{ }
|
(Konu bütünlüğünü takip etmek için önceki yazıları okuyabilirsiniz)
İlişkili yazılar
----------------
Yeni milenyum için yeni astroloji - 1
Yeni milenyum için yeni astroloji - 2
Sözlük
----------------
Mahavishnu: Makul Vicdan
Bodisatva: Vicdan
Buddha: Ruhsal Plan
Gelen yükselmiş üstatlar ve bodisatva çocukları için on sekiz yeni astrolojik burç
Yukarıdaki üç hal gibi veya bu haller bir olan varlığın alanında birbiri içine geçer ve yeni bir hal alır böylece yeni insan doğasında ortaya çıkar. Bilmelisiniz ki bu yeni 18 astrolojik burç 2001 senesi içinde doğmaya başladı. 2001 yılında dünya, 500 bodisatva çocuğunun dünyanın çeşitli yerlerine doğmasına izin verdi. Bu çocuklar yolu açmak için doğdular. Bazılarının dedeleri veya büyük anneleri kendileri gibi yol açan bireylerdir. Mila’nın çalışma grubunda olan bazı varlıkların kendi ailelerine bodisatva çocukları doğmuştur. Bazı yol açıcılar bizzat kendileri bodisatva çocuklarını doğurmuşlardır. Bu gelen 500 bodisatva çocuğu aynı zamanda ejderin başlangıç yılı olarak tarif edilen 2001 senesinde doğmuşlardır. Bütün bu çocuklar aynı takvim yılının aynı burcunda doğarak bu yeni astroloji tesirlerini almışlardır.
Tarihçe
Birisi bunu farkedecektir bu tip bir sistem çin astrolojisinde görülmektedir. Çin astrolojisi ay tabanlı bir astrolojiden ziyade yıl tabanlı bir doğum haritası sistemidir. Çin astrolojisinin bu yolla tasarımı Buddha tarafından ortaya konmuştur. Buddha hatırlamış olduğu kadim astrolojinin yapısından bu tür yeni bir sistem ortaya çıkarmıştır. Bu yeni sistem 18 burçlu evrensel astroloji sistemini kızıl ırk için 12 burçtan oluşan bir yapıya kısalttı. Bu durumun sebebi kızıl ırkla ilişkili Buddha, Annanuki’nin eski evrensel astroloji ile güneş tabanlı astrolojiyi karıştırıp dejenere ettiği yapıya düşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu sistem doğum vasıtasıyla yeni bir sistemi meydana getirerek bildiğiniz Çin astrolojisini meydana getirdi. Bu yapı kızıl ırk ile ilişkili Buddha’nın 5000 iplikçikli DNA yapısının altına düşünce zamanın onlara nasıl yansıdığının göstergesidir. Kısaca birliğin dışına çıkınca, böyle yeni bir sisteme ihtiyaç duyuldu. Buddha’nın yükselişi esnasında beşeriyetin küresel yükselişine bu durum yansıyarak dokümente edildi. Genetik arşivler açıldı. Hatalı geçiş, beşeriyete ait genetik bilgiden arındırıldı. Bununla beraber Buddha’nın yükselişi, kendinin farkında olmadan başka bir düşüşe neden oldu. Buddha’nın bilinci meydana çıkan durumun farkında olmadan üzgün bir haldeydi. Böylece onunla ilişkili ruhlar dünyaya bu durumu düzeltmek için tekrar döndüler. Onları tutan karmaları salmaları gerekiyordu. Bir çok yükseliş yolculuklarında olduğu gibi hatalı geçiş ve manipülasyonun feneri oldular ve Buddha’yı kullandılar. Bu zaman diliminde bir çok yükseliş meydana gelirken, Buddha’nın bu hali, yaklaşık 6000-8000 yıl önce (24.000-30.000 insan yılı önce) açık bir şekilde kendini gösterdi. Kızıl ırk topluca, kutup tabanlı astrolojik tesirlerin etkisiyle, 5000 iplikçikli DNA yapısına düşmeden önce Buddha kızıl ırkın yükselmiş varlığıydı.
Günümüz
Bu zamanda kızıl yerli ırk topluca yükselişi deneyimliyor. Bir çoğu kendi ulusu içinde Mahavishnu düzeyi veya daha öte düzeyler için çaba gösteriyorlar. Mila bu duruma Havai ulusunun yükselişinde şahit oldu. Böylece bu olayı gözlemlerken kızıl ırkın bilinçteki hatalı düşüşünü tamir etmesi çok görkemli bir olaydır. Bu kızıl ırk için olan süreç beşeriyetin geri kalanındaki insanlık içinde bu zaman diliminde bir başlangıç olur. Bizler sevgili varlıklar yeni bir yola doğru hareket ediyoruz ve birliğin neşenin olduğu bir düzene geri dönüyoruz. Bu süreç inşallah küresel düzeyde yayılır. Bunu kendimiz için yapalım, HU!
