çalışmayacağımı biliyorsunuz. Benim kendi bedenim var. Herhangi bir enerjiyi çalmaya kalkmayacağımı biliyorsunuz. Buna ihtiyacım yok. Sizi herhangi bir şeye ikna etmeyeceğimi biliyorsunuz, çünkü bakın, ödün vermiyorsunuz. Kim olduğunuzu biliyorsunuz.
Bu alanda, şu an birlikte yarattığımız bu küçük boyutta otururken, kendinizi gerçekten bildiğinizi hissediyorsunuz – ve işte o zaman enerjiler değişiyor. Ben çok yakına gelebiliyorum. Ben sizinle birlikte hemen bedeninize girebiliyorum. Bilincinizle birleşip dans edebiliyorum ve siz, kim olduğunuzla asla bağlantıyı koparmıyorsunuz, ama biz yine de enerjilerin bu güzel birleşmesini oluşturabiliyoruz. Bu dansı önce siz ve ben birlikte yapıyor, sonra diğeralan üyeleri enerjilerini – hepimizin enerjilerini buraya davet ediyoruz. Bilincin şu anki haliyle şimdi dünyanın her yanından buraya bağlananları, gelecek günlerde bunu dinleyecek ve okuyacak olanları.
Şu an yaptığınız gibi kendinizi hissedip kabul ettiğinizde, başka alemlere açılabilirsiniz, Şaud'larımızı kolaylaştırma işlemine dahil olan meleksi varlıklara açılabilirsiniz, çünkü bakın, bu, yalnızca insan düzeyinde edilen sözlerden çok daha fazlasıdır. Bugün hissettikleriniz, bilincinizin bugün gittiği yerler, başka alemlerde de hissediliyor. Fiziksel bir kası hareket ettirmeseniz bile, şu anda burada gerçekleştirdiğiniz şey, her yerde tüm bilinci değiştiriyor.
Derin bir nefes alalım. Kendini bil...
(duraklama)
.... ve bizim her birimizi iç.
(duraklama)
--0-- Yeniden Dirilme Paskalya Zamanı ve (Burada) Kalma Seçimi
Böylece alan üyeleri, bugün buradayız, bu özel bir gün. Özel, çünkü Dünya üzerindeki birçok din ve spiritüel hareketler için sizin Paskalya dediğiniz bir zaman bu. Ölüm zamanı ve yeniden diriliş zamanı. İnsanların bunu kabul etmesi, İsa'nın öyküsüne kabul vermesi, dönüşümü mümkün kılan, bir anlamda eski benliğin ölümünü mümkün kılan belirli enerjiler yaratıyor. Ama bildiğiniz gibi gerçek anlamda ölüm yok, ama artık üstada hizmet etmeyen bir enerjinin ölümü var. Bırakmak, salmak – ölüm budur. Yalnızca bırakmak. Eski biçimleri, eski alışkanlıkları, şeyleri algılamanın eski yollarını bırakmak. Onun ölmesine izin vermek ki, enerjisi kendi saf ve doğal haline geri dönebilsin.
Ve sonra yeniden diriliş. Sizin döne döne yeni bir bilinç düzlemine tekâmül etmenize izin veren yeniden diriliş. Bazen bu yeniden diriliş – bu değişim – meydana okuyabilir, bunaltıcı olabilir. Ama bildiğiniz gibi, doğal bir süreç meydana gelmektedir, ve siz onun olmasına izin verirseniz, o sizi – siz kendinizi – bilincin ve anlayışın bu yeni düzlemine getirir.
Ölüm ve yeniden diriliş öyküsünü birçok insan kabul ettiği için, şu anda bu enerjiler tüm çevrenizdedir. Zamanın geçen ayı boyunca da çok etraftaydılar. Onları hissettiğinizi biliyoruz. İnsan bilincinin – onun eski bir parçasının öldüğünü, yeni bir parçasının uyanmaya hazır olduğunu hissettiniz.
Ama bilinç, bu insan bilincinin bir sonraki düzeyi uyanmaya hazırlanırken, huzursuzluk ve endişe de var. Korku var. Eski biçimlere geri dönme arzusu var. Ah, siz bu deneyimleri birçok kez yaşadınız. Kendi yükselişinizin deneyimini yaşarken kaç kez geri gitmek istediniz. Maceraya yalnız başınıza atıldınız, zaman zaman yalnızlık çektiniz, artık eski benliğinizle bağlantıda değildiniz, çünkü yenisi doğuyordu. Kaç kez geri gitmek istediniz? Bu deneyim yolculuğuna çıktığınız için kaç kez pişman oldunuz? Başka insanların içinden geçtiği de budur, özellikle de Paskalya dediğiniz – yeniden diriliş – yılın bu zamanında, ve siz bunu hissettiniz. Siz bunu deneyimlediniz.
Şunu da eklemek ilginç olacak,alan üyeleri enerjisine baktığımızda ve olan bitene genel bir bakış attığımızda, yılın bu zamanının Dünya enerjisinde ölümden, kıştan, uyanışa, yeniden dirilişe değiştiği bir zaman olduğunu görüyoruz. Takvimin aslında – ve daha doğru olarak – İlkbahar'da başladığını biliyor muydunuz? Onun neden ölü kışın Ocak ayına değiştirildiğini hiç anlayamadık!
Böylece, şu anda bu değişim, dönüşüm enerjisi meydana gelmektedir. Bu son ay, sizin zamanınızdır alan üyeleri. Size bir soru soruldu, ben Tobias, ya da Saint Germain ya da başka herhangi bir varlık tarafından değil, ama bu soruyu kendinize siz sordunuz. Biz geride duruyoruz, izliyoruz. Siz sorduğunuzda, biz size önerilerimizi ve yorumlarımızı iletiyoruz. Şu son ay izliyorduk. İlginçti, çünkü birçoğunuz rüyalarınızda ve uyanıklık halinde kendinize şunu sordunuz, "Bu fiziksel beden içinde, bu gerçeklik yanılsaması içinde, daha ileriye gideyim mi? (Yoksa) burayı şimdi terk mi edeyim?" Bu arada, terk etmenin bir cezası yoktur. Herhangi bir şey kaybetmezsiniz, hatta bir anlamda bazı şeyler kazanırsınız. "Bu yaşamı şimdi sonlandırayım mı?" Belki sessizce, belki bir dramla, fark etmez.
Ama son Şaud'umuzdan beri birçoğunuz kendine bu soruyu sordu. İşinizi yapıp yapmadığınızı merak ediyordunuz. Fiziksel gerçekliğin bazı zorluklarından geçmeyi neden sürdürdüğünüzü merak ediyordunuz. Geri gelip de Saint Germain'le, benimle, Einstein, Tesla, ve geri gelmenizi bekleyen tüm diğer büyük varlıklarla birlikte olmanın nasıl bir şey olacağını merak ediyordunuz. Biz burada güzel partiler veriyoruz. Burada keyif çatıyoruz. Şeyleri fazla ciddiye almıyoruz. Bir kendini-sevme, şefkat, mahremiyet alanında kalıyoruz. Burası muhteşem. Muhteşem.
Birçoğunuz kendine şunu sordu, "Şu anda neden Dünya'dayım?" Bunu daha önce de duydunuz. Bu sesi duydunuz, ama bu kez biraz farklıydı, çünkü siz bunu kendinize soruyordunuz. O dışardan gelen bir ses değildi. Bu şimdi iç sesinizdi – "Kalayım mı, gideyim mi?" Biz gözlemledik, biz izledik. Enerjinizin hareket ettiğini ve değiştiğini ve bazen çarpıştığını ve bazen düşüverdiğini hissettik, ve aslında şaşırdık. Melek ordularımız yakın alemlerde sizin buraya geçmenizi bekliyordu! Ah, bu elbette harika olurdu. Onurlandırılırdınız. Siz – biz sizinle parti yapardık.
Şaşırdık. Dünya'daki çok, çok az alan üyesi – çok azı – şimdiye kadar bunu yaptı. Çok az alan üyesi geri gelmeyi seçti. Çoğunuz kaldınız. Ve tekrarlıyoruz, buna zorunlu değilsiniz. Ölümün kendisi hiç de o kadar zor değildir. Sizin geçişiniz alan üyeleri – işlemin nasıl bir şey olduğunu biliyorsunuz. Yakın alemlerden korkmuyorsunuz. Aslında var olmayan ve cehennem denen bir yerden korkmuyorsunuz. O nedenle, geçişiniz kolay olurdu. Ama çok az kişi bunu gerçekleştirdi. Ve bu bize ilginç geldi ve araştırdık, "Nedir peki? Neden?" dedik.
Enerjinize ve alan üyeleri enerjisine göz attık ve kendi yaşamınızdaki sevinci, neşeyi bulmaya başladığınız sonucuna vardık. Enerjinin nasıl çalıştığının dinamiklerini ve gerçekte ne olduğunu ve ne olmadığını anlamaya başlıyorsunuz. Yaratanlar olduğunuzu anlamaya başlıyorsunuz – artık yalnızca bu sözleri duymakla kalmıyorsunuz, bunu yalnızca iletmekle kalmıyorsunuz – ama gerçekten bu sözcüklerde ve o enerjilerde varoluyorsunuz.
Birçoğunuz da, buraya kadar gelmişken şimdi neden gitmeli diye hissetti. Çoğunuz şöyle hissetti, "Kuantum Sıçraması'na (Varlıkların kendi yaratılarının sorumluluklarını alacakları zaman) şunun şurasında birkaç ay kaldı, en azından o zamana kadar bekleyeyim. O Dünya partisine gitmek istiyorum!" İnanın, biz de orada olacağız – bir güç olarak. Kuantum Sıçraması kutlamalarında insandan çok, ilahi varlıklar olacak, biz de onu bekliyorduk.
Ama siz kendinize ve yaşama ve başka insanlarla olan ilişkilerinize farklı bir bakışla baktınız. Bu yükseliş sürecinin en kötü dönemlerinden geçtiniz. Ölüm kısmından geçtiniz ve şimdi uyanış ve yeniden-diriliş kısmındasınız, ve evet, zaman zaman hâlâ zor olabiliyor, çünkü başka insanlar gibi şeyler işin içinde. Dualitedeki enerjiler arasında olagelen çok eski çatışmalar – çok, çok, çok eski enerji – gibi şeyler işin içinde, ve siz bunu duyumsuyorsunuz ve hissediyorsunuz. Ama kalmayı seçtiniz. Bunu sürdürmeyi seçtiniz, ve ben bu ânı, size teşekkür etmek ve sizi onurlandırmak için kullanmak istiyorum. Kalmak zorunda değilsiniz. Siz ruhsal hizmetten azad edildiniz – ondan çıktınız. Eski kontratlardan çıktınız. Hatta alan üyeleri enerjisinden bile çıktınız, en azından bir görev olarak. Alan üyeleri enerjisiyle olmayı isteyip istememek bir seçim oldu. Burada olmak zorunda değildiniz.
Ve sizin kalma seçiminiz, Dünya'daki varlıklar olma seçiminiz, bizim tarafta biraz gözlerimizi yaşarttı. Bunun Yeni Enerji sınıfı – Yeni Enerjinin Bu sınıfı olduğunu biliyorsunuz. Biz farkındayız ve dünyanın her yanında başka gruplarla da çalışıyoruz, ruhsal gruplarla, yeni çağ gruplarıyla, metafizik ve dinsel gruplarla. Bu gruplara rehberlik edilmesine yardımcı olan ilahi varlıklarla çalışıyoruz. Ama ilahi varlık zirvesi'ndeki bakış noktamızdan,alan üyeleri gibisi yok. Yok.
Kendinize bir bakın. Cauldre(Medyum)'nin az önce söylediği gibi, siz kurallarla birarada tutulmuyorsunuz. Oysa çoğu kuruluş böyle. Siz, bir dizi tanımlanmış inanç sistemiyle birarada tutulmuyorsunuz. Oysa çoğu kuruluş böyle. Siz, rapor etmeniz gereken bir hiyerarşi tarafından birarada tutulmuyorsunuz. Oysa çoğu grup böyle. Siz, seçiminiz üzere ve kalbiniz üzere ve öğretmenleri olduğunuz insanlara hizmet üzere biraraya getirildiniz ve birarada kalıyorsunuz.Alan üyeleri dediğiniz tüm bu kavram ya da anlayış, inanılmaz, inanılmaz bir şey.
Bu, Yeni Enerji'nin sınıfıdır. Ondan geçen sizlersiniz. Ha, elbette dünyada tek tek insanlar da var. Ama bir grup olarak, yeni bilinçle, uzun süredir bildiğiniz eski dualitenin üç boyutlu fiziğini aşan yeni fizikle oynayan grup, SİZSİNİZ.
Bu, Yeni Enerji'nin O sınıfıdır. Dediğim gibi, ve Cauldre(Medyum)'nin da bugün söylediğini duyduğunuz gibi, "Yeni Enerji, o nedir?" O nedir – ve size hemen şunu söyleyeyim, o tanımsızdır. Tanımsız, ve biz bugün bunu inceleyeceğiz. Tanım olmadan inceleyeceğiz.
Şimdi derin bir nefes alalımalan üyeleri...
(duraklama)
--0-- Ödün Vermek Yok
Son toplantımızda ödün vermemekten söz ettik ve ben bu noktada bunun kısaca üzerinden geçmek istiyorum. Her birinizi, o enerjiyi içinizde hissetmek konusunda yüreklendirmek istiyorum. İçsel düzeyinizde ödün vermek nedir?
Ödün vermek, ya da uzlaşmak, temelde bir sınırlılıktır. Ödün vermek, korku ya da belirsizlik ya da hatta bizim belki doğru ve yanlışa ilişkin, ne yapmanız ve ne yapmamanız gerektiğine ilişkin eski inanç sistemleri diyeceğimiz şeylerle gelebilir. Ödün vermek, kendinizi sulandırdığınızda, gücünüzü teslim ettiğinizde, başkalarının sizden almasına izin verdiğinizde meydana gelir. Ödün vermek, kendinizi içinizde hissetmenin nasıl bir şey olduğunu bilirken – merkezinizin ve özünüzün nerede olduğunu bilirken – bilmiyormuş gibi davranmaktır. Ve o zaman dış koşulların ve durumların, yaşamınızı yönlendiren güçler olmasına izin verirsiniz.
Ödün vermek, "Ben Yaratanım" deyip de, aslında küçük bir yaratan – minik bir yaratan olduğunu hissetmektir. Yaşamınızdaki tüm o etkilerin sizden daha büyük yaratanlar olduğunu hissetmektir. Ödün vermek budur. Ya tam ve saf bir yaratansınızdır, ya da bir yaratan değilsinizdir. Eğer bir yaratan değilseniz, kurbansınızdır. Eğer bir yaratan değilseniz, kesinlikle bir kurbansınızdır. Diğer herşeyin bir kurbanı – başka insanların, kitle bilincinin, yabancı varlıkların, sizin dışınızdaki herhangi bir şeyin – bir kurbanı haline gelirsiniz. Enerjinizi teslim edersiniz.
Ödün vermemek demek, kim olduğunu anlamak, anımsamak ve kabul etmek demektir, sizin de ilahi varlık olduğunuzu kabul etmek demektir, bu konuda uzlaşmamak, yolun yalnızca bir kısmını yürümemek demektir.
Bu noktayı gündeme getiriyoruz – bu çok, çok önemlidir, ve son Şaud'da da buna odaklandık – çünkü, tekrarlıyoruz, Yeni Enerjiye bir sonraki adımımızı attığımızda, ki o tanımlanamazdır, orada ödün vererek gidemezsiniz. Orada yolun yalnızca bir kısmını yürüyemezsiniz. Kendinizi ona tümüyle açarsınız.
O nedenle, ödün vermemenin enerjisiyle çalışmaya devam edin. Yaşamınıza bir göz atmaya devam edin, çünkü bazen... bazen o kendini saklar. Bazen sizinle oyun oynar. Bazen kendinizi, hayatta kalmak adına uzlaşmanız gerektiğine inandırırsınız. Bazen bu ödün verme enerjisi, kişisel enerjinizi o kadar düşürür ki, bunu yaptığınızı bile fark etmezsiniz.
Ödün vermek, zihninizde fark edeceğiniz bir şeydir, ama onu en çok da hislerinizde ve kalbinizde fark edeceksiniz. Bazen, tam olarak nelerin olduğunu anlayamayacaksınız, ama ödün verdiğinizi gerçekten hissedebilirsiniz. Son Şaud'umuzda söylediğim gibi, enerjiniz düşer. Kendinize ihanet etmiş hissedersiniz. Muhteşem olmak yerine, kendinizi küçücük hissedersiniz. İşte ödün verdiğinizde bu olur.
Kendi kişisel yaşamınıza bir bakın, iş durumunuza. Orada verdiğiniz ödünlere bakın, ve neden ödün veriyorsunuz ki? Size daha önce de söyledim ve şimdi tekrar söylüyorum – er ya da geç,alan üyeleri, kendiniz için çalışmak zorunda kalacaksınız. Er ya da geç.
Böylece, ödün verip duruyorsunuz. Sizi besleyecek, ailenizi besleyecek o çek için o işi gereksindiğinizi düşünüyorsunuz. Sizin için yapacak başka bir şey olmadığı için onu gereksindiğinizi sanıyorsunuz. Ödün veriyor ve şöyle diyorsunuz, "Eh, şu ya da bu olursa, o zaman belki giderim. Şu iş bana gelirse ve yeni maceramda yapacak bir dolu işim olursa, o zaman giderim." İşte bu, ödün vermektir. Bu, ödün vermektir.
Ve enerjinin çalışma biçimi yüzünden olacak olan şudur, bu düşündüklerinize asla kavuşamayacaksınız, ve o zaman da hüsrana uğrayacaksınız. Enerjiniz çok düşecek, fiziksel bedeniniz buna uygun olarak tepki verecek – ve siz o zaman geri gelip bizimle partiye katılacaksınız. Ama sizi buraya getiren olaylardan mutlu olmayacaksınız. Bir sonraki düzeye geçerken, tüm bu ödün verme enerjisi, büyük bir önem kazanmaktadır. Biz bugün onun biraz tadına bakıyoruz.
Bugün, konuklar yok. Bu da size bir şey söyleyecektir. Konuk yok, yalnızca ben Tobias. Birlikte yarattığımız bu boyutun enerjisini desteklemeye yardım eden meleksel varlıklar, fiziksel olmayan varlıklar var. Bugün konuk yok. Yeni bir şey keşfetmek için böyle bir enerjiye ihtiyacımız var.
Bir an için durun, nefes alın, bu Şimdi anına topraklandığınızı hissedin.
(duraksama)
--0-- Alan Hizmet Merkezi'ne Ziyaret
O nefesi alırken kendinizi hissedin. Kendinizi hissedin. Analiz etmenize gerek yok, yalnızca kendinizi hissedin. Bu sizsiniz – bedeniniz, zihniniz, ruhunuz – hepsi bu alanda.
Ve şimdi, bu Şimdi anından genişleyelim. Bedeninizi geride bırakmayın, sadece bilincinizi genişletin, anlıyor musunuz. Bu, suya taş atmak gibidir. Bakın, eş merkezli daireler dışa doğru açılır da açılır. Kendi enerjinizle de işte bunu yapabilirsiniz. Siz taşsınız, siz merkezsiniz, ve şimdi enerjilerimizi genişletelim. Bugün sizi başka alemlere götürmek istiyorum. Sizi,alan üyeleri Hizmet Merkezi'ne geri götürmek istiyorum.
Alan Hizmet Merkezi nedir? O,alan üyeleri'nin enerjisidir. Sizin grup enerjinizdir. Alan üyeleri Hizmet Merkezi, istediğiniz an gelebileceğiniz bir yerdir – yenilenmek için, öğrenmek için, öğretmek için. Orası sanal bir yerdir, ancak alan üyeleri bilinci ve tüm alan üyeleri arasında yapılan anlaşma gereği, bir gerçekliktir (realitedir). O, oradadır.
Gerçeklik algınız yüzünden – gerçekliğe bakış açınız yüzünden – her birinize biraz farklı görünecektir. O nedenle, bir alan üyesiyle konuşurken size, "Alan Hizmet Merkezi şuna benziyor" dediğinde, bir başka alan üyesi, "Ama o şöyle görünüyor" diyecektir. Peki o nasıl bir görünüme sahip? Yukardakilerin tümü. Enerjinin neden türlü yüzü olmasın ki, anlıyor musunuz? Bir şey neden, ona bakana ya da onu gözlemleyene bağlı olarak farklı görünmesin ki? Alan üyeleri Hizmet Merkezi, sizin için bile, neden nasıl göründüğünü ve hissedildiğini zamanın her anında değiştirmesin ki?
Siz üçüncü boyutta çok kilitlenmiş bir bilinçte, çok odaklı bir bilinçte yaşamaya alışıksınız, ve örneğin, salonun önündeki çiçeklere baktığınızda, onların nasıl göründüğüne ilişkin genel bir kabul var. Oysa gerçekten öyleler mi? Gerçekten öyleler mi, anlıyor musunuz. Ve bu çiçekler değişebilir. Çiçekler öyle şeyler yapmaya başlayabilir ki, göze kafa tutarlar ve zihne kafa tutarlar, çünkü onlar yalnızca bir saksı dolusu çiçekten çok daha fazlasıdır. Rengin kutlanmasından çok daha fazlasıdırlar. Onlar şarkı söyleyebilir, ve benden daha iyi herhalde. Değişebilir ve dönüşebilirler.
Şimdi, zihin bunu nasıl kabul edeceğini bilemez. Zihin şöyle der, "Ama Tobias, çok ezoterik terimlerle konuşuyorsun. Pratik gerçeklik şu ki, çiçekler değişmez. Belki öldüklerinde değişirler ama, burada böylece dururken değişmezler." Ama işte bu, bu, sevgili dostlar, bugünün asıl konularından biridir. Gerçekte olan biten nedir? Gerçekte neler oluyor?
Böylece, Alan üyeleri Hizmet Merkezi, son kez buraya geldiğinizden farklı görünebilir size. Farklı niteliklere sahip olabilir. Tek fasetalı olması gerekmiyor. Çok fasetalı olabilir, anlıyor musunuz. Yalnızca tek bir kimliği olması gerekmiyor, aynı anda çok, çok, çok fasetası olabilir. Bugün orada gerçekleştireceğimiz çalışma için, Fes Kırmızısı Meclis'in meleksi varlıkları, Alan üyeleri Hizmet Merkezi'ndeki enerji platformunun hazırlanmasına yardım ettiler. Şimdi bırakalım enerjilerimiz oraya birlikte aksın. Eğer orası sizin için bir kapıysa, ya da isterseniz pencereden... geçip girelim. Belki de hiç bir girişi yoktur, duvardan geçip girebilirsiniz. Fark etmez. Onun ne olması gerektiğine ilişkin algılarınızı salın ki, olduğu herşeyi gerçekten olabilsin.
Hadi alan üyeleri hizmet merkezine gidelim, hepimiz. Ha, içerde fazlasıyla yer var, tıkış tıkış olmayacak yani.
(duraklama)
--0--Kelimeler Odası
Şu an içinde olduğumuz odanın enerjisini hissetmek için bir an durun. Son kez buraya geldiğimizde sudan söz ettiğimizi anımsıyor musunuz? Su, önemli bir dinamiktir, yalnızca sizin tarafınızdaki alemde değil, ama bizimkinde de. Bizim suyumuz, Dünya'da sahip olduğunuz suyun fiziksel niteliklerinden oluşmuyor; buradaki su akışkan, serin, sakinleştirici bir enerjidir. Dünya üzerinde bir hayat yaşamış olanlarımız, bu alemlere – meleksi alemlere – su denen enerjinin daha sezgisel ya da daha derin bir perspektifini getirebilir. Ama tüm ilahi varlıklar su ile çalışır. Burada su, şifa, akış, sakinlik anlamına gelir. O burada bile bir enerji türüdür. Yani, Hizmet Merkezi'mizde bol bol su var.
Hadi gidin ve istiyorsanız biraz oturun. Biraz gevşeyin. Hizmet Merkezi'nde birlikte olduğumuz bu ânın tadına varın.
Burada, bu odada, ben kelimeler kullanıyorum. Su gibi şeyleri tanımlamak amacıyla kelimeler kullanıyorum. İskemleyi tanımlamak, "iskemleye oturun" demek için kelimeler kullanıyorum. Bu noktada bir gerçeklik oluşturmaya yardımcı olsun diye kelimeler kullanıyorum.
Kelimeler çok ilginçtir, beraberlerinde belirli enerjiler taşırlar. Bu odadaki duvarları tanımlamak için kelimeler kullanıyoruz. Bazılarınız, kayadan oluşan bir duvar görebilir, bazıları da bu odada renklerden oluşan bir duvar görecektir.
Bu odada bir dolu çiçek var, onlar sizin için buraya getirildi. Egzotik çiçekler. Kokulu çiçekler. Rengârenk açan çiçekler, siz iskemlelerde otururken, renkleri parlayan, enerjilerini yayan, enerjilerini size ileten çiçekler.
Birlikte bulunduğumuz bu odanın zemini... zemin sizin için şu an bir destek görevi görüyor. O bir platformdur, bir temel. Bazılarınız, seramik döşenmiş güzel bir zemin görebilir. Bazılarınız da şu an çok tüylü ve kalın bir halıyla kaplanmış zeminde oturmayı seçiyor olabilir. Bazılarınız yalnızca toprak bir zemini tercih edebilir, çünkü Gaia enerjilerine, Dünya enerjilerine olan bağlantısını sürdürmek isteyebilir. Birkaç kişi, bulutlardan oluşan bir zeminde yüzüyor. Görüyor musunuz, hepiniz, aynı deneyimin farklı perspektiflerine sahip olabilirsiniz.
Ben burada tanımlamak için kelimeler kullanıyorum çünkü insanlar böyle iletişimde bulunuyor. Kelimeler çok ilginçtir – ve çok kısıtlı. Dünya'da farklı dilleriniz olabilir. Diller, enerjiyi beraberinde getiren kelimeleri geliştirir, bu ister bir resim, ister bir his olsun, ama kelimeler çok belirli bir titreşim iletirler. Ve ben şimdi size kelimelerle konuşurken, biz değişiyoruz, titreşimlerle, kelimelerin sembolojisiyle oynuyoruz. Dil, zihinden gelir, ve kelimeler, dilden gelir. Böylece kelimeler, zihne ait bir şeydirler.
Kelimeler çok kısıtlıdır, ama insanların iletişim kurma biçimi budur, ve bu şekilde iletişim kurmanız gerektiğine inandırılmışsınızdır. Kelimeler, gerçek enerjiyi sınırlar, ama siz yine de, yaptığınız her şeyde kelimeler kullanırsınız. Böyle yaparsınız. Hatta aslında kelimelerle ifade edilemeyecek alanlar da bile kelimeler kullanırsınız. Şeyleri tanımlamak için kelimeler kullanırsınız. Bir şeyin enerjisine biçim vermek için kelimeler kullanırsınız.
Dil, olağanüstü bir araştırma-inceleme dalıdır. Kelimeler, olağanüstü bir enerjidir. Onlar semboldür. Ben burada konuşurken, bazılarınız... kelimeler şimdi çok flulaşıyor. Sanki ne söylediğimi bile anlayamıyorsunuz, çünkü biz kelimelerin ötesine geçmeye başlıyoruz. Diyorsunuz ki, "Şu an Cauldre(Medyum)'nın ağzından yalnızca hırıltılar çıkıyor." Çok tanımlanmış 3B boyutunda olduğunuzda, yalnızca 3B'de algıladığınızda, kelimelerin çok belirli anlamları vardır. Ama genişledikçe, kelimeler de sanki bulanıklaşmaya başladı. Fazla anlamlı olmamaya başladılar. Semboller artık pek tutarlı değil, çünkü siz farklı bir düzeyde çalışmaya başlıyorsunuz. Kelimelerin ötesine geçmeye başlıyorsunuz.
--0-- Düşünce Odası
Alan üyeleri Hizmet Merkezini tanımlamak ve bu odayı – şu an içinde bulunduğumuz kelimeler odasını tanımlamak için, kelimeler kullandık. Şimdi birlikte bir sonraki odaya geçelim. Derin bir nefes alın. Oraya nasıl gidersiniz? Hiç umurumda değil. Yürüyün, süzülün, kendinizi yansıtın, genişleyin, ama birlikte bir sonraki odaya geçelim. Derin bir nefes alın...
(duraklama)
... ve girelim. Bu gerçek mi, bu arada? Gerçek mi? Kesinlikle – eğer öyle olmasını seçiyorsanız. Eğer gerçek olmasını seçmiyorsanız, hayır, gerçek değildir. Ve eğer gerçek olmasını seçiyorsanız, o zaman biz bunu bir düzeyde tam anlamıyla gerçekleştiriyoruzdur – çünkü bir bilinç anlaşması içindeyiz. Sonraki odaya geçiyoruz.alan üyeleri Hizmet Merkezi'ndeyiz.
Bazen gülmek zorunda kalıyorum – insanların neye gerçek ve neye gerçek-dışı dediğine. Houdini ve diğer büyük illüzyonistlerin bazısı ve sihirbazlar ve Merlin enerjisiyle çalışanlar, hiç bir şeyin gerçek olmadığını kesinlikle anlarlar. Hiç bir şey. Herşey sadece bir yanılsamadır. Ya da daha doğrusunu söylemek gerekirse, herşey geçici bir yaratıdır. Çünkü sizin ve başkalarının yarattığı yaratılar bile, değişecektir. Enerji genişlemeyi sürdürecektir.
İşte Ruh'un, Tanrı'nın, o toplam enerjiye her ne demek isterseniz, bir yanı da budur. O bir yanı hep genişlemeyi ve ifade etmeyi arzular. Ruh'un bir yanı budur – hep kendini ifade etmek ve sonra da genişlemek ister. Kendini ifade ve genişlemek. Neden biliyor musunuz? Çünkü Ruh sevinç içindedir. Ruh aşıktır, ve sevgi enerjisinin yaptığı da budur – genişlemeyi ve ifade etmeyi sürdürür.
Böylece şimdi bir sonraki odaya genişledik. Burası, düşünce odası. Düşünce. Şimdi, bir süreliğine kelimeler kullanmayı sürdürmek zorundayım, çünkü insanlar enerji dinamikleri ile böyle bağlantı kuruyor ve onlara böyle kabul veriyor. Sizden şimdi bu düşünce odasında olmanızı, ama kelimelerin ötesine, burada iletilen sözlü dilin ya da yazılı dilin ötesine genişlemenizi isteyeceğim.
Düşünce odası ilginçtir. Düşüncenin kelimelere gereksinimi yoktur. Siz sürekli düşünürsünüz, ama sözlü olarak dile getirilmesi gerekmez. Eğer her düşünce sözlü olarak ifade edilseydi, habire konuşup dururdunuz! Ama düşünceye ilişkin gerçek ve sınırlayıcı olan bir şey varsa, o da, düşünceye kelimeler ya da bir dil yapıştırmanızdır.
Derin bir nefes alın. Ve hemen şu an bir şey düşünün.
(duraklama)
Örneğin, Tesla'yı düşünün. Düşüncelerinizi tanımlamak için anında bir dizi kelimeden geçtiniz. Belki şöyle düşündünüz, "Tesla – sihir, yaratıcılık, icat, enerji, Edison." Ama siz düşünürken, beyniniz de düşüncenize bir kelime yamıyordu, anlıyor musunuz. Düşüncelere kelimeler yamamak konusunda çok eğitimlisiniz. Kendinizle böyle iletişim kuruyorsunuz ya da kuruyordunuz. Bununla oynamak, bundan sonra, düşünceleri kelimelere nasıl yerleştirdiğinizi izlemek, sizin için ilginç olacaktır.
Düşünmek için bir an durun, bir an, içinde bulunduğunuz bu Alan üyeleri Hizmet Merkezi'ni düşünün.
(duraklama)
Enerjileri düşünce yoluyla zihninizde tanımlıyor ve kelimelere oturtuyorsunuz. Böyle yapmak zorundasınız. Böyle eğitildiniz. Onu dile getirmeseniz bile, bir kelimeye oturtmak zorundasınız. Düşünce yine de bir kelimeye tercüme ediliyor. Düşünmek, kelimelere aktarılıyor.
--0--His Odası
Şimdi derin bir nefes alın ve bir sonraki odaya genişleyelim. Oraya süzülün, atlayın – sadece orada olun. Kendinizi bir anda, göz açıp kapayıncaya kadar oraya transfer edin, ve şimdi Alan üyeleri Hizmet Merkezi'nin üçüncü odasındasındayız.
Derin bir nefes alın...
(duraklama)
Burası, his odası. His. Şimdi bu odadaki enerjileri hissedin...
(duraklama)
... yargısızca ve sınırsızca. Bu odadaki enerjileri hissedin.
(duraklama)
Sevgi olabilir. Rahatlık. Şefkat. Bazılarınız enerjilerin oldukça değişken göründüğünü, hızla hareket ettiğini, ok gibi ileri geri fırladığını hissediyor. Bu his odasındaki enerjileri bir an için hissetmeyi sürdürün.
(duraklama)
Bazılarınız renk hissediyor. Bazılarınız, salıverme gibi şeyler hissediyor. Birkaçınız acı hissediyor. Bazılarınız Yeni Enerjiyi hissediyor.
Görüyor musunuz, bu his odasında bile, ki o zihnin ötesine, düşüncenin ötesine geçiyor, hissettiklerinizi tanımlamak için kelimeler kullanıyorsunuz. Burada algıladığınız hisler düşünceye, zihne geri akıyor ve sonra onlara kelimeler iliştiriyorsunuz. Tekrarlıyoruz, ilk günlerinizden beri, bir yaşamdan ötekine, algılarınızı tanımlamak amacıyla simgeler yarattığınız bir dil kullanmaya eğitildiniz.
Her türlü düzeydeki algılarınızı tanımlamak için kelimeler kullanılıyor, ve işte enerji çalışmasının engellerinden ya da yanlışlarından biri de budur. Çünkü zihinden geçip kelimelere akıyor. Neredeyse kontrol edilemez halde. Enerjiniz bu şekilde eğitildi ve bu size iyi hizmet etti. Şeyleri anlamanıza yardımcı oldu. Enerjileri tanımlamanıza yardımcı oldu. Hislerinizin ve düşüncelerinizin tanımını kendinizle ve sonra da başka insanlarla paylaşmanıza yardım etti. Bu, genel olarak kabul gören bir alıştırma oldu. Hisleri ve düşünceleri alıp kelimelere oturtuyoruz. Bu kelimeler bazen dile getiriliyor, bazen yazılıyor, ama er ya da geç hepsi kelimelere dönüşüyor. Sanki bir huniden geçiriyormuş gibi – enerjiler huniden geçirilerek aşağıya doğru indiriliyor ve indiriliyor ve indiriliyor, taa ki bir kelimeye oturtulana kadar.
Şimdi, bir kelime birçok enerji düzeyi içerebilir. Örneğin, "ağaç" gibi bir kelime söylediğimde, o birçok düzeye sahiptir, ama o yine de bir kelimedir. Yine de bir tanımlamadır ve yine de sınırlılıklara sahiptir. Bu enerjisel ifadenin sınırlılığı, size iyi hizmet ettiyse de, şimdilerde sizi çıldırtıyor. Onun ötesinde olan bir şey var, ve siz bunu biliyorsunuz, sadece bunu kelimelere nasıl dökeceğinizi bilemediniz. Onu hissettiniz, nasıl tanımlanacağını bilemediniz, çünkü insanlara, hatta meleklere de, bilincin belli sınırlamalara sahip olduğu öğretildi.
--0-- Tanımsızlık Odası
Derin bir nefes alın ve şimdi bir sonraki odaya geçelim.
(duraklama)
Oyalanmayın lütfen. Gerçekleştirilecek bir Şaud'umuz var. Derin bir nefes alın ve bir sonraki odaya geçelim.
Şimdi, bu odayı algılamanızı isteyeceğim. İçinde bulunduğumuz bu odayı algılayın.
(duraklama)
Birçoğunuz, büyüklük, boşluk, karanlık algılıyor, pek emin değilsiniz. Bazılarınız, enerjilerin o kadar hızlı değiştiğini algılıyor ki, sanki onlara bir kulp takamıyor gibisiniz. Sanki enerjileri tanımlamak amacıyla düzenleyemiyor, sakinleştiremiyorsunuz.
Derin bir nefes alın ve bu odanın enerjilerini algılayın.
(duraklama)
Burası, tanımsızlık odası. Hiç bir tanım yok. Bu yüzden büyük ve karanlık ve boş, ya da çok hızlı değişiyormuş gibi görünüyor. Oda tanımlanamaz halde.
Ve bu Yeni Enerji'dir. O tanımlanamaz.
Biz şimdi tanımlanamaz olanı tanımlamak zorundayız ve bu biraz çelişkili görünecektir, ama aslında yaptığımız şey, burada öteye geçmektir. Anımsayın, bu o sınıf. Bugün, dünyanın her yanındaki alan üyeleri ile birlikte, öteye geçiyoruz.
Size bir şey söylemem gerekiyor. Bu tanımsızlık odası ve tüm kavramlar... biz ona tanım-sızlık diyeceğiz. –sızlık, -maksızın.... tanımsızlık, meleksi alemlerde çoğu meleğin bile cesaret edemediği bir şeydir. Meleksi varlıkların çoğu tanımlamayı sürdürür.
Meleksi varlıklar dünyada yaşamaya başlayıp da insana dönüştüklerinde, ve meleklere çok yabancı ve çok garip gelen şeyleri açıklamak amacıyla diller geliştirildiğinde, ilginç bir şey oldu. Diller geliştirildikten sonra ve insana dönüşmüş meleksi varlıklar ölüp de fiziksel olmayan alemlere geri geldiklerinde, diller de onlarla birlikte geri gelmeye başladı. Özellikle de, Yakın Alemler olarak tanımladığımız yerlere – bu alemler hâlâ Dünya enerjileriyle bağlantılıdır ve onlardan çok vardır. Yakın Alemlerde – dünyaya bağlı fiziksel olmayan gerçekliklerde çok meleksi varlık vardır.
Yaşamlar arasında buraya gelenlerle birlikte diller de geldi, o kadar ki, Yakın Alemlerde meleksi varlıkların genelde diller konuştuğunu görürsünüz. Genelde, bir önceki yaşamlarında konuşmaya alışık oldukları yerel dile çok bağlıdırlar. O nedenle, Yakın Alemlerde, tam anlamıyla, birbirini anlayamayan meleksi varlıklar vardır. Bazısı Almanca konuşur. Bazısı İngilizce. Bazısı Japonca. Böylece, meleksi alemlerde bile enerjiyi tanımlamak için kullanılan, hisleri ve düşünceleri tanımlamak için kullanılan diller olduğunu görürsünüz. O kadar ki, dil enerjisi Yakın Alemlerden dışarı sızıp Kristalin alemlere ve ötesine bile ulaşmıştır.
Şimdi, bu dil enerjisi, sizin daha genişlemiş alemler olarak düşüneceğiniz yerlere giderken, ille de belli bir dünya dili biçiminde değildir, ama fiziksel olmayan alemlerde his ve düşünceleri iletmek için kullanılan çok belirli uyarlanmış türler vardır. Biz şunu söylüyoruz, bu yalnızca insana ait bir şey değil, diğer alemlere de uzanıyor.
Şu an içinde bulunduğumuz bu tanımsızlık, tarifsizlik odasında, kelimeler yok. Şeyleri tanımlayabilecek kelimeler yok.
Bu ilginç bir kavramdır ve sizin onunla çalışmaya başlamanızı isteyeceğimiz bir kavramdır. Bir şeyi kelimelere nasıl dökmezsiniz? Kelimelerle tanımlanmamış bir düşünce ya da hisse nasıl sahip olursunuz? Siz ve zihniniz ve hatta bedeniniz, en sonunda kelimelerle size geri getirilmeyen bir şeyi nasıl kavrar? Ve bu,alan üyeleri'ya çok güzel ve harika bir meydan okumadır.
Uzun zaman önce, burada, Dünya'da bulunan bazı spiritüel ve dindar çevrelerde ve gruplarda, Tanrı ya da Allah kelimesi dile getirilmezdi. O'nun adı söylenmezdi. Kötü olduğu için değil. "Allah" ya da "Yahweh" ya da "Yehova" ya da bu tür adların herhangi birini söyledikleri için cezalandırılacakları için de değil. İfade etmeye çalıştıkları, birkaç kişinin uzun zamandır bildiği bir şeydi, onun Tanımlanamaz olduğuydu. O Tanımlanamazdı. Onu, insanca bir kelimeye yerleştirerek nasıl çarpıtabilir ya da yozlaştırıp saptırabilirdiniz ki, çünkü bir kelimeye oturttuğunuz an, onu yapılandırmış olursunuz, enerjisini hapsetmiş olursunuz – ve gerçek Ruh hapsedilemez.
Gerçek enerji tümüyle nötrdür. Enerji, siz onu hisler ya da düşünceler ya da belli niyetler ya da seçimler yoluyla aktive edene kadar, ve o böylece aktive olmuş olana kadar, nötrdür. Ama o orada o büyük Yapısızlıkta, o büyük Tarifsizlikte oturur... biz bilinmezlikte demek istemiyoruz çünkü bu yanlış bir enerjiye sahip, ama o, o büyük Olma halindedir.
Görüyor musunuz? Oralarda neler oluyor görüyor musunuz? Tanımlamak çok zor. Hatta onun var olduğunu bile söylemezsiniz, çünkü o aynı zamanda var olmayandır. Büyük olduğunu söylemezsiniz, çünkü o hiç bir şeydir. O nötr enerjidir. Onu yapılandırmaya başlayamazsınız. Hatta onu tanımlamaya ya da tarif etmeye bile başlayamazsınız, çünkü bunu yaptığınız an, nerede olursunuz? Zihninize geri gelirsiniz, düşüncelerinize ve sınırlılıklarınıza geri gelirsiniz.
Bu, güzel, harika ve basit bir kavramdır, ve alan üyeleri'nin şu an yaşamında bulunduğu noktada, en dönüştürücü şeylerden biri olacaktır. Ama aynı zamanda en meydan okuyucu kavramlardan biri de olabilir.
--0--Tanımsızlık
Ben Tobias, ve Fes Kırmızısı Meclis'ten olan varlıklar, her gün sizden Tanımlanamaz'a, tarif edilemeze, yapısızlığa, açıklanamaza gitmenizi isteyeceğiz. Başlarda bunun çok zor olduğunu göreceksiniz, çünkü kendi zihninizle bir oyun oynamaya başlayacaksınız. O tanımlamak isteyecektir, ve şu an tam olarak bulunduğumuz yerde tanımlıyor. Biz, tanımsızlık odasındayız, ama zihin ne yapmaya çalışıyor? Onu tanımlamaya. Onu hapsetmeye. Yakalamaya. Yapılandırmaya. Biçimlendirmeye çalışıyor. Bu, sizin eğitiminizdi, koşullandırılmanız. Ama, Yeni Enerji sınıfı için artık öteye geçmenin, tanımlama ihtiyacını salıvermenin zamanı geldi.
Şimdi burada ilginç bir şey oluyor, çünkü... bazılarınız bunu şu anda yapmaya çalışıyor – zihni silmeye çalışıyor. Hiçsizliğe gitmeye çalışıyorsunuz, ve onun enerjilerini yeniden hissetmeniz gerek. Bu, hiçbirşey değildir – bu, herşeydir. Bu, engin, uçsuz bucaksız potansiyeldir. Bu, enerjinin sınırsız rezervidir. Bu, bu muazzam enerji kabıdır.
Biz bunun Tanrı ya da Ruh olduğunu söylemiyoruz, o farklı bir şeydir. Biz bunun Tanımlanmamışlık olduğunu söylüyoruz, ama olanlar burada oluyor. Burası, tüm potansiyellerin en muhteşemidir, çünkü zihin yoluyla kelimelere dökülüp kısıtlanmamışlardır. Hislerin kelimelere dökülmesiyle kısıtlanmamışlardır. O nedenle, sizden her gün Tanımlanamaz'a gelmeye başlamanızı isteyeceğiz.
Şimdi alan üyeleri, bazılarınız şu anda kafasını sallıyor ama, bu ev ödevlerinin yapılacak diğer şeylerin arasına konduğunu – ve göz ardı edildiğini – biliyoruz. Ama size hemen şunu söyleyelim, Yeni Enerji'de hepimizin gittiği yerde bu deneyimi isteyeceksiniz. Bu güzel genişlemeyi her gün, on dakika kadar yapmak isteyeceksiniz.
Bazılarınız, bunu geceleri uykuya dalarken yapmanın harika olduğunu görecek. Bazılarınız bunu sabahları, uyandığında yapacak. Araba kullanırken ya da makine vs kullanırken yapmaya kalkmayın. Bunu sessiz bir anda yapın.
Şimdi bu, size verdiğimiz inanılmaz bir bilmece gibi, ama çözümlenecek bir bilmece değil. Yalnızca, deneyimlenecek bir bilmece. Buradaki meydan okuma, enerjiyi nasıl tanımlamayacağınızdır. Onu nasıl kelimelere dökmeyeceğinizdir. Ve diyorsunuz ki, "Ama Tobias, o zaman onu nasıl deneyimleyeceğim? Onu nasıl anlayacağım?" İşte, gerçekleştirdiğimiz şeyin güzelliği burada yatıyor.
Deneyimlemenin farklı bir yolu olduğu açıktır. Enerjiyi algılamanın farklı bir yolu olduğu açıktır. Siz bunu gerçekleştirmenin tek bir yolunu kullanıyordunuz – düşünce yoluyla kelimelere, yapısallaştırmaya döküyordunuz ki, anlayabilesiniz. Dediğim gibi, bu size Dünya'da iyi hizmet etti. Çevrenizde olan bitenin dinamiklerini anlamanıza yardımcı olmak için iyi hizmet etti. Biz (bunun) ötesine geçeceğiz.
Size birkaç şey söyleyeyim. Bu, olacağını düşündüğünüz şey olmayacak, çünkü düşünme tarzınız önyargılı bir fikre ya da anlayışa sahip. Bu, zihninizi devreden çıkarttığınız, ve bir anlamda, varolmanıza izin vermekten vazgeçtiğiniz meditatif bir hal değildir. Bu, tümüyle farklı bir alemde varolma halidir. Bu, hakkında yazabileceğiniz ve şu anda mesaj tahtasına yollayabileceğiniz bir şey değildir, çünkü bunu yaptığınız an, onu çarpıtmış, ya da saptırmış olursunuz, onu düşünüyor olursunuz. Bu, içinden geçeceğiniz çok kişisel ve çok mahrem bir deneyimdir. Bu, sizi şaşırtacak ve allak bullak edecek ve ben Tobias'a çok kızmanıza neden olacak bir şeydir. Ama tanımsızlıkla – tanımlamamakla – çalışmayı sürdürdükçe, o da kendini ortaya çıkarmaya başlayacaktır. Anlayışınız yeni ve farklı bir yerden gelecektir – ille de bedeninizden değil, hele zihninizden hiç değil.
Tanımsızlık halindeyken, bazılarınız çıldırdığını düşünecek, ama çıldıran düşüncenizdir. Ve gerçeklik algınız çok gevşek olmaya başlayacaktır. Gerçeklik algınız, düğümlerle sıkı sıkı bağlanmış haldeydi. Sanki çeliğe kazınmıştı. Çok katıydı, ve siz tanımsızlık haline girdiğinizde, öteye, öteye geçtiğinizde, gerçeklik algısı da su gibi olacaktır. Suyun bizim buradaki hali gibi – çok akışkan ve akıcı ve açık – ve zaman zaman hiç topraklanamadığınızı hissedeceksiniz. Derin bir nefes alın. Şimdi ânında olduğunuzu anımsayın, ama çok genişlemiş bir Şimdi ânındasınız.
Zaman zaman, kendinizle bağlantınızı kaybetmiş gibi hissedeceksiniz, çünkü kendinizle olan bağlantı beyninizdeydi. Bağlantınız – kendinize ilişkin bilinciniz – kendinizi tanımlamak ve biçimlendirmek adına kullanılan kelimelerle kısıtlanmıştı. O nedenle, bu zaman zaman rahatsızlık hissi verecektir. Bazen de belki biraz bunaltıcı olacaktır. Ama alan üyeleri, şunu da söylememiz gerekiyor ki, bizim taraftan size yardımcı olan, bu deneyimden geçmenize rehberlik eden çok varlık var. Darmadağın olacak hiç bir şey yok. Benlik duygusunu kaybedeceğim diye kaygılanmanız gerekmiyor, çünkü bununla yepyeni bir benlik duygusuna tekâmül ediyorsunuz.
Bu tanımsızlık enerjisiyle, günlük yaşamınızda bile, çalışmayı sürdürdükçe, onu Dünya'ya geri getirin, ve her zaman tanımladığınız bir şeyi tanımlamamaya çalışın. Vazodaki çiçekler – sadece bir göz atsanız bile, zihniniz hemen analiz eder, ona bir kelime türetir ve bir yapı oluşturur. Renklere takılırsınız. Cismine ya da hacmine takılırsınız. Bunların tümü düşünce ve kelimeyle gerçekleştirilir. Tanımsızlıkta, öteye geçildiğinde, tümüyle farklı bir algılama düzeyine ve zihnin ötesine geçen tümüyle farklı bir gerçeklik anlayışına geçersiniz.
Kelimelerin olmadığı bir şey hakkında konuşmak için kelime kullanmak zorunda olmak, bizim için çok alışılmadık bir şey. Hatta enerjiyi, sizinle hep yaptığımız gibi, düşünce biçiminde iletmek bile bize zor geliyor. Hatta hissi bile iletmek zor geliyor, çünkü hisler bile kendi sınırlılıklarına sahiptir. Bu, yapısallık ihtiyacının, tanımlama ihtiyacının, kısıtlı bir algı ihtiyacının ötesine geçen yepyeni bir enerji alanıyla, yepyeni bir boyutla ilgilidir.
Bu, Yeni Enerjidir. Bu, Yeni Enerjidir. Yeni Enerji, bu zamanda, herhangi bir tanım ya da yapı ne istiyor, ne de gereksiniyor. Yeni Enerjiyi saf haliyle alıp da onu bir Eski Enerji dualite çevresine zorlayamazsınız, çünkü ikisi çok farklı özelliklere sahiptir.
Yeni Enerji bir potansiyeldir. Şu anda, yaşamınızda çok mevcuttur. Kendinizi ne kadar Şimdi'de algılıyorsanız, o da o kadar Şimdi'dedir. O, sizinle buradadır. Onu görmüş ya da hissetmiş değilsiniz, çünkü o tanımlanamaz. Siz Yeni Enerji'yi tanımlamaya çalışıyordunuz, ve birçoğunuzun şöyle dediğini duyuyoruz, "Bu Yeni Enerji ve şu Yeni Enerji." Oysa o geçerli araçlarınızla, şeyleri tanımlamak için sahip olduğunuz geçerli kaynaklarla tanımlanamaz.
Bu tanımsızlıkta, Bilinmez ve Tanımlanamaz'da hergün gerçekleştireceğiniz çalışma, bilincinizi çok genişletecektir. Ve ayrıca yaşamınızda tümüyle farklı algılama araçları, değerlendirme araçları ve anlama araçları kullanmaya başlamanıza da izin verecektir. Bu araçlar – biz bunlara anlamak amacıyla kullandığınız araçlar, şeyleri algılama yollarınız diyeceğiz – zaten sizinledir. Sadece, enerjiyi açıklamaya ve tanımlamaya çalışmanız yüzünden göremiyorsunuz onları. Burada konuştuğumuz şeydeki çelişkiyi görüyor musunuz? Şu anda sahip olduğunuz enerji araçları ya da kaynakları ile yapılandırılamayacak, tanımlanamayacak ya da tarif edilemeyecek bir şeye girmekten söz ediyoruz.
Vazgeçmeyin alan üyeleri. Bir kez deniyorsunuz, iki kez deniyorsunuz ve diyorsunuz ki, "Bu işe yaramıyor. Çabalayıp duruyorum. Beynim anlamaya çalışıyor ve ben beynimi devreden çıkartamıyorum." Beyniniz, ondan istenilen şeyi yapıyor. Beyniniz, nasıl yapılacağını bildiği yoldan bilgiyi işlemden geçirmeye çalışıyor. Yapılandırmaya ve tanımlamaya çalışıyor, tıpkı bir çömlekçinin çamura biçim vermeye ve onu tanımlamaya çalışması gibi.
Günün birinde çömlekçinin parmakları çamurdan kaysa ve çamur tanımlanamasa ya da biçimlendirilemese, çömlekçi kendini çok kötü hissederdi. Başarısız olduğunu hissederdi. Çok sinirlenir, hayal kırıklığına uğrardı, çünkü çamura her dokunduğunda, çamur bir yapı kazanmak yerine tanımını kaybedecekti, ve bir vazo yaratmak yerine, farklı unsurlara ve malzemelere dönüşecekti. Çömlekçinin gözü önünde eriyip gidecekti, ve işte tanımsızlıkla çalışmak, böyle bir şeye benzeyecek – şu anda sahip olduğunuz algının dışında kalacak.
Sanki şeyler parçalanıyormuş, çatlaklardan akıp gidiyormuş gibi hissedilecek. Sanki bir şeyi kollarınızla sarmaya çalışıyormuşunuz da yapamıyormuş gibi hissedeceksiniz. Bunun, size oynadığımız bir oyun olup olmadığını merak edeceksiniz, ve değildir. Bu, öteye geçmektir, yeni alemlere geçmek.
--0-- Yeni Enerji
Yapabildiğiniz zaman... şimdi burada yine kelimeler iletmek istediğimiz şeyi kısıtlıyor, ama yapılandırma ve tanımlama ihtiyacının ötesine geçebildiğinizde, gerçekten Yeni Enerji'desinizdir. Ve Yeni Enerji'de olduğunuz zaman, artık gerçekten onun yaşamınızda, dünyanızda, gerçekliğinizde nasıl uygulanacağını anlarsınız. Ve tekrarlıyoruz, kelimeler onu tarif edemez.
Kendiliğinden farklı bir dile mi yöneliyoruz? Evet, ama zihinden akan bir dile değil. Farklı bir iletişim yoluna mı yöneliyoruz? Evet, ama şu anki kısıtlamalara sahip olmayan bir iletişime. Tümüyle yeni bir gerçeklik anlayışına mı geçiyoruz? Kesinlikle. Kesinlikle.
Alan üyeleri, Yeni Enerji sınıfı, şimdiye kadar gitmiş olduğunuz yerlerin tümünün ötesine geçmek için kendinize izin verebilir misiniz? Bu, sanrılar gördüren bir yolculuk değildir. Bu bir zihin oyunu değildir. Bu bir yarışma değildir. Bu, kendine izin vermektir, tarif edilmeye, betimlenmeye kafa tutan alemlere gidebilecek kadar kendinden emin hissetmektir. Oraya daha önce hiç gitmediniz, bunu hemen söyleyeyim. Oraya daha önce gitmediniz. Bazı olağanüstü alemlere gittiniz – Kristalin alemlere, Doğurgan alemlere. Sizin yabancı diyeceğiniz alemlere gittiniz, ama buraya hiç gitmediniz. Bu, Yeni Enerji'dir. Tümüyle farklı bir odadır.
O yüzden son toplantımızda,alan üyeleri, kendinizden ödün vermeyin derken, bu kadar empatik davrandık. Çünkü bu sonraki aleme geçerken, ödün vermediğiniz bir yerde durmuyorsanız, Açıklanamaz ve Tanımlanamaz Olan'ın sizi parçaladığını göreceksiniz. Elbette kelime anlamında değil, ama zihinsel düşüncenin güvenli bir alanı, rahatlık düzeyiniz, Şimdi ânında olma haliniz olarak hissettiğiniz şeyleri yerle bir edecektir. Ve gerçekliğinizin tüm çevrenizde yerle bir olduğunu hissettiğinizde, gerçekliğinize anında geri dönecek ve onu yeniden-biçimlendirmeye, ona yeniden-tutunmaya çalışacaksınız.
--0-- Ruh
Size, buranın, betimlenemez olanın bir başka niteliğinden söz edeyim. Evet, ona büyük Bilinmeyen, büyük Tanımlanamayan diyebilirsiniz. Burası ayrıca, bir ruhun – ruhunuzun – ne olduğunu gerçekten anlamaya başlayacağınız yerdir. Ruh bir kimliktir, benzersiz bir kimlik – sizin Tanrı ya da Can diyeceğinizin size has, eşsiz ifadesi. Ruhunuz budur. Ama ruhunuz aynı zamanda tanımlanamazdır, yapılandırılamaz, kontrol edilemezdir. Zihniniz, ruhunuzu ele geçiremez – böyle tasarlanmıştır, anlaşma budur.
Böylece, sizin ruhsal benliğiniz diyeceğiniz şey – ve bu yine geliştirilmesi gereken bir kelimedir – ama gerçek siz, bu alemlerdedir. O, kısıtlı, fazlasıyla yapılaşmış, zihnin hüküm sürdüğü kontrol edici ve baskıcı bir çevreye ve fazlasıyla belirli ve fazlasıyla esneklikten yoksun bir çevreye gelemediği gibi, bir anlamda da bunu istememiştir. O nedenle, Tanımlanamaz Olan'da siz kendinizi yepyeni bir açıdan bilmeye başlayacaksınız.
Onunla çalışın alan üyeleri. O, Bilinmeyen'dir, Açıklanamaz Olan. Bu enerjilerle çalışın. Çok istiyorsanız sinirlenin, kendinizi engellenmiş ya da yılgın hissedin, bunları baskılamak zorunda değilsiniz. Ve bu, bu arada, işte ödün vermektir. Kızabilirsiniz. Bozulabilirsiniz. Sinirlenebilirsiniz, ama onlarla çalışmayı sürdürün. Muazzam bir desteğe sahip olacaksınız.
Bu, bu arada, son toplantımızdaki Şaud'umuza bağlanıyor, Tesla enerjilerine, yeni icatların, yeni anlayışların enerjilerine. Tümü birbirine bağlanıyor. Bu basittir, size verilen görev, ev ödevi, buna her ne demek istiyorsanız – genişlemeniz – Tanımlanamaz'a gitmektir.
Zihne ne oluyor? Kelimelere ve tanımlamalara duyulan gereksinime ne oluyor? Kavranamaz olanı kavramaya çalıştığınızda ne oluyor? Oraya gidin ve araştırın, keşfedin alan üyeleri.
Asla yalnız değilsiniz, çünkü biz, Yeni Enerji yolculuğunda sizinle birlikteyiz.
Ve öyle değildi.
--0-- Çalışma sonrası gelen bilgi
Ve öyledir, sevgili alan üyeleri, soru ve yanıt alanına geldik. Burada White Eagle(Beyaz Kartal) ile oturmak, gerçekte ne sorduğunuza bakmak, sizin benliğinize bakmak, ben Tobias için bir onur. Şimdi, çoğunuz şunu anlamıyor, biz size bu yanıtları verdiğimizde, çoğu kez size yalnızca kendi yanıtlarınızı yansıtıyoruz. Biz kendi yanıtlarımızı yaratmıyoruz, sadece, sizin daha keşfetmediğiniz ve zaten içinizde olan yanıtları size geri veriyoruz. Bu yanıtlar sizindir. O yanıta siz sahipsiniz. Biz yalnızca onu daha iyi anlamanıza yardım ediyoruz.
Alan üyelerinin dönüm noktası diyeceğimiz bu toplantının bugünkü mesajı basittir: Tanımsızlık – zihinden çıkmak, kelimelerden çıkmak, enerjiyi yapılandırma ihtiyacından çıkmak – uzun, çok uzun zamandır ne fiziksel, ne de fiziksel olmayan bir alemde deneyimlemediğiniz bir yeni özgürlük türüne girmek.
Enerji, kendi doğası gereği, tanımlara girer ve çıkar. Bu, evrensel bir fizik ya da evrensel bir prensiptir. Enerji, tanımlara girer ve çıkar. Peki enerji, yapısı çözüldüğünde nereye gider? Tanımlanmamış-olana, yapısız-olana. Kendi içine geri döner. Sizin insanca sözlerinizle, varoluşun nötr hali diyeceğiniz hale geri döner, ama bu bile onu fazlasıyla tanımlamak demektir. Enerji sürekli tanımlara girer ve çıkar.
İnsan ve hatta melek bilinci tanımlanmıştır. Siz yalnızca tanımı ya da yapısı olan enerjileri algılıyor ve onlarla uğraşıyorsunuz. Böylece şimdi, Tanımsızlığın çok yeni ve farklı bir alemine genişleyeceksiniz.
Bunu algılamanın başlangıç aşamalarından geçerken, sahip olacağınız en muhteşem araçlardan biri de nefestir. Solumak, zihni yatıştırır, bedeni yatıştırır. Solumak, sizi aynı zamanda tanımlanmamış, betimlenmemiş ya da tarif edilmemiş, ve yapılanmamış enerjilerin potansiyellerine açacaktır. O nedenle, nefes almayı kullanın. Bu yepyeni Yeni Enerjiye girerken solumayı kullanın.