Şaud 10 Enerji Hareket Halinde


(şarkı söyleyerek) Kimse daha iyisini becermiyor!

Ben Ben'im, Adamus Saint Germain, ve kimse daha iyisini becermiyor!

Hoşgeldiniz alan üyeleri, ben çok başarılı bir başka okuldan sonra geri geldim – insanlara, Dünya'daki son yaşamlarında en fazlasını nasıl gerçekleştireceklerini gösterdiğim Yükseliş Okulundan. Tobias Romanya'ya gitti, orada yapılacak Romen Şaudlara hazırlanıyor. Kuthumi... ah, hmmm, onunla birlikte kitap yazanlarınızla çok meşgul. Zamanını, bu işleme yardımcı olmakla, yayıncılık alanında yepyeni bir girişime hazırlanmakla geçiriyor – alan üyeleri ve Kuthumi kitapları. O nedenle, benden buraya gelip çok basit ama çok da önemli bir konu hakkında konuşmam istendi.

--0--Mükemmel Düzende

Bu, bir hafta kadar önce Kelowna'da, şu yükseliş okulunda bulunan alan üyeleri grubuna söz ettiğim bir gerçektir; evrensel bütünlük mükemmel bir düzen içindedir. Herşey düzen içindedir. Zaman zaman kargaşa varmış gibi görünebilir – özellikle de sizin bu Dünya gezegeninde sahip olduğunuz, insan bedenine hapsedilmiş ve çoğu kez insan beyni yüzünden kapana kısıldığınız bakış açısından baktığınızda – ama herşey mükemmel bir düzen içindedir.

Onun kendi düzeninde olduğunu bildiğinizi, olması gerektiği gibi olduğunu hayal edebilir misiniz? Sadece bırakıverebileceğinizi? Siz bıraktınız diye evrensel bütünlük çökmeyecektir. Duvardaki delikten parmağınızı çektiniz diye, herşeyi birarada tutmaya çalışmıyorsunuz diye, çökmeyecektir. Bazen, evrendeki anlamınızı fazla ciddiye aldığınızı düşünüyorum! Onun tümünü nasıl birarada tuttuğunuzu fazla ciddiye alıyorsunuz, ve kendi yaşamınızı nasıl birarada tutacağınızı görmezden gelme eğilimindesiniz. Sorumlu olduğunuz tek şey budur. Sonuçta sorumlu olduğunuz tek düzen budur – kendi düzeniniz.

Evrensel bütünlük, evren ve onun sözde karmaşıklığı ve tüm düzensizlik hakkında ileri geri tartışmalar yapılıyor. Herkes, onun nereye gittiğinden kaygı duyuyor. Eh, başlangıcından bu yana iyi gidiyor. Gitmesi gerektiği gibi gidiyor. Her açıdan mükemmel bir halde. Bir an için geri çekilin. Kısa duvarın arkasına geçin – ama kısa duvarın epey uzağına gidin – ve onun mükemmel bir düzen içinde olduğunu anlayacaksınız. Mutlak bir mükemmel düzende. İnsanlar, yapmayı seçtikleri şeyi yapıyorlar. Yaratmayı seçtikleri şeyi yapıyorlar. Bu bazen en akıllıca şey olmayabiliyor. İnsanlar bazen kolay yol yerine zor yolu seçiyor, ya da, sevinç ve tamamlanma yerine çaba ve ıstırabı seçiyorlar, ama herşey yine de yolundadır. Şeyleri bu biçimde deneyimlemek istiyorlar.

Dünya – Dünya gezegeni denen tüm şu şey – kendi mükemmel yolunu gidiyor. Bazen şu kaygılar oluyor – ah, siz hiç kaygılanmamanız gereken şeylere kaygılanarak enerjinizi bağlıyorsunuz. Bazılarınız sabah kalkıyorsunuz, midenizde bir düğüm, Dünya'nın ayakta kalıp kalmayacağı hakkında, yerkürenin, gezegenin 100 yıl içinde bir derecenin 100/1'i kadar ısınıp ısınmadığı hakkında endişeleniyorsunuz. Eh, ısındı, hatta daha fazla ısındı, ama siz kaygılanıyorsunuz. "20 ya da 30 yıla Dünya diye bir şey kalacak mı?" Kaygılanıyorsunuz, "Savaşlar toprağı verimsizleştirecek mi? Yeterince yiyecek olacak mı?"

Bir an için geri çekilin. Herşey mükemmel bir düzen içinde. Öyle. Isınan bir Dünya'da yaşamanın nasıl bir şey olduğunu deneyimlemeyi seçen insanlar var. Bu arada Dünya, kendini temizleme yeteneğine doğal olarak sahiptir. Dünya, aptal insanlar onu kirletme eğiliminde, onu kötüye kullanma eğiliminde olsa bile, kendine nasıl bakacağını bilir – ah, Dünya bundan çok daha bilgedir. O kendini, üstelik hızla, nasıl şifalandıracağını bilir – bazen o aptal insanların pahasına. Ama o, kendine nasıl bakacağını bilir.

Hükümetler ve kanunlarla ilgili kaygılananlar var. Siz cinayetler ve şiddet ve savaşlar için kaygılanıyorsunuz. Ama biliyor musunuz, aslında bu kaygılar, kendi enerjinizi kullanmanın çok verimsiz, çok etkisiz bir yoludur. Kaygılanmak sizi gerçekten hiç bir yere götürmez, sizi asla temizlemeyecek kendi çamaşır makinenizde dönüp durursunuz. Kaygılanmak, enerjinizin büyük bir bölümünü bağlıyor. O nedenle, bir an için geri çekilin ve herşeyin mükemmel bir düzen içinde olduğunu anlayın. Mutlak bir mükemmel düzende. İnsanlık ve Dünya ve tüm o diğer şeyler hakkında kaygılanmak gerektiğine ilişkin sorumluluklarınızı salıverin. Siz bunu yapmamayı seçseniz de, sizin yerinize bunu yapacak çok insan var. Siz kendinize zaman ayırın.

Size en başından söylediğimiz gibi, artık enerjiyi tutanlar değilsiniz. Siz, enerjiyi hareket ettirenlersiniz. Kaygılanmada ya da enerjiyi tutmada ya da enerjinizi bağlamış olan tüm o şeylerde sizin yerinizi doldurmaya fazlasıyla gönüllü olan insanlar var. Bunu içselleştirin. Kendinizi temizlemek için, kendinizi genişletmek için, kendinizle iletişim kurmak için bunu içselleştirin. Çünkü bunu gerçekleştirdiğiniz zaman, bütünlenmiş bir insan, "kendi içine bağlanmış" bir insan örneği olmanız, bu gezegen için, mitinglerde yürümekten ve editörlere mektuplar yazmaktan ve şu ya da bu amaca on dolar göndermekten çok daha fazlasını yapacaktır. Bunlar yanlış olduğundan değil, ama insanlık için, Bayraklara, örneklere sahip olmanın zamanı gelmiştir.

--0--Yeni Liderler

Benim görüşüme göre... alçakgönüllü görüşüme göre... böyle demem gerekiyor. Bugün vekâleten buradayım, sizin yedek öğretmeninizim, onun için bunu biraz yumuşatıyorum. Şu anki alçakgönüllü görüşüme göre, dünyada lider eksikliği var. Dünyada çok az, dinamik, karizmatik ve gerçek politik liderler var. Şu anda çok çok az. Sisteme girerken iyi niyetli olanlar, sistemin parçası haline geldiler. Değişiklik için iyi niyetlere sahip olanlar, değiştirildiler. Benim alçakgönüllü görüşüme göre, dünya çok, çok az spiritüel lidere sahip.

Kürsüye çıkanlar, televizyona çıkanlar, Vatikan'ın duvarları arkasına saklananlar... sevgili dostlar, onlar yalnızca bazı çok eski yöntemleri sürdürüyorlar. Onlar gerçek liderler değil. Onlar olmuş-olanlar, onlar yıpranmış olanlar, onlar Eski Enerji – benim alçakgönüllü görüşüme göre.

Dünya – insanlık – şu anda yepyeni bir lider tipini bekliyor. Gücün bir yanılsama olduğunu anladığı için, güç mücadelelerine ilişkin kaygısı olmayan liderler. Yüzlerce ya da binlerce ya da milyonlarca insanın önüne çıkarak egosunu tatmin etmek peşinde olmayan liderler. Önder oldukları insanlardan beslenmeyen liderler. Diğer herkesle tam olarak aynı düzeyde olabilen liderler. Kendilerini yükseğe oturtmayıp da aynı düzeyde olabilen, ama aynı düzeydeyken de yalnızca bir Bayrağın yayabileceği ışığı yayan, kendini-gerçekleştirme, aydınlanma, tamamlanma ışığını, içsel dinginliğin ışığını, çatışma ve mücadele olmadan, eril ve dişilin ve ışıkla karanlığın bütünlüğünü yayan liderler. Bunlar, dünyanın beklediği yeni tip liderlerdir, binlerce ya da milyonlarca insanın önüne çıkanlar değil, sonradan indirilmek üzere heykeli dikilenler değil, ama gerçek Yeni Enerji liderleri. Biz onun için alan üyeleri, sürekli size konuşup duruyoruz ve sizi hep olduğunuz herşeyi olmanız, Bayrak olmanız, bu yaşamı tamamlamanız, gerçekleştirmeniz için yüreklendirip duruyoruz.

--0--Bugünün Konukları

Bugünkü Şaud'umuzda saygın bir listemiz, konuklardan oluşan bir grubumuz var. Şu anda hâlâ dünyada yaşayan oniki bilim adamı var. Onlar, sizin bir tür kuantum enerji fiziği diyeceğiniz şey üzerinde çalışıyorlar. Bazı çok ilginç ve şaşırtıcı ve devrimci fikirler üzerinde çalışıyorlar. Onlar, biz onları konuk olarak buraya getirene kadar birbirini tanımıyordu. İnsan olmalarına rağmen, enerjilerinin bir bölümü, genişlemiş olan enerjileri, şu anki Şaud'da var olabiliyor. Ve tekrar geri gelen Nikola Tesla, onlara bugün burada eşlik ediyor. Birkaç ay önceki Şaud'da da söylendiği gibi, Tesla'nın enerjisi şu anda Dünya'da çok, çok mevcut. O şu anda bilim adamlarıyla, fizikçilerle, tıp doktorlarıyla ve hatta psikiatristlerle çalışıyor ve Dünya'nın uzun süredir görmediği bazı çok önemli ve devrimci enerjilerin Dünya'ya getirilmesine ve geliştirilmesine yardım ediyor.

Eğer 20, 30, 40 yıl sonrasına gidecek olursanız, şu an Dünya'nın içinde bulunduğu dönem, bu zamanlar, Yeni Rönesans olarak bilinecek. Yalnızca sosyal yapının ya da sanatsal yapının rönesansı değil, ama bilimin de rönesansı ve fiziğin rönesansı. Ve bununla bağlantılı olarak yeni bir spiritüelliğin de rönesansı olacak, çünkü bildiğiniz gibi, bunların tümü birbiriyle bağlantılıdır. Spiritüellik, ya da kendi benliğini ruhsallıkta, bilimde, fizikte, hatta matematikte anlamak – bunların hepsi birbiriyle bağlantılı, ilintilidir.

Böylece bugün bu grubu getiriyoruz, Tesla'yı ve bu oniki bilim adamından oluşan grubu – bu arada, altısı erkek formunda, altısı da kadın – ve dünyanın çeşitli yerlerinden geliyorlar. Bu, şu an Dünya üzerinde bulunan en büyük yeteneklerden oluşan inanılmaz bir seçki. Onlar bu alan üyeleri toplantısına, tıkanıp kaldıkları için geliyorlar; yanıt aradıkları için; nasıl yapılacağını zihinsel olarak bildikleri yere kadar enerjilerini genişletmeye çalışarak, zamanımızın en büyük sorunlarından bazısını çözmeye çalıştıkları için geliyorlar. Enerji sorunları, enerjinin nasıl çalıştığına, onun gerçekte ne olduğuna ilişkin sorunlar. En son ve en büyük bilim adamlarından biri, Einstein'in bile çok ötesine giden sorunlar. Tümüyle yeni bir anlayış düzeyine giden sorunlar.

Ama öyle bir an geldi ki... araştırmalarında ve düşünüp taşınmalarında öyle bir noktaya geldiler ki, duvara çarptılar. Bir şey üzerinde olduklarını sezgisel olarak hissedebiliyorlardı. Orada bir yerde bir şeyin olduğunu biliyorlar, ama zihinsel olarak bloke oldular, çünkü zihin, formülün geri kalanını çözemiyordu. Böylece umutsuzluğa kapıldılar. Ve umutsuz ya da çaresiz insanlar umutsuz şeyler yaparlar!

Bilinmeyene çağrıda bulunurlar. Bazısı Tanrı'ya bile inanmayan bu bilim adamları bilinmeyene çağrıda bulundular, çünkü sezgisel olarak oralarda bir yerlerde başka bir şeyin olduğunu biliyorlar. Belki bunun zihinsel ya da akılsal bir enerji olduğunu düşünüyorlar – birkaçının yanılgıya kapılarak büyük evrensel zekâ demesi gibi. Onlar yanıtlar için çağrıda bulundu, ve işte siz burada devreye giriyorsunuz. Onlar bugün bu noktada buraya geliyorlar. Geçen ayın Şaud'u bu noktada devreye giriyor. Tüm şu tanımsızlık kavramı – tanım olmadan – ötede olan bir şey.

Biz böylece toplandık, ha onların – sizin deyiminizle – genişlemiş enerjileriyle. Bakın, bir varlık, başka alemleri hayal etmek ya da oralarda dolanmak için kendine her izin verdiğinde... hepiniz bunu yaptınız. Büyük bir sorunuz vardı ya da probleminiz ya da sorununuz, ve yanıtı çözemiyordunuz, ve bir şey yaptınız – arabayla dolaşmaya çıktınız ya da gecenin bir saatine kadar uyanık yattınız – ve temelde enerjinizi dışarıya saldınız. Nereye olduğunu bilmediniz, neden olduğunu anlamadınız, ama enerjinizin, bizim başıboş dolaşmak dediğimiz şeyi yapmasına izin verdiniz. Ve o zaman sizin bir parçanız tam anlamıyla dolaşır durur. Bir parçanız yakın alemlere gider. Hatta bir parçanız, kristalin alemler dediğiniz yerlere de gider. Ve işte bu, bu parlak oniki bilim adamından ve Tesla'dan tam olarak topladığımız şeydir. Şimdi, Tesla olan bitenin farkında. O, insan yaşamının, sonraki hayatın, Yeni Enerjinin, ve sizin spiritüellik diyeceğiniz şeyin dinamiklerini anlıyor. Böylece o, hepimizle birlikte bugün burada mevcut, ve bu oniki bilim adamının dolaşıp duran enerjilerini bir bakıma buraya odaklı tutmaya yardımcı oluyor. Bakın, o bilim adamlarının hepsi şu anda bir rüya halinde. Ya derin bir uykudalar, birkaçı bir yerlerde şekerleme yapıyor, aslında bir tanesi şu anda laboratuvarda uyuya kaldı. Ama onların dolaşıp duran bilinçleri bugün dinlemek için, enerjinizi hissetmek için ve yalnızca öteye nasıl geçileceğini anlamak için değil, ama dolaşmak için, genişlemek için, kendine gerçekten izin vermek, ama – ki anahtar budur – o bilinci nasıl geri getireceğini de bilmek için buradalar, anlıyor musunuz. O enerjinin nasıl geri getirileceğini bilmek.

Çoğunuz bu deneyime sahip oldunuz. Kendinizi açmaya ve dolanmaya ve başka alemlere gitmeye izin verdiniz, ama, tüm bilincinizi buraya, Dünya'ya yeniden odaklamaya başladığınız an, onu kaybediyorsunuz. Unutuyorsunuz. Zihin devreye giriyor, ve başka alemlerden geri getirilmiş olanı anlayamadığı için de onu kaybediveriyorsunuz. Eh, bu da daha fazla engellenmişlik hissine ve kızgınlığa neden oluyor, çünkü bir düzeyden biliyorsunuz ki – biliş düzeyinden – o enerji orada. O yanıtın orada olduğunu biliyorsunuz, ama yine de onu buraya nasıl geri getireceğinizi kestiremiyorsunuz. İşte bugünkü saygın bilim adamı grubunun bulunduğu nokta tam olarak bu – yanıtları hissetmeye, bilmeye çalışmak, sonra da onları buraya geri getirmek.

--0--Kuantum Sıçrayışı(Sıçra sıyrıl yerleş yaratıların için sorumluluk al)

Şimdi kısaca Kuantum Sıçrayışına bir göz atalım. Şu 18 Eylül tarihine yaklaşırken yerkürede olan bitenlere kısaca bir göz atalım. Şimdi, burada bulunan herkesin bildiği gibi... biz şu anda bilim adamlarımızla da paylaşıyoruz, ve bazısı hemen not almaya başladı, "18 Eylül, o zaman ne olacak?" Eh, hiç bir şey – ve herşey. Yeni Enerji böyle çalışır. Aynı zamanda hiç bir şey ve her şey.

İnsan bilincini ölçebilseydiniz, ve onu, meleklerin Dünya'da bedenlendiği milyonlarca ve milyonlarca yıl boyunca ölçebilseydiniz, bir tür... ah, bu kadar 3B terimleri kullanmaktan nefret ediyorum, ama bir grafik türü, bir çizelge olduğunu görecektiniz. Biz ona bir çizelge diyeceğiz ama o spiral halinde hareket eder, yani dairesel ya da spiral halinde bir harekete sahiptir. Ona bağlı bir hız söz konusudur, ve grafiğin hemen bir ucunda, ki buna grafiğin sol yanı diyebilirsiniz, çok küçük ve sıkışık bir spiral olduğunu görebilirsiniz. Bunun nedeni, başlangıçta insan bilincinin çok küçük olmasıdır.

Ve bu grafiğin aslında çok... onun çok-boyutlu olduğunu da anlamalısınız. Ama burada anlamanızı sağlamak açısından, onu üç boyutlu bir grafik gibi açıklayacağız. Ama şunu da anlayın ki, grafiğin üç boyutlu uyarlamasının hemen ardında, karşılık gelen çok büyük bir parçası vardır. Bu, bu alemde bedenlenmemiş ya da bilinçli olmayan sizin meleksi parçanızın spiritüel bilinci ya da ruhu diyeceğimiz şeydir. Bu, insan bilincinin 3B yorumunu gösteren grafiğin hemen arkasında hep varolan katmandır.

Böylece şimdi, Bedenlenmenin Başlangıcında, B.B., bilinci – insan bilincini – temsil eden şu çok sıkışık küçük spiral var. Şimdi, zaman milyonlarca yılda akıp giderken, spiral de genişlemeye başlıyor, ama çok yavaş ve çok hesaplanmış, ölçülüp biçilmiş bir oranda.

Sonra, Atlantis dediğimiz zamana geliyoruz, ve grafik orada bir sıçrama yapıyor. Atlantis zamanının ortalarına doğru, önceki lineer çizgiyi izlemediğini görürsünüz. Spiralin hızı artmıştır. Spiral sanki ansızın daha çok büyüyor – bir sıçrama yapıyor – ve bu, Atlantis zamanıdır. Atlantis zamanının sonunda grafikteki insan bilincine bakıldığında, sanki spiralin ansızın büyüklük olarak azaldığını ama hızının azalmadığını görürsünüz. Bu, Atlantis'in son günlerini, bilincin sanki kendi üzerine bükülmesini ya da katlanmasını temsil eder, oysa aslında böyle olmamıştır. Hız hâlâ geçerlidir. Hızlanma oranı, onun parçalanmaması için akmayı sürdürmesini sağlayan bir kalıp yaratmıştır.

Sonra yaklaşık, biz buna yaklaşık onbin yıl önce diyeceğiz, spiral, önceden çok bilinebilir olan bir yol izleyerek büyür. Hızı, önceden bilinebilir bir oranda artmıştır, ve sanki birden bir başka sıçrama daha yapar. Büyük bir sıçrama değil, bizim kuantum sıçraması diyeceğimiz türden değil, ama bir yön değişikliğine uğrar. Ve bu noktada yine, spiral açılır ve en az, Atlantis zamanındaki düzeyine geri gelir, ama şimdi hızı, Atlantis'te deneyimlenenden çok daha fazladır. Bu, insan bilincidir.

Son dönemlerde, özellikle de onbin yıl öncesinden yaklaşık sekizbin yıl öncesine kadar, insan bilincinin spirali oldukça tutarlı bir oranda genişlemeyi ve hızlanmayı sürdürüyor. Ama sonra, yine ikibin yıl önce, bir başka değişimden geçiyor. Hız daha da artıyor, o kadar ki, insan perspektifinden baktığınızda, neredeyse spiralin hızını bile göremediğinizi söyleyebilirsiniz, o kadar hızlı gidiyor. Ve şimdi bu spiral açılıyor, ama spiralin döngüleri arasındaki uzaklık artık tutarlı değil.

Bakın, geçmişte spiralin her bir döngüsü arasındaki aralık, hep çok kalıplaşmış ya da önceden çok bilinebilir haldeydi. Bu, dönerek spiral halinde hareket eden büyük bir tekerlek gibi. İkibin yıl önce spiralin içindeki bireysel döngüler arasındaki aralık değişerek, spiralin daha dış düzeylerinin çok daha aralıklı olmasına, ikibin yıl önce sahip olduğu döngü aralıklarından çok daha fazla olmasına neden oldu. Ve yine, hız da bu değişime ayak uydurdu.

Sizi sıkıyorum, değil mi? En azından Cauldre(Medyum)'yi!

Şimdi şu son yıllara geldik, geçmişte, hadi buna yedi yıl öncesi diyelim. Hız yine giderek artıyor ve artıyor ve artıyor. Spiraller büyüyor da büyüyor. Bu, insan bilincidir. Ölçülen şeylerin arasında insan aktivitesi; beyin gücü; sizin spiritüel bilinç ya da farkındalık diyeceğiniz; kişinin kendiyle ilişkisi; kişinin kendi dış dünyasındaki başkalarıyla olan ilişkileri gibi şeyler var. Bunların hepsi, insan bilinci bölümlerinin parçalarıdır.

Ve şimdi buradayız, bir sonraki büyük değişime beş aydan az kaldı. Ama insan bilinci denen bu spiral yalnızca öteye genişlemez, yalnızca spiral içindeki noktalar arasında daha büyük farklılıklar olmaz, yalnızca daha çok hızlanmaz. Tüm doğasını da değiştirir, öyle ki, hız artık bir unsur olmaktan çıkar.

Bakın, hız, lineer olma eğilimindedir, üç-boyutlu olma eğilimindedir. Hız, Yeni Enerjide artık bir unsur (faktör) olmayacaktır. Ve ben yalnızca arabanızın hızından ya da gün içerisinde ne kadar hızlı çalışabildiğinizden söz etmiyorum. Biz, genişleme yeteneğinden söz ediyoruz – yalnızca üç-boyutlu gerçekliğinizde meydana gelen ve oldukça önceden bilinebilir bir spiralden konuşmuyorum – ama şimdi, temelde bir patlamadan söz edilebilir. Bir patlama. 18 Eylül 2007 – ve biz bunu ölçüyoruz, büyük bir dikkatle izliyoruz – bu tarihte, artık hızın önemi kalmayacak ve artık spiralin de önemi kalmayacak. Bunlar grafikten çıkıp gidecekler. Bu bir anlamda... siz bu grafiği az önce sözünü ettiğimiz biçimde inceleyecek olsanız, sanki herşey yok oluyormuş gibi, sanki artık spiral yokmuş gibi, herşey durmuş gibi görünecektir. Ve bu arada bu, çok, çok uzun zaman önce Mayalar insan bilincinin gelişmesine baktıklarında olan şeydir. Onlar, onun yok olduğunu gördüler. Tabi onların öngörüsü, 2012 yılıydı. Çok yaklaşmışlardı ama tam değil. Bir şeyler oldu. Bu yazgı değildi, bu yalnızca bir desen, bir kalıptı, ve kalıplar bazı değişimlere açıktırlar. 18 Eylül 2007, grafikten çıkıp gidiyor.

--0-- Genişleyici Yeni Enerji

Şimdi bir anlamda, spiral hâlâ orada, ama kendini öyle bir enerjiye dönüştürdü ki, onu anlaşılır bir sembolle çizmeniz mümkün değildir. Eski bilincin enerjisi bir spiraldi. Yeni bilinç genişleyicidir. Genişleyici bir şeyi nasıl çizersiniz? Çünkü yalnızca dışarıya doğru genişlemekle kalmaz, ya da yalnızca içeriye doğru genişlemekle kalmaz, her türlü farklı yöne genişler, her türlü farklı boyuta girer ve geri gelir.

Böylece yaratan düşünceleri, yaratan fikirleri, tam anlamıyla, tam anlamıyla bu boyuttan başka bir boyut türüne, tanımlanmamış-boyuta gönderilerek açıkça farkedilenin dışına çıkabilir, ve sonra geri dönebilir. Bu arada genişleyici enerji, her zaman, size, sıfır noktasına, Şimdi'ye yolunu bulur.

Genişleyici enerji, Şimdi'de (An'da olduğunuzda) doğar. Yeni Enerji, Şimdi'de(An'da) doğar. O, tanımlanamaz olana, her türlü başka boyuta, sıfır boyutunun alt boyutlarına, negatif boyutlara – ki bunlar vardır – fırlatılır, patlatılır. Yalnızca pozitif boyutlar yoktur. Yalnızca pozitif rakkamlar yoktur, negatif rakkamlar da vardır. Yalnızca pozitif ve negatif boyutlar değil, ama... bunun için hiç bir kelime yok. Bizim, önceden bilinemez olan boyutlar diyeceğimiz şey de vardır.

Herhangi bir şey, her türlü arzu, sizin yaratıcı düşünce diyeceğiniz şeyler, Şimdi Anı'ndan bu başka boyutlara fırlatılabilir, üstelik öyle ki, bunların hiç biri artık mevcut değilmiş gibi görünebilir. Fikrinizi kaybetmişsinizdir, düşüncenizi kaybetmişsinizdir, ve bir insan olarak buna sinir olabilirsiniz. Ama olan şudur, bunlar dışardadır. Dolaşıyorlardır, ve yalnızca dolaşmakla kalmazlar, sizin Şimdi ânınıza geri gelmek için enerjileri toplarlar, bilgileri toplarlar, destek toplarlar. Bu, bir bumerang etkisi gibidir. Onu oraya atarsınız ve o geri gelir – ve geri geldiğinde, farklı görünecek ve hissedilecektir. Ben bunu sizin gnost enerjinize, çözüm enerjinize bağlayacağım, ve onu anladığınızdan emin olmak ustalık ister. O geri geldi – tüm enerjiler, yanıtlar, Şimdi'ye geri geldi – ama sizin onu şimdi farketmeniz gerekiyor. Onu aktive etmeniz gerekiyor. Bir dakikaya kadar bundan söz edeceğiz.

--0--Konuk Bilim Adamlarının Çalışmaları

Böylece bu bilim adamları bugün bizlerle, ve Tesla'nın onlarla yaptığı çalışmalar, ve sizin onlarla yaptığınız çalışmalar, onların oralarda bir yerlerde var olan yanıtları fark etmelerine ve onları Dünya'ya geri getirmelerine yardımcı oluyor. Özellikle de dünyanın enerji kaynaklarına – petrol-olmayan, bu Dünya için hep yenilenebilir enerjilere – uygulanabilecek yanıtlar, zamanın bir sonraki on yılında gerçekliğinize girecek yanıtlar. Bunlar gerçekliğinize öyle hızlı ve şok edici ve telaşlandırıcı bir oranda girecek ki, Dünya'da mevcut eski finansal ve dağıtım sistemlerinin bazısına baskı yapabilecek. Buna hazır olun alan üyeleri – bunu siz istediniz!

Bunun şimdi gelmesi gerekiyor. Gelmesi gerekiyor. Kullandığınız yakıt enerjisi bile bitiyor. Yeni bir yolun olması gerekiyor. Ve bu yol tümüyle farklı bir şey olacak – rüzgar değil, güneş değil – tümüyle farklı bir şey. O kadar basit olacak ki, insanlar binlerce ve binlerce yıldır bunu nasıl göremediklerine şaşacaklar. Ama bilinç uygun değildi. Hazır değildi.

Bu bilim adamları, bu araştırmacılar, bedenin kendini yenilemesine yardımcı olabilmek için yeni yollar arıyorlar. Hatta bunun, sizin ilaç dediğiniz şeylerle de olması gerekmiyor, ama beden için ilginç bir terapiyle olabilir; ama sorunlarla karşılaşıyorlar. Bu, önceden bilinebilir bir halde değil. Onun bazen neden iş gördüğünü ve bazen de neden çalışmadığını anlayamıyorlar, ve bilimsel ve legal toplum, önceden bilinebilir, tanımlanabilir sonuçlara bağlıdır. Bir şeyi bir kez yaptınız mı, tekrar ve tekrar ve tekrar ve tekrar kopya edilebilmesi ya da türetilebilmesi gerekiyor.

Ama Yeni Enerji tıbbı – ben ellerle yapılan hokus pokustan söz etmiyorum, biz Yeni Enerji tıbbından söz ediyoruz – farklıdır. Neden farklıdır? (İzleyicilerden biri "O Yeni Enerjidir!" diye bağırır) Teşekkür ederim! O, Yeni Enerjidir ve hastanın, hasta olanın arzusuyla ya da sizin niyet diyeceğiniz şeyle de ilgilidir. Programın tümüne katılma yeteneğiyle ilgilidir.

Bu şeylerden bazısı şu anda test ediliyor, özellikle de kanser hastalarında, ama sonuçlar önceden bilinemez bir halde, çünkü her türlü yenilenme işleminde var olması gereken o temel ve basit unsuru daha anlamış değiller, ki o da, hastanın arzusu ve sorumluluğudur. Hasta, kendisi ve bedeni için sorumluluk almadığında, bu yeni tür tıbbın iş görmesi çok zordur. O nedenle, bu araştırmacılar, hastanın enerjisinin önemli olduğunu fark edecekler. Ve bazılarınız da bu alanda çalışacak. İlle de tıpla ilgili kısımda değil belki, ama bir hastanın ya da müşterinin, kendi içindeki değişimi ve yenilenmeyi etkileyebileceğini anlamasına yardım etmek gibi basit çalışmalarda bulunacaklar. Tobias bir seminer verecek tabii zaman müsait olur olmaz – ve bu seminerde insanlara, bu yöntemlerin bazısıyla diğer insanların kendilerini yenilemelerine nasıl yardım edebileceklerini öğretecek. Yataklarının başucunda nasıl olunacağını, onların sorumluluk almalarına nasıl yardım edileceğini.

Böylece bu bilim adamlarının üzerinde çalıştıkları şey, aynı zamanda gıda üretimiyle de ilintilidir. Gıda. Şu anda, doğrusu, etten tutun da, tahıllara, meyvelere kadar, herşeyin üretimi oldukça kaba bir halde. Yerküre, Güneş, Ay ve bitkilerin nasıl büyüdüğüne ilişkin dinamiklerin gerçek sezgisel anlayışı eksik. Toprakla ilgili temel bir anlayış var ama, çok sınırlı, çok Eski Enerji biçiminde. Şöyle bir temel anlayış var, toprağa bir şey ekerseniz, ona su verirsiniz, biraz güneş görmesini sağlarsınız, ve sonra ya büyür ya da büyümez.

Ama bunların tümü arasındaki etkileşim hakkında yepyeni bir anlayış ortaya çıkacak – enerjiyle bitki, yiyecek arasındaki etkileşimle ilgili anlayış öyle bir noktaya gelecek ki, önünüzdeki yirmi yıl içinde, küçük bir bahçesi olan herkes, kendine ve çevresindeki komşularına yetecek kadar yiyecek yetiştirebilecek. Besin ve vitamin ve saf enerji içeren yiyecekler, fiziksel bedeni güçlü tutmaya yetecek, ve sizi de böyle çok miktarda yemek zorunda bırakmayacak yiyecekler. Ben bazı kişilerin – özellikle de bu kıtada bazılarının – tabaklarını nasıl doldurduklarını görüyorum, – tabağınızdan ne kadar besin elde edebiliyorsunuz? Ve üstelik birçoğu da besleyici değil, çünkü şu anki yiyeceklerin çoğu, çok az yaşam gücü enerjisine sahip. Hatta şimdilerde bahçelerden taze taze toplanan yiyecekler bile, besin ve yaşam gücü enerjisi açısından yaklaşık iki faktöre sahip, oysa bu oran kolaylıkla otuz ya da kırk olabilirdi. Yediğiniz yiyecek beden üzerinde gerçekten o kadar az bir etkiye sahip ki, günde beş ya da altı kez yemek zorunda kalıyorsunuz. Bedeniniz ve içeri alınan yiyecek, bunları hiç anlamıyor. Yiyeceğe, depolanma ve kullanım için belirli bir temele sahip olması gerektiğine inanması öğretilmiş. Aslında yiyecek çok daha zeki olabilirdi. Ve işte bizim varmak istediğimiz yer burası. Ve bu, burada bulunan bilim adamlarının özellikle üzerinde çalıştığı şeylerden biri – zeki yiyecek, yüksek düzeyde sizin yaşam gücü enerjisi diyeceğiniz şeyi taşıyan yiyecek; ve kendini tüm bedeninize nasıl dağıtacağını ve nasıl besleyeceğini bilen bir zekâ; ve yeniden yemek zorunda kalmadan ve yağ olarak depolanmak zorunda kalmadan, günlerce, hatta haftalarca dayanacak uygun besin miktarını nasıl depolayacağını bir zekâ. Bu geliyor, alan üyeleri. Hemen köşebaşında.

Bugün burada bulunan bu bilim adamı grubuyla meydana gelecek başka çok, çok gelişmeler var. 18 Eylül'den sonra – ille de 19 Eylül'de değil, ama zamanın gelecek birkaç yılında – ortaya çıktığını göreceğiniz gelişmeler, hızlı teknolojik gelişmeler ve ilerlemeler; tıb alanında hızlı değişimler; enerjide hızlı değişimler; spiritüellikte hızlı değişimler. Evet, bunların hepsi birbiriyle bağlantılı, hepsi birbiriyle ilintili. Bunlar, 18 Eylül'den sonra ortaya çıkmaya başlayacak. Şu anda potansiyel halindeler; kuluçka dönemindeler.

Bu bilim adamlarından oluşan grup, tekrarlıyoruz, takılıp kaldılar – zihin yüzünden takılıp kaldılar, tanımlanamaz olana gidip de onu buraya geri getirme yeteneğini anlamadıkları için takılıp kaldılar.

Alan üyeleri, siz bu işleme yardımcı oluyorsunuz. Yalnızca onların bugün bu salona gelmelerine, enerjinizi hissetmelerine, şu an içinde bulunduğumuz bu yolculuğu bizimle birlikte yapmalarına, kuantum bilinci denen o şeyi anlamalarına izin verdiğiniz için değil. Yalnızca bunlar yüzünden değil, ama, onlar çalışmalarını yaptıkça, yeni gelişmelerle ortaya çıktıkça, bunu alacak ve bununla koşacak birine ihtiyaç duyacakları için.

Bu yeni teknolojileri kullanarak bedenini şifalandırmayı insanlara kim öğretecek? Çok Yeni bir Enerjide, Yeni Enerjinin yeni uygulamalarını – bu, petrole dayalı olmayan kaynağa ilişkin uygulamaları – kim yapılandıracak ve tanımlayacak? İnsanlara yeni spiritüellik konusunda – dinle ilgili olmayan ve tekniklerle ilgili olmayan, bazı eski törenleri, ayinleri yapmakla ilgili olmayan, yalnızca başka bir kural dizisiyle ilgili olmayan – ama kişinin kendi insanlığını, kendi tanrısallığının mutlak saf özüyle – ve zihinlerini de parçalamadan – bütünleştirmesine izin veren gerçek ve yeni bir spiritüellik konusunda kim yardım edecek, dahası kim danışmanlık yapacak?

Ve alan üyeleri, yıllardır bu konuda yaşadıklarınızdan biliyorsunuz ki, meydan okuma budur, savaş meydanı budur. Savaş meydanı budur. Bir tarafta şu insan var, tüm o harika nitelikleriyle – ve sınırlılıklarıyla – ama güzellikleriyle. İnsan hali – onun güzelliği. Bir meleğin hiç hissedemeyeceği biçimlerde, şeyleri hissedebilme becerisinin güzelliği. Hiç bir meleğin hissetmesinin bile mümkün olmadığı biçimde, şeyleri çok gerçek ve fiziksel şekillerde deneyimleme yeteneği. Çok derin, çok gerçek, çok elle tutulur olan bir deneyim, ama bunda bir güzellik vardır. Katıksız güzellik. Ama, tanrısallık denen şeyi buna katmaya çalıştığınızda, sizin özünüzü, gerçeği – sizin gerçeğinizi, sizin saflığınızı ve sizin kesin güveninizi – bu iki şeyi birleştirmeye kalktığınızda, ikilem yaratıyor, bir çarpışma, ve bu çarpışma zihinde oluyor. Zihinde. Savaş alanı burası. En sonunda bedeni de etkileyebiliyor, ama asıl zihinde meydana geliyor – belirsizlik, korku, kontrol, karanlık ve yalnızlık. Onun nasıl iş gördüğünü anlayamamak, zihinde terör yaratıyor. Süregelen bu savaş yüzünden, zihin, kendini cehennemin derinliklerine, bir karabasana attığını hissediyor. O insanlara yeni spiritüel – biz buna teknoloji diyeceğiz – teknolojiyi kim öğretecek? Bilinçleri beyinlerini aşırı yüklemesin ve bir Eski Enerji psikoloğuna gitmek ve çok, çok – ne denebilir ki – etkisiz ilaçlar, ki bu ilaçlar içsel iradeyi – insanın tanrısal iradesini ve tanrısallığını – yok eder, almak zorunda kalmasınlar diye, kendi bilinçlerini nasıl uyandıracaklarını, nasıl esinlendireceklerini insanlara kim öğretecek? Bu insanları kim eğitecek alan üyeleri? Biz bu yüzden size geliyoruz. Biz bu yüzden, değişim buradadır, diyoruz. Zaman şimdidir.

--0--Enerji Hareket Halinde


Şu anda Dünya üzerinde olan, bu kadar çok şey hissetmenize ve deneyimlemenize neden olan, hareket halindeki enerjidir. Şu an, enerji hareket halindedir. Eski hareket değil, yalnızca hız ve genişleme değil, ama öteye hareket. İnsanların, insan halindeyken daha önce hiç gitmedikleri bölgelere hareket. Enerji, dünyanın her yanında hareket halinde, ve bazen, dünyanın çıldırdığını düşünüyorsunuz – ve eğer dünya çıldırmıyorsa, sizin çıldırdığınızı düşünüyorsunuz. Bunun yalnızca hareket halindeki enerji olduğunu anlayın. O herşeyi etkiliyor. Hatta bu kavramların hiç birini anlamayan insanları bile etkiliyor. Ve bir anlamda en çok da onları zorluyor, çünkü olan biten hakkında en ufak bir fikirleri yok. Herşeyin neden böyle karmakarışık göründüğünü, herşeyin neden şimdilerde böyle çok-katmanlı göründüğünü bilmiyorlar.

İnsanlar, enerjinin tek bir belirli katmanına bakmaya çok alışıklar. Bu onları çok rahatlatıyor. Şişmanlıyor ve mutlu oluyorlar. Tabi, sürekli şikayet edip bundan çıkmak istiyorlar, ama enerji şimdi olduğu gibi, ve bugüne kadar hiç olmadığı gibi hareket halindeyken, çok rahatsız oluyorlar. Ve bunun sonucu olarak ne oluyor? Bir insan, hareket halindeki enerjiyi çok-boyutlu olarak anlamadığında, çıldırmaya başlıyor. Okullarda yaylım ateşi, kaçırmalar, terör eylemleri, intiharlar, depresyon, ve tüm bu diğer şeyler. Öfke, şiddet, ve en kötüsü de, herhalde, cinsel enerjileriyle ilgili çok ters ve çarpıtılmış bir anlayış. Çünkü enerji hareket halindeyken, savaş alanı zihindir, ve bilin bakalım, ne devreye girer. Cinsel enerji virüsü. Eğilir, bükülür ve besler. Şu anda dünyada olan biten budur. Enerji hareket halinde.

Bu, her türlü farklı düzeyde meydana geliyor. Hatta sizin dinci kesimler diyeceğiniz yerlerde bile oluyor. Şimdi, biz din hakkında çok konuşuyoruz, çünkü din, bilince sahip çıkmaya çalışıyor. Din... biz burada herhangi bir dini hedef almıyoruz, genel anlamda dinden söz ediyoruz... dinler, tümüyle insan yapımıdır. Onların Tanrı ile hiç bir ilgisi yoktur. Onlar Tanrı'yı anlamıyorlar. Onların Tanrısı bir adamdır, onların Tanrısı insani niteliklere sahiptir. Şu ara, dinci olmaktansa ateist olmanız çok daha iyidir, çünkü onlar Tanrı'nın gerçek tanımını anlamıyorlar. Onlar hiç tanımsızlığa gitmediler. Onlar Tanrı'yı – binlerce ve binlerce yıldır – kendi görünümleriyle, kendi sınırlılıklarıyla ve kendi zihinleriyle tanımlamaya çalışıyorlar.

Böylece şu anda, Dünya üzerindeki insanların yüzde yetmiş ila seksenini – ve neredeyse insan bilincinin tamamını – kontrol eden dinler var. Ve bu dinler – temel dinler, belli başlı dinler – Mesih'i bekliyorlar, Geri Dönüşü. İsa'yı bekliyorlar. Onları kurtaracak olanı bekliyorlar, ve bir nesilden ötekine ve ötekine ve ötekine bekliyor... ve bekliyor... ve bekliyorlar.

Şimdi siz, o nesillerden birinin uyanıp da şöyle dediğini düşünebilirsiniz, "Ama bu senin için gerçekleşmedi Baba. Mesih sana gelmedi Dede. Mesih, büyük-büyük-büyük-büyükbabaya da gelmedi. Belki, yani sadece belki, Mesih hiç gelmeyecek ... asla." Belki de Mesih gerçekten akıllandı, bu gezegenden çıkıp gitti, Çiçekler Köprüsüne gitti ve "Hoşçakalın aile" dedi. Belki de Mesih, Dünya üzerindeki son yaşamını tamamladıktan sonra "Artık gerisi size kalmış. Beni geri aramayın, ben Üçüncü Çemberime gidiyorum. Hoşçakalın!" dedi.

Valla, çok alışılmadık şeyler yaparak dikkatleri üzerime topladığım Yükseliş Okulu'ndan döneli, hâlâ ayaklarımın pek yere basmadığını söylemek zorundayım. Eğer Tobias'ın yeni çağın "kötü çocuğu" olduğunu düşünüyorsanız... (çünkü Saint Germain, Geoff Hoppe ile bir gazete için yapılan röportajda Tobias'tan "yeni çağın kötü çocuğu" olarak söz edilmesine göndermede bulunuyor). Böylece alan üyeleri, dediğim gibi, ben bugün sadece bir yedek öğretmenim!

Böylece, bilinci tutan, Mesih'i bekleyen dinler var. Mesih gelmeyecek. Bu, insanları beklemede tutmak için, insanları kontrolde tutmak için kilisenin yaydığı eski ve ucuz bir söz, vaat. Mesih geri gelmeyecek. Eğer buna en iyimser açıdan bakmak isterseniz, Mesih'inizin siz olduğunu söyleyebilirsiniz. Kendi Mesih tohumunuz, yine sizsiniz. Yeni Enerji sizsiniz. Buna belki de en iyimser ışıktan bakmak isteseydiniz, Mesih'in bir birey olmadığını, Mesih'in bir olay olduğunu söyleyebilirdiniz. Mesih, insanlık için bilinçteki kuantum sıçramasıdır. Mesih budur. Ama eşeğe binmiş sakallı birinin dünyayı kurtarmak için gelmesini beklemeyin! Cauldre(Medyum)'yi sürekli tanımların olmadığı o dış alemlere itmek zorunda kalıyoruz.

Böylece şu anda olan, bilincin çok uzun bir süredir bir tür uyuklama halinde olmasıdır. Evet, o hareket ediyor ve genişliyordu ama, uyukluyordu da. Uyuyordu ve şimdi bundan çıkıyor. O nedenle, dünyanın her yanında enerjinin hareket halinde, enerjinin değişim ve dönüşüm içinde olduğunu görüyorsunuz. O nedenle siz hissettiğiniz bir dolu şeyi, korku ya da gerginlik olarak yorumlanabilecek şeyleri hissettiniz. Bunu, herşeyin büyük bir süratle hızlanması olarak yorumlayabilirsiniz. Buna ayak uydurmakta zorlanıyorsunuz.

Birçoğunuz, son zamanlarda şöyle bir hisse sahip oldu, "O hemen burada. Burada, ama ben onun ne olduğundan emin değilim. Onunla nasıl bağlantı kuracağımdan emin değilim. Burada olduğunu biliyorum." Birçoğunuz, eskiyi bırakmaya, eskiyi salıvermeye çok hazır olduğunuzu hissettiniz, ama bunu nasıl yapacağınızdan emin değilsiniz. Ve bazılarınız da, eskiyi bıraktığınız halde, onun size yapıştığını hissetti. Gitmek istemiyor. Ve bu doğrudur da, çünkü bir anlamda, ona yatırım yapılmıştır.

Sizin Eski Enerjiniz, sizin eski benliğiniz, kendine yatırım yapmıştır. Gitmek istemiyor. Size yapışıp kalmak istiyor, Yeni Enerji denen şu muazzam şey geliyor olsa bile. Birçok farklı enerji düzeyi, her türlü düzeyde enerji, hareket halinde – yalnızca Dünya'da da değil bu arada. Enerji şu anda semavi alemlerde bile, yakın alemlerde bile hareket halinde. Bazılarınız oralara çıkıp gidiyorsunuz, özellikle de Rüya Yürüyüşü sırasında. Orada bir şeylerin farklı olduğunu biliyorsunuz. Enerji hareket halinde. Bazılarınız, kendi küçük alanınızda, yakın alemlere gitmekten hoşlanıyorsunuz. Bazılarınız, Tobias'ınkine benzer küçük kulübeler inşa etti. Bazılarınız, güzel çayırlıklara sahipsiniz. Birkaçınızın yakın alemlerde kendi özel tepeleri var ve sadece gevşemek için oraya gitmekten hoşlanıyorsunuz. Ama son zamanlarda, oraya gittiğinizde, o kadar rahatlatıcı olmuyor. Hep gittiğiniz o küçük güzel tepe kaçamağında, şimdi rüzgarlar esiyor. Şimdi bulutlar geliyor, ve siz ne olursa olsun onları itip, "Bu benim lanet gerçekliğim!" demeye çalışıyorsunuz, ve yağmur yağmaya başlıyor çünkü siz şu anda hareket halindeki enerjinin etkilerini hissediyorsunuz.

Şimdilerde neredeyse şuna benzer bir durum var; parlak güneşli, Yeni Enerjiyle dolu bir gün hissi olmasına rağmen, bulutlar gelebiliyor. Eski Enerji bulutları, güzel bir Yeni Enerji gününe gölge ya da karanlık düşürebiliyor – en azından, size öyle olduğu izlenimini veriyor. Ama anımsayın, enerjinizi bulutların ötesine genişletirseniz, orada ne var? Güneş! Yeni Enerji!

Bu, şu an hareket halinde olan enerji dinamiklerinin bir parçasıdır. Herşey size sanki tersine dönmüş, içi dışına çıkmış gibi görünebilir. Kendinize tutunacak bir yer bulmaya çalışıyorsunuz ama sanki hiçbir şey işe yaramıyor. Bu doğaldır. Bu uygundur. Ve bu, şu ara hareket halinde olan kendi kişisel enerjinizle ilgilidir. Bu, içsel değişimlerle ilgilidir, içinden geçtiğiniz zihinsel değişimler ve bedensel değişimlerle ilgilidir. Bedeniniz, alan üyeleri, şu ara uyanıyor. O, ne yapacağını bile bilmediği bir durgunluk halinde, ya da anestezi verilmiş bir bilinç halindeydi. O nedenle, nasıl yapılacağını bildiği biçimde kendini yenilemiyordu. O şimdi uyanıyor. Uyanıyor ve kendi yenileme enerjisine sahip olduğunu fark ediyor. Enerjisel olarak nasıl verimli ya da etkin olacağını biliyor.

Bedeniniz – size konuştuğum şu anda – aslında bedeniniz size çağrıda bulunuyor. O – fiziksel olmayan, bir bilinç niteliği olan – bu Yeni Enerji biyolojisini biliyor. Yeni Enerji biyolojiniz, neredeyse katı fiziksel biyolojinizin bir paraleli, neredeyse karşıt bir parçası gibidir. O hemen orada, ve fiziksel bedeniniz de onu biliyor. Ona çağrıda bulunuyor. Onunla bütünleşmek istiyor. Onunla birlikte olmak istiyor. Kendini yepyeni bir biçimde şifalandırabileceğini biliyor. Böylece, bedeniniz sesleniyor, "Merhaba. Orada kimse var mı?" "Gel. Orada olduğunu biliyorum, gel. Şimdi benimle birlikte ol." Yine bu nokta, çarpıp tökezlememize neden olan engeldir. O oradadır. Yeni Enerji, yeni bilinç, yeni icatlar, yeni spiritüellik – bunların hepsi oradadır, ama o son aşamaya, son birleşmeye nasıl girersiniz. Ona nasıl girersiniz?

--0--Tanımsızlık

Birkaç kolay adım... birkaç kolay adım. İlki, Tobias'ın hep sözünü ettiği şeydir: Tanımsızlık. Zihnin dışına çıkmak, öteye geçmek. Çünkü buna kelimeler yamamaya başladığınız an, yeniden yok olur. Gerçi o hâlâ oradadır ama, bilincinizin fark etme alanından çıkar. Ona ilişkin zihinsel düşünceler oluşturmaya başladığınız an, yok olur. O, çok garip bir saklambaç oyunu oynar. Bunu istediğinden değil, ama zihninize yakalanmaktan daha iyisini bilir. Onun için de yakalanmayacaktır. Oraya girmemeyi bilir – en azından ön kapıdan. O, zihnin ve insanca sınırlılıklarınızın onu boğmaya çalışmayacağı, güzel bir yoldan gelir. O hapsedilemez. Kapana kısılamaz. Bütünleştirilebilir, ama boğulamaz.

O nedenle, tam da çok yakındaymış gibi, tam da kendinizi büyük bir atılıma hazır hissettiğinizde, yok oluyormuş gibi görünür. Zihniniz onu ağının içine almaya çalıştığında, kayıp gider. Tobias'ın, tanımsızlık, açıklık ve saflık dediği odaya giderek kendinizi, bilincinizi, kendinizin büyük ve tanımlanmamış yanına genişletebilirsiniz. Sonra, bu ikisi dans edebilir; bu ikisi evlenebilir; ve bu ikisi Şimdi ânında birlikte var olabilir.

Yani, biz oraya gideceğiz. Siz elbette alıştırma yapıyor, tanımsızlıkla ilgili ev ödevinizi her gün gayretle gerçekleştiriyordunuz. Biz oraya gideceğiz. Jodie, lütfen flütünle müzik yapar mısın? (İzleyicilerden biri "ah-ah" der.) "Ah-ah" doğrudur!

Buna hazırlıklı olmalıydınız! Şimdi de, sevgili moderatörümüzü önceden uyarmadan müzik çalmasını istiyorum. Hafif notalar... ne çalacağını tam olarak bileceksin. Ben seninle birlikte parmaklarını hareket ettireceğim, kendi nefesimi de soluyacağım. Böylece alan üyeleri, derin bir nefes alın.

Şimdi müzik istememin nedeni, özellikle de bugün çalınan müziğin tanımsız olmasındandır. O açıktır... çok açık.

Müziğimiz olacak, ve şimdi cesur olmak için kendinize izin verin ve tanıma ihtiyaç olmayan yere gitmek için kendinize izin verin.

(Flüt çalmaya başlar)

Nefes almayı sürdürün...

(duraklama)

Biz, oniki bilim adamımızın ve Tesla'nın bize katılmasını isteyeceğiz. Şu dış alemlere gidelim.

(duraklama)

.... zihnin devrede olması gerekmediği...
.....şimdi orada dolanmanıza izin verin...

(duraklama)

Burası çok güzel... mükemmel...

(duraklama)

Nefes almayı sürdürün.

(müziğin bitmesiyle uzun bir duraklama)

Teşekkür ederiz.

Bakın, bu aslında gerçekten çok basittir. Onunla mücadele etmeniz, streslenmeniz gerekmiyor. Bir kez kendinize gerçekten öteye geçmek için izin verdiğinizde, artık zor olmaz. Bunun fazlasıyla yenileyici ve tazeleyici olduğunu görürsünüz. Düşünceleriniz ve zihniniz aslında ona verdiğiniz molayı takdir edecektir. Sizin o parçanızı kontrol etmek zorunda olmadığını anında anlayacaktır. Buna ilişkin bir kelime ya da düşünce ya da fikir oluşturmak zorunda değildir. Kendinizle ilgili, şimdiye kadar bildiğinizden çok daha fazlası olduğunu göreceksiniz. O, erişiminizin olmadığı başka alemlerde mevcuttu. Hep oradaydı. Hep, yarım nefes uzağınızdaydı. Ama sanki milyonlarca ışık yılı uzaktaymış gibi göründü. Sanki hiç bir zaman, asla tanrısallığınızla buluşamayacakmışınız gibi göründü, onun için de kendi sahte tanrılarınızı yarattınız. Benim, sahte dinler diyeceğim şeyleri yarattınız. Ruh eşi gibi şeylere taptınız. Kristal gibi şeylere taptınız. Herşeyi denediniz, çünkü çok çaresiz ve çok özlem içindeydiniz. Sanki oraya asla ulaşamayacakmışınız gibi göründü. Hatta, tanrısallığın ve Tanrı'nın ne olduğuna ilişkin bazı çok garip kavramlar bile yarattınız.

Şimdi tanımsızlığa... kendi tanımsızlığınıza... kendi tanımlanmamış size, gitmek için kendinize izin verdiğinizde... her türlü şeyi düşünce ya da yapıyla çerçeveleme gereksinimini salıvermeyi öğrendiğinizde, gerçekten kendinizi bilmeye başlar, ve kendinizi bilmekle de, her türlü insan veçhenizin şimdiye kadar sorduğu tüm sorulara tüm yanıtları da bilirsiniz. Bu oldukça basittir, oldukça güzeldir.

--0--Onu geri getirmek


Şimdi, sonraki bölüme geçelim. Böylece tanımın olmadığı o alemlere gidersiniz ve burada yanıtlar mevcuttur. Bunlar potansiyeldir. Doğal ya da uykudadırlar. Buradaki herşey ulaşılır haldedir. Soru şudur, onları buraya nasıl indirirsiniz?

Öncelikle, oraya gidebilmeniz gerekir. Eski Enerji bilincinin ötesine geçemediğiniz sürece, onların buraya ne kadar kolayca getirilebileceğini de asla anlamazsınız. Yani farketmek, ilk adımdır – onun var olduğunun bilinçli farkındalığı. Onun var olduğunun bilinçli farkındalığı; ve o belki, var olacağını beklediğiniz biçimde olmayacaktır, çünkü bu dahi kendi içinde bir kısıtlamadır. O, basit bir biçimde – safça masum ve basit bir halde – orada mevcuttur, ve sonra onu buraya geri getirebilirsiniz.

Diyorsunuz ki, "Peki ama ben neyi geri getiriyorum? Geri getirdiğim o kutuların ve sandıkların ve diğer herşeyin içinde ne olduğunu bilmem gerekir." Hayır... hayır. Ve şimdi kayboldunuz işte. Oysa bu, bir nefes almak kadar basittir. Onun kendi güvenli alanınıza gelmesine izin verdiğinizi bilinçli olarak onaylamak kadar basittir. Eğer enerjiniz güvenli değilse, gelmeyecektir. Tobias, ve bir dereceye kadar ben, size güvenli alanınız hakkında uzun uzadıya konuştuk. Güvenli alanınız, bizim sizin için yarattığımız bir şey değildir.

Bu enerji, Yeni Enerjidir. Yeni bilinciniz burada, gelmeye hazır, ama bir güvenli alanınız, güvenli bir eviniz yoksa; çılgın gibi ve delice ve kaygılı ve kızgın ve tüm bu diğer şeylerle etrafta koşuşturuyorsanız; cinsel enerji virüsüyle besleniyorsanız ve bu yüzden başkalarından da besleniyorsanız, güvenli bir alana sahip değilsinizdir.

Bilinçli olarak derin bir nefes almayı bilmiyorsanız, güvenli bir alana sahip değilsinizdir. O derin ve bilinçli nefesi sürdüremiyorsanız – kendini bilme nefesini, ki bu aynı zamanda kendini kabul etme nefesidir de – güvenli bir alana sahip değilsinizdir. Ve bu enerjiyi geri getirmeye ne kadar çalışırsanız çalışın, sizin için ulaşılır olmayacak, gelmek istemeyecektir.

Yani farkındalık; nefes; ve güvenlik – kendinizi ve Tüm Var Olan'ı kabul etmenin güvenliği. İşte o zaman o da gelmeye hazırdır ve çok basit bir biçimde getirilebilir. Çok basitçe. Bir parmağınızla üçüncü gözünüze dokunmak kadar basit bir biçimde getirilebilir. İstediğiniz parmağı kullanabilirsiniz, hangisi olursa Tek bir parmak. Şimdi, bu o kadar da özel bir şey değildir, yalnızca bir parmak ya da üçüncü göz. Aslında ille de aktive etmeniz söz konusu değil, ama bu, fark etme eylemidir, "Ben buna hazırım" demektir. Onu buraya getirmeye hazırsınız demektir. Onu yaşamınıza kabul etmeye hazırsınızdır. Onu bilmeye, getirmeye hazırsınızdır. Sonra da bırakıverin. Bırakın gelişsin, yaşamınıza doğal olarak genişlesin. Onu zorlamaya çalışmayın, tüm o beklentileri beslemeyin. O, en güzel ve basit ve kolay yoldan gelecektir.

Bu, bu kadar basittir alan üyeleri. Basit – bizim yedi yılımızı aldı – yine de bu kadar basittir. Ve biz, bu bilim adamlarından oluşan grubun ve Tesla'nın, bunun basitliğini anlasınlar diye, Yeni Enerji fiziğinin kesinlikle basit ve özgün olduğunu anlasınlar diye bugün burada olmasını istedik. Eski Enerji özgün değildir. Ama ben bir Şaud boyunca bundan söz edebilirdim. Yeni Enerji basit ve özgündür. Onu bu kadar kolay buraya getirebilirsiniz. Stres yok, beklenti yok. O sadece oradadır. Sonra da sizinle bütünleşmeye başlar, sizin içinizde olan herşeyle bütünleşmeye başlar, kolayca ve basitçe. Tekrarlıyoruz, onun neler yapacağına ilişkin beklentilerinizi lütfen salıverin. Bunu yapmak yerine, gözlemleyin ve yaptığı şeyin bir parçası olun.

--0--Bir şeyler yapın

Şimdi, bu bizi konuşmamızın bir sonraki bölümüne getiriyor. Siz şimdi Yeni Enerjinizi getirdiniz, o herneyse. Ve o şimdi burada. Gerçekliğinizde. Artık bir gölge değil, artık bir paralel değil. O artık bütünleştirildi.

Şimdi alan üyeleri, bu önemli: bir şeyler yapın. Bir şey yapın. Eğer enerji öylecene orada oturur durursa, ya uyuşacak ve gerçekleştirilmekten alıkonmuş olacak, ya da, bazı durumlarda, üzerinize çökecektir. Yeni Enerji, hareket halindeki enerjidir. Yaşantınızda bir şeyler yapın. Bir kitap yazın, bir iş kurun, maraton koşun – hepsini yapın – ama bir şeyler yapın. O rahat koltuğunuzdan kalkın. Eğer bir lazyboy'unuz varsa (geriye yatan, ayak kısmı kalkan rahat bir koltuk markası) atın onu – bugün! Bu, şişko poponuzun üzerinde oturup da hiçbir şey yapmamayı bırakmanın sembolik bir ifadesi olurdu, alan üyeleri. O rahat koltuklarınızdan kalkın... evet, bunu söyledim!

Bir şeyler yapın alan üyeleri. Seçtiğiniz herhangi bir şeyi yapın. Kalbinizi şakıtan şeyi yapın. Bir grup insanın önünde flüt çalın. Bir kitap yazın ve onu dünyanın gözü önüne koyun. Ülkenizi baştan başa yürüyün, ki bunu daha önce hiç yapmadınız. Bir jipe atlayın ve karda gidin. Herneyse, ama bir şeyler yapın. Bu, yaratıcı enerjinizi kullanmanız için muhteşem ve kesinlikle gerekli bir zamandır.

İşinizden şikayet etmekten vazgeçin – istifa edin. Bolluk nerede diye merak etmekten vazgeçin – onu getirin. Kendinizi tamamlamama nedeni olarak eşinizi ya da çocuklarınızı kullanmaktan vazgeçin. Bu ucuz bir neden. Ayrıca güzel de değil. Bir şeyler yapın. Biliyorum, hepinizin hayalleri, özlemleri vardı. Geçmişte birçoğunuz, başkalarının önünde, neler yapacağınıza dair gerçekten büyük laflar ettiniz. Şimdi yapın bunları. Yapın. Kendi içinizdeki enerjiyi hareket ettirin. Bu, yeninin sizinle birleşmesine, olduğunuz herşeyle karışmasına izin verir. Enerjinin hareket halinde kalmasına izin verir. Verimliliğin, etkililiğin gelmesine izin verir. Bir şeyler yapın. Şikayet etmek sayılmaz, bu, bir şey yapmak değildir. Yaşamınızda, önce sizi tatmin eden ve tamamlayan bir şey yapın. Bunu başkaları için yapmıyorsunuz. Bunu başka herhangi bir nedenden ötürü yapmıyorsunuz, yalnızca enerji genişlemesindeki yaratıcı ifade için yapıyorsunuz.

Tobias, Kuthumi ve ben, bu noktayı tekrar ve tekrar destekleyeceğiz. Hemen şimdi bir şeyler yapın, ne olursa. Enerjinin bütünleşmesini, hareket etmesini sağlayın. Bunu yaparsanız, bu enerjinin gerçekliğinize gelmesine izin verirseniz, sevinci ve tamamlanmayı fark edeceksiniz. Bunun ne kadar kolay iş gördüğünü ve aktığını fark edersiniz, ve bunu yapmanızı neden daha önce söylemediğimize şaşacaksınız. Ve o zaman da biz, bunu daha önce de yapmanızı söylediğimizi, söyleyeceğiz. Böylece alan üyeleri, enerjinin hareket etmesini sağlayın.

--0--Ev Ödevi

Ve bu noktada son bir şey daha. Son bir şey – ev ödeviniz – yardımcı öğretmeniniz olarak. Bu ayki ev ödeviniz biraz alışılmadık, biraz farklı, ama onun içerdiği güzelliği göreceksiniz. Kendinizi akşam yemeğine çıkartın. Yalnızca siz. Dışarı çıkın – evde değil – bir lokantaya gidin. Kendinizi akşam yemeğine çıkartın. Kendinizle konuşun, belki yüksek sesle değil, ama kendinizle yemek yemek deneyimini paylaşın. Fark edin: Kendinizle olmak rahat mı, değil mi? Evet, o masada iki iskemle olsun, evet kesinlikle. Kendinizi yemeğe çıkartın. Bu arada, siz ödeyeceksiniz. Kendinizle olmanın nasıl bir şey olduğunu tadın. Çok geçmeden, şarkı söylemeye başlayacaksınız, benim gibi, "kimse daha iyisini becermiyor."

Ben, Adamus Saint Germain, ve öyledir.

--0-- Celse sonrası gelen bilgi

Ben Ben'im, evet Ben'im, Adamus Saint Germain. Bu Şaud için bugün sizlerle birlikte burada olmak çok heyecanlandırıcıydı. Bazen tüm bu spiritüellik konuları öylesine çıkmaza sokuluyor, öyle aşağılara çekiliyor ki. Sık sık dindar – hatta spiritüel yeni çağ – insanlarında enerjinin nasıl düşebildiğini hiç fark ettiniz mi? Benim bu Şaud'a ya da sizin enerjinize dayanan bugünkü niyetim, şeyleri hareket halinde tutmak, mizahı yakalamak, her bir günün ve her günün içerdiği sevinci ve nimetleri bulmaktır.


yazdır