Yeni astroloji için ilerideki 18 yeni burç
Her burç karada ve suda yaşayan canlılarla ilişkilidir. Bu yeni burçlar zaman içinde yükseliş yolunda ki insan türlerinin yeni arşetipi yani temel prensibi haline geleceklerdir. Bu hayat devrenizde kişişel yükseliş yolunuzu takip ettiğinizde bu yeni burçların etkilerini kendi hayat deneyiminizin ögeleri doğrultusunda deneyimleyeceksiniz. Mesela bazılarınız yükseliş ile ilgili konular içeren topluluklar yaratacaksınız. Bazılarınız bulunduğu topluluğa yeni bir temel prensip önerecektir. Her biriniz Mahavishnuya ulaşmak bulunduğunuz tesir kuşağının altında cehit göstermeniz gereken bir teste tabi tutulmak isteyeceksiniz.
Bilmelisiniz ki yükseliş kolay bir yolculuk değildir ne de birinin fark ettiği üzere tek bir kişinin yükselmesi tek bir doğru ile olmuyor. Sıklıkla yükseliş süreci, haller hakkında bilgisi olmayan şu an ki zamanın varlığına, kadim atasal karmanın kayıtlarını açarak önüne getirmektedir. Böylelikle varlık bilgiyi buraya getiriyor - idrak ediyor, bedenliyor - bilgiyi tekrar işleyip tekrardan bünyeye uygun şekilde kendisine entegre ediyor ve bu işlemi eylemlerindeki doğruluk ile yapıyor - vicdanını bastırmıyor - böylelikle dahil olduğu burç değişim gösteriyor. Dolayısıyla bugün doğru olarak bildiğiniz bir şeyi sürekli taşımayın, bilmelisiniz ki siz gelişiminize devam ettikçe bu doğru dediğiniz kavramda değişecektir.
Çeviri(www.maddeveruh.org)
(Bu yazıda ifade edilmek istenen noktalara değinecek olursak, varlık yükseliş yolunda hareket ettikçe geçmişte sıkışmış olduğu enerjilerle buluşup onları açacaktır. Onlarla hemhalleşecektir. -helalleşecektir - Enerji döngüsü kendi içindeki dairede tamamlanarak yeni bir yolculuk başlayacaktır. Bu durumun bir örneğini islami usüllerdeki cenaze sürecinde görüyoruz. Ölen varlığın cenaze namazı kılınırken hoca, ölenin yakınlarına hakkınızı helal ediyor musunuz? diye soruyor. Cematte ister farkındalıklı ister farkındasızca evet helal olsun diyor. Bu ritüel bir anlamda varlığın yükseliş yolunda yüklerinin salınmasına yardımcı olaraktan onu gideceği yeni yolda hafif hale getiriyor. Kısaca göreceli olarak o varlığı yükseltiyoruz. Şimdi bu örnek başka konulara/sorulara bizi götürebilir, sonuçta hayatın içindeki olaylarda bizde bir şekilde çevremizdeki varlıklarla objelerle alışveriş içerisindeyiz. Bazen kendimizi unutunca, önemsemediğimiz haller bizi tekrardan sonra bulup, daha zor bir durumda bırakabiliyor. Herşeyin cenaze namazını o şey öldükten sonra kılamayacağımıza göre, ilişki içinde olduğumuz obje ile bulunduğumuz zaman diliminde doğru ilişki biçimini kurmak zorundayız. Sonra olaya dönüp keşke dememeliyiz yoksa bulunduğumuz AN'ı yani kendimizi inkar ediyoruz demektir. Bu da sevgisizliktir. Bu yüzden eskilerin deyimi ile hakkını vererek yapmak gerekir, zorlamakla veya otomatik yapmanın varlığa faydası olmaz. Yoksa o şey bize yapışıp yük dediğimiz, karma dediğimiz hali oluşturur. Bu bilgiyi temel prensip olarak aldığınızda olayın yansımalarını topluluklarla, ülkelerle ve diğer daha üst planlarla ilişkisini kurabiliriz. Fotoğraf orada da aynıdır, tıpkı hermesin üç yasasından birinde ifade edildiği gibi aşağısı nasılsa yukarısıda aynıdır veya tam tersi. Bu bilgi varlığa yaptığı işin sorumluluğunu almasına bir davettir. Sadıklarda ifade edildiği üzere aşağısı yukarısı arasındaki tek fark yapılan işin kapsamı ve derinliğidir, vazife her yerde aynı. Yazının bir başka noktası hayatın içinde tek bir doğru olmayacağı yönündedir. Çünkü içinde bulunduğunuz devre ve şartlar değişince o doğruda değişecektir. Bunun farkında olmak lazım ve kendi iç süzgecinizden doğru dediğiniz kavramları bile tartmak gerekir. Bunu günlük yaşamda çocuk ve ebeveyn ilişkisinde görebiliyoruz. Bu gözlemleri çoğaltabiliriz. Siz değişip geliştikçe elinizde ki bilgiler size farklı anlamlar ifade etmeye başlarken onların diğer kavramlarla ilişkiside değişecektir